Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7428 E. 2022/361 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsil harcı↗ haricen tahsil↗ mükerrer tahsilat↗ tahsilde tekerrür olmaması↗ icra hukuk mahkemesi↗ menfi tespit davası↗ tahsilde tekerrür↗ ilamsız icra takibi↗ mükerrerlik↗ şikayet↗ ikrar↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ kefalet↗ kefil↗ istirdat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5594 sayılı dosyasında borçlular Hasan Kührem, İsmail Kocakaya ve ...'ye karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde "2012/5593 numaralı dosyadaki alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla" şerhinin düşüldüğü, 2012/5593 sayılı dosyada takip dayanağı olan 11/10/2005 tarih ve 2005/43 numaralı kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunduğu, alacaklı vekilince dosyada alacağın tamamının tahsil olduğunun bildirildiği, Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5595 sayılı dosyasındaki takibe dayanak kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunmadığı, Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/150 esas, 2016/4 karar numaralı dosyasında, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5594 takip numaralı dosyasında konulan haczin kaldırılması taleplerinin reddedilmesi işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin 10/11/2015 tarihli oturumda "Dava dilekçesini kabul etmiyoruz müvekkil banka alacağını tahsil harcı hariç haricen tahsil etmiştir borçlu taraf dosya borcunu müvekkil bankaya elden gelerek bankaya ödemiştir. Bu nedenle biz zamanında satış talebinde bulunmadık satış avansı da yatırmadık bu nedenle haciz düşmüştür....” şeklindeki beyanının HMK’nın 188. maddesindeki "ikrar" kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacıdan aynı borç için mükerrer tahsilat yapılmadığı, davacı tarafından mükerrer tahsil edildiği iddia olunan ödemelerle ilgili herhangi bir makbuz ya da dekont sunulmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının istirdat talebi bakımından davanın reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, mahkemece de kabul edildiği üzere aynı zamanda menfi tespit talebini içermektedir. Davacının kefalette bulunduğu asıl borcun suküt ettiği açık olup 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca kefilin de borcu sona ereceğinden dava tarihi itibarı ile davacının davalıya kefaletten kaynaklanan borcu kalmadığı, davalı vekilinin Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/150 sayılı dosyasında davacı tarafından Nazilli 2. İcra Dairesi’nin 2012/5594 sayılı dosyasına yönelik açtığı şikayet davasında davaya karşı çıkarak davalı bankanın alacağını haricen tahsil ettiğini belirttiği hususu da gözetilerek davacının menfi tespit talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kararda istirdatı kabil bir tutarın ispatlanamadığı belirtilerek menfi tespit davası açısından gerekçesiz şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3171 E. 2024/1134 K.
Ortak:tahsil harcı · haricen tahsil · mükerrer tahsilat · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · mükerrerlik · şikayet · ikrar
İncelediğiniz karardaİcra Dairesi'nin 2012/5594 takip numaralı dosyasında konulan haczin kaldırılması taleplerinin reddedilmesi işlemine karşı «şikayet» yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin 10/11/2015 tarihli oturumda "Dava dilekçesini kabul etmiyoruz müvekkil banka alacağını «tahsil harcı» hariç «haricen tahsil» etmiştir borçlu taraf dosya borcunu müvekkil bankaya elden gelerek bankaya ödemiştir.
Bu nedenle biz zamanında satış talebinde bulunmadık satış avansı da yatırmadık bu nedenle «haciz» düşmüştür....” şeklindeki beyanının HMK’nın 188. maddesindeki "«ikrar»" kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacıdan aynı borç için «mükerrer tahsilat» yapılmadığı, davacı tarafından mükerrer tahsil edildiği iddia olunan ödemelerle ilgili herhangi bir makbuz ya da dekont sunulmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
İcra Dairesi'nin 2012/5594 sayılı dosyasında borçlular Hasan Kührem, İsmail Kocakaya ve ...'ye karşı «ilamsız icra takibi» başlatıldığı, takip talebinde "2012/5593 numaralı dosyadaki alacağın «tahsilinde tekerrür olmamak» kaydıyla" «şerhinin» düşüldüğü, 2012/5593 sayılı dosyada takip dayanağı olan 11/10/2005 tarih ve 2005/43 numaralı «kredi sözleşmesinde» davacının «kefaletinin» bulunduğu, alacaklı vekilince dosyada alacağın tamamının tahsil olduğunun bildirildiği, Nazilli 2.
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2012/5594 takip numaralı dosyasında konulan haczin kaldırılması taleplerinin reddedilmesi işlemine karşı «şikayet» yoluna başvurulduğu, bu dosyada davalı vekilinin "Dava dilekçesini kabul etmiyoruz müvekkil banka alacağını «tahsil harcı» hariç «haricen tahsil» etmiştir borçlu taraf dosya borcunu müvekkil bankaya elden gelerek bankaya ödemiştir.
Bu nedenle biz zamanında satış talebinde bulunmadık satış avansı da yatırmadık bu nedenle «haciz» düşmüştür....” şeklindeki beyanının «ikrar» kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacıdan aynı borç için «mükerrer tahsilat» yapılmadığı, davacı tarafından mükerrer tahsil edildiği iddia olunan ödemelerle ilgili herhangi bir makbuz ya da dekont sunulmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.
İcra Dairesi'nin 2012/5594 sayılı dosyasının takip talebinde "2012/5593 numaralı dosyadaki alacağın «tahsilinde tekerrür olmamak» kaydıyla" «şerhinin» düşüldüğü, 2012/5593 sayılı dosyada takip dayanağı olan 11.10.2005 tarih ve 2005/43 numaralı «kredi sözleşmesinde» davacının «kefaletinin» bulunduğu, alacaklı vekilince dosyada alacağın tamamının tahsil olduğunun bildirildiği, ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece 09.05.2019 tarih, 2015/456 E. ve 2019/«265» K. sayılı kararı ile davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ...
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu dava tarihinden bir yıl önce dava konusu takip nedeniyle borç bulunmadığının taraflarınca ifade edildiğini, davacının davayı açmakta «hukuki yararı» bulunmadığını, dosyada borcun hangi borçlu tarafından ödendiğinin kanıtı bulunmadığını, bu nedenle «menfi tespit» davasının ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14096 E. 2013/19877 K.
Ortak:kefil · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİcra Dairesi'nin 2012/5594 sayılı dosyasında borçlular Hasan Kührem, İsmail Kocakaya ve ...'ye karşı «ilamsız icra takibi» başlatıldığı, takip talebinde "2012/5593 numaralı dosyadaki alacağın «tahsilinde tekerrür olmamak» kaydıyla" «şerhinin» düşüldüğü, 2012/5593 sayılı dosyada takip dayanağı olan 11/10/2005 tarih ve 2005/43 numaralı «kredi sözleşmesinde» davacının «kefaletinin» bulunduğu, alacaklı vekilince dosyada alacağın tamamının tahsil olduğunun bildirildiği, Nazilli 2.
İcra Dairesi'nin 2012/5595 sayılı dosyasındaki takibe dayanak «kredi sözleşmesinde» davacının «kefaletinin» bulunmadığı, Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/150 esas, 2016/4 karar numaralı dosyasında, davacı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine Nazilli 2.
Bu nedenle biz zamanında satış talebinde bulunmadık satış avansı da yatırmadık bu nedenle «haciz» düşmüştür....” şeklindeki beyanının HMK’nın 188. maddesindeki "«ikrar»" kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacıdan aynı borç için «mükerrer tahsilat» yapılmadığı, davacı tarafından mükerrer tahsil edildiği iddia olunan ödemelerle ilgili herhangi bir makbuz ya da dekont sunulmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesinde düzenlenen «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi şartlarından olan «muacceliyet» şartının «hesap kat ihtarnamesi»/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle «teminat» altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladıkları «genel kredi sözleşmesindeki» müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, sözleşme borçlularından ... ve ..., ... hakkında ödenmeyen «kredi sözleşmesi» alacağı nedeniyle Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/473 esas sayılı dosyası ile «alacak davası» bulunduğu, borçlu ... hakkında Nazilli 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarnamesi · usul ekonomisi · ipoteğin kaldırılması · kat ihtarnamesi · hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil
Benzer bu karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesinde düzenlenen «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi şartlarından olan «muacceliyet» şartının «hesap kat ihtarnamesi»/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle «teminat» altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladıkları «genel kredi sözleşmesindeki» müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/110 esas sayılı dosyası ile «alacak davası» bulunduğu, ayrıca ihtiyati hacze konu alacakla ilgili «ipotek» bulunduğu ve bu «ipoteğin kaldırılması» için Nazilli 1.
Ne var ki «ihtiyati haciz» talep edilen mahkeme ile asıl davanın görüldüğü mahkeme aynı olduğundan, söz konusu talebin salt bu nedenle reddedilmeyerek, asıl davaya ilişkin ihtiyati haciz talebi olarak nitelendirilmesi ve incelenmesi «usul ekonomisine» uygun düşer.
Ancak bu durumda «ihtiyati haciz» istemini inceleyen mahkemenin sadece ihtiyati haciz sırasında sunulan belgelere göre değil, taraflar arasında devam eden davanın ulaştığı aşama esas alınarak, İİK’nın «257» vd. maddeleri uyarınca alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne, aksi hâlde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7199 E. 2023/362 K.
Ortak:tespit davası
İncelediğiniz karardaİcra Dairesi’nin 2012/5594 sayılı dosyasına yönelik açtığı «şikayet» davasında davaya karşı çıkarak davalı bankanın alacağını «haricen tahsil» ettiğini belirttiği hususu da gözetilerek davacının «menfi tespit» talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kararda «istirdatı» kabil bir tutarın ispatlanamadığı belirtilerek «menfi tespit davası» açısından gerekçesiz şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın «hizmet tespit davası» olduğu, hizmet tespit davalarında «zamanaşımı» söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle «şirketin ihyası» davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · resen terkin · şirketin ihyası · ihya · hak düşürücü süre · tebligat · ticaret sicili · terkin
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 11.06.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, eldeki davanın ise 14.06.2021 tarihinde açıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirketin «son» yetkili müdürü ile şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında «tebligatları» ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanları yaptığı ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı, usulüne uygun resen terkin işleminden sonra (5) yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın «hizmet tespit davası» olduğu, hizmet tespit davalarında «zamanaşımı» söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle «şirketin ihyası» davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2834 E. 2021/1365 K.
Ortak:istirdat · Borçlu olmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının «istirdat» talebi bakımından davanın reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra Dairesi’nin 2012/5594 sayılı dosyasına yönelik açtığı «şikayet» davasında davaya karşı çıkarak davalı bankanın alacağını «haricen tahsil» ettiğini belirttiği hususu da gözetilerek davacının «menfi tespit» talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kararda «istirdatı» kabil bir tutarın ispatlanamadığı belirtilerek «menfi tespit davası» açısından gerekçesiz şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava icra takiplerine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve fazla tahsil edilen ödemelerin «istirdadına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bankacılık konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenmiş olup söz konusu bilirkişi raporu «denetime elverişli» olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, her bir icra dosyası ile ilgili icra takiplerinde istenilen banka alacaklarına ilişkin sözleşmelerin tamamının «ibrazı» sağlanarak, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yaptırılarak yine her bir icra dosyası için alac …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/7428 E. , 2022/361 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.05.2019 tarih ve 2015/456 E. - 2019/265 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı ...'in davalı bankadan kullandığı krediye kefil olduğunu, kefaletine dayalı olarak kendisine ödeme emri tebliğ edildiğinde bu borcu ödediğini, asıl borçlu aleyhine aynı alacak için üç ayrı icra takibi yapıldığını ve bu takiplerle mükerrer tahsilat yapıldığını öğrendiğini, mükerrer tahsilatlar nedeniyle aynı borç için birden fazla vekalet ücreti ve harç ödendiğini, asıl borçlu ile davalı banka arasında tek bir kredi ilişkisi bulunduğunu, Nazilli 2. İcra Dairesi’nin 2012/5593 sayılı dosyasındaki borcun asıl borçlunun taşınmazlarının satışı suretiyle ödenmiş olması nedeniyle Nazilli 2. İcra Dairesi’nin 2012/5594 sayılı dosyasında davacıdan yapılan tahsilatın faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, kredi ilişkisi nedeniyle davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davacının borçlu olmadığının tespitini talep ettiği Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5594 sayılı dosyasında borçlular Hasan Kührem, İsmail Kocakaya ve ...'ye karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde "2012/5593 numaralı dosyadaki alacağın tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla" şerhinin düşüldüğü, 2012/5593 sayılı dosyada takip dayanağı olan 11/10/2005 tarih ve 2005/43 numaralı kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunduğu, alacaklı vekilince dosyada alacağın tamamının tahsil olduğunun bildirildiği, Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5595 sayılı dosyasındaki takibe dayanak kredi sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunmadığı, Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/150 esas, 2016/4 karar numaralı dosyasında, davacı ...
adına kayıtlı taşınmaz üzerine Nazilli 2. İcra Dairesi'nin 2012/5594 takip numaralı dosyasında konulan haczin kaldırılması taleplerinin reddedilmesi işlemine karşı şikayet yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin 10/11/2015 tarihli oturumda "Dava dilekçesini kabul etmiyoruz müvekkil banka alacağını tahsil harcı hariç haricen tahsil etmiştir borçlu taraf dosya borcunu müvekkil bankaya elden gelerek bankaya ödemiştir. Bu nedenle biz zamanında satış talebinde bulunmadık satış avansı da yatırmadık bu nedenle haciz düşmüştür....” şeklindeki beyanının HMK’nın 188. maddesindeki "ikrar" kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacıdan aynı borç için mükerrer tahsilat yapılmadığı, davacı tarafından mükerrer tahsil edildiği iddia olunan ödemelerle ilgili herhangi bir makbuz ya da dekont sunulmadığı gerekçesiyle davanın ispatlanmadığından reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacının istirdat talebi bakımından davanın reddine karar verilmesinde usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, mahkemece de kabul edildiği üzere aynı zamanda menfi tespit talebini içermektedir. Davacının kefalette bulunduğu asıl borcun suküt ettiği açık olup 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 598. maddesi uyarınca kefilin de borcu sona ereceğinden dava tarihi itibarı ile davacının davalıya kefaletten kaynaklanan borcu kalmadığı, davalı vekilinin Nazilli İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/150 sayılı dosyasında davacı tarafından Nazilli 2. İcra Dairesi’nin 2012/5594 sayılı dosyasına yönelik açtığı şikayet davasında davaya karşı çıkarak davalı bankanın alacağını haricen tahsil ettiğini belirttiği hususu da gözetilerek davacının menfi tespit talebi bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kararda istirdatı kabil bir tutarın ispatlanamadığı belirtilerek menfi tespit davası açısından gerekçesiz şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/748856000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz