Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/8248 E. 2022/1343 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ sınırlı sorumluluk↗ hırsızlık↗ tahsilde tekerrür↗ müteselsil sorumluluk↗ reeskont faizi↗ hukuki yarar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı uyarınca; Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/325 esas dosyasında Yargıtay ilamına uyulması sonrası sanıklar ..., ..., ... ve ... üzerine atılı suçtan açılan kamu davasında sanıkların yasada tanımlanan suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış, davacının banka hesabından çekilen bir miktar parayı çektiklerine, hırsızladıklarına ve sorumluluklarının bulunduğuna dair bilgi-belgeye rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde yapılan bu maddi vakıa tespitinin hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi kararda davalı bankanın çekilen tüm tutar olan 7.480,60 TL yönünden sorumluluğuna hükmedildiği, davalı bankanın kararı temyiz ve karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek kararın banka bakımından kesinleştiği, diğer davalılardan ... ve ... yönünden ise kararı temyiz etmediklerinden aleyhlerine verilen kararın kesinleştiği, bu suretle verilen hükmün icrasında tereddüt uyandırılmaması bakımından bozma öncesi bu davalılar (Türkiye İş Bankası A.Ş., ... ve ...) yönünden verilen hükmün değiştirilmeksizin bozma ilamı sonrası verilen hükme konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.480,60 TL'nin (tahsilde tekerrür edilmemek kaydıyla 1.484,60 TL'sinin davalılardan ... ve 2.198,00 TL'sinin davalılardan ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan Türkiye İş Bankası A.Ş.'den olay tarihi olan 02/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile; diğer davalılar (... ve ...'nun belirtilen miktarlarda sınırlı ve sorumlu) için yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (davalılar ... ve ... bakımından) istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ denilmektedir. Mahkemelerin yargılama sonucunda verdiği kararlarda, karara bağlanmasında hukuki yarar bulunan istemler bakımından hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair ilk kararındaki davalılar Kaya ve ... aleyhindeki hüküm ilgili davalılar tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiş, davalı ... aleyhindeki hüküm ise işbu davalının temyiz istemleri reddedilmek suretiyle onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece, hükmün temyiz edilmeksizin ve temyiz istemi reddedilerek onanması suretiyle kesinleşen bölümleri bakımından yeniden hüküm tesis edilmeksizin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığından, bu nedenle kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4639 E. 2019/3830 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, 480.370,00 TL tazminatın ödeme tarihi olan 26/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16306 E. 2012/6350 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, olayda bankanın kusurlu bulunduğu sonucuna varılarak, 6.480,00 TL'nin 14/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15490 E. 2017/2687 K.
Ortak:hırsızlık · müteselsil sorumluluk
İncelediğiniz kararda… ı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış, davacının banka hesabından çekilen bir miktar parayı çektiklerine, «hırsızladıklarına» ve sorumluluklarının bulunduğuna dair bilgi-belgeye rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde yapılan bu maddi vakıa tespitinin hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi kararda davalı bankanın çekilen tüm tutar olan 7.480,60 TL yönünden sorumluluğuna hükmedildiği, davalı bankanın kararı temyiz ve karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek kararın banka bakımından kesinleştiği, diğer davalılardan ... ve ... yönünden ise kararı temyiz etmediklerinden aleyhlerine verilen kararın kesinleştiği, bu suretle verilen hükmün icrasında tereddüt uyandırılmaması bakımından bozma öncesi bu davalılar (Türkiye İş Bankası A.Ş., ... ve ...) yönünden verilen hükmün değiştirilmeksizin bozma ilamı sonrası verilen hükme konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.480,60 TL'nin («tahsilde tekerrür» edilmemek kaydıyla 1.484,60 TL'sinin davalılardan ... ve 2.198,00 TL'sinin davalılardan ... ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere) davalılardan Türkiye İş Bankası A.Ş.'den olay tarihi olan 02/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile; diğer davalılar (... ve ...'nun belirtilen miktarlarda sınırlı ve sorumlu) için yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (davalı …
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/374 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile «hırsızlık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı bankanın güvenlik önlemleri alırken bu önlemleri müşterisine zorunlu kılmayıp tercihe bıraktığı bu sebeple kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın hesaba «bloke» kayduktan sonra 1,219,40 TL’yi davacıya iade ettiği, davacının zararının 7,480,60 TL olduğu, davalı ...'ın çektiği 1,600,00 TL’den, davalı ...’nun çektiği 1,484,60 TL’den, davalı ... ’nın çektiği 2,198,00 TL’den, davalı ...’ın çektiği 2,198,00 TL’den sorumlu olduğu, davalı bankanın davalı gerçek kişilerle birlikte onların sorumlu olduğu miktardan davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasında davalılar ... ve ...’ın bilişim sistemlerinin kulanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan cezalandırıldıkları ve davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 13.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kesin delil · bloke · taşıyan · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaKural olarak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden «kesin delil niteliği» «taşıyacaktır».
Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/374 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile «hırsızlık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı bankanın güvenlik önlemleri alırken bu önlemleri müşterisine zorunlu kılmayıp tercihe bıraktığı bu sebeple kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın hesaba «bloke» kayduktan sonra 1,219,40 TL’yi davacıya iade ettiği, davacının zararının 7,480,60 TL olduğu, davalı ...'ın çektiği 1,600,00 TL’den, davalı ...’nun çektiği 1,484,60 TL’den, davalı ... ’nın çektiği 2,198,00 TL’den, davalı ...’ın çektiği 2,198,00 TL’den sorumlu olduğu, davalı bankanın davalı gerçek kişilerle birlikte onların sorumlu olduğu miktardan davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2014/549 K. sayılı ilamının belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infaz · istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5149 E. 2021/6582 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bono/kambiyo senedi · kambiyo senedi vasfı · bekletici mesele · şikayet · kambiyo senedi · bono · teslim
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu «bononun kambiyo senedi vasfını» haiz olduğu, bu nedenle davacının bonodan dolayı borçlu olmadığını yazılı delillerle ispatlamasının gerektiği, ancak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Mut Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25.11.2015 tarihli 2014/585 esas ve 2015/1041 karar sayılı dosyasında, davacı ...'nın «şikayeti» üzerine, belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine «teslim» olunan imzalı ve kısmen boş olan dava konusu bonoyu, verilme nedeninden farklı bir şekilde doldurmak suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddiası ile davalı ... h …
Bu durumda TBK'nın 74. maddesi gözetilerek söz konusu ceza davasının sonucunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun m.165/1 hükmü uyarınca «bekletici mesele» yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/8248 E. , 2022/1343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.10.2019 tarih ve 2019/369 E. - 2019/1090 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Kazımkarabekir Şubesi'ndeki hesabından 02/05/2006 tarihinde bilgisi dışında internet üzerinden davalı ...’ın hesabına 2.200,00 TL, davalı ...’nun hesabına 2.100,00 TL, davalı ...’ın hesabına 2.200,00 TL, davalı ...’ın hesabına 2.200,00 TL havale edildiğini, davalı bankaya yapılan ihtara rağmen bankanın herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, diğer yandan davalı şahıslar hakkında yapılan şikayet üzerine Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne 2011/374 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve cezalandırıldıklarını, zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek 8.700,00.- TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Banka vekili, müvekkiline yüklenebilecek kusur ve güvenlik zafiyeti bulunmadığını, davacı "IP Kısıtlaması" uygulamasından faydalanmış olsaydı bu işlemin gerçekleşmiyeceğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı uyarınca; Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/325 esas dosyasında Yargıtay ilamına uyulması sonrası sanıklar ..., ..., ... ve ... üzerine atılı suçtan açılan kamu davasında sanıkların yasada tanımlanan suçu işlediklerinin sabit olmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış, davacının banka hesabından çekilen bir miktar parayı çektiklerine, hırsızladıklarına ve sorumluluklarının bulunduğuna dair bilgi-belgeye rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde yapılan bu maddi vakıa tespitinin hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi kararda davalı bankanın çekilen tüm tutar olan 7.480,60 TL yönünden sorumluluğuna hükmedildiği, davalı bankanın kararı temyiz ve karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek kararın banka bakımından kesinleştiği, diğer davalılardan ...
ve ... yönünden ise kararı temyiz etmediklerinden aleyhlerine verilen kararın kesinleştiği, bu suretle verilen hükmün icrasında tereddüt uyandırılmaması bakımından bozma öncesi bu davalılar (Türkiye İş Bankası A.Ş., ... ve ...) yönünden verilen hükmün değiştirilmeksizin bozma ilamı sonrası verilen hükme konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.480,60 TL'nin (tahsilde tekerrür edilmemek kaydıyla 1.484,60 TL'sinin davalılardan ... ve 2.198,00 TL'sinin davalılardan ... ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan Türkiye İş Bankası A.Ş.'den olay tarihi olan 02/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile; diğer davalılar (... ve ...'nun belirtilen miktarlarda sınırlı ve sorumlu) için yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (davalılar ...
ve ... bakımından) istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde ‘’Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.’’ denilmektedir. Mahkemelerin yargılama sonucunda verdiği kararlarda, karara bağlanmasında hukuki yarar bulunan istemler bakımından hüküm kurulması gerekir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair ilk kararındaki davalılar Kaya ve ... aleyhindeki hüküm ilgili davalılar tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiş, davalı ... aleyhindeki hüküm ise işbu davalının temyiz istemleri reddedilmek suretiyle onanarak kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece, hükmün temyiz edilmeksizin ve temyiz istemi reddedilerek onanması suretiyle kesinleşen bölümleri bakımından yeniden hüküm tesis edilmeksizin karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmadığından, bu nedenle kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkeme kararının re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş.'ye iadesine, 28/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/750198200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz