Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4384 E. 2010/11464 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin delil↗ yemin teklifi↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ yemin↗ istirdat↗ temsil↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın yemin teklifinin davalı temsilcisince kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin kesin delil olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını yemin delili ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafa yemin teklif etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili temsilcisi tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. Somut olayda, kooperatif karar defterinden, yemini eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili temsilci olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalı kooperatifin ticaret sicilinden hali hazır temsilcilerinin araştırılıp, temsil şeklinin belirlenip, buna göre usulüne uygun şekilde yemin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4834 E. 2011/7748 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:maktu vekalet ücreti · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, mahkemece davalı lehine nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen davalar için belirlenen «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden kararın H.U.M.K.’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6567 E. 2010/12925 K.
Ortak:kesin delil · yemin teklifi · yemin · temsil · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının takibe dayanak faturaların ait olduğu aylar ile ilgili takip bedeli kadar taşıma ve servis hizmeti vermediğine dair «yemin» ettiği, yeminin «kesin delil niteliğinde» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» kanıtlanmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
2-Ancak tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen «yemin», tüzel kişinin yetkili «temsilcisi» tarafından eda edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · kötü niyet
Benzer bu kararda… tlanamadığı, davacının teklifi üzerine davalının takibe dayanak faturaların ait olduğu aylar ile ilgili takip bedeli kadar taşıma ve servis hizmeti vermediğine dair «yemin» ettiği, yeminin «kesin delil niteliğinde» olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davacının «kötü niyeti» kanıtlanmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6496 E. 2022/1009 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonucunda, icra takibinin ve davanın dayanağını teşkil eden 30.03.2009 tarihli adi yazılı «satış sözleşmesinin» davalı şirket ile davacı arasında imzalandığı, satışı kararlaştırılan 2 adet gayrimenkulün tapularının davacı şirket adına devredilerek adi yazılı şekilde yapılan …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17557 E. 2014/4113 K.
Ortak:yemin teklifi · yemin · temsil · Alacak
İncelediğiniz kararda… na göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın «yemin teklifinin» davalı «temsilcisince» kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin «kesin delil» olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını «yemin delili» ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
Davacı vekili, davalı tarafa «yemin teklif» etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «tellallık sözleşmesi» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf, iddiasının ispatı için davalılara «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece davalı şirketlerin yetkili «temsilci» olduğu belirtilen kişilere yemin eda ettirilmiştir.
Bu «temsilci», «yemin» konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, «yemin teklif» edildiği zamandaki temsilcidir.
Ayrıca, birlikte «temsil» söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile Yetkili kişilerin tamamının da «yemin» etmesi zorunludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tellallık sözleşmesi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «tellallık sözleşmesinin» kurulduğu ve buna dayalı olarak tellallık ücretine hak kazanmadığı iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «tellallık sözleşmesi» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı taraf, iddiasının ispatı için davalılara «yemin teklifinde» bulunmuş, mahkemece davalı şirketlerin yetkili «temsilci» olduğu belirtilen kişilere yemin eda ettirilmiştir.
G. için düzenlenen vekaletnamede anılan şirketin A ve B grubu yöneticilerinin bulunduğu, şirketin A ve B grubu yöneticilerin müşterek imzası ile veya «yönetim kurulu» tarafından belirlenen bedelin altındaki işlemler için B grubu yöneticilerden iki kişinin atacağı imza ile «temsil» edileceği ve davalı şirket adına «yemin» eden O.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4384 E. , 2010/11464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Pazar (Rize) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2008 tarih ve 2007/174-2008/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılının dördüncü ayından itibaren bir yıl davalı kooperatif yönetiminde görev yaptığını, kooperatifin ihtiyaçlarının karşılanması için zaman zaman şahsi ödemeler yaptığını, 26.800 TL lik şahsi çek verdiğini, bunun 16.000 TL sini geri aldığını, kooperatif hissesini devredebilmek için kooperatif yönetiminin muvafakatini istediğini, kooperatif yönetiminin müvekkiline 11.000 TL borcunu ödemesi halinde muvafakat verebileceğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu borcu ödediğini, müvekkilinin kooperatife borcunun olmadığını, müvekkiline tahakkuk ettirilen borcun kooperatife ait olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı yönetimden ayrıldıktan sonra genel kurulun toplanıp hesapları ibra ettiğini, bu durumda Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca 1 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının borçtan kurtulmak için eldeki davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın yemin teklifinin davalı temsilcisince kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin kesin delil olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını yemin delili ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafa yemin teklif etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili temsilcisi tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. Somut olayda, kooperatif karar defterinden, yemini eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili temsilci olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, davalı kooperatifin ticaret sicilinden hali hazır temsilcilerinin araştırılıp, temsil şeklinin belirlenip, buna göre usulüne uygun şekilde yemin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043185300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz