Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15490 E. 2017/2687 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delil niteliği↗ kesin delil↗ hırsızlık↗ bloke↗ müteselsil sorumluluk↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/374 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı bankanın güvenlik önlemleri alırken bu önlemleri müşterisine zorunlu kılmayıp tercihe bıraktığı bu sebeple kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın hesaba bloke kayduktan sonra 1,219,40 TL’yi davacıya iade ettiği, davacının zararının 7,480,60 TL olduğu, davalı ...'ın çektiği 1,600,00 TL’den, davalı ...’nun çektiği 1,484,60 TL’den, davalı ... ’nın çektiği 2,198,00 TL’den, davalı ...’ın çektiği 2,198,00 TL’den sorumlu olduğu, davalı bankanın davalı gerçek kişilerle birlikte onların sorumlu olduğu miktardan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, davalı ..., davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, davalı Banka yönünden verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... ve davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasında davalılar ... ve ...’ın bilişim sistemlerinin kulanılması suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırıldıkları ve davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29.04.2014 tarih 2013/10341 E. 2014/15353 K. sayılı ilamıyla bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların beraatlerine karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kural olarak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Somut uyuşmazlık bakımından da ceza yargılaması sonucunda verilen kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile ... 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/325 E. 2014/549 K. sayılı ilamının belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2018/5713/2019/6944
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5713 E. 2019/6944 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8248 E. 2022/1343 K.
Ortak:hırsızlık · müteselsil sorumluluk
İncelediğiniz karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/374 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile «hırsızlık» suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı bankanın güvenlik önlemleri alırken bu önlemleri müşterisine zorunlu kılmayıp tercihe bıraktığı bu sebeple kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın hesaba «bloke» kayduktan sonra 1,219,40 TL’yi davacıya iade ettiği, davacının zararının 7,480,60 TL olduğu, davalı ...'ın çektiği 1,600,00 TL’den, davalı ...’nun çektiği 1,484,60 TL’den, davalı ... ’nın çektiği 2,198,00 TL’den, davalı ...’ın çektiği 2,198,00 TL’den sorumlu olduğu, davalı bankanın davalı gerçek kişilerle birlikte onların sorumlu olduğu miktardan davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasında davalılar ... ve ...’ın bilişim sistemlerinin kulanılması suretiyle «hırsızlık» suçundan cezalandırıldıkları ve davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 13.
Benzer bu kararda… ı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış, davacının banka hesabından çekilen bir miktar parayı çektiklerine, «hırsızladıklarına» ve sorumluluklarının bulunduğuna dair bilgi-belgeye rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde yapılan bu maddi vakıa tespitinin hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi kararda davalı bankanın çekilen tüm tutar olan 7.480,60 TL yönünden sorumluluğuna hükmedildiği, davalı bankanın kararı temyiz ve karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek kararın banka bakımından kesinleştiği, diğer davalılardan ... ve ... yönünden ise kararı temyiz etmediklerinden aleyhlerine verilen kararın kesinleştiği, bu suretle verilen hükmün icrasında tereddüt uyandırılmaması bakımından bozma öncesi bu davalılar (Türkiye İş Bankası A.Ş., ... ve ...) yönünden verilen hükmün değiştirilmeksizin bozma ilamı sonrası verilen hükme konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.480,60 TL'nin («tahsilde tekerrür» edilmemek kaydıyla 1.484,60 TL'sinin davalılardan ... ve 2.198,00 TL'sinin davalılardan ... ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere) davalılardan Türkiye İş Bankası A.Ş.'den olay tarihi olan 02/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile; diğer davalılar (... ve ...'nun belirtilen miktarlarda sınırlı ve sorumlu) için yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (davalı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilde tekerrür · reeskont faizi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… ı ayrı beraatlerine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmış, davacının banka hesabından çekilen bir miktar parayı çektiklerine, «hırsızladıklarına» ve sorumluluklarının bulunduğuna dair bilgi-belgeye rastlanılmadığı, ceza mahkemesinde yapılan bu maddi vakıa tespitinin hukuk mahkemesi hakimini bağlayacağından davalılar ... ve ... bakımından açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bozma ilamı öncesi kararda davalı bankanın çekilen tüm tutar olan 7.480,60 TL yönünden sorumluluğuna hükmedildiği, davalı bankanın kararı temyiz ve karar düzeltme taleplerinin reddine karar verilerek kararın banka bakımından kesinleştiği, diğer davalılardan ... ve ... yönünden ise kararı temyiz etmediklerinden aleyhlerine verilen kararın kesinleştiği, bu suretle verilen hükmün icrasında tereddüt uyandırılmaması bakımından bozma öncesi bu davalılar (Türkiye İş Bankası A.Ş., ... ve ...) yönünden verilen hükmün değiştirilmeksizin bozma ilamı sonrası verilen hükme konu edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 7.480,60 TL'nin («tahsilde tekerrür» edilmemek kaydıyla 1.484,60 TL'sinin davalılardan ... ve 2.198,00 TL'sinin davalılardan ... ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak üzere) davalılardan Türkiye İş Bankası A.Ş.'den olay tarihi olan 02/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile; diğer davalılar (... ve ...'nun belirtilen miktarlarda sınırlı ve sorumlu) için yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin (davalı …
Mahkemelerin yargılama sonucunda verdiği kararlarda, karara bağlanmasında «hukuki yarar» bulunan istemler bakımından hüküm kurulması gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15490 E. , 2017/2687 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/04/2015 tarih ve 2014/439-2015/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... Şubesi'ndeki hesabından 02/05/2006 tarihinde bilgisi dışında internet üzerinden davalı ...’ın hesabına 2,200,00 TL, davalı ...’nun hesabına 2,100,00 TL, davalı ...’ın hesabına 2,200,00 TL, davalı ...’ın hesabına 2,200,00 TL havale edildiğini, davalı bankaya yapılan ihtara rağmen bankanın herhangi bir işlem gerçekleştirmediğini, diğer yandan davalı şahıslar hakkında yapılan şikayet üzerine ...
7. Asliye Ceza Mahkemesi'ne 2011/374 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını ve cezalandırıldıklarını, zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek 8,700,00 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Banka vekili, müvekkiline yüklenebilecek kusur ve güvenlik zafiyeti bulunmadığını, davacı "IP Kısıtlaması" uygulamasından faydalanmış olsaydı bu işlemin gerçekleşmiyeceğini, davacının kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, ...
7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/374 Esas sayılı dosyasında sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında bilişim sistemlerinin kullanılması sureti ile hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, davalı bankanın güvenlik önlemleri alırken bu önlemleri müşterisine zorunlu kılmayıp tercihe bıraktığı bu sebeple kusurlu olduğu, ancak davalı bankanın hesaba bloke kayduktan sonra 1,219,40 TL’yi davacıya iade ettiği, davacının zararının 7,480,60 TL olduğu, davalı ...'ın çektiği 1,600,00 TL’den, davalı ...’nun çektiği 1,484,60 TL’den, davalı ... ’nın çektiği 2,198,00 TL’den, davalı ...’ın çektiği 2,198,00 TL’den sorumlu olduğu, davalı bankanın davalı gerçek kişilerle birlikte onların sorumlu olduğu miktardan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili, davalı ..., davalı ... temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, davalı Banka yönünden verilen kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı ... ve davalı ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece ...
7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/374 E. sayılı dosyasında davalılar ... ve ...’ın bilişim sistemlerinin kulanılması suretiyle hırsızlık suçundan cezalandırıldıkları ve davacının zararından sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, dosya kapsamından Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 29.04.2014 tarih 2013/10341 E. 2014/15353 K. sayılı ilamıyla bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyularak davalıların beraatlerine karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kural olarak, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi gereği; ceza mahkemesinde verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp ceza mahkemesinin maddi vakıaların belirlenmesine ilişkin beraat kararı hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olup taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıyacaktır.
Somut uyuşmazlık bakımından da ceza yargılaması sonucunda verilen kararın eldeki davayı etkileyecek nitelikte olması nedeni ile ...
7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/325 E. 2014/549 K. sayılı ilamının belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile davalı Banka yönünden verilen kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 383,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Bankasından alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... ve davalı ...'a iadesine, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359418100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz