İspat yükünün hatalı dağıtılıp bilirkişi avansının tümüyle davacıya yüklenmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5623 E. 2021/4735 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Hasarın oluş şeklini kendi lehine ileri süren (örneğin hasarın taşıma sırasında/elleçleme öncesinde oluştuğunu savunan) tarafa bu vakıanın ispatı, hasar miktarının ispatı ise talep eden tarafa düşer (HMK 190/1, TMK 6); dolayısıyla bilirkişi (delil) avansı HMK 324 uyarınca ispat yüküne göre paylaştırılmalıdır ve avansın tamamı yalnızca davacıya yüklenip yatırılmadığı için dava reddedilemez.
Ele alınan sorunlar
Bilirkişi (delil) avansının kimden alınacağı ve ispat yükünün dağılımı → kabul
Gerekçe: İspat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir (HMK 190/1; TMK 6). Delil avansına ilişkin HMK 324 uyarınca taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için belirlenen ücreti yatırmakla yükümlüdür; aynı delili birlikte talep etmeleri hâlinde avans yarı yarıya ödenir. Somut olayda hasarın elleçleme öncesinde (taşıma sırasında) meydana geldiği yönünde savunma yapan davalıya bu vakıayı ispat yükü düşerken, hasar miktarının ispatı davacıya düşmektedir. Bu durumda ispat yükünün kimde olduğu hususunda hataya düşülerek bilirkişi incelemesi için yatırılması gereken avansın tamamının davacıya yüklenmesi ve kesin sürede yatırılmaması nedeniyle davanın reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İspat yükünün doğru tayini ve delil avansının ispat yüküne göre paylaştırılması gerektiği yönünden emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ispat yükü↗ delil avansı↗ gider avansı ayrımı↗ rücuen tazminat↗ bilirkişi incelemesi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8459 E. 2018/1100 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, davalı ...Ş. yönünden davanın reddine dair karar kesinleşmekle bu davalı yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davanın..... yönünden kabulüne dair verilen kararın davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6953 E. 2014/11242 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12117 E. 2014/2305 K.
Ortak:delil avansı · bilirkişi incelemesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlandığı, HMK’nın 324/1 hükmü gereği, delil avansına yönelik «ara» kararında «bilirkişi incelemesi» yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini «ihtar» etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra «delil avansı» yatırılmadığı, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve «yargılama gideri» yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, verilen «kesin süreye» rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile «bilirkişi incelemesinin» yapılamaması nedeni ile bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, davada meydana gelen zararın miktarı, zararın kaza sırasında mı yoksa davalılar ile ilgili olmayan taşıma sırasında mı meydana geldiği hususu ile yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» kapsamı içerisinde olup/olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu belirtilen hesaplamanın mahkemece de …
Bu durumda mahkemece, «ispat yükünün» kimde olduğu hususunda hataya düşülerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere yatırılması gereken avansın tamamını davacıya yüklenmesi ve «kesin süre» içerisinde yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan …
Benzer bu karardaHer ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 09.11.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince «bilirkişi ücreti» olarak talimat mahkemesince yapılacak inceleme için gider avansı yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerekir.
Bu nedenlerle, «bilirkişi incelemesi» için istenen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hükmün tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · çek istirdadı · bilirkişi ücreti · dava şartı yokluğu · kesin süre · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaŞti'nin «defter» ve belgelerinin incelenmesi gerekip, bunun için 300,00 TL «bilirkişi ücreti» gider avansını yatırmak üzere davacı tarafa sonuçları «ihtar» edilerek 2 haftalık «kesin süre» verilmesine karşılık gider avansının yatırılmadığı, HMK 114/g maddesi gereğince «gider avansı» kesin sürede yatırılmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, HMK 115. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 sayılı HMK'nın 114-g maddesinde «gider avansı» dava şartı olarak düzenlenmiş ve mahkemece 09.11.2012 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nın 120 maddesi gereğince «bilirkişi ücreti» olarak talimat mahkemesince yapılacak inceleme için gider avansı yatırılması hususunda «kesin süre» verildiği belirtilmiş ve dava söz konusu gider avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ise de somut uyuşmazlıkta gider avansı değil HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerekir.
Dava, «çek istirdatı» istemine ilişkindir.
Ancak, dava «şartı noksanlığının giderilmesi» mümkün ise bunun tamamlanması için «kesin süre» verir.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5640 E. 2013/20729 K.
Ortak:delil avansı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlandığı, HMK’nın 324/1 hükmü gereği, delil avansına yönelik «ara» kararında «bilirkişi incelemesi» yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini «ihtar» etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra «delil avansı» yatırılmadığı, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve «yargılama gideri» yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · vazgeçmiş sayılma · kesin mehil · bilirkişi ücreti · ek mehil · dava şartı yokluğu · kesin süre · usulden reddi
Benzer bu karardaDavacı vekiline verilen «kesin mehil» yargılama sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g, 120 ve 324. maddelerinde yazılı olan «gider avansı» ve «bilirkişi ücretine» ilişkin «delil avansı» yatırılmasına ilişkindir.
Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." hükmü uyarınca delil avansının yatırılmaması ilgili delile dayanmaktan «vazgeçmiş sayılma» sonucunu doğuracağı gibi mahkemece hem «gider avansı» hem «delil avansı» için verilen «kesin» mehlin sonuçları açıkça anlatılıp «ihtar» edilmeden usulüne uygun «kesin mehil» verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı tarafın verilen «kesin süreye» rağmen gider avansını yatırmadığı, söz konusu eksikliğin dava şartı olduğu, gider avansının verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, tescilli endüstriyel tasarıma vaki tecavüzün iptali ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, mahkemece gider avansının verilen «kesin süreye» rağmen yatırılmadığından bahisle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4616 E. 2017/6583 K.
Ortak:delil avansı · bilirkişi incelemesi · dava şartı
İncelediğiniz kararda… rlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlandığı, HMK’nın 324/1 hükmü gereği, delil avansına yönelik «ara» kararında «bilirkişi incelemesi» yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın «kesin süre» içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini «ihtar» etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra «delil avansı» yatırılmadığı, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» «teminatı kapsamında» kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve «yargılama gideri» yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, verilen «kesin süreye» rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile «bilirkişi incelemesinin» yapılamaması nedeni ile bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, davada meydana gelen zararın miktarı, zararın kaza sırasında mı yoksa davalılar ile ilgili olmayan taşıma sırasında mı meydana geldiği hususu ile yapılan ödemenin «sigorta poliçesi» kapsamı içerisinde olup/olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu belirtilen hesaplamanın mahkemece de …
Bu durumda mahkemece, «ispat yükünün» kimde olduğu hususunda hataya düşülerek, «bilirkişi incelemesi» yaptırılmak üzere yatırılması gereken avansın tamamını davacıya yüklenmesi ve «kesin süre» içerisinde yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan …
Benzer bu karardaO halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerektiği gibi, davacı vekili «bilirkişi incelemesi» taleplerinin olmadığını, beyan ve delillerinin nazara alınmasını, yargılamaya devam edilerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istediğine göre mahkemece, mevcut «deliller değerlendirilerek» ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Gider avansı, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderler için davacıdan alınan meblağı ifade eder. (2) Adli yardım talebiyle açılan dava ve işlerde «adli yardım» konusunda bir karar verilinceye kadar «harç», gider ve «delil avansı» alınmaz.
Anılan maddede «gider avansı» ve «delil avansı» birlikte düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrası ile 4 ve 5 fıkraları arasında uyum bulunmadığından, HMK’nın 324. maddesi gözetilerek Yönetmeliğin 45. maddesinin 4. ve 5. fıkralarının öncelikle uygulanması gerekir. (..., ../..., .../..., ..., Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerine Göre Medeni Usul Hukuku 13.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı noksanlığının giderilmesi · gider avansı · kesin mehil · delil değerlendirmesi · bilirkişi ücreti · ön inceleme aşaması · ek mehil · tahkikat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nin 120/4. maddesi ve «gider avansı» tarifesi gereğince davacı vekiline gider avansını tamamlaması için 2 haftalık «kesin mehil» verildiği, davacı vekilince gider avansının verilen süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle dava şartları mevcut olmadığından davanın HMK'nin 115/2. maddesi gereğince «usulden reddine» karar verilmiştir.
O halde, 1086 sayılı Kanun döneminde açılan ve «tahkikat» aşamasında bulunan işbu davada, HMK'nın 324. maddesi uyarınca «delil avansı» istenebileceğinin kabulü gerektiği gibi, davacı vekili «bilirkişi incelemesi» taleplerinin olmadığını, beyan ve delillerinin nazara alınmasını, yargılamaya devam edilerek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istediğine göre mahkemece, mevcut «deliller değerlendirilerek» ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi incelemesi için istenilen «masrafın», dava şartı olan «gider avansı» olarak değerlendirilmesi suretiyle hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
01 Ekim 2011 tarihinden itibaren yürürlüğe giren Tarifenin 3. maddesinde, gider avansının, her türlü «tebligat» ve posta ücretleri, «keşif» giderleri, bilirkişi ve tanık ücretleri gibi giderleri kapsadığı belirtilmiş; 4. maddesinde, taraf sayısı, tanık sayısı, başvurulan deliller (keşif gideri, «bilirkişi ücreti» vs.) gözetilerek belirlenen tahmini «yargılama giderinin», «gider avansı» olarak önceden yatırılması amaçlanmıştır.
Tarafların üzerinde tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerle, kanunlardaki özel hükümler saklıdır. (5) Delil avansının ödenmesine, hâkim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön «inceleme aşaması» veya «tahkikatın» başında karar verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5623 E. , 2021/4735 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29.05.2018 tarih ve 2017/280 E. - 2018/662 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2020 tarih ve 2018/1330 E. - 2020/387 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı Mostontr Paz ... Ltd. Şti.'ye ait muhtelif emtianın müvekkili şirket tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığını, davaya konu emtianın 15.04.2015 tarihinde Gebze'den ABD'ye nakledilmek üzere gemi ile sevk edilmek üzere sağlam ve eksiksiz şekilde Ambarlı Limanı'na getirildiğini, 16.04.2015 tarihinde sigortalı şirkete ait bir adet konteynerin gece vardiyasında liman operatörü yönetimindeki makine ile elleçleme sırasında 3. kattan yere düşerek kısmen hasarlandığını, müvekkili tarafından 165.520.- TL hasar bedelinin 28.05.2015 tarihinde ödendiğini ileri sürerek anılan miktarın ödeme tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kumport ... A.Ş vekili, kaza sonucu müvekkilince gerekli işlemlerin yerine getirildiğini, değer kaybının olmaması için gerekli olan işlemlerin yapıldığını, sigorta konusu yükte düşmeye bağlı hasarın yanı sıra yükün taşınması sırasında hasar meydana geldiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Japon Sig. A.Ş vekili, zararın haksız fiilden kaynaklandığını, haksız fiilin işlendiği yerin Beylikdüzü olması nedeni ile Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının halefiyet hakkını kazandığını ispatlaması gerektiğini davaya konu edilen sigortalı emtialardaki hasarın tek bir olay neticesinde meydana gelmeyip her bir olay sonucu oluşan hasarın denetime elverişli şekilde tespiti gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, verilen kesin süreye rağmen bilirkişi avansının yatırılmaması nedeni ile bilirkişi incelemesinin yapılamaması nedeni ile bu delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı, davada meydana gelen zararın miktarı, zararın kaza sırasında mı yoksa davalılar ile ilgili olmayan taşıma sırasında mı meydana geldiği hususu ile yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamı içerisinde olup/olmadığının belirlenmesi teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu belirtilen hesaplamanın mahkemece de yapılamayacağı gerekçesi ile davacının kanıtlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının başlangıçta HMK 114. maddesi uyarınca dava şartı olarak yatırılması gerekli olan gider avansını yatırdığı, HMK’nın gider avansına ilişkin 120. maddesi ile delil avansına ilişkin 324. maddesi birlikte değerlendirildiğinde; gider avansının ve delil avansının yatırılmaması farklı hukuki sonuçlara bağlandığı, HMK’nın 324/1 hükmü gereği, delil avansına yönelik ara kararında bilirkişi incelemesi yatırılması gereken miktar belirtilerek ve avansın kesin süre içinde yatırılmaması halinde bu delilin ikamesinden vazgeçildiğinin kabulü ile dosya kapsamındaki delillere göre karar verileceğini ihtar etmesine rağmen davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde veya daha sonra delil avansı yatırılmadığı, TTK'nın 1472 maddesi uyarınca davacı sigortacının sigortalısına ödediği zararın miktarı, zararın meydana geliş şekli ve yapılan ödemenin sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalıp kalmadığının tespiti hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan,çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektirmekte olup tarafların katılımı olmaksızın davacının başvurusu üzerine yapılan expertiz raporu esas alınarak karar verilmesi de mümkün olmadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde ve yargılama gideri yapmadığı anlaşılan davalı Kumport ...
A.Ş yönünden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak mahkemece ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verildiği halde davada kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının sabit olmayan davasının reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyıcılardan ve sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince 09.11.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflar arasındaki uyuşmazlık belirlenmiş olup, dava dışı Sigortalıya ait emtianın davalı şirket tarafından işletilen limanda yüksekten düştüğü konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın meydana gelen hasarın bu düşmeden mi yoksa eşyanın taşınması sırasında mı kaynaklandığı noktasında olduğu tespit edilmiştir. HMK'nın 190/1 maddesine göre, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat yükünün doğru tayini davanın seyri açısından hayati öneme haizdir. TMK'nın 6. maddesine göre de kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Ayrıca HMK’nın 324. maddesinde taraflardan her birisinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen ücreti kesin süre içerisinde yatırmak zorunda olduğu, tarafların aynı delilin ikamesini talep etmeleri halinde gereken avansı yarı yarıya ödeyecekleri düzenlenmiştir. Davalı Kumport Liman Hiz. ve Loj. ve San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarında meydana gelen hasarın düşmenin yanı sıra yükün taşınması sırasında meydana geldiği savunmasında bulunmuştur. Hasarın, elleçleme öncesinde meydana geldiği hususunun ispatı davalı Kumport Liman Hiz. ve Loj. ve San. ve Tic. A.Ş.’ye düşmektedir. Emtiada meydana gelen hasar miktarının ise davacı tarafından ispatlanması gerekir.
Bu durumda
mahkemece, ispat yükünün kimde olduğu hususunda hataya düşülerek, bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere yatırılması gereken avansın tamamını davacıya yüklenmesi ve kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeniyle davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/681335300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz