Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7329 E. 2014/15754 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/14323 E, 2013/17651 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur..
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6114 E. 2022/1919 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden red · ödeme emrine itiraz · takip talebi · ödeme emri · ilamsız icra takibi · dava şartı yokluğu · usulden reddi · geçersizlik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen «usulden red» kararıyla Bakırköy İcra Müdürlüğü’nün takip dosyasının «geçersiz» bir takip halini aldığı, davacının bu durumda yetkili (Ankara İcra Daireleri) icra dairesinde yeni bir takip yaparak, yeni bir «ödeme emri» düzenlettirmesi gerekirken, «usulden redde» konu takibin Ankara’ya taşınması suretiyle icra takibine devam edilip, ikinci kez ödeme emri düzenlemek suretiyle takibe geçerlilik kazandıramayacağından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İcra Dairesi tarafından borçlu tarafa, iptal edilen «takip talebine» dayalı yeni bir «ödeme emri» gönderilmiş olduğundan, İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın geçerli bir icra takibi bulunmadığından dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1. maddesi g …
Davacı alacaklı tarafından Bakırköy/İstanbul adresinde başlatılan «ilamsız icra takibine», «yetki» ve esas yönünden yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, mahkemece, yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, bunun üzerine dosyanın yetkili icra müdürlüğüne gönderildiği ve bu icra dairesi tarafından gönderilen «ödeme emrine itiraz» üzerine, işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Yetkili icra dairesince gönderilen «ödeme emrine itiraz» üzerine açılan itirazın iptali davasının görülerek esastan karara bağlanması gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddi» doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7329 E. , 2014/15754 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/05/2011 gün ve 2011/34-2011/246 sayılı kararı bozan Daire’nin 04/10/2013 gün ve 2011/14323-2013/17651 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.08.2002 tarihli sözleşme ile ... Sigorta A.Ş’nin %96’sına tekabül eden hisselerini davalıdan devraldığını, hisselerin döneme ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan sözleşmenin 19. maddesinde devir bilançosunda yer alması gerekirken yer almayan hususların tespiti halinde devrolunanın devreden davalıya bu miktarı rücu etme hakkı bulunduğunu, anılan madde kapsamında yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda ayrılması gerekip de ayrılmayan karşılıklar, ödenmemiş faizler, muhtelif gelir iptalleri, kur farkı giderleri gibi şirket kâr-zararını dolayısıyla özvarlığını ve netice olarak da şirketin satın alma tarihi itibarıyla değerini doğrudan etkileyen tutarların (1.649.738.344.153) TL olduğunu ileri sürerek, müvekkili zararı olan (1.649.738.344.153) TL’nın hisse devir bedeli ödeme tarihi 05.10.2001 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/14323 E, 2013/17651 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur..
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, davalı ... harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 16/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/369406800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz