Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1097 E. 2021/6941 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak defi↗ şahsi def'i↗ teminat senedi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ lehtar↗ ikrar↗ ciro↗ def'i↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ vade↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini ikrar ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı hamil ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 vade tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı ...'ün tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki ikrarı karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede ciro yoluyla hamil olduğu, davacı keşideci ile davalı lehtar ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği gerekçesiyle karar davacı lehine bozulmuştur.
Ancak, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmakla beraber bozma gereği yerine getirilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen def'iler mutlak defi niteliğinde olup, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu bononun arkasında “çekler gelince senet ...’a iade edilecektir” ibaresi yazılı olup, bu suretle bononun teminat amaçlı olarak verildiğinin kabulü gerekecektir. Davalı ... dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap etmiş olup bu nedenle iyi niyetli hamil olarak kabul edilemez.
Kaldı ki; mahkemece dinlenen tanıkların davacı ile davalıların birbirini tanıdığını, yakın akraba olduklarını ve senedin teminat senedi olarak verildiğini bilebilecek durumda olduklarını beyan ettikleri de birlikte değerlendirildiğinde davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4756 E. 2024/2266 K.
Ortak:mutlak defi · şahsi def'i · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · lehtar · ikrar · ciro · def'i
İncelediğiniz kararda… ddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki «ikrarı» karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği g …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin «teminat senedi» olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini «ikrar» ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen «def»'iler «mutlak defi» niteliğinde olup, senet «hamili» olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Benzer bu kararda… izin 08.12.2021 tarih, 2021/1097 E. ve 2021/6941 K. sayılı kararıyla "Dairemizin 2016/3486 E., 2017/802 K. ve 06.02.2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki «ikrarı» karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği g …
HD) 06.02.2017 2016/3486 E. ve 2017/802 K. sayılı kararıyla "Davacı dava konusu «bononun» «keşidecisi» olup senedin «lehtarı» olan ...'e «teminat» amacıyla verildiğini ve karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı ... ise duruşmadaki imzalı beyanında senedin «teminat senedi» olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini «ikrar» etmiştir.
Davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin «hamil» olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla «bonolarda» da uygulanması gereken aynı yasanın 687/1 maddesi uyarınca hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerekir Mahkemece bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mücerretlik ilkesi · senede karşı senetle ispat · senetle ispat kuralı · kötüniyetli iktisap · senetle ispat · mücerretlik · kıymetli evrak · menfi tespit davası
Benzer bu karardaDavalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu senedin «teminat senedi» olmadığını, teminat senedi olmayan bir senet nedeniyle müvekkilinin «iyiniyetli» olmadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği bu davada tanık dinlenmesinin mümkün bulunmadığını, davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddi gerekirken yerel mahkemece tanık ifadelerinin hükme esas alındığını, müvekkilinin davaya konu senedi «kötüniyetli iktisap» ettiğinin ispatlanamadığını, «kıymetli evraklarda» hâkim olan ilkenin «mücerretlik ilkesi» olduğunu, davacı ile davalı ...'un birlikte hareket ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesinin beşinci fıkrası "Borçluyu «menfi tespit davası» açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava «sebebi» ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
-
Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1320 E. 2022/5565 K.
Ortak:hamil · vade · Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin «teminat senedi» olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini «ikrar» ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
… ddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki «ikrarı» karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği g …
6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen «def»'iler «mutlak defi» niteliğinde olup, senet «hamili» olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4268 E. 2017/6115 K.
Ortak:ciro · hamil · bono
İncelediğiniz kararda… ddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki «ikrarı» karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği g …
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin «teminat senedi» olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini «ikrar» ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen «def»'iler «mutlak defi» niteliğinde olup, senet «hamili» olan herkese karşı ileri sürülebilir.
Benzer bu karardaDavacı tarafın, dava dilekçesindeki açıklamaları dikkate alındığında dava konusu bonoyu tahsil için «ciro» yoluyla devraldığı anlaşılmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi delaletiyle «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa’nın 688. maddesi uyarınca bonoyu tahsil amacıyla elinde bulunduran «hamilin» bonodan doğan bütün hakları kullanabilmesi mümkündür.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işbu «kıymetli evrakın iptali» davasının «muhatap banka» tarafından açıldığı, kıymetli evrak iptaline ilişkin dava açma hakkının senedi kaybeden «hamile» ait olduğu, banka şubesinin hamil değil senedin muhatabı olduğu, bu itibarla bankanın işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · muhatap banka · kıymetli evrak · zayi · iptal davası · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işbu «kıymetli evrakın iptali» davasının «muhatap banka» tarafından açıldığı, kıymetli evrak iptaline ilişkin dava açma hakkının senedi kaybeden «hamile» ait olduğu, banka şubesinin hamil değil senedin muhatabı olduğu, bu itibarla bankanın işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkindir.
Zayi nedeniyle «iptal davası» açmak bu kapsamda bir hak teşkil ettiğinden, talebin incelenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5439 E. 2021/5768 K.
Ortak:lehtar · ciro
İncelediğiniz kararda… ddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki «ikrarı» karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede «ciro» yoluyla «hamil» olduğu, davacı «keşideci» ile davalı «lehtar» ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı «şahsi def»'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği g …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:beyaz ciro · ispat külfeti · ticari defter · tebligat · karar verilmesine yer olmadığına · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/1097 E. , 2021/6941 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Fethiye 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.09.2020 tarih ve 2017/95 E. - 2020/156 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çavdır Köyü Muhtarlığı'ndan taşınmaz satın aldığını, satış bedelinin teminatı olarak bono düzenleyerek yeğeni olan köy muhtarı davalı ...'e verdiğini, satış bedelinin ödemesiyle bononun bedelsiz kaldığını, davalı ...'in bedelsiz kalmış bonoyu iade etmeyerek kullandığı hatır çeklerinin teminatı olarak diğer davalı ...'e ciro ile devrettiğini, bononun davalı ... tarafından takibe konulduğunu, davalılar yakın akraba olup bono bedelinin ödendiğini bilecek durumda olduklarından takibin kötüniyetle başlatıldığını ileri sürerek takip ve dayanağı bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine ve davalılar hakkında %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının diğer davalı ile aralarındaki şahsi def'ileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, 11/02/2015 tarihli duruşmada alınan imzalı beyanında, davaya konu senedi davacıdan taşınmaz satışına karşılık teminat olarak aldığını, diğer davalıdan yaklaşık 300.000.- TL hatır çekleri kullandığını, çeklerin bazıları vadesinde ödeyememesi nedeniyle davaya konu senedi teminat olarak verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve dosya kapsamına göre; davalılardan ...'in duruşmadaki beyanlarında davaya konu senedin teminat senedi olduğunu ve teminat teşkil eden borcun tamamen ödenmiş olmasına rağmen iade edilmediğini ikrar ettiği, bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulü gerektiği, diğer davalı hamil ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı yanca ispatlanması gerektiği, ancak davacının bu hususu ispat edemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 vade tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı ...'ün tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2016/3486 E.- 2017/802 K. ve 06/02/2017 tarihli ilamı ile davalı ...’in mahkemedeki ikrarı karşısında dava konusu senedin karşılıksız kaldığının ve dolayısıyla davalı ... aleyhindeki davanın kabulü gerektiği, diğer davalı ...’ün ise senede ciro yoluyla hamil olduğu, davacı keşideci ile davalı lehtar ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin hamil olan ...'e karşı ileri sürülebilmesi için hamilin bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun ispatlanması gerektiği gerekçesiyle karar davacı lehine bozulmuştur.
Ancak, mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmakla beraber bozma gereği yerine getirilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi yollamasıyla TTK'nın 687/1. maddesi uyarınca, senet metninden anlaşılabilen def'iler mutlak defi niteliğinde olup, senet hamili olan herkese karşı ileri sürülebilir. Dava konusu bononun arkasında “çekler gelince senet ...’a iade edilecektir” ibaresi yazılı olup, bu suretle bononun teminat amaçlı olarak verildiğinin kabulü gerekecektir. Davalı ... dava konusu bonoyu teminat amacıyla verildiğini bilerek iktisap etmiş olup bu nedenle iyi niyetli hamil olarak kabul edilemez.
Kaldı ki; mahkemece dinlenen tanıkların davacı ile davalıların birbirini tanıdığını, yakın akraba olduklarını ve senedin teminat senedi olarak verildiğini bilebilecek durumda olduklarını beyan ettikleri de birlikte değerlendirildiğinde davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/721107600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz