Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/765 E. 2022/232 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yansıtma faturası↗ amortisman↗ i̇i̇k 308/b↗ rayiç değer↗ ispat külfeti↗ alacağın temliki↗ ticari defter kayıtları↗ ibra↗ pasif husumet yokluğu↗ hisse devri↗ dava şartı yokluğu↗ reeskont faizi↗ muvafakat↗ ispat yükü↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ temlik↗ kâr kaybı↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ticari defter↗ havale↗ ticaret sicili↗ fatura↗ ıslah↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ hmk 353(1)b-2↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesi tarafından; ticaret sicil kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen protokolün 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde ibra ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin teslimi ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların amortisman kaybı, kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde kaydı bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki fatura karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider yansıtma faturası, benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve pasif husumete sahip oldukları gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı şirketin davalı şirkete yönelik ıslah edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen rayiç değeri 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esastan kabulüne, mahkemenin bu hatasının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, davalıların istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2017 tarih 2011/104 Esas 2017/314 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ...,...ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirketin davalı Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Ltd. Şti. aleyhine açtığı ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne, 883.094,08 TL kürk ve deri bedeli, 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 1.165.798,83 TL'nin 1.490,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 1.164.308,83 TL'sinin ıslah tarihi 06/06/2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 05.05.2009 tarihli protokolün 4.2.3. maddesinde "devralan işbu maddede belirtilen araç ve demirbaşların bedellerini … ...’ye ödeyecektir" şeklindeki hükümde davalı şirket hisselerini devralan davalı ...’nun muhatap olarak gösterilmesine, diğer davalılar ... ve ...’ın hisse devrine muvafakat etmeleri ve protokole herhangi bir sıfat belirtilmeksizin imza koymaları dışında sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir hükmün bulunmamasına, davacı tarafça sunulan 16.05.2016 tarihli dilekçede "bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen 1.348.543,95 TL alacağımızın doğrultusunda dava dilekçemizdeki talebimizi ıslah etmek üzere tarafımıza gereken sürenin verilmesini, … farklı raporlara göre yapılan hesaplamalardan 368.368,60 TL veya 103.269,13 TL hisse devir bedelinden birisinin ödenmesine karar verilmesini talep ederiz" denilmesine mahkemece verilen süre içerisinde sunulan 06.06.2016 tarihli ıslah dilekçesinde 1.348.543,95 TL ve ödenmeyen hisse bedeli olarak 368.368,60 TL talep edilmiş olması itibariyle 16.05.2016 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde bulunmamasına ve davacılar vekili tarafından sunulan 03.01.2022 havale tarihli ek temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulmuş olması sebebiyle temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Dava, şirket hisse devir bedelinin ödenmediği iddiası ile devir bedeline ilişkin alacak ile taraflar arasında düzenlenen 05.05.2009 tarihli Protokolde yazılı hükümlere göre davacı şirkete ait olup, davalı şirkete devredilmesi kararlaştırılan araç kullanım bedeli, demirbaş bedeli, cari hesaptan kaynaklı alacak ve protokolde belirtilen 1.255 adet kürk ve deri ürününün davalı şirket tarafından satışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça ibraz edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, protokolde kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye teslim bedelinin fatura karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir.
05.05.2009 tarihli Protokol’ün 4.3 maddesi gereğince davacı şirkete ait 1.255 adet deri ve kürk ürün davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında sezon sonuna kadar sergilenecek ve satılacak, davacı şirket, davalı şirkete söz konusu ürünleri konsinye olarak teslim edecek ve davalı şirket her ay sonunda satılan ürünlerin bedellerini fatura karşılığında davacı şirkete ödeyecektir. Sezon sonuna kadar satılmayan ürünler yeni sezonda tekrar davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında satışa çıkarılacak ve yine her ay sonunda satılan ürünlerin bedelleri fatura karşılığı davacı şirkete ödenecektir. Varisler, satılmayan malları her zaman geri alma, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere satma hakkına sahiptir. Devralan, böyle bir talep halinde malları varislere iade etmekle yükümlüdür. Protokolde deri ve kürk ürünlerinin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edileceği yazılı olup, ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı yan ürünlerin kendisine teslim edilmediğini savunduğuna göre, teslimi ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafından sunulan liste ise teslimi ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
(3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına muvafakat ettikleri ve bu beyanın alacağın temliki mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3012 E. 2024/2233 K.
Ortak:yansıtma faturası · amortisman · i̇i̇k 308/b · rayiç değer · ispat külfeti · alacağın temliki · ticari defter kayıtları · ibra · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Davacı tarafından sunulan liste ise «teslimi» ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca «ispat külfeti» altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. (3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına «muvafakat» ettikleri ve bu beyanın «alacağın temliki» mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı şirketin davalı şirkete yönelik «ıslah» edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen «rayiç değeri» 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçe …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.04.2017 tarih, 2011/104 E. ve 2017/314 K. sayılı kararıyla; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5 inci maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiştir IV.
Davacı tarafından sunulan liste ise «teslimi» ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca «ispat külfeti» altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. (3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına «muvafakat» ettikleri ve bu beyanın «alacağın temliki» mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmadığı...'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmi …
… rine şirket ortaklarının davacılar olduğunu, şirketin %50 pay sahiplerinin ise davalılar ..., ... ve ... olduğunu, davacıların şirket hisselerini 05.05.2009 tarihli «protokol» nedeniyle 07.05.2009 tarihinde ...'na devrettiklerini, ancak devir işleminin davacıların iradesinin sakatlanması nedeniyle «geçersiz» olduğunu ileri sürerek, 05.05.2009 tarihli protokol ile 07.05.2009 tarihli Hisse Devri Sözleşmelerinin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 05.05.2009 tarihli Hisse Devir Protokolü nedeniyle davacıların yoksun kaldıkları bir yıllık şirket karının tazmini, davacıların ve davalı şirketin cari, araç kullanım bedeli, deri ve kürk ürün bedeli, demirbaş bedeli ve diğer alacaklar karşılığı ortaya çıkan şimdilik 1.000,00 USD zararın ve alacağın davalılardan ticari «reeskont faizi» ile birlikte müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini; 17.05.2016 tarihli dilekçesi ile; Hisse Devir Sözleşmesinin iptali taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiş, 30.05.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile de, 368.368,00 TL hisse devir bedeli, 1.034.113,21 TL 1255 adet deri ve kürk bedeli, 25.150,00 TL araç «amortisman» bedeli, 118.800,00 TL araç kullanım bedeli, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 191.529,74 TL cari alacaklar toplamı 1.408.187,95 TL'den Hisse Devri Protokolüne göre «mahsup» edilen 40.000,00 USD karşılığı 59.644,00 TL'nin mahsubu ile 1.348.543,95 TL olmak üzere toplam 1.716.912,55 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura delili · irade sakatlığı · gabin · tashih · mazeret · yokluk · ikrar · mirasçılık
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 21.02.2023 tarihli duruşmada haksızca, belgeli iş göremezlik sağlık raporlu «mazeretlerinin» kabul edilmediğini, «yokluklarında» duruşmaya devam edilerek Yargıtay bozma ilamı hakkında beyanları alınmadan karar verildiğini, eski kararda direnilmesi hususunda beyanda bulunmak taraflarınca süre verilmesinin açıkça talep edilmesine rağmen gıyaplarında karar verildiğini, adil yargılanma haklarının bu nedenlerle ihlal edildiğini, davalarının 05.05.2010 tarihinde açıldığından 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'na (1086 sayılı Kanun) tabi olduğunu, 1086 sayılı Kanun'un 202 nci maddesi gereğince davalıların vekilinin 08.07.2010 tarihli davaya cevap dilekçesiyle tamamen ve katı bir şekilde bağlı olduğunu, dava dilekçesine atıfta bulunarak «ikrar» suretiyle dava dilekçesinde yer alan iddiaların tümünü açıkça kabul ve ikrar ettiğini, davaya daha sonra yeniden «dahil» edilen davalılar vekillerince yeni bir hukuki vakıa ileri sürerek 1255 adet ve deri kürkün «teslim» edilmediği şeklindeki yeni savunmasının 1086 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin açık ihlali niteliğinde olduğunu, Yargıtay'ın davalının derilerin teslim edilmediği şeklindeki savunmasının dilekçeler safhası bittikten sonra yapıldığı hususunu gözetmediğini, davacı taraf olarak davalı tarafın derilerin teslim edilmediği şeklindeki yeni savunmasına «muvafakatlarının» olmadığını, davalıların teklifiyle davacı «mirasçılarla» aralarında ''Muris ... ile Punto-Atlanta Şirketi arasında Mali Durumun Saptanması Sözleşmesi'' yapıldığını, davada davalı tanığı da olan Muhasebe Sorumlusu ...'un «görevlendirildiğini», bu kişinin hazırladığı 28.04.2009 tarihli Mali Rapor ve Finansal Tablo Özetinde muris ...'nin yeni şirkete neler koyduğunu ve teslim ettiğinin açıkça belirtildiğini, 1255 adet kürk ve deri ürünün kabul edilip davalı şirkete muris tarafından konulduğunu, değerinin 720.129,82 USD olduğunun 28.04.2009 tarihli Mali Rapor ve Finansal Tablo Özetinde ile açıkça ispatlandığını, önceki temyiz ekinde ve dava dosyasına aslının da teslim edildiğini, 1255 adet kürk ve deri ürünün miktar ve toplam değeri daha muris ... hayatta iken belirlendiğini, davalı şirkete ve davalılara ortaklık anlaşmaları gereği teslim edildiğini, mahkeme huzurunda davalı tanıklarıyla da ikrar edildiğini, ikrar edilen hukuki vakıa olduğundan ispatının gerekmediğini, ayrıca davalı tanığı şirket genel müdürü ...'nin beyanınında da bu durumun beyan edildiğini, davalıların ayrıca kötü niyetli olarak sadece mayıs 2009 da satılan 56 adet kürk ve deri ürünü listesini gönderdiklerinin, bunun karşılığında da davacı Atlanta şirketinin 05.05.2009 tarihli «protokole» uyarak 30.05.2009 tarihli 12787 nolu 56 adet deri ve kürk için satıldığı bildirilen malların faturasının kesildiğini, bu «fatura delilinin» 1255 adet deri teslim edildiğini açıkça ispat ederken Yargıtay'ın bozma ilamı verirken bu 56 adet derinin faturasının nereden geldiğini dikkate almadan bozma kararı verdiğini, ayrıca davalı yararına davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinden çok daha fazla vekâlet ücretine hükmediliğini bununda Avukatlık Asgarı Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olduğunu, «tashih» dilekçesinde belirtilen hususlarında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacıların murisinin 16.04.2009 tarihinde vefat etmesi ile davacıların «irade sakatlığı» ve «gabin» iddialarının yerinde olmadığını, şirket için muris tarafından yapılan tüm maddi ve manevi fedakarlıkların davalılar tarafından da yapıldığını, şirkete katılan değerlerde tüm ortakların katkısının bulunduğunu, davacıların eğitim düzeylerine göre kendi rızaları ile «hisse devrini» gerçekleştirdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti. aleyhine açtığı «ıslah» edilmiş davanın kısmen kabulü ile, 1.490,00 TL'sine dava tarihinden, kalanına ıslah tarihi 06.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle; 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacağın davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, 38.595,00 TL demirbaş bedeli ile 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 148.651,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacı ...'ye verilmesine, tarafların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı ... ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiş, 06.07.2023 tarihli kararla «tashih» talebinin kısmen kabulü ile, Dairenin 21.02.2023 tarihli gerekçeli kararında geçen '' “38.595,00 TL demirbaş bedeli ile 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2155 E. 2021/6510 K.
Ortak:fatura · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça «ibraz» edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, «protokolde» kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye «teslim» bedelinin «fatura» karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca «ispat külfeti» altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı şirketin davalı şirkete yönelik «ıslah» edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen «rayiç değeri» 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçe …
Benzer bu kararda… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
İş sayılı dosyasına «ibraz» edilmiş rapor temel alınarak tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı, ihraç edilecek malların Gümrük İdaresince kırmızı hattan işlem gördüğünü, faturadaki mallarla aynı olduğunun tespit edildiğini, «fatura» muhtevası gözetildiğinde küçük parçaların bulunmasının normal olduğunu ileri sürmüş olup hükme esas alınan raporda ve mahkeme karar gerekçesinde davacının bu iddiaları değerlendirilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · icra takibine itiraz · işlemiş faiz · asıl alacak · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda «sigorta poliçesi» düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı «hasar» tazminatının tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
… i emtiası hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden dosyada bulunan fotoğraf ve CD görüntülerinin de incelendiği «denetime elverişli» bir rapor alınıp, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülerek Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, mahkemece ve …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12790 E. 2010/12753 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8707 E. 2023/3040 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu davacının marka başvurusunun kabulüne karar verilmesi talebinin tescil işlemi mahkemenin «yetkisinde» olmadığından reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11474 E. 2014/13717 K.
Ortak:ticaret sicili · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu karardaS..'nin atandığı, «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması sonrasında 4.3.2008 tarihinde şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği ancak tasfiyenin açılan davalar nedeniyle gereği gibi tamanlanmadığı gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı S.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · emredici hüküm · münhasırlık · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · tüzel kişilik · ek tasfiye
Benzer bu kararda2- Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekm …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar tarafından «tüzel kişiliği» «tasfiye» ile sona eren şirket aleyhine 9.11.2006 tarihi itibariyle hizmet tespiti ve ve alacak istemiyle Bakırköy 3.
İş Mahkemesi'nde davaların açıldığı, davalı şirketin 9.1.2007 tarihli genel kurul kararıyla tasfiyesine karar verildiği, «tasfiye memuru» olarak davalı A..
S..'nin atandığı, «tasfiye» işlemlerinin tamamlanması sonrasında 4.3.2008 tarihinde şirketin «ticaret sicil» «kaydının» «terkin» edildiği ancak tasfiyenin açılan davalar nedeniyle gereği gibi tamanlanmadığı gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı S.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/765 E. , 2022/232 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.04.2017 tarih ve 2011/104 E- 2017/314 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 05.11.2019 tarih ve 2017/2126 E- 2019/2098 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından duruşmalı, davalılar vekilince duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 11.01.2022 günü hazır bulunan davacılar vekili Av.... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'nin Punto-Atlanta Tur. Teks. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin % 50 ortağı iken ölümü üzerine şirket ortaklarının davacılar olduğunu, şirketin % 50 pay sahiplerinin ise davalılar ..., ... ve ... olduğunu, davacıların şirket hisselerini 05.05.2009 tarihli protokol nedeniyle 07.05.2009 tarihinde ...'na devrettiklerini, ancak devir işleminin davacıların iradesinin sakatlanması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek, 05.05.2009 tarihli protokol ile 07.05.2009 tarihli Hisse Devri Sözleşmelerinin iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 05.05.2009 tarihli Hisse Devir Protokolü nedeniyle davacıların yoksun kaldıkları bir yıllık şirket karının tazmini, davacıların ve davalı şirketin cari, araç kullanım bedeli, deri ve kürk ürün bedeli, demirbaş bedeli ve diğer alacaklar karşılığı ortaya çıkan şimdilik 1.000,00 USD zararın ve alacağın davalılardan ticari reeskont faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen tazmin ve tahsiline karar verilmesini;
17. 05.2016 tarihli dilekçesi ile; Hisse Devir Sözleşmesinin iptali taleplerinden vazgeçtiklerini bildirmiş, 30.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de, 368.368,00 TL hisse devir bedeli, 1.034.113,21 TL 1255 adet deri ve kürk bedeli, 25.150,00 TL araç amortisman bedeli, 118.800,00 TL araç kullanım bedeli, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 191.529,74 TL cari alacaklar toplamı 1.408.187,95 TL'den Hisse Devri Protokolüne göre mahsup edilen 40.000,00 USD karşılığı 59.644,00 TL'nin mahsubu ile 1.348.543,95 TL olmak üzere toplam 1.716.912,55 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacıların murisinin 16.04.2009 tarihinde vefat etmesi ile davacıların irade sakatlığı ve gabin iddialarının yerinde olmadığını, şirket için muris tarafından yapılan tüm maddi ve manevi fedakarlıkların davalılar tarafından da yapıldığını, şirkete katılan değerlerde tüm ortakların katkısının bulunduğunu, davacıların eğitim düzeylerine göre kendi rızaları ile hisse devrini gerçekleştirdiklerini savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından; ticaret sicil kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen protokolün 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde ibra ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin teslimi ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların amortisman kaybı, kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde kaydı bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki fatura karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider yansıtma faturası, benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve pasif husumete sahip oldukları gerekçesi ile davanın ıslah edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş;
bu karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacı şirketin davalı şirkete yönelik ıslah edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen rayiç değeri 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2.
maddesi uyarınca esastan kabulüne, mahkemenin bu hatasının yeniden yargılama yapılmasını gerektirmemesi nedeniyle duruşma açılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek, davalıların istinaf başvurusunun esastan kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2017 tarih 2011/104 Esas 2017/314 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacı ...,...ve ...'nin davalı ... aleyhine açtığı davanın esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ... aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı şirketin davalı Punto-Atlanta Turizm Tekstil Taşımacılık Ltd.
Şti. aleyhine açtığı ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne, 883.094,08 TL kürk ve deri bedeli, 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 1.165.798,83 TL'nin 1.490,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 1.164.308,83 TL'sinin ıslah tarihi 06/06/2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına ve 05.05.2009 tarihli protokolün 4.2.3. maddesinde "devralan işbu maddede belirtilen araç ve demirbaşların bedellerini … ...’ye ödeyecektir" şeklindeki hükümde davalı şirket hisselerini devralan davalı ...’nun muhatap olarak gösterilmesine, diğer davalılar ... ve ...’ın hisse devrine muvafakat etmeleri ve protokole herhangi bir sıfat belirtilmeksizin imza koymaları dışında sorumluluklarını gerektirecek herhangi bir hükmün bulunmamasına, davacı tarafça sunulan 16.05.2016 tarihli dilekçede "bilirkişi raporunun sonuç kısmında belirtilen 1.348.543,95 TL alacağımızın doğrultusunda dava dilekçemizdeki talebimizi ıslah etmek üzere tarafımıza gereken sürenin verilmesini, … farklı raporlara göre yapılan hesaplamalardan 368.368,60 TL veya 103.269,13 TL hisse devir bedelinden birisinin ödenmesine karar verilmesini talep ederiz" denilmesine mahkemece verilen süre içerisinde sunulan 06.06.2016 tarihli ıslah dilekçesinde 1.348.543,95 TL ve ödenmeyen hisse bedeli olarak 368.368,60 TL talep edilmiş olması itibariyle 16.05.2016 tarihli dilekçenin ıslah dilekçesi mahiyetinde bulunmamasına ve davacılar vekili tarafından sunulan 03.01.2022 havale tarihli ek temyiz dilekçesinin süresinden sonra sunulmuş olması sebebiyle temyiz incelemesinde değerlendirilemeyecek olmasına göre, taraf vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
(2) Dava, şirket hisse devir bedelinin ödenmediği iddiası ile devir bedeline ilişkin alacak ile taraflar arasında düzenlenen 05.05.2009 tarihli Protokolde yazılı hükümlere göre davacı şirkete ait olup, davalı şirkete devredilmesi kararlaştırılan araç kullanım bedeli, demirbaş bedeli, cari hesaptan kaynaklı alacak ve protokolde belirtilen 1.255 adet kürk ve deri ürününün davalı şirket tarafından satışı nedeniyle alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça ibraz edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, protokolde kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye teslim bedelinin fatura karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir.
05.05.2009 tarihli Protokol’ün 4.3 maddesi gereğince davacı şirkete ait 1.255 adet deri ve kürk ürün davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında sezon sonuna kadar sergilenecek ve satılacak, davacı şirket, davalı şirkete söz konusu ürünleri konsinye olarak teslim edecek ve davalı şirket her ay sonunda satılan ürünlerin bedellerini fatura karşılığında davacı şirkete ödeyecektir. Sezon sonuna kadar satılmayan ürünler yeni sezonda tekrar davalı şirketin Antalya’daki showroom(lar)ında satışa çıkarılacak ve yine her ay sonunda satılan ürünlerin bedelleri fatura karşılığı davacı şirkete ödenecektir. Varisler, satılmayan malları her zaman geri alma, üçüncü gerçek ve tüzel kişilere satma hakkına sahiptir.
Devralan, böyle bir talep halinde malları varislere iade etmekle yükümlüdür. Protokolde deri ve kürk ürünlerinin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edileceği yazılı olup, ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Davalı yan ürünlerin kendisine teslim edilmediğini savunduğuna göre, teslimi ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafından sunulan liste ise teslimi ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca ispat külfeti altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
(3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına muvafakat ettikleri ve bu beyanın alacağın temliki mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... ile davalı gerçek kişilerin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararın BOZULMASINA, HMK’nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin ... dışındaki davacılardan alınıp davalılara verilmesine, 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin de davalı şirketten alınıp davacı ... tarafına verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 13/01/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/738337300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz