Azil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2119 E. 2021/3078 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
azil↗ yönetim kurulu üyeliği↗ kâr mahrumiyeti↗ yönetim kurulu kararı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı sebebe dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının azil tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten yönetim kurulu üyeliğinin bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden mahrum bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan yönetim kurulu üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, alacak likid olmadığından İİK. 67. madde gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5745 E. 2015/13031 K.
Ortak:azil · yönetim kurulu üyeliği · kâr mahrumiyeti · yönetim kurulu kararı · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının «azil» tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten «yönetim kurulu üyeliğinin» bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden «mahrum» bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış v …
… bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan «yönetim kurulu» üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Bu madde uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı «yönetim kurulu» üyesi seçilen süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan «yönetim kurulu üyeliğinin» sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gereklidir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:belirsiz süreli sözleşme · tenkis · eksik araştırma · huzur hakkı · anonim şirket yönetim kurulu · haklı sebep · kıyasen uygulama · hizmet sözleşmesi
Benzer bu karardaTBK'nın 438. maddesinde "İşveren, «haklı sebep» olmaksızın «hizmet sözleşmesini» derhâl feshederse işçi, «belirsiz süreli sözleşmelerde», «fesih» bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler «kıyasen uygulanabilecektir».
Mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından «tenkis» yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırmayla» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12189 E. 2017/120 K.
Ortak:azil · yönetim kurulu üyeliği · yönetim kurulu kararı · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının «azil» tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten «yönetim kurulu üyeliğinin» bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden «mahrum» bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış v …
… bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan «yönetim kurulu» üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «huzur hakkının», çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul kararları ile belirlenen ve genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağ olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.512 uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu, vekilin ücrete hak kazanması için çalışmasının gerektiği, vekilin haksız «azil» halinde ancak uğradığı «menfi zararı» isteyebileceği, 6102 sayılı TTK m.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · huzur hakkı · vekalet sözleşmesi · anonim şirket yönetim kurulu · kötüniyet tazminatı · hizmet sözleşmesi · anonim şirket · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «huzur hakkının», çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul kararları ile belirlenen ve genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağ olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.512 uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu, vekilin ücrete hak kazanması için çalışmasının gerektiği, vekilin haksız «azil» halinde ancak uğradığı «menfi zararı» isteyebileceği, 6102 sayılı TTK m.
364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız «azil» halinde vekilin «menfi zararlarını» isteyebileceği, yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3136 E. 2019/338 K.
Ortak:azil · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının «azil» tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten «yönetim kurulu üyeliğinin» bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden «mahrum» bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış v …
… bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan «yönetim kurulu» üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDava «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin görevden azli, kabul edilmemesi halinde yetkilerinin sınırlandırılması ve şirkete «yönetici kayyım atanmasına» ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizin 2014/4548 esas 2015/2472 karar 24.02.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi «azil» yetkisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. maddeleri gereği «münhasıran» genel kurula hasredilmiştir.
… n kısa sürede yüksek kâr elde edemeyecek şirketlerden olduğu, yatırım sürecinde uzun vadeli fon temin etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirkete «kayyım atanmasına», «yönetim kurulu» üyelerinin azli talebinin mahkemece karar verilecek hususlardan olmadığından bahisle anılan talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyımı · anonim şirket yönetim kurulu · kayyım atanması · kayyım · münhasırlık · anonim şirket
Benzer bu karardaDava «anonim şirket yönetim kurulu» üyelerinin görevden azli, kabul edilmemesi halinde yetkilerinin sınırlandırılması ve şirkete «yönetici kayyım atanmasına» ilişkin olup; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de Dairemizin 2014/4548 esas 2015/2472 karar 24.02.2015 tarihli kararında da belirtildiği gibi «azil» yetkisi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin 364 ve 408. maddeleri gereği «münhasıran» genel kurula hasredilmiştir.
… n kısa sürede yüksek kâr elde edemeyecek şirketlerden olduğu, yatırım sürecinde uzun vadeli fon temin etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirkete «kayyım atanmasına», «yönetim kurulu» üyelerinin azli talebinin mahkemece karar verilecek hususlardan olmadığından bahisle anılan talebin reddine karar verilmiştir.
Davacının yasal dayanaktan yoksun talebine karşın, mahkemece, davanın tümden reddine karar vermek gerekirken, yönetim kurulunun yetkilerini sınırlandırır biçimde atanan «kayyım» ile yönetim kurulunun, aynı anda görev yapmalarını sağlayacak temelde hüküm kurulması yerinde olmamış, hükmün davalılar ... ve ... lehine bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/660 E. 2020/4192 K.
Ortak:azil
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının «azil» tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten «yönetim kurulu üyeliğinin» bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden «mahrum» bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış v …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · feragat · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, davacının bu talebi yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının, davalının müdürlükten azli talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2119 E. , 2021/3078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10.01.2020 tarih ve 2019/108-2020/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Antalya Ulaşım Hizmetleri Petrol Sanayi ve Tic. A.Ş.'nin 09.07.2013 tarihinde yapılan genel kurulunda iki yıl süreyle yönetim kurulu üyesi olarak yetkilendirilip görevlendirildiğini, 18.04.2014 tarihinde yapılan şirket genel kurulunda görev süresi dolmadan herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin yönetim kurulu üyeliğinin düşürüldüğünü, bu nedenle TTK'nın 364. maddesine dayanılarak davalı şirkete başvurulduğunu, müvekkilinin üyeliğinin bitiş tarihinin 09.07.2015 olduğunu, müvekkilinin bu tarihe kadar görevini tamamlamış olması halinde 47.100,00 TL geliri olacağını, davalı tarafın 28.04.2014 tarihli ihtarname ile yasal, tazminat haklarını kabul etmediklerini, icra takibine geçildiğini davalının 04/06/2014 tarihinde takibe itiraz ettiğini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız suretle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetle yapılan itiraz nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirkette 09.07.2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararı ile 10 kişilik bir Yönetim Kurulu Heyetinin belirlendiği, 2013 Temmuz ayından itibaren 2 yıl süreyle her bir üye için aylık net 3000,00 TL huzur hakkı ödemesine karar verildiğini, yönetim kuruluna seçilen üyelerin şirkete yönetsel ve işletmesel anlamda bir katkı yahut katma değerlerinin olmadığı belirlendiğini ve ayrıca 10 kişilik yönetim kurulu üye sayısının fazla olduğu sonucuna ulaşıldığını, bu nedenlerle haksız, dayanaksız ve tüm hakları kullanımında gözetilmesi gereken iyiniyet kurallarından ari talepler içeren davacı yanın davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı sebebe dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının azil tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten yönetim kurulu üyeliğinin bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden mahrum bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış ve bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
(1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir.
(2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan yönetim kurulu üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Ancak, alacak likid olmadığından İİK.
67. madde gereğince icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte belirtilen nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659357600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz