İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2155 E. 2021/6510 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nakliyat emtia sigortası↗ denetime elverişli rapor↗ denetime elverişlilik↗ icra takibine itiraz↗ işlemiş faiz↗ fatura↗ asıl alacak↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı hasar tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.02.2014 tarihli karar, Dairemizin 22.12.2014 tarihli ilamı ile “Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların fatura ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve hasara konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda sigorta poliçesi düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, yanan ürünlerin tamamının üretim sonrası çıkan kırpıntılar olduğu ve mali değerinin bulunmadığı kanısına ulaşılmışsa da hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli ek raporun faturaya konu emtia hakkında uzmanlığı bulunmayan otomotiv ve yangın uzmanı bilirkişi ile polis memuru bilirkişiden oluşan heyetçe tanzim edilen Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/123 D. İş sayılı dosyasına ibraz edilmiş rapor temel alınarak tanzim edildiği görülmüştür. Davacı, ihraç edilecek malların Gümrük İdaresince kırmızı hattan işlem gördüğünü, faturadaki mallarla aynı olduğunun tespit edildiğini, fatura muhtevası gözetildiğinde küçük parçaların bulunmasının normal olduğunu ileri sürmüş olup hükme esas alınan raporda ve mahkeme karar gerekçesinde davacının bu iddiaları değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, faturaya konu emtiaların işlenmiş kılımlık kürk deri, biyelik ve çantalık zik deri, eldivenlik kürk deri ... vs. olduğu gözetilip faturaya konu deri emtiası hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden dosyada bulunan fotoğraf ve CD görüntülerinin de incelendiği denetime elverişli bir rapor alınıp, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülerek Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9272 E. 2014/20158 K.
Ortak:nakliyat emtia sigortası · fatura · sigorta poliçesi · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı «hasar» tazminatının tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda «sigorta poliçesi» düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla «asıl alacak» ve «işlemiş faiz» toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Benzer bu kararda… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesine» dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faturadaki emtianın cinsinin «hasar» gören emtialarla uyumlu olduğu, eldivenlik deriler dışındaki emtiaların piyasa fiyatlırınnı da uyumlu olduğu, emtianın piyasa «rayiç değerinin» 738.909,82 Euro olarak belirlendiği, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde sigortacının, zararın «teminat» dışı olduğunu ispat etmedikçe ödeme yapmakla yükümlü bulunduğu, zarara kast ya da «ağır kusurun» sebep olduğunun da ispat edilmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 1.694.423,50 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç değer · ağır kusur · depo kararı · ziya · teminat kapsamı · riziko · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, faturadaki emtianın cinsinin «hasar» gören emtialarla uyumlu olduğu, eldivenlik deriler dışındaki emtiaların piyasa fiyatlırınnı da uyumlu olduğu, emtianın piyasa «rayiç değerinin» 738.909,82 Euro olarak belirlendiği, «rizikonun» gerçekleşmesi halinde sigortacının, zararın «teminat» dışı olduğunu ispat etmedikçe ödeme yapmakla yükümlü bulunduğu, zarara kast ya da «ağır kusurun» sebep olduğunun da ispat edilmediği, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin toplam 1.694.423,50 TL üzerinden devamına, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafça ise «hasarın» «teminat kapsamında» olduğu ileri sürülmekte olup, taraflar arasındaki çekişme yanan malların cinsi, değeri ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kazadan sonra davalı sigorta şirketinin talebi üzerine olay yerine gidilerek tespit yapılmış, düzenlenen raporda incelenen ürünlerin üretim sonrası ortaya çıkan atıl kırpıntı ve parçalar olduğu, çuvallar içerisinden deriden «ziyade» yanmış boş sigara paketi, geçmiş tarihli hasta röntgeni, boş meşrubat kutusu, çerez paketi, gazete kupürlerinin çıktığı belirtilerek bu materyaller fotoğraflanmıştır.
Ekspertiz raporunda da yükün imalat sonrası kalan küçük deri parçalarından oluştuğu sonucuna varılmış ve nakliye aracında yer kalmadığı için «depoda» kalan ürünler de incelenmiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2877 E. 2017/5399 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8707 E. 2023/3040 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu davacının marka başvurusunun kabulüne karar verilmesi talebinin tescil işlemi mahkemenin «yetkisinde» olmadığından reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/765 E. 2022/232 K.
Ortak:fatura · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz kararda… unda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların «fatura» ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve «hasara» konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
İş sayılı dosyasına «ibraz» edilmiş rapor temel alınarak tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı, ihraç edilecek malların Gümrük İdaresince kırmızı hattan işlem gördüğünü, faturadaki mallarla aynı olduğunun tespit edildiğini, «fatura» muhtevası gözetildiğinde küçük parçaların bulunmasının normal olduğunu ileri sürmüş olup hükme esas alınan raporda ve mahkeme karar gerekçesinde davacının bu iddiaları değerlendirilmemiştir.
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça «ibraz» edilen 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin liste esas alınarak bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin bu belgenin her zaman düzenlenebilir olduğuna ilişkin itirazı reddedilerek, «protokolde» kürk ve derilerin nitelikleri ayrıntılı olarak belirtilmemiş olsa da sayılarının belirtildiği, bu sayının ibraz edilen liste ile uyumlu olduğu, protokolde davalı şirketin bu ürünlerin şirketin showroomlarında sergilenip satılacağı, ürünlerin konsinye «teslim» bedelinin «fatura» karşılığında davacı şirkete ödeneceği, satılmayan malların her zaman geri alınabileceği düzenlenmiş olduğuna göre, davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca «ispat külfeti» altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedimiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı şirketin davalı şirkete yönelik «ıslah» edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen «rayiç değeri» 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçe …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yansıtma faturası · amortisman · i̇i̇k 308/b · rayiç değer · ispat külfeti · alacağın temliki · ticari defter kayıtları · ibra
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesi tarafından; «ticaret sicil» kayıtları, davacı ve davalı şirket kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından 14.01.2016 tarihli bilirkişi kurul raporu benimsenmek suretiyle taraflar arasında düzenlenen «protokolün» 5. maddesine göre davacıların davalıları hisse devir bedeli ile ilgili olarak sınırlı şekilde «ibra» ettikleri, protokolde belirtilen çeklerin «teslimi» ile davacıların davalıdan hisse devir bedeli talep edemeyecekleri gerekçesi ile hisse devir bedeline yönelik istemin yerinde olmadığı, bilirkişi raporuna göre protokol ile davalılar tarafından davacılara ait olduğu kabul edilen 1.255 adet deri ve kürke istinaden davacıların davalı şirketten 1.034.113,21 TL alacağının bulunduğu, araçların «amortisman» «kaybı», kullanım bedeli, demirbaş değeri ve protokolde kararlaştırılan 40.000,00 USD'nin mahsubu ile davacının davalıdan 1.157.014,21 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin «ticari defterlerinde kayıtlı», davalı defterlerinde «kaydı» bulunmayan 191.579,74 TL tutarındaki «fatura» karşılığında davalının ödeme yapmadığı, bu faturaların gider «yansıtma faturası», benzin ve araç kira bedeline ilişkin olduğu, davalı kayıtlarında davacı şirkete yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığı, davalı şirketin kurulduğu sırada davacı şirket üzerinden bazı harcamaların yapıldığı ve bunların davalı şirket kurulduktan sonra davalıya faturalandırıldığı, araçların davalı şirket tarafından kullanıldığı gerekçesi ile, toplam 1.348.543,95 TL'den davalıların imzaladığı protokol nedeniyle sorumlu oldukları, protokol ile hak ve yükümlülükler üstlenmeleri nedeniyle tarafların aktif ve «pasif husumete» sahip oldukları gerekçesi ile davanın «ıslah» edilmiş hali ile kısmen kabulü ile, 1.348.543,95 TL'nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya dair isteminin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Davacı tarafından sunulan liste ise «teslimi» ispata elverişli olmayıp, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin davacının kürk ve derilerin davalıya teslim edildiğini ayrıca «ispat külfeti» altında bulunmadığı, davalı tarafından da bu ürünlerin davacıya iade edildiği hususunun ileri sürülüp kanıtlanmadığı gerekçesiyle ürün bedellerinin tahsiline karar vermesi isabetli olmamış, hükmün temyiz eden davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir. (3) 05.05.2009 tarihli Protokol’ün 2 maddesi gereğince hisse devir bedelinin, 4.2.3 maddesi gereğince araç ve demirbaş bedelinin davacı ...’ye ödeneceği, diğer davacı gerçek kişilerin de kendi hisselerine düşen kısım yönünden ödemenin davacı ...’ye yapılmasına «muvafakat» ettikleri ve bu beyanın «alacağın temliki» mahiyetinde olduğu nazara alındığında, anılan kalemler yönünden davacı ...’nin davada taraf «ehliyetinin» bulunduğunun kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı gerçek kişilerin davalı ...'na yönelik davasının esastan reddine, tüm davacıların davalılar ... ve ...'a yönelik davasının «pasif husumet yokluğu» nedeniyle dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine», davacı şirketin davalı şirkete yönelik «ıslah» edilmiş davasının yukarıda açıklanan nedenlerle cari hesaptan kaynaklı 134.053,75 TL, demirbaş devir bedeli 38.595,00 TL, devri gerçekleşmeyen araçların kullanım bedeline yönelik davalının ödediği tutarın düşülmesinden sonra 110.056,00 TL, 1.255 adet kürk ve deriye ilişkin bedelin bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen «rayiç değeri» 883.094,08 TL toplamı 1.165.798,83 TL'ye yönelik davanın kabulü gerekirken mahkemece «eksik inceleme» sonucu düzenlenen bilirkişi kurul raporu esas alınarak ıslah edilmiş davanın 1.348.543,95 TL'ye yönelik kısmının kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçe …
Şti. aleyhine açtığı «ıslah» edilmiş davanın kısmen kabulüne, 883.094,08 TL kürk ve deri bedeli, 134.053,75 TL cari hesaptan kaynaklanan alacak, 38.595,00 TL demirbaş bedeli, 110.056,00 TL araç kullanım bedeli olmak üzere toplam 1.165.798,83 TL'nin 1.490,00 TL'sinin dava tarihinden kalan 1.164.«308»,83 TL'sinin ıslah tarihi 06/06/2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine kar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2155 E. , 2021/6510 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.05.2018 gün ve 2015/387 - 2018/589 sayılı kararı onayan daire'nin 23.01.2020 gün ve 2018/3447 - 2020/713 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı nezdinde emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın nakliye sırasında dorsede çıkan yangında tamamen yandığını, sigortalı Degar Elektronik Dan. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı ... şirketine başvurulmuş ise de zararın karşılanmadığını, davalının başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilince alacağın sigortalı şirketten temlik alındığını ileri sürerek, 2.734.266,70 TL borca itirazının iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesine dayalı hasar tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair verilen 17.02.2014 tarihli karar, Dairemizin 22.12.2014 tarihli ilamı ile “Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirildiği yeni bir rapor aldırılarak, yanan malların fatura ve poliçe ile uyumlu olup olmadığı, ekonomik değerinin bulunup bulunmadığı, ekonomik değeri bulunmakta ise içerisinde yabancı maddelerin de bulunduğu anlaşıldığından gerçek ağırlığının ne olabileceği ve hasara konu suni derilerin değerinin ne kadar olduğu hususları tespit edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak alınan 13.04.2016 tarihli kök bilirkişi raporu ile 19.10.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda sigorta poliçesi düzenletmekte menfaatin olduğunun ortaya konulması kaydıyla asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 2.128.182,87 TL için itirazın yerinde olmadığı, 12.09.2017 tarihli bilirkişi raporunda davacının ceman 1.724.350,93 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda ise, yanan ürünlerin tamamının üretim sonrası çıkan kırpıntılar olduğu ve mali değerinin bulunmadığı kanısına ulaşılmışsa da hükme esas alınan 28.03.2018 tarihli ek raporun faturaya konu emtia hakkında uzmanlığı bulunmayan otomotiv ve yangın uzmanı bilirkişi ile polis memuru bilirkişiden oluşan heyetçe tanzim edilen Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/123 D.
İş sayılı dosyasına ibraz edilmiş rapor temel alınarak tanzim edildiği görülmüştür. Davacı, ihraç edilecek malların Gümrük İdaresince kırmızı hattan işlem gördüğünü, faturadaki mallarla aynı olduğunun tespit edildiğini, fatura muhtevası gözetildiğinde küçük parçaların bulunmasının normal olduğunu ileri sürmüş olup hükme esas alınan raporda ve mahkeme karar gerekçesinde davacının bu iddiaları değerlendirilmemiştir. Bu durumda mahkemece, faturaya konu emtiaların işlenmiş kılımlık kürk deri, biyelik ve çantalık zik deri, eldivenlik kürk deri ... vs. olduğu gözetilip faturaya konu deri emtiası hakkında uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden dosyada bulunan fotoğraf ve CD görüntülerinin de incelendiği denetime elverişli bir rapor alınıp, tarafların tüm delilleri değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülerek Dairemizin onama ilamının kaldırılmasına, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.01.2020 tarih, 2018/3447 Esas- 2020/713 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721084200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz