Yemin delili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3787 E. 2021/2554 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yemin delili↗ ticari defter kayıtları↗ bedelsizlik↗ yemin↗ ikrar↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ tacir↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı dava dilekçesi ile fatura karşılığı dava konusu çekleri keşide ettiğini, çek bedellerini ödemiş olmasına rağmen hizmet alamadığını iddia etmiş ise de düzenlenen bilirkişi raporunda ticari defterlerinde dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, tarafların tacir olduğu, davacının TTK'nın 18. maddesi gereği ticari defterinde kayıtlı olmayan bir hususu tek başına yemin deliline dayanarak ispat edemeyeceği, davacının davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı şirket yetkilisinin teklif edilen yeminin edası için davetin tebliğine rağmen geçerli bir özür sunmaksızın gelmedikleri, HMK'nın 229/1. maddesinde ''Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, mezkur hükümde düzenlendiği üzere davalı yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1476 E. 2020/4344 K.
Ortak:yemin delili · yemin · ikrar
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı dava dilekçesi ile «fatura» karşılığı dava konusu çekleri keşide ettiğini, «çek» bedellerini ödemiş olmasına rağmen hizmet alamadığını iddia etmiş ise de düzenlenen bilirkişi raporunda «ticari defterlerinde» dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, tarafların «tacir» olduğu, davacının TTK'nın 18. maddesi gereği «ticari defterinde kayıtlı» olmayan bir hususu tek başına «yemin deliline» dayanarak ispat edemeyeceği, davacının davaya konu çeklerin «bedelsiz» kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nın 229/1. maddesinde ''Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da «yemini» iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları «ikrar» etmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, mezkur hükümde düzenlendiği üzere davalı yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar v …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ticari vekillik sözleşmesine» göre kira bedelinin davalı tarafından ödenmesinden sonra davacının «hakedişinden» kesileceği, kiranın yarı yarıya ödeneceği hususunda anlaşıldığına dair davacının «yazılı delil» sunmadığı, davanın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra açıldığı, deliller arasında «yemin deliline» açıkça yer verilmediği, yasal deliller ibaresinin yemine deliline başvurma hakkı tanımadığı, «görevsiz» mahkemece sehven yaptırılan yeminin «usuli kazanılmış hak» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca «yemin» davetiyesine, yemine konu hususlar hakkında sorulacak sorular ile geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan gün ve saatte mahkemeye gelmediği veya gelip de yemini iade etmediği yahut yemini eda etmekten kaçındığı takdirde, yemin konusu vakıaları «ikrar» etmiş sayılacağı yazılır (M.228/2).
Davalı vekili de dilekçesinde «yemin teklifini» kabul ettiğini yemin edecek kişinin isim ve adresini bildirdiğine göre 6100 sayılı HMK'nın 145. maddesi uyarınca davacının «yemin delilinin» toplanması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari vekillik sözleşmesi · imza sirküleri · hakediş · yemin teklifi · yazılı delil · usuli kazanılmış hak · depo kararı · kazanılmış hak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «ticari vekillik sözleşmesine» göre kira bedelinin davalı tarafından ödenmesinden sonra davacının «hakedişinden» kesileceği, kiranın yarı yarıya ödeneceği hususunda anlaşıldığına dair davacının «yazılı delil» sunmadığı, davanın 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğünden sonra açıldığı, deliller arasında «yemin deliline» açıkça yer verilmediği, yasal deliller ibaresinin yemine deliline başvurma hakkı tanımadığı, «görevsiz» mahkemece sehven yaptırılan yeminin «usuli kazanılmış hak» teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davalı şirket «tüzel kişiliğine» «yemin» davetiyesinin gönderilmesi, davalı asıl adına yemin edecek kişinin uyuşmazlığa konu olay bakımından şirketi «temsil» «yetkisine» sahip olduğunun «imza sirküleriyle» denetlenip tespitinden sonra davacının kullanımındaki işyerinin bodrum katında bulunan yerin «depo»/arşiv olarak davalı yanca kullanılıp kullanılmadığı, kirasının davalı tarafından üstlenilip üstlenilmediği, taraflar arasında bu konuda bir anlaşmanın bulunup bulu …
Kendisine «yemin teklif» edilen kimse, duruşmada bizzat hazır değilse, kendisine yemin için bir davetiye çıkarılır (HMK m.228.1).
Davetiye, «yemin teklif» edilen kişinin bizzat kendisine usulüne uygun bir biçimde tebliğ edilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4384 E. 2010/11464 K.
Ortak:yemin delili · yemin · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı dava dilekçesi ile «fatura» karşılığı dava konusu çekleri keşide ettiğini, «çek» bedellerini ödemiş olmasına rağmen hizmet alamadığını iddia etmiş ise de düzenlenen bilirkişi raporunda «ticari defterlerinde» dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, tarafların «tacir» olduğu, davacının TTK'nın 18. maddesi gereği «ticari defterinde kayıtlı» olmayan bir hususu tek başına «yemin deliline» dayanarak ispat edemeyeceği, davacının davaya konu çeklerin «bedelsiz» kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nın 229/1. maddesinde ''Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da «yemini» iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları «ikrar» etmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, mezkur hükümde düzenlendiği üzere davalı yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar v …
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, kooperatif karar «defterinden», «yemini» eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili «temsilci» olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yemin teklifi · istirdat · temsil · kesin hüküm
Benzer bu kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin «istirdatı» istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14499 E. 2016/6204 K.
Ortak:yemin · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı dava dilekçesi ile «fatura» karşılığı dava konusu çekleri keşide ettiğini, «çek» bedellerini ödemiş olmasına rağmen hizmet alamadığını iddia etmiş ise de düzenlenen bilirkişi raporunda «ticari defterlerinde» dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, tarafların «tacir» olduğu, davacının TTK'nın 18. maddesi gereği «ticari defterinde kayıtlı» olmayan bir hususu tek başına «yemin deliline» dayanarak ispat edemeyeceği, davacının davaya konu çeklerin «bedelsiz» kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… nın 229/1. maddesinde ''Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da «yemini» iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları «ikrar» etmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, mezkur hükümde düzenlendiği üzere davalı yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar v …
Benzer bu karardaDava, taşıma hizmeti karşılığı düzenlenen faturalara dayalı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının sunduğu «yemin» metni uyarınca eda edilen yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafından davalıya hitaben düzenlenen ve takip konusu edilen faturaların bir kısmının davalı «defterlerinde» kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup davalı aleyhine sonuç doğurur.
Davalı, «defterlerine» kaydettiği faturaların bir kısmının davacıya ödendiğini, bir kısmının ise davacının sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ve buna bağlı olarak ödenmediğini savunmuş olmakla bu savunmaların «ispat yükü» davalı üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yemin teklifi · ispat külfeti · ispat yükü · dahili dava · temsil · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının teklif ettiği yeminin davalı «temsilcisince» eda edildiği, «kesin delil» karşısında diğer delillerin değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece «ispat yükü» davalıya düşen; kısmen ödeme yapıldığı ve kısmen de davacının sözleşmeye aykırı hareketi nedeniyle ödeme yapılmadığı savunmaları hakkında «ispat külfetinin» tersine çevrilmesi suretiyle dava konusu tüm faturalar bakımından davacıya «yemin teklif» etme hakkının kullandırılması ve eda edilen yemine bağlı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «yemin» metninin taraflarca hazırlanması gerekli ise de mahkemece, yemin metninin somut olaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ispat edilen vakıaların ayıklanıp ancak «ispat yükü» üzerine düşen tarafın diğer delillerle ispatlayamadığı hususların yemin metnine «dahil» edilmesi gerekir.
Davalı, «defterlerine» kaydettiği faturaların bir kısmının davacıya ödendiğini, bir kısmının ise davacının sözleşmeyi gereği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını ve buna bağlı olarak ödenmediğini savunmuş olmakla bu savunmaların «ispat yükü» davalı üzerindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3787 E. , 2021/2554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bucak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.01.2019 tarih ve 2018/16 E. - 2019/13 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunu, davacı şirket tarafından keşide edilen 4 adet çekin davalıya verilmesine rağmen karşılığında davalı tarafından herhangi bir mal ya da hizmet sunulmadığını, çeklerin bedellerinin karşılıksız kaldığını iddia ederek, bu çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davayı açmakta yararı olmadığını, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, tanık dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı dava dilekçesi ile fatura karşılığı dava konusu çekleri keşide ettiğini, çek bedellerini ödemiş olmasına rağmen hizmet alamadığını iddia etmiş ise de düzenlenen bilirkişi raporunda ticari defterlerinde dava konusu çeklerin kayıtlı olmadığı, tarafların tacir olduğu, davacının TTK'nın 18. maddesi gereği ticari defterinde kayıtlı olmayan bir hususu tek başına yemin deliline dayanarak ispat edemeyeceği, davacının davaya konu çeklerin bedelsiz kaldığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Davalı şirket yetkilisinin teklif edilen yeminin edası için davetin tebliğine rağmen geçerli bir özür sunmaksızın gelmedikleri, HMK'nın 229/1. maddesinde ''Yemin için davet edilen kimse, tayin edilen gün ve saatte mahkemede geçerli bir özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz yahut hazır bulunup da yemini iade etmez ya da yemini eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır.'' hükmüne yer verildiği, mezkur hükümde düzenlendiği üzere davalı yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/663058700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz