6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4384 E. 2010/11464 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin delil yemin teklifi yemin delili yazılı delil yemin istirdat temsil kesin hüküm e-defter

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın yemin teklifinin davalı temsilcisince kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin kesin delil olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını yemin delili ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafa yemin teklif etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili temsilcisi tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. Somut olayda, kooperatif karar defterinden, yemini eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili temsilci olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davalı kooperatifin ticaret sicilinden hali hazır temsilcilerinin araştırılıp, temsil şeklinin belirlenip, buna göre usulüne uygun şekilde yemin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Maktu vekalet ücreti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4834 E. 2011/7748 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6567 E. 2010/12925 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6496 E. 2022/1009 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17557 E. 2014/4113 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/4384 E.  ,  2010/11464 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Pazar (Rize) Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.12.2008 tarih ve 2007/174-2008/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılının dördüncü ayından itibaren bir yıl davalı kooperatif yönetiminde görev yaptığını, kooperatifin ihtiyaçlarının karşılanması için zaman zaman şahsi ödemeler yaptığını, 26.800 TL lik şahsi çek verdiğini, bunun 16.000 TL sini geri aldığını, kooperatif hissesini devredebilmek için kooperatif yönetiminin muvafakatini istediğini, kooperatif yönetiminin müvekkiline 11.000 TL borcunu ödemesi halinde muvafakat verebileceğini bildirdiğini, bunun üzerine müvekkilinin bu borcu ödediğini, müvekkilinin kooperatife borcunun olmadığını, müvekkiline tahakkuk ettirilen borcun kooperatife ait olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı temsilcisi, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı yönetimden ayrıldıktan sonra genel kurulun toplanıp hesapları ibra ettiğini, bu durumda Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca 1 aylık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının borçtan kurtulmak için eldeki davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasını ispatlayamadığı, yazılı bir delil bulunmadığı, kooperatif kayıtlarında da iddiayı ispatlayacak bir belgeye rastlanmadığı, davacı tarafın yemin teklifinin davalı temsilcisince kabul edilerek yemin edildiği, her ne kadar yemin edilmesinden sonra alınan bilirkişi raporunda davacıya ait bir borç olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı bildirilmiş ise de yeminin kesin delil olduğu ve davalı temsilcisinin savunmasını yemin delili ile kesin olarak ispatladığı, bu sebeple yemin edilmesinden sonraki raporun hükme esas alınamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, davalı kooperatife yapılan ödemenin istirdatı istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı tarafa yemin teklif etmiş, mahkemece de davalı kooperatif başkanının eda ettiği yemine dayalı olarak davanın reddine karar verilmiştir. Tüzel kişilerin taraf olduğu davalarda tüzel kişiye teklif edilen yemin, tüzel kişinin yetkili temsilcisi tarafından eda edilir. Bu temsilci, yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yemin teklif edildiği zamandaki temsilcidir. Ayrıca, birlikte temsil söz konusu olduğu takdirde yeminin bağlayıcı olabilmesi için birlikte temsile yetkili kişilerin tamamının da yemin etmesi zorunludur. Somut olayda, kooperatif karar defterinden, yemini eda eden davalı kooperatif başkanının tek yetkili temsilci olmadığı anlaşılmaktadır.

Bu durum karşısında, davalı kooperatifin ticaret sicilinden hali hazır temsilcilerinin araştırılıp, temsil şeklinin belirlenip, buna göre usulüne uygun şekilde yemin yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043185300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.