Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3052 E. 2021/4114 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ ipoteğin kaldırılması↗ tapu iptali ve tescil↗ yetkili hamil↗ lehdar↗ ciranta↗ kötüniyet tazminatı↗ kambiyo senedi↗ ipotek↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ istirdat↗ asıl alacak↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ teminat↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu bononun davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, vekalet görevini kötüye kullanılmak suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen ...İli ...İlçesi 345 ada 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin ipotekli olması nedeniyle bononun ek teminat olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle davacı şirketin yetkilisine iade edildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının davalıya bu senet nedeniyle gerçek bir borcunun bulunmadığı ve istirdat talebinde haklı olduğu, senet meblağının 388.769,00-TL'sinin dava dışı üçüncü kişilerce ödendiği ve davalının takip başlatırken kötü niyetli olduğu senedin hangi amaçla verildiğini bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 132.566,00-TL'nin davalıdan istirdatına ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasındaki tefecilikten dolayı Yargıtay'dan kısmen onanarak kesinleşen ...Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki tüm ifadeler ve verilen karar ile ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen tapu iptal ve tescil davasının verilen bononun tefecilik ilişkisine dayalı olduğunu ve bono bedelinin tapu kaydı iptal edilen taşınmaz ipoteklerine ilişkin olduğu nazara alındığında taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi olmadığı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Takibe konu nakden kayıtlı bonoda keşideci davacı şirket, lehdar ve 1. ciranta dava dışı Mustafa Berdibek, 2. ciranta Binmax gıda şirketi, son ciranta ve yetkili hamil davalı olup, icra takibi yetkili hamilce yapılmıştır. Her iki taraf, bononun devredilen taşınmazlar üzerindeki ipotek bedelleri karşılığı teminat verildiğini kabul etmektedir. Davalı ceza davası sürecindeki beyanlarında davacı şirket yetkilisinden satın aldığı taşınmazlar üzerinde bulunan üç adet ipoteğin kaldırılması karşılığında 670.000.- TL’lik bononun verildiğini, kaldırılmaması halinde bono bedelinin tahsil şartlarının oluşacağını beyan ettiği, davacı şirket yetkilisince ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalıya devredilen taşınmazların tapu tescilinin iptali için açılan davada tapu tescillerinin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda söz konusu taşınmazların ipotek borcuna teminaten alındığı belirtilen bononun teminat özelliği gerçekleştiği ve bono bedelinin istenebilir hale geldiği anlaşılmaktadır. Bono bedelinin 388.769,00 TL'sinin davacı dışındaki kişilerce ödendiği tarafların kabulünde olup, mahkemece, icra takip tarihi itibariyle alacak-borç durumunun tespit edilmesi ve yapılan ödemenin o tarihteki asıl alacak ve faiz toplamından düşülerek ödeme tarihinden dava tarihine kadar hesap yapılarak davacının bonodan dolayı borçlu olduğu tutarın tespiti ile davacının talebi de gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3401 E. 2024/5726 K.
Ortak:vekalet görevinin kötüye kullanılması · ipoteğin kaldırılması · yetkili hamil · lehdar · ciranta · kambiyo senedi · ipotek · hamil
İncelediğiniz karardaTakibe konu nakden kayıtlı «bonoda» «keşideci» davacı şirket, «lehdar» ve 1. «ciranta» dava dışı Mustafa Berdibek, 2. ciranta Binmax gıda şirketi, «son» ciranta ve «yetkili hamil» davalı olup, icra takibi yetkili hamilce yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu «bononun» davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, «vekalet görevini kötüye kullanılmak» suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen ...İli ...İlçesi 345 ada 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin «ipotekli» olması nedeniyle bononun ek «teminat» olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin .. …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile «vekalet görevinin kötüye kullanılması» nedeniyle davacı şirketin yetkilisine iade edildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının davalıya bu senet nedeniyle gerçek bir borcunun bulunmadığı ve «istirdat» talebinde haklı olduğu, senet meblağının 388.769,00-TL'sinin dava dışı üçüncü kişilerce ödendiği ve davalının takip başlatırken kötü niyetli olduğu senedin hangi amaçla verildiğini bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 132.566,00-TL'nin davalıdan istirdatına ve davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBerdibek, ikinci «cirantanın» Binmax Gıda Şirketi, «son» ciranta ve «yetkili hamilin» davalı olup, icra takibinin yetkili hamilce yapıldığı, her iki tarafın, «bononun» devredilen taşınmazlar üzerindeki «ipotek» bedelleri karşılığı «teminat» verildiğini kabul ettiği, davalının ceza davası sürecindeki beyanlarında, davacı şirket yetkilisinden satın aldığı taşınmazlar üzerinde bulunan üç adet «ipoteğin kaldırılması» karşılığında 670.000,00 TL’lik bononun verildiğini, kaldırılmaması halinde bono bedelinin tahsil şartlarının oluşacağını beyan ettiği, davacı şirket yetkilisince B …
Dairemizin 27.04.2021 tarih, 2020/3052 E. ve 2021/4114 K. sayılı kararıyla davanın, «kambiyo senedine» dayalı «menfi tespit» ve «istirdat davası» olduğu, takibe konu nakden kayıtlı «bonoda» «keşidecinin» davacı şirket, «lehdar» ve birinci «cirantanın» dava dışı ...
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2018 tarih, 2016/7 E. ve 2018/264 K. sayılı kararıyla; takibe konu «bononun» davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, «vekalet görevini kötüye kullanılmak» suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen Bingöl İli, Merkez İlçesi, 345 ada, 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin «ipotekli» olması nedeniyle bononun ek «teminat» olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin Bi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kısmi ödeme · aleyhe delil · istirdat davası · bekletici mesele · teminat senedi · borçlu olunmadığının tespiti · cy/cy şerhi · derdestlik
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'ın tefeci borcuna «kefil» olduğunu, 31 adet dükkanındaki payını emaneten ...'e verdiğini, malları uhdesine alan ...'in taşınmazların kaydında dava dışı banka lehine ipoteği görünce taşınmazlardaki «ipotekten» gelebilecek zarara karşılık bir de «teminat senedi» aldığını, senedin 670.000,00 TL bedelli ipotek miktarına karşılık verildiğini, Şerif Budan tapu iptal ve tescil davası açıp, mallarını geri alınca ipotek konulan 17, 28 ve 38 numaralı bağımsız bölümleri de geri aldığını, 2015 yılından beri bu mallardan tasarruf ettiğini, müvekkilinin önce mallarına el konulduğunu, üzerinde ipotek görülünce teminat senedi alındığını, habersiz firma kaşeleri vurularak takibe konulduğunu, eldeki diğer çekler ve mallarla tehdit edilerek «kısmi ödeme» alındığını, yapılan ödemelerin de «aleyhe delil» olduğunu, ödemelerin de tefe parası alan kişiler tarafından yapıldığını, Bingöl 2.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, takibe konu bonoyu davalıya «teminat» olarak davacı şirket ortaklarından dava dışı ...’ın şahsi olarak verdiğini, ancak senede sonradan davacı şirket kaşesinin basıldığını, «bononun» gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını, tefecilik ve «dolandırıcılıktan» davalı hakkında soruşturma başlatıldığını ve takip konusu bonoya savcılıkça el konulduğunu, bono bedeline istinaden dava dışı Hayrullah Kutulman tarafından 390.000,00 TL ödendiğini, bakiye bono bedeli olan 280.000,00 TL'den «borçlu olunmadığının tespiti» ile «haciz» tehdidi ile ödenen 132.566,00 TL’nin «istirdatına» ve davalı aleyhine «kötü niyet tazminatına» karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 27.04.2021 tarih, 2020/3052 E. ve 2021/4114 K. sayılı kararıyla davanın, «kambiyo senedine» dayalı «menfi tespit» ve «istirdat davası» olduğu, takibe konu nakden kayıtlı «bonoda» «keşidecinin» davacı şirket, «lehdar» ve birinci «cirantanın» dava dışı ...
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/145 E., 2014/191 K. sayılı kararın hükme esas alınmadığını, malların taraflarına iade edildiğini, mallar iade edildiği için tüm «şerh», beyan ve hacizlerin sona erdiğini, ortada bir «teminat» olduğunu, teminatın üzerindeki «ipotek» için bir teminat daha alındığını, ipotek alacaklısı bankanın alacağının kapatıldığını, senetlere de el konularak ceza dosyasına alındığını, tefeciye teminat olarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2044 E. 2018/7787 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulen açılmış dava · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · pasif husumet · fesih · ek tasfiye · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… in suça konu faaliyetleri davalı şirkete ait iş yerinde gerçekleştirdiği, şirketin tefecilik suçuna konu faaliyetler açısından paravan olarak kullanıldığı, şirketin «fesih» ve tasfiyesi davalarında şirket ortaklarına «husumet» düşmediği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın kabulü ile, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, şirkete «tasfiye memuru atanmasına», davalı ortaklar hakkındaki davanın ise «pasif husumet» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket ve «temsilcileri» vekili temyiz etmiştir.
2-) Davalı şirketin «temsilcileri» olan ..., ... ve ...’ın temyiz itirazlarına gelince, davacı dava dilekçesiyle «husumeti» sadece davalı şirkete yöneltmiş, adı geçen gerçek kişileri ise, şirket temsilcisi sıfatıyla davada göstermiştir.
Bu nedenle anılan şahıslar hakkında «usulen açılmış» bir dava olmadığı halde, adı geçenler hakkında hüküm tesisi ile «husumetten» ret kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün adı geçen gerçek şahıslar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4083 E. 2021/4099 K.
Ortak:kötüniyet tazminatı · bono · kötüniyet
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile «vekalet görevinin kötüye kullanılması» nedeniyle davacı şirketin yetkilisine iade edildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının davalıya bu senet nedeniyle gerçek bir borcunun bulunmadığı ve «istirdat» talebinde haklı olduğu, senet meblağının 388.769,00-TL'sinin dava dışı üçüncü kişilerce ödendiği ve davalının takip başlatırken kötü niyetli olduğu senedin hangi amaçla verildiğini bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 132.566,00-TL'nin davalıdan istirdatına ve davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu «bononun» davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, «vekalet görevini kötüye kullanılmak» suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen ...İli ...İlçesi 345 ada 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin «ipotekli» olması nedeniyle bononun ek «teminat» olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin .. …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen tapu iptal ve tescil davasının verilen «bononun» tefecilik ilişkisine dayalı olduğunu ve bono bedelinin tapu «kaydı» iptal edilen taşınmaz «ipoteklerine» ilişkin olduğu nazara alındığında taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi olmadığı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesinin 2009/337 esas ve 2011/852 kararı ile sayılı dosyası kapsamında dava konusu edilen «bono» nedeniyle davacının müdahil sıfatıyla davaya katıldığı, yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen 10.500,00 Euro tutarlı senet de değerlendirilmek suretiyle davlının tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği, bu durumda ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden 818 sayılı Borçlar Kanununun 20/1. (6098 sayılı TBK’nın 27/1) maddesi hükmü uyarınca, kanunun «emredici» hükümlerine, ahlaka ve «kamu düzenine» aykırı sözleşmeler «geçersiz» olacağından, dava konusu bononun hukuken geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:emredici hüküm · kötü niyet tazminatı · kamu düzeni · kötü niyet · geçersizlik
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesinin 2009/337 esas ve 2011/852 kararı ile sayılı dosyası kapsamında dava konusu edilen «bono» nedeniyle davacının müdahil sıfatıyla davaya katıldığı, yapılan yargılama sonunda dava konusu edilen 10.500,00 Euro tutarlı senet de değerlendirilmek suretiyle davlının tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın temyiz incelenmesinden geçerek kesinleştiği, bu durumda ceza davası sonunda tefeciliğe ilişkin maddi vakıa kesinleştiğinden 818 sayılı Borçlar Kanununun 20/1. (6098 sayılı TBK’nın 27/1) maddesi hükmü uyarınca, kanunun «emredici» hükümlerine, ahlaka ve «kamu düzenine» aykırı sözleşmeler «geçersiz» olacağından, dava konusu bononun hukuken geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı aleyhine «kötüniyet tazminatına» karar verilmiştir.
2-Davalı takipte haklı olduğunu kanıtlayamamış ise de kötü niyetli olduğu da söylenemeyeceğinden davalı aleyhine «kötü niyet tazminatı» verilmesi doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmektedir.
1 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9842 E. 2015/9918 K.
Ortak:ciranta · bono · menfi tespit · teminat
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu «bononun» davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, «vekalet görevini kötüye kullanılmak» suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen ...İli ...İlçesi 345 ada 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin «ipotekli» olması nedeniyle bononun ek «teminat» olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin .. …
Takibe konu nakden kayıtlı «bonoda» «keşideci» davacı şirket, «lehdar» ve 1. «ciranta» dava dışı Mustafa Berdibek, 2. ciranta Binmax gıda şirketi, «son» ciranta ve «yetkili hamil» davalı olup, icra takibi yetkili hamilce yapılmıştır.
Her iki taraf, «bononun» devredilen taşınmazlar üzerindeki «ipotek» bedelleri karşılığı «teminat» verildiğini kabul etmektedir.
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme yeri · yerleşim yeri · ihtiyati haciz · yetki · haciz
Benzer bu karardaBonoya dayalı «ihtiyati haciz» isteminde; yetkili mahkeme; borçlunun «yerleşim yeri», «bonoda» gösterilen «ödeme yeri», bonoda ödeme yeri gösterilmemişse; bononun düzenlendiği yer, «ciranta» aleyhine ihtiyati haciz isteniyorsa cirantanın yerleşim yeri mahkemesi ihtiyati haciz kararı vermeye yetkilidir.
Dava «bonoya» dayalı «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Bu hususlara göre; mahkemenin yetkili olup olmadığını başka bir anlatımla itiraz edenin «yetki» konusundaki itirazı hakkında karar verilmeksizin «teminat» iddiasının açılacak «menfi tespit» davasında değerlendirileceği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3052 E. , 2021/4114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.06.2018 tarih ve 2016/7 E. - 2018/264 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.06.2019 tarih ve 2018/2811 E. - 2019/1195 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, takibe konu bononun davalıya teminat olarak davacı şirket ortaklarından dava dışı ...’ın şahsi olarak verdiğini ancak senede sonradan davacı şirket kaşesinin basıldığını, bononun gerçek bir borç ilişkisine dayanmadığını, davalının tefecilik ve dolandırıcılıktan hakkında soruşturma başlatıldığını ve takip konusu bonoya da savcılıkça el konulduğunu, bono bedeline istinaden dava dışı Hayrullah Kutulman tarafından 390.000.- TL ödendiğini, bakiye bono bedeli olan 280.000.- TL'den borçlu olunmadığının tespiti ile haciz tehdidi ile ödenen 132.566 TL’nin istirdatına ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konu senet üzerine davacı şirket yetkilisince tanzim tarihinde kaşe basılıp imzalandığını, icra takibi sonrasında davalı şirket yetkililerince bu yönde herhangi bir itirazda bulunulmayıp borcun kabul edildiğini, senede ilişkin borcun bir kısımın ödenmesinin de buna delil teşkil ettiğini, senedin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, takibe konu bononun davalının yargılandığı ve tefecilik suçundan ceza aldığı ceza dosyası içeriği, davalının ifadeleri ve dosya içeriğindeki belgelerle Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen tefecilik ilişkisine istinaden davacı şirketin yetkilisince verildiği, vekalet görevini kötüye kullanılmak suretiyle davacı şirket yetkilisine ait olan ve davalı adına tescil ettirilen ...İli ...İlçesi 345 ada 36 parselde bulunan 27, 28, 38 numaralı bağımsız bölümlerin ipotekli olması nedeniyle bononun ek teminat olması amacıyla verildiği, senet meblağının ipotek bedelleri toplamından oluştuğu, bu hususun da davalı tarafın kabulünde olduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin ...2.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle davacı şirketin yetkilisine iade edildiği ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının davalıya bu senet nedeniyle gerçek bir borcunun bulunmadığı ve istirdat talebinde haklı olduğu, senet meblağının 388.769,00-TL'sinin dava dışı üçüncü kişilerce ödendiği ve davalının takip başlatırken kötü niyetli olduğu senedin hangi amaçla verildiğini bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile icra dosyasına ödenen 132.566,00-TL'nin davalıdan istirdatına ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasındaki tefecilikten dolayı Yargıtay'dan kısmen onanarak kesinleşen ...Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki tüm ifadeler ve verilen karar ile ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen tapu iptal ve tescil davasının verilen bononun tefecilik ilişkisine dayalı olduğunu ve bono bedelinin tapu kaydı iptal edilen taşınmaz ipoteklerine ilişkin olduğu nazara alındığında taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi olmadığı gerekçesiyle verilen ilk derece mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Takibe konu nakden kayıtlı bonoda keşideci davacı şirket, lehdar ve 1. ciranta dava dışı Mustafa Berdibek, 2. ciranta Binmax gıda şirketi, son ciranta ve yetkili hamil davalı olup, icra takibi yetkili hamilce yapılmıştır. Her iki taraf, bononun devredilen taşınmazlar üzerindeki ipotek bedelleri karşılığı teminat verildiğini kabul etmektedir. Davalı ceza davası sürecindeki beyanlarında davacı şirket yetkilisinden satın aldığı taşınmazlar üzerinde bulunan üç adet ipoteğin kaldırılması karşılığında 670.000.- TL’lik bononun verildiğini, kaldırılmaması halinde bono bedelinin tahsil şartlarının oluşacağını beyan ettiği, davacı şirket yetkilisince ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde davalıya devredilen taşınmazların tapu tescilinin iptali için açılan davada tapu tescillerinin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda söz konusu taşınmazların ipotek borcuna teminaten alındığı belirtilen bononun teminat özelliği gerçekleştiği ve bono bedelinin istenebilir hale geldiği anlaşılmaktadır. Bono bedelinin 388.769,00 TL'sinin davacı dışındaki kişilerce ödendiği tarafların kabulünde olup, mahkemece, icra takip tarihi itibariyle alacak-borç durumunun tespit edilmesi ve yapılan ödemenin o tarihteki asıl alacak ve faiz toplamından düşülerek ödeme tarihinden dava tarihine kadar hesap yapılarak davacının bonodan dolayı borçlu olduğu tutarın tespiti ile davacının talebi de gözönüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/670742500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz