Sigortalanabilir menfaat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/34 E. 2021/2514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigortalanabilir menfaat↗ nakliyat abonman sigortası↗ nakliyat abonman sigorta poliçesi↗ lütuf (hatır) ödemesi↗ bağış↗ abonman sigorta poliçesi↗ geçersiz sözleşme↗ halefiyet↗ rücuen tahsil↗ sigorta sözleşmesi↗ rücu↗ taşıyıcı↗ geçersizlik↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında teslim yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında olduğu iddia edilen hasara istinaden ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taşımaya konu emtianın davacı sigortalısınca FCA Gaziantep teslim şartlı satılması nedeniyle emtianın taşıyıcıya teslimi sonrasında meydana gelen hasardan alıcı sorumlu olacağından sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı, bu halde yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 1408 maddesi “sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersizdir. Sözleşmenin yapıldığı anda var olan menfaat, sözleşmenin süresi içinde ortadan kalkarsa, sözleşme o anda geçersiz olur.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca poliçenin tanziminden hasar tarihine dek olan süreçte sigortalının menfaatinin olması gerekmektedir. Ancak, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince sigortalı şirket tarafından alıcıdan satım bedelinin tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edilmemiş olduğunun tespiti halinde sigortalının menfaatinin bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5965 E. 2018/116 K.
Ortak:bağış · halefiyet · rücu · taşıyıcı · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında olduğu iddia edilen «hasara» istinaden ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, taşımaya konu emtianın davacı sigortalısınca FCA Gaziantep «teslim» şartlı satılması nedeniyle emtianın «taşıyıcıya» teslimi sonrasında meydana gelen hasardan alıcı sorumlu olacağından sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı, bu halde yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil, alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, alıcının malların tamamının bedelini ödemek zorunda olduğu, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine kabulüne karar verilmiştir.
Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazmin · mutlak ticari dava · görevsizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaDava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
Dava tarihi olan 28.11.2012’de yürürlükte olan 6102 Türk Ticaret Kanunu’nun 4. ve 5. maddesi uyarınca, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla «görevlidir».
Dava konusu uyuşmazlık niteliği itibariyle «mutlak ticari» davadır.
Asliye Ticaret Mahkemesinin vermiş olduğu «görevsizlik» kararı temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmekle gönderilen mahkemeyi bağlamaz.
-
Sigorta poliçesinden tazminat | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1815 E. 2023/1814 K.
Ortak:sigortalanabilir menfaat · nakliyat abonman sigorta poliçesi · nakliyat abonman sigortası · bağış · abonman sigorta poliçesi · halefiyet · rücuen tahsil · rücu
İncelediğiniz karardaDava, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında olduğu iddia edilen «hasara» istinaden ödenen tazminatın «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 1408 maddesi “«sigorta sözleşmesinin» yapılması anında, «sigortalanan menfaat» mevcut değilse, sigorta sözleşmesi «geçersizdir».
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «nakliyat abonman sigorta poliçesi» kapsamında ödendiği iddia edilen tazminatın «rücuen tahsil» talebinin haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.10.2019 tarih, 2019/319 E. ve 2019/1140 K. sayılı kararı ile davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun bulunmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 14.12.2015 tarih, 2015/580 E. ve 2015/1010 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre satıcının malı «tesliminden» sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelini alıcı firmadan tahsil ettiği, sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, menfaati sigortalanan alıcı firmanın sigortaya müracaat ederek «hasar» bedelini talep edebileceği, alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muavin defter · rücuen tazmin · mutlak ticari dava · tahkikat · mahsup · temlik · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞti vekilinin sunduğu belgelere göre A-212187 no.lu faturaya konu alışverişin 173.371,20 TL olduğu, 2012 yılı yevmiye «defter» örneğinin incelenmesinde satışa konu faturanın deftere işlendiği, «mahsup» fişi örneğinin de beyan dilekçesi ekinde yer aldığı, 2012 «muavin defterindeki» kayıtlara göre dava dışı Tashov Kahraman'dan bakiye alacağın bulunmadığı, alıcıdan satım bedelinin tahsil edilmiş olduğu, bu durumda «sigortalının menfaatinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yanan ürünlerin alıcıya ulaşmadığını, altı tırın «teslim» edildiğini ancak dört tırdaki emtianın yandığını, dört tır için ödeme yapılmadığını, «eksik incelendiğini», «temlikname» gereğince dava ve talep haklarının bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Birinci Bozma Kararı Dairemizin 09.01.2018 tarih, 2016/5965 E. ve 2018/116 K. sayılı kararıyla davanın «mutlak ticari» dava olduğu, asliye hukuk mahkemesinin «görevli» bulunmadığı, ticaret mahkemesinin görevli olduğu, işin esasına girilmemesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Değerlendirme Dava, emtia nakliye «sigorta poliçesiyle» sigortalı emtianın zarar görmesi nedeniyle «hasar» bedelinin «rücuen tazmini» istemine ilişkindir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9212 E. 2012/16123 K.
Ortak:taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında «teslim» yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin «bağış» niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde «taşıyıcıya» «rücu» edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen «hasar» bedelinden dolayı davacı şirketin «halefiyet» hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taşımaya konu emtianın davacı sigortalısınca FCA Gaziantep «teslim» şartlı satılması nedeniyle emtianın «taşıyıcıya» teslimi sonrasında meydana gelen hasardan alıcı sorumlu olacağından sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı, bu halde yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… le davalı satıcının sorumluluğunun, ihracat gümrüğünde işlemlerin tamamlanıp emtianın araca yüklenmesi ile sona erdiğinin uluslararası bir kural olduğu, profesyonel «taşıyıcı» olan davacının taşıma şeklinin bu şekilde olduğunu bilmesi gerektiği, TTK’nun 792. maddesine göre taşıma ücreti ve sair «masrafların», aksine sözleşme olmadığı takdirde eşyanın kabulünden sonra «taşıma senedine» göre gönderilen tarafından ödenmesi gerektiği, nitekim davacının daha önceki taşımalarda da, taşıma ücretini dava dışı alıcıdan aldığına dair faturalar düzenlendiği, davacının taşıma ücretini gönderilenden almadan malı «teslim» etmeme imkanı varken bunu kullanmayarak malı teslim ettikten sonra, gönderilenden alamadığı taşıma ücretini davalı satıcıdan talebe hakkı olmadığı, zira davacının teslim engeli ile karşılaştığına dair yazılı bir belge de «ibraz» etmediği, her ne kadar FOB (karayolunda FCA) şartlı taşımalarda taşıyıcıyı gönderilenin seçeceği kuralı uygulanmamışsa da, profesyonel taşıyıcı olan davacının, bu kurala aykırı olduğunu bilerek davalı gönderici ile taşıma anlaşması yapması nedeniyle, davalının bu yönde de bir «kusuru» olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, «taşıma sözleşmesinin» davacı «taşıyıcı» ile davalı gönderen arasında yapılmış olduğu, taşınan emtianın, davacı taşıyıcı tarafından hasarsız olarak dava dışı alıcıya «teslim» edildiği ve taşıyıcının dava konusu taşıma ücretini yurt dışındaki alıcıdan alamadığı da çekişmesizdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma senedi · navlun alacağı · navlun · taşıma sözleşmesi · dosya masrafı · kusur · ibraz
Benzer bu kararda… le davalı satıcının sorumluluğunun, ihracat gümrüğünde işlemlerin tamamlanıp emtianın araca yüklenmesi ile sona erdiğinin uluslararası bir kural olduğu, profesyonel «taşıyıcı» olan davacının taşıma şeklinin bu şekilde olduğunu bilmesi gerektiği, TTK’nun 792. maddesine göre taşıma ücreti ve sair «masrafların», aksine sözleşme olmadığı takdirde eşyanın kabulünden sonra «taşıma senedine» göre gönderilen tarafından ödenmesi gerektiği, nitekim davacının daha önceki taşımalarda da, taşıma ücretini dava dışı alıcıdan aldığına dair faturalar düzenlendiği, davacının taşıma ücretini gönderilenden almadan malı «teslim» etmeme imkanı varken bunu kullanmayarak malı teslim ettikten sonra, gönderilenden alamadığı taşıma ücretini davalı satıcıdan talebe hakkı olmadığı, zira davacının teslim engeli ile karşılaştığına dair yazılı bir belge de «ibraz» etmediği, her ne kadar FOB (karayolunda FCA) şartlı taşımalarda taşıyıcıyı gönderilenin seçeceği kuralı uygulanmamışsa da, profesyonel taşıyıcı olan davacının, bu kurala aykırı olduğunu bilerek davalı gönderici ile taşıma anlaşması yapması nedeniyle, davalının bu yönde de bir «kusuru» olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacının, kendi âkidi olan davalıdan, dava konusu «navlun alacağını» isteyebileceği ilke olarak kabul edilmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2011/9212 2012/16123 S2 Dava, «navlun» ücreti alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, davalının taşıma ücretinden sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Oysa, «taşıma sözleşmesinin» davacı «taşıyıcı» ile davalı gönderen arasında yapılmış olduğu, taşınan emtianın, davacı taşıyıcı tarafından hasarsız olarak dava dışı alıcıya «teslim» edildiği ve taşıyıcının dava konusu taşıma ücretini yurt dışındaki alıcıdan alamadığı da çekişmesizdir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/34 E. , 2021/2514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.10.2019 tarih ve 2019/319 E. - 2019/1140 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısı olan dava dışı Erhan İş ve Dış Ticaret Şirketine ait emtianın nakliyesi sırasında araçta yangın meydana gelmesi nedeniyle hasarlandığını, hasar nedeniyle sigortalıya hasar bedeli ödendiğini, ödenen hasar bedelinin işleten ve sürücü olan davalılardan talep edilmesine rağmen ödenmediğini ileri sürerek 186.179,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... , yangında kusuru bulunmadığını, istenilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, hasarın poliçe kapsamı dışında olduğunu, bu durumda ödemenin lütuf ödemesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigortalısı ile alıcı arasında teslim yerinin Gaziantep şeklinde olacağı bir satımın yapıldığı, satıcının malı tesliminden sonra sorumluluğun alıcıya geçtiği, ürünlerin zarar görmesi halinde zarar görenin satıcı değil alıcı olduğu, dosyadaki belgelerden de satıcının ihraç ettiği malların bir kısmının bedelinin alıcı firmadan tahsil ettiğinin anlaşıldığı, satıcının malların tamamının bedelini talep etmemesinin bağış niteliğinde olduğu, bu halde de sigorta şirketinin satıcıya bir tazminat ödemesinde bulunma zorunluluğunun olmadığı, sigortalıya yapılan ödemenin ex gratia niteliği taşıdığı, ayrıca davacı tarafça alıcı firmanın zararının ödenmesi halinde taşıyıcıya rücu edebileceği, bu durumda hak sahibi olan Kazakistan'daki firmaya ödenmeyen hasar bedelinden dolayı davacı şirketin halefiyet hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında olduğu iddia edilen hasara istinaden ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, taşımaya konu emtianın davacı sigortalısınca FCA Gaziantep teslim şartlı satılması nedeniyle emtianın taşıyıcıya teslimi sonrasında meydana gelen hasardan alıcı sorumlu olacağından sigortalının sigortalanabilir bir menfaatinin bulunmadığı, bu halde yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 1408 maddesi “sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersizdir. Sözleşmenin yapıldığı anda var olan menfaat, sözleşmenin süresi içinde ortadan kalkarsa, sözleşme o anda geçersiz olur.” hükmünü haiz olup, bu hüküm uyarınca poliçenin tanziminden hasar tarihine dek olan süreçte sigortalının menfaatinin olması gerekmektedir.
Ancak, Dairemizin yerleşmiş kararları gereğince sigortalı şirket tarafından alıcıdan satım bedelinin tahsil edilip edilmediği araştırılarak, tahsil edilmemiş olduğunun tespiti halinde sigortalının menfaatinin bulunduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659589800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz