Ttk 702/2
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4125 E. 2021/5055 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 702/2↗ şekle aykırılık↗ temel borç ilişkisi↗ avalist↗ lehdar↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ikrar↗ keşideci↗ bono↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... tarafından düzenlenip, davalıya verilen senetle ilgili, davalının cevap dilekçesinde de ikrar ettiği üzere taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı senedin kooperatif borcu için verildiğini savunsa da takip tarihi itibariyle kooperatifte başkanlık görevi bulunmadığı, yine takibi kendi adına başlattığı, kendisinin de borçlu ile herhangi bir temel borç ilişkisi olmadığı göz önüne alındığında davacı ...'ın açtığı davanın kabulü gerektiği,yine senette avalist olarak imzası bulunan davacı ... bakımından ise TTK'nın 702/2. maddesi gereğince avalistin bononun şekle aykırılık dışındaki sebepler nedeniyle borçlu olmadığını ileri süremeyeceği göz önüne alındığında ... bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, Bademli Köy Sulama Kooperatifinin dosyada sıfatı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının, ...’a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin tazminat talebi dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, takip konusu yapılan senet sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takip ve dava konusu senette davalılardan ... lehdar olarak yer almakta olup takip de adı geçen tarafından keşideci ve avaliste karşı yapılmıştır. Ancak yargılama sırasında davalı lehdar ... vekili 27.07.2015 tarihli dilekçesi ile davacıların S.S. Bademli Köyü Sulama Kooperatifine olan borçlarından ötürü senet vermek istediklerini, senet alacaklısı olarak başkan olan davalı ...’in isminin yazıldığını, davalının başkan olarak aldığı senet sebebiyle davacıların borçlu olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... vekili 05.01.2016 tarihli celsede de davacıların ...’e şahsi borcu olmadığını, davalının o dönem kooperatif başkanı olması sebebiyle kooperatifi temsilen senette lehdar olarak yer aldığını beyan ederek davalının herhangi bir alacağının olmadığını, senedin dava dışı kooperatife vekaleten lehdar kısmına davalı isminin yazıldığını belirtmiştir. Senette ise dava dışı kooperatifin herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda takip alacaklısının davacı keşideciden herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, olmayan bir borç nedeniyle avalistin sorumluluğunun bulunduğu da düşünülemez. Bu nedenle avalist yönünden de davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/468 E. 2014/1777 K.
Ortak:avalist · lehdar · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaTakip ve dava konusu senette davalılardan ... «lehdar» olarak yer almakta olup takip de adı geçen tarafından «keşideci» ve «avaliste» karşı yapılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... tarafından düzenlenip, davalıya verilen senetle ilgili, davalının cevap dilekçesinde de «ikrar» ettiği üzere taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı senedin kooperatif borcu için verildiğini savunsa da takip tarihi itibariyle kooperatifte başkanlık görevi bulunmadığı, yine takibi kendi adına başlattığı, kendisinin de borçlu ile herhangi bir «temel borç ilişkisi» olmadığı göz önüne alındığında davacı ...'ın açtığı davanın kabulü gerektiği,yine senette «avalist» olarak imzası bulunan davacı ... bakımından ise TTK'nın 702/2. maddesi gereğince avalistin «bononun» «şekle aykırılık» dışındaki sebepler nedeniyle borçlu olmadığını ileri süremeyeceği göz önüne alındığında ... bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, Bademli Köy Sulama Kooperatifinin dosyada sıfatı olmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda takip alacaklısının davacı «keşideciden» herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, olmayan bir borç nedeniyle «avalistin» sorumluluğunun bulunduğu da düşünülemez.
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki sözleşmesi · ihtiyati hacze itiraz · ihtiyati haciz · yetki · haciz · tacir
Benzer bu karardaTalep, «ihtiyati haciz» kararın «yetki» yönünden itiraza ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile istemin reddine karar verilmiş ise de, istemin dayanağı «bononun» «keşideci» ve «lehdarı» «tacir» olup bunlar bakımından yapılan «yetki sözleşmesi» HMK 17. maddedine göre geçerli ise de tacir olmayan «avalist» bakımından geçerli bir yetki sözleşmesi bulunmadığından talep dayanağı senetteki yetki sözleşmesine istinaden mahkemenin itiraz eden avalistler yönünden yetkili ol …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, talebe konu senetteki «yetki sözleşmesine» göre mahkemenin yetkili olduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati hacze itiraz» edenler vekili temyiz etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7556 E. 2015/5668 K.
Ortak:avalist · lehdar · keşideci
İncelediğiniz karardaTakip ve dava konusu senette davalılardan ... «lehdar» olarak yer almakta olup takip de adı geçen tarafından «keşideci» ve «avaliste» karşı yapılmıştır.
Bu durumda takip alacaklısının davacı «keşideciden» herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, olmayan bir borç nedeniyle «avalistin» sorumluluğunun bulunduğu da düşünülemez.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... tarafından düzenlenip, davalıya verilen senetle ilgili, davalının cevap dilekçesinde de «ikrar» ettiği üzere taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı senedin kooperatif borcu için verildiğini savunsa da takip tarihi itibariyle kooperatifte başkanlık görevi bulunmadığı, yine takibi kendi adına başlattığı, kendisinin de borçlu ile herhangi bir «temel borç ilişkisi» olmadığı göz önüne alındığında davacı ...'ın açtığı davanın kabulü gerektiği,yine senette «avalist» olarak imzası bulunan davacı ... bakımından ise TTK'nın 702/2. maddesi gereğince avalistin «bononun» «şekle aykırılık» dışındaki sebepler nedeniyle borçlu olmadığını ileri süremeyeceği göz önüne alındığında ... bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, Bademli Köy Sulama Kooperatifinin dosyada sıfatı olmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, dava konusu kambiyo senedinde «tahrifat» yapıldığı iddiasına dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacıların iddiası davaya dayanak yapılan «senette tahrifat» yapıldığına ilişkin olup, esasen uyuşmazlık «keşideci» ve «avalistin» «rızası» dışında «lehdar» hanesi başta olmak üzere senette değişiklik yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu davaya konu senetteki lehdar hanesine yapılan ekleme başta olmak üzere bir çok unsurlardaki yazı içeriklerinin keşideci ve avalist olan davacıların elinden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senette tahrifat · tahrifat · eş rızası · istirdat · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda1-Dava, dava konusu kambiyo senedinde «tahrifat» yapıldığı iddiasına dayalı menfi tesbit ve «istirdat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.Oysa, davacıların iddiası davaya dayanak yapılan «senette tahrifat» yapıldığına ilişkin olup, esasen uyuşmazlık «keşideci» ve «avalistin» «rızası» dışında «lehdar» hanesi başta olmak üzere senette değişiklik yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucu davaya konu senetteki lehdar hanesine yapılan ekleme başta olmak üzere bir çok unsurlardaki yazı içeriklerinin keşideci ve avalist olan davacıların elinden …
-
Menfi tespit | Kötü niyet tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1302 E. 2022/3691 K.
Ortak:avalist · lehdar · keşideci · bono
İncelediğiniz karardaTakip ve dava konusu senette davalılardan ... «lehdar» olarak yer almakta olup takip de adı geçen tarafından «keşideci» ve «avaliste» karşı yapılmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... tarafından düzenlenip, davalıya verilen senetle ilgili, davalının cevap dilekçesinde de «ikrar» ettiği üzere taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı senedin kooperatif borcu için verildiğini savunsa da takip tarihi itibariyle kooperatifte başkanlık görevi bulunmadığı, yine takibi kendi adına başlattığı, kendisinin de borçlu ile herhangi bir «temel borç ilişkisi» olmadığı göz önüne alındığında davacı ...'ın açtığı davanın kabulü gerektiği,yine senette «avalist» olarak imzası bulunan davacı ... bakımından ise TTK'nın 702/2. maddesi gereğince avalistin «bononun» «şekle aykırılık» dışındaki sebepler nedeniyle borçlu olmadığını ileri süremeyeceği göz önüne alındığında ... bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, Bademli Köy Sulama Kooperatifinin dosyada sıfatı olmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Bu durumda takip alacaklısının davacı «keşideciden» herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, olmayan bir borç nedeniyle «avalistin» sorumluluğunun bulunduğu da düşünülemez.
Benzer bu kararda2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
3- Davacılar aleyhinde, 43.000,00 TL bedelli bonodan 23.000,00 TL ve fer'ileri için takip yapılmış, davacılar tarafından da takibe konu alacak miktarı üzerinden «harç» yatırılarak menfi tesbit davası açılmış olup, mahkemece harcı yatırılmadığı ve dava konusu da edilmediği halde tüm «bono» bedeli üzerinden hüküm tesis edilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aval · ciranta · usuli kazanılmış hak · lehtar · müteselsil sorumluluk · kazanılmış hak · taahhütname · harç
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dava konusu «bononun» «keşidecisinin» dava dışı ..., «avalistlerin» davacılar ... ile ..., «lehtarın» davalı ..., ilk «cirantanın» dava dışı ..., ikinci cirantanın davacı ..., üçüncü cirantanın davacı ... ve sonraki cirantanın ise dava dışı ...olduğu, davacılardan ... ve ...’in dava konusu senedin arka yüzünde imzaları bulunan cirantalar olduğu, senette lehtar cirosunun bulunmadığı ve davalı lehtarın bu şahıslara başvurarak senetten dolayı alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle mahkemece davacılar ... ve ... bakımından davanın kabulüne dair verilen kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, 6102 sayılı TTK'nın 702/1 maddesi uyarınca «aval» veren kişi, kimin için «taahhüt» altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olacağından, bononun ön yüzünde imzası bulunan avalist konumunda olan davacılar ... ile ...’nun senet borcunun ödenmesinden davalı lehtara karşı «müteselsilen sorumlu» olmaları sebebiyle davanın bu kişiler yönünden reddine karar verilmiştir.
… açtıkları dava red edilen davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı maktu red karar ve ilam harcı tahsiline karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde «harç» yönünden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. b) Bozma öncesi verilen 23.06.2016 tarihli kararda davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, adı geçenler lehine 5.080,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiş olup, bu davacılar yönünden davalının temyiz itirazları red edilmekle vekalet ücreti açısından davalı lehine «usuli kazanılmış hak» doğduğu halde bozmadan sonra hüküm fıkrasının 6-a bendi ile davalı aleyhine 6.390,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli bulunmamıştır.
… hükmüne uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, Mahkemenin 23.06.2016 tarihli kararının, davacılar ... ve ...'in davalıya yönelik talepleri yönünden «usuli kazanılmış hak» teşkil etmesine göre davacılar ... ve Muhammed Kuru ile davalının aşağıda yazılı bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, «lehdarı» davalı, «avalistleri» ... ile ..., «cirantaları» ... ve ..., «keşidecisi» de ... olan 43.000,00 TL tutarlı «bonoya» dayalı 23.679,95 TL için yapılan icra takibi nedeniyle avalistler ve cirantalar tarafından açılan menfi tesbit davasıdır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4125 E. , 2021/5055 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.09.2019 tarih ve 2019/25-2019/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalının davacılar aleyhine takibe koyduğu senet sebebiyle davacıların borcunun bulunmadığını, davalı ...’in Tefenni Cumhuriyet Savcılığı'nın 2015/287 sor. sayılı dosyasındaki ifadesinde davalılardan kendisinin alacağı olmadığını, Bademli Köyü Sulama Kooperatifinin alacaklı olduğunu beyan ettiğini ileri sürerek davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların Bademli Köyü Sulama Kooperatifine olan üyeliklerinden ve buraya olan borçlarından ötürü senet vermek istediklerini, o an itibari ile kooperatifin muhasebe işlemlerini takip eden meslek erbabı bir muhasebecinin senette alacaklı olarak kooperatif başkanının isminin olması gerektiğini bildirmesi üzerine senet alacaklısı olarak kooperatifin başkanı olan davalı ...'in yazıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı ... tarafından düzenlenip, davalıya verilen senetle ilgili, davalının cevap dilekçesinde de ikrar ettiği üzere taraflar arasında herhangi bir borç ilişkisinin mevcut olmadığı, her ne kadar davalı senedin kooperatif borcu için verildiğini savunsa da takip tarihi itibariyle kooperatifte başkanlık görevi bulunmadığı, yine takibi kendi adına başlattığı, kendisinin de borçlu ile herhangi bir temel borç ilişkisi olmadığı göz önüne alındığında davacı ...'ın açtığı davanın kabulü gerektiği,yine senette avalist olarak imzası bulunan davacı ... bakımından ise TTK'nın 702/2. maddesi gereğince avalistin bononun şekle aykırılık dışındaki sebepler nedeniyle borçlu olmadığını ileri süremeyeceği göz önüne alındığında ...
bakımından davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davacı ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden davanın reddine, Bademli Köy Sulama Kooperatifinin dosyada sıfatı olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının, ...’a yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davalı ... vekilinin tazminat talebi dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, takip konusu yapılan senet sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Takip ve dava konusu senette davalılardan ... lehdar olarak yer almakta olup takip de adı geçen tarafından keşideci ve avaliste karşı yapılmıştır. Ancak yargılama sırasında davalı lehdar ... vekili 27.07.2015 tarihli dilekçesi ile davacıların S.S. Bademli Köyü Sulama Kooperatifine olan borçlarından ötürü senet vermek istediklerini, senet alacaklısı olarak başkan olan davalı ...’in isminin yazıldığını, davalının başkan olarak aldığı senet sebebiyle davacıların borçlu olduğunu beyan etmiştir. Davalı ... vekili 05.01.2016 tarihli celsede de davacıların ...’e şahsi borcu olmadığını, davalının o dönem kooperatif başkanı olması sebebiyle kooperatifi temsilen senette lehdar olarak yer aldığını beyan ederek davalının herhangi bir alacağının olmadığını, senedin dava dışı kooperatife vekaleten lehdar kısmına davalı isminin yazıldığını belirtmiştir.
Senette ise dava dışı kooperatifin herhangi bir sıfatı bulunmamaktadır. Bu durumda takip alacaklısının davacı keşideciden herhangi bir borcunun bulunmadığı tespit edilmiş olup, olmayan bir borç nedeniyle avalistin sorumluluğunun bulunduğu da düşünülemez. Bu nedenle avalist yönünden de davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ...’a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, ...’a yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin tazminat talebi dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, tazminat talebine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılar ve davalı ...'e iadesine, 14.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691623800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz