Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/6416 E. 2022/386 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsız kalma↗ istinafa cevap dilekçesi↗ bağlılık yükümü↗ özen ve bağlılık yükümü↗ müdürün azli↗ limited şirket müdürü↗ organsızlık↗ kayyım tayini↗ sıfat yokluğu↗ azil↗ kayyım atanması↗ kayyım↗ şirket müdürü↗ sözleşmeden doğan dava↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ilk derece kararının kaldırılması↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik azil talebinin hukuki yarar dava şartı olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine kayyım tayini için sayılan organsız kalma, yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebinde hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili münferiden ve davalı vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket müdürlerinin azli ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında bulunan davalı ... ve ... vekillerinin istinafa cevap dilekçelerinde ve bölge adliye mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davalı şirkete, genel kurul toplantısı yapılması için gerekli işlemleri yürütmek amacı ile kayyum atandığı, atanan kayyumun bahsekonu genel kurulu sağladığı ve şirkete yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davanın açılışından sonra yapılan bu genel kurul ile davacının, müdür ...’ın azli ve şirkete kayyım tayinine ilişkin davasının konusuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının, bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17424 E. 2013/20975 K.
Ortak:organsızlık · kayyım · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirkete» «organsız» kaldığından bahisle tayin edilen kayyumun azli ve değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Şti.'nin henüz tasfiyeye girmediği, «pay sahiplerinden» birinin «tasfiye» davası açabileceği ve «husumeti» de «kayyıma» yöneltebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının talebi ayrı bir esasa kaydedilmeksizin ve «harç» alınmaksızın kayyum tayinine ilişkin dava dosyası üzerinden duruşma açılmadan karar verilmiş, karar başlığında da kayyum tayin edilen «limited şirket» davacı olarak, ortak ... «mirasçıları» ve işbu talepte bulunan ......da davalı olarak gösterilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek mehil · pay sahipliği · mirasçılık · ek tasfiye · harç · husumet
Benzer bu karardaŞti.'nin henüz tasfiyeye girmediği, «pay sahiplerinden» birinin «tasfiye» davası açabileceği ve «husumeti» de «kayyıma» yöneltebileceği gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının talebi ayrı bir esasa kaydedilmeksizin ve «harç» alınmaksızın kayyum tayinine ilişkin dava dosyası üzerinden duruşma açılmadan karar verilmiş, karar başlığında da kayyum tayin edilen «limited şirket» davacı olarak, ortak ... «mirasçıları» ve işbu talepte bulunan ......da davalı olarak gösterilmiştir.
Mahkemece talebin ayrı bir esasa kaydedilerek davacıya «harçlarını» yatırması için «mehil» verilerek, dilekçenin de azli ve değiştirilmesi istenen kayyuma tebliği suretiyle yargılama yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5893 E. 2016/2550 K.
Ortak:bağlılık yükümü · azil · şirket müdürü · sözleşmeden doğan dava · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMaddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirket müdürünün, birleşen davalı şirketi iyi yönettiği, şirketin kar elde ettiği, ihtilafın davacının eşi... ile şirketin diğer ortağı ve davalının eşi olan... arasındaki anlaşmazlıktan kaynaklandığı, müdürlükten «azil» için haklı nedenlerin bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürünün azli · şirket müdürünün azli · temsil yetkisi · haklı sebep · temlik · haciz · temsil · husumet
Benzer bu kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün azli» davası olup, bu tür davalarda «husumetin» azli istenen müdüre yönetilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davalı şirkete yönelik birleşen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru değil ise de, birleşen davanın reddine ilişkin karar sonucu itibariyle doğru bulunduğundan HUMK 438/«son» maddesi uyarınca kararın değişik gerekçe ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde «limited şirket» yöneticilerinin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler.
Davacının, dava dışı bankaya olan borcu, davalı müdür tarafından «temlik» alınmış, daha sonra da bu borcun tahsili için başlatılan icra takibinde davacının söz konusu şirket hissesine «haciz» konulması talep edilmiş ve bu talep kabul edilerek davacının şirket hissesi haczedilmiştir.
Maddenin sonraki fıkrasında ise yöneticinin, özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesinin veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesinin «haklı sebep» olarak kabul olunacağı düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/660 E. 2020/4192 K.
Ortak:azil
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · feragat · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, davacının bu talebi yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının, davalının müdürlükten azli talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8301 E. 2014/14461 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet
Benzer bu karardaMahkemece, kayyumun azli ve atanması davasında «husumetin» diğer ortaklar yanında şirkete yöneltilmesi gerekirken davanın kayyuma karşı açıldığı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Dava, kayyumun azli ve değiştirilmesi talebine ilişkin olup, «husumet» azli istenilen kayyuma yöneltilmiştir.
Mahkemece, «husumetin» şirkete ve şirket ortaklarına yöneltilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, şirket kayyum tarafından yönetilmekte olup, bu nedenle davada husumetin kayyuma yöneltilmesi yeterli olup, davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/6416 E. , 2022/386 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.02.2019 tarih ve 2017/624 E- 2019/70 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/1013 E- 2020/124 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalılar ... ve ...'in davalı şirketin ortakları olduğunu, davalıların evli olduklarını, şirket yönetiminin davacı ve davalı ...'a verildiğini, bu iki şirket müdürü arasında ceza hukukuna konu uyuşmazlıklar olduğunu, davalı ...'un 2017 Şubat ayından beri yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal etmesi sonucu TTK 625/1 maddesi gereği şirkette yönetimle ilgili bir karar alınamadığını, bunun sonucu olarak genel kurul çağrısının yapılamadığını, şirketin muhasebe ve finansal denetimi ile planlamasının yapılamadığını, şirketin finansal tabloları ve yıllık faaliyet raporlarının düzenlenemediğini, yönetsel olarak şirket aleyhine vuku bulmuş işlemlerde hukuki temsilin yerine getirilemediğini, böylece şirketin idare edilemez duruma düşürüldüğünü, ana sözleşme gereği iki müdür tarafından alınması gereken kararların alınamamış olması sonucunda şirketin faaliyetinin tamamen durduğunu ileri sürerek şirket müdürlerinin görevden azline, mahkemece re'sen 3 yıl ve devamı süre ile şirkete idari kayyım tayinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili, davacı ile davalı ...'ın davalı şirketin müdürleri olduğunu, davacının bahsi geçen şirketin Müdürler Kurulunun Başkanı olduğunu, başkanın müdür olması sebebiyle TTK m. 624/2 hükmü uyarınca genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi konularında tek başına yetkili olduğunu, şirkete kayyım atanmasını talep etmede davacının hukuki menfaatinin olmadığını, davalı ...’ın müdürlükten azlini gerektirecek hiçbir haklı nedeni bulunmadığını, şirkete yönetim kayyımı atanmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ür. San. Paz. Tic. Ltd. Şti., cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik azil talebinin hukuki yarar dava şartı olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine kayyım tayini için sayılan organsız kalma, yöneticinin özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebinde hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, davacının davalı ...
aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif sıfat yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davasının esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili münferiden ve davalı vekili katılma yoluyla temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket müdürlerinin azli ve şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında bulunan davalı ... ve ... vekillerinin istinafa cevap dilekçelerinde ve bölge adliye mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davalı şirkete, genel kurul toplantısı yapılması için gerekli işlemleri yürütmek amacı ile kayyum atandığı, atanan kayyumun bahsekonu genel kurulu sağladığı ve şirkete yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davanın açılışından sonra yapılan bu genel kurul ile davacının, müdür ...’ın azli ve şirkete kayyım tayinine ilişkin davasının konusuz kalıp kalmadığı hususu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının, bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının ŞİMDİLİK İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve katılma yoluyla davalılar ... ve ...'a iadesine,18/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/740367000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz