İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14096 E. 2013/19877 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap kat ihtarnamesi↗ usul ekonomisi↗ ipoteğin kaldırılması↗ kat ihtarnamesi↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ müteselsil kefil↗ ara karar↗ muacceliyet↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ alacak davası↗ kefil↗ haciz↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, sözleşme borçlularından ... ve ..., ... hakkında ödenmeyen kredi sözleşmesi alacağı nedeniyle Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/473 esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğu, borçlu ... hakkında Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/110 esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğu, ayrıca ihtiyati hacze konu alacakla ilgili ipotek bulunduğu ve bu ipoteğin kaldırılması için Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/119 esas sayılı dava dosyası bulunduğu ve bu dosyaların yargılamasının halen devam ettiği ve ihtiyati hacze konu alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kararı verilebilmesi şartlarından olan muacceliyet şartının hesap kat ihtarnamesi/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle teminat altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesindeki müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır. Ancak, taraflar arasında ihtiyati haciz talebine konu aynı alacaktan kaynaklanan davanın 2008 yılından beri devam ettiği dosya içeriği ile sabittir. İhtiyati haciz kararı nihai bir karar olmayıp, diğer geçici hukuki korumalar gibi ara kararı niteliğinde bulunması nedeniyle kural olarak asıl davaya bakan mahkeme tarafından ve asıl davanın görüldüğü dosyadan ihtiyati haciz istemi hakkında karar verilmesi zorunludur. Asıl dava devam ederken, başka bir mahkeme tarafından ihtiyati hacze ilişkin verilen kararlar yok hükmündedir. Ne var ki ihtiyati haciz talep edilen mahkeme ile asıl davanın görüldüğü mahkeme aynı olduğundan, söz konusu talebin salt bu nedenle reddedilmeyerek, asıl davaya ilişkin ihtiyati haciz talebi olarak nitelendirilmesi ve incelenmesi usul ekonomisine uygun düşer. Ancak bu durumda ihtiyati haciz istemini inceleyen mahkemenin sadece ihtiyati haciz sırasında sunulan belgelere göre değil, taraflar arasında devam eden davanın ulaştığı aşama esas alınarak, İİK’nın 257 vd. maddeleri uyarınca alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne, aksi hâlde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7199 E. 2023/362 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hizmet tespiti davası · resen terkin · şirketin ihyası · tespit davası · ihya · hak düşürücü süre · tebligat · ticaret sicili
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirkete ait «ticaret sicil» kayıtlarına göre şirketin 11.06.2014 tarihinde sicilden «resen terkin» edildiği, eldeki davanın ise 14.06.2021 tarihinde açıldığı, Ticaret Sicili Müdürlüğünün şirketin «son» yetkili müdürü ile şirkete 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında «tebligatları» ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde gerekli ilanları yaptığı ve terkin işleminin usulüne uygun tamamlandığı, usulüne uygun resen terkin işleminden sonra (5) yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü sürenin aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın «hizmet tespit davası» olduğu, hizmet tespit davalarında «zamanaşımı» söz konusu olmadığını, davacının tüm iş yaşamını ve emeklilik durumunu etkileyecek olan hizmet tespit davası yargılamasının yapılabilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini bu nedenle «şirketin ihyası» davasının kabulü gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği sicilden «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6452 E. 2013/9129 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ihtiyati haciz · kefil · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesinde düzenlenen «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi şartlarından olan «muacceliyet» şartının «hesap kat ihtarnamesi»/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle «teminat» altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladıkları «genel kredi sözleşmesindeki» müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak bu durumda «ihtiyati haciz» istemini inceleyen mahkemenin sadece ihtiyati haciz sırasında sunulan belgelere göre değil, taraflar arasında devam eden davanın ulaştığı aşama esas alınarak, İİK’nın «257» vd. maddeleri uyarınca alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne, aksi hâlde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi …
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nın «257» vd. maddeleri uyarınca talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · rücu · ibraz
Benzer bu karardaDavacının, kredi borcunun «kefil» sıfatı ile kendisi tarafından ödendiğine dair banka yazısı «ibraz» ettiği ve bu nedenle de asıl borçlu ve diğer kefillere «rücu hakkının» doğduğu, bu suretle de İİK'nın «257»'nci maddesinde gösterilen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2834 E. 2021/1365 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · istirdat · ibraz
Benzer bu kararda2-Dava icra takiplerine konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve fazla tahsil edilen ödemelerin «istirdadına» ilişkindir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu bankacılık konusunda uzman olmayan hukukçu bilirkişi tarafından düzenlenmiş olup söz konusu bilirkişi raporu «denetime elverişli» olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir.
Mahkemece yapılacak iş, her bir icra dosyası ile ilgili icra takiplerinde istenilen banka alacaklarına ilişkin sözleşmelerin tamamının «ibrazı» sağlanarak, bankacılık konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve belgelerinin bulunduğu yerde inceleme yaptırılarak yine her bir icra dosyası için alac …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15106 E. 2012/18316 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaİcra İflas Kanunu'nun «257». maddesinde düzenlenen «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi şartlarından olan «muacceliyet» şartının «hesap kat ihtarnamesi»/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle «teminat» altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak imzaladıkları «genel kredi sözleşmesindeki» müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Ancak bu durumda «ihtiyati haciz» istemini inceleyen mahkemenin sadece ihtiyati haciz sırasında sunulan belgelere göre değil, taraflar arasında devam eden davanın ulaştığı aşama esas alınarak, İİK’nın «257» vd. maddeleri uyarınca alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne, aksi hâlde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi …
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/119 esas sayılı dava dosyası bulunduğu ve bu dosyaların yargılamasının halen devam ettiği ve ihtiyati hacze konu alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» isteminin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan incelemede alacak rehinle temin edilmiş olduğundan «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehin · kefalet
Benzer bu karardaİİK'nun anılan maddesine göre aleyhine «ihtiyati haciz» istenenin lehine verilmiş bir «rehin» söz konusu ise alacaklı rehin tutarı kadar alacağı için öncelikle rehine başvurması gerekir.
Somut olaya gelince, ihtiyati hacze konu alacak nedeniyle, asıl borçlu yönünden ..., ..., ...,..., ... ve ... tarafından taşınmazları üzerine Banka lehine «ipotek» tesis edilmiş olup, borçlu «kefiller» ... ve ... yönünden «kefaletten» kaynaklanan alacağın rehinle temin edilmiş olduğu kabul edilemez.
Bu itibarla mahkemece, yukarıda anlatılanlar doğrultusunda, borçlu kefillerin «kefaletten» kaynaklanan borcunun rehinle temin edilmediği gözetilerek hukuki durumu yeniden ele alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14096 E. , 2013/19877 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.04.2013 tarih ve 2013/64-2013/64 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili banka ile Tosun Gıda Ürünleri ve Paz. Tic. Ltd. Şti. ve kefilleri arasında 14/04/2005 ve bu sözleşmenin devamı niteliğinde limit artırımı düzenleyen 27/09/2006 tarihli genel ticari kredi sözleşmeleri imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken kredi taksitleri vade tarihlerinde ödenmeyince sorumlulara muacceliyet ihtarnameleri gönderildiğini, gönderilen ihtarname ve içeriğine herhangi bir itiraz olmadığını, davalıların mal kaçırma gayreti içinde olduklarını, alacaklı bankanın zararının telafi edilemez rakamlara ulaştığını belirterek talebin kabulü ile borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarından müvekkilinin alacağını karşılayacak miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, sözleşme borçlularından ... ve ..., ... hakkında ödenmeyen kredi sözleşmesi alacağı nedeniyle Nazilli 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/473 esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğu, borçlu ... hakkında Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/110 esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğu, ayrıca ihtiyati hacze konu alacakla ilgili ipotek bulunduğu ve bu ipoteğin kaldırılması için Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/119 esas sayılı dava dosyası bulunduğu ve bu dosyaların yargılamasının halen devam ettiği ve ihtiyati hacze konu alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz kararı verilebilmesi şartlarından olan muacceliyet şartının hesap kat ihtarnamesi/muacceliyet ihtarnamesi düzenlenerek, borçlu ve müşterek müteselsil kefillerin bildirilen adreslerine gönderilmesiyle yerine getirildiği, alacağın rehinle teminat altına alınmadığı, hesap ekstresinde yer alan borçlunun adı ile aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları genel kredi sözleşmesindeki müşterinin (borçlunun) aynı olduğu anlaşılmakta olup mahkemenin gerekçesi bu nedenlerle yerinde bulunmamaktadır.
Ancak, taraflar arasında ihtiyati haciz talebine konu aynı alacaktan kaynaklanan davanın 2008 yılından beri devam ettiği dosya içeriği ile sabittir. İhtiyati haciz kararı nihai bir karar olmayıp, diğer geçici hukuki korumalar gibi ara kararı niteliğinde bulunması nedeniyle kural olarak asıl davaya bakan mahkeme tarafından ve asıl davanın görüldüğü dosyadan ihtiyati haciz istemi hakkında karar verilmesi zorunludur. Asıl dava devam ederken, başka bir mahkeme tarafından ihtiyati hacze ilişkin verilen kararlar yok hükmündedir. Ne var ki ihtiyati haciz talep edilen mahkeme ile asıl davanın görüldüğü mahkeme aynı olduğundan, söz konusu talebin salt bu nedenle reddedilmeyerek, asıl davaya ilişkin ihtiyati haciz talebi olarak nitelendirilmesi ve incelenmesi usul ekonomisine uygun düşer.
Ancak bu durumda ihtiyati haciz istemini inceleyen mahkemenin sadece ihtiyati haciz sırasında sunulan belgelere göre değil, taraflar arasında devam eden davanın ulaştığı aşama esas alınarak, İİK’nın 257 vd. maddeleri uyarınca alacağın varlığına kanaat getirilmesi hâlinde ihtiyati haciz isteminin kabulüne, aksi hâlde ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731263200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz