Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5439 E. 2021/5768 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
beyaz ciro↗ ispat külfeti↗ lehtar↗ ciro↗ ticari defter↗ tebligat↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı lehtarı olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a beyaz ciro ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, ispat külfetinin davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan tebligata rağmen ticari defterlerini vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | Kötüniyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1320 E. 2022/5565 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamil · vade
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı «hamil» ...'ün bonoyu iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davaya konu 15/04/2013 «vade» tarihli 135.000,00 TL bedelli senet yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... aleyhine açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından dav …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4268 E. 2017/6115 K.
Ortak:ciro
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı tarafın, dava dilekçesindeki açıklamaları dikkate alındığında dava konusu bonoyu tahsil için «ciro» yoluyla devraldığı anlaşılmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi delaletiyle «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa’nın 688. maddesi uyarınca bonoyu tahsil amacıyla elinde bulunduran «hamilin» bonodan doğan bütün hakları kullanabilmesi mümkündür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · muhatap banka · kıymetli evrak · zayi · hamil · iptal davası · bono · hukuki yarar
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işbu «kıymetli evrakın iptali» davasının «muhatap banka» tarafından açıldığı, kıymetli evrak iptaline ilişkin dava açma hakkının senedi kaybeden «hamile» ait olduğu, banka şubesinin hamil değil senedin muhatabı olduğu, bu itibarla bankanın işbu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «zayi» nedeniyle «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkindir.
Davacı tarafın, dava dilekçesindeki açıklamaları dikkate alındığında dava konusu bonoyu tahsil için «ciro» yoluyla devraldığı anlaşılmakta olup, 6102 sayılı TTK’nın 778. maddesi delaletiyle «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Yasa’nın 688. maddesi uyarınca bonoyu tahsil amacıyla elinde bulunduran «hamilin» bonodan doğan bütün hakları kullanabilmesi mümkündür.
Zayi nedeniyle «iptal davası» açmak bu kapsamda bir hak teşkil ettiğinden, talebin incelenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10552 E. 2018/3145 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı «lehtarı» olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a «beyaz ciro» ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, «ispat külfetinin» davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan «tebligata» rağmen «ticari defterlerini» vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ... yönünden ise tekrar karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... yönünden davanın kabulü ile söz konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile anılan davacı adına tesciline, diğer davacı yönünden kurulan hüküm onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... yönünden davanın kabulü ile söz konusu taşınmazın tapu «kaydının» iptali ile anılan davacı adına tesciline, diğer davacı yönünden kurulan hüküm onandığından bu konuda yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5439 E. , 2021/5768 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2019 tarih ve 2019/317-2019/895 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının lehtarı olduğu bonoyu kendisini avukat olarak tanıtan davalı ...’a icra yoluyla tahsil etmesi için teslim ettiğini, davalı ve ortağı olduğu kanaatinde olduğu kişilerin bu bonoyu davacıyı borçlu kılacak şekilde icraya koyarak hile ile icra takibi başlattıklarını, davacının kendisini sahtecilik yolu ile dolandırmak suretiyle hakkında icra takibi başlatanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek, davacının dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., kendisinin iyiniyetli hamil olduğu, davacının hile gibi şahsi def’ileri kendisine karşı ileri süremeyeceğini, bonoyu iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket ettiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davacının menfi tespit davasını icra takibinden sonra açtığını, diğer davalının takip alacaklısı olduğundan davanın yalnız ona karşı açılabileceğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu bononun davacının borcundan dolayı temlik cirosu ile kendisine verildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davacı lehtarı olduğu dava konusu bonoyu davalı ...’a beyaz ciro ile devrettiği, davacının bu bonoyu davalı tarafından tahsil edilmesi amacıyla ciro ederek verdiğini iddia ettiği, ispat külfetinin davacıya ait olduğu, ancak davacı bu iddiasını ispat edecek yeterli delil gösteremediği, mahkemece bu delil durumuna göre, davacının davalı ...’a yönelik davasının da reddi gerekirken davalının kendisine yapılan tebligata rağmen ticari defterlerini vermediğine dayanılarak davayı kabul etmesi doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davalı ... yönünden bozulduğu, diğer davalı ... yönünden ise onandığı gerekçesiyle davanın ... yönünden reddine, diğer davalı ...
yönünden ise tekrar karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/696011100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz