Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/5745 E. 2015/13031 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
belirsiz süreli sözleşme↗ tenkis↗ eksik araştırma↗ huzur hakkı↗ azil↗ yönetim kurulu üyeliği↗ anonim şirket yönetim kurulu↗ haklı sebep↗ kıyasen uygulama↗ kâr mahrumiyeti↗ hizmet sözleşmesi↗ tbk 99↗ fesih↗ anonim şirket↗ yönetim kurulu kararı↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen yönetim kurulu üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin huzur hakkının ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının yönetim kurulu üyeliğinden azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle azil hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden mahrum kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacının azlinin haklı sebebe dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu hususunda yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak, 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususun bir hüküm yer almamaktadır. Bununla birlikte anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler kıyasen uygulanabilecektir. Davacı tarafından yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacaktır. TBK'nın 438. maddesinde "İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhâl feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir. Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir. Hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir, ancak belirlenecek tazminat miktarı işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir. Bu madde uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçilen süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gereklidir. Mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından tenkis yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3773 E. 2017/6778 K.
Ortak:tenkis · yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · Tazminat
İncelediğiniz karardaDava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler «kıyasen uygulanabilecektir».
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Benzer bu kararda2-Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairemizce, davacı tarafından «yönetim kurulu» üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacağı TBK'nın 438. maddesi uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçildiği süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan «yönetim kurulu üyeliğinin» sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gerekli olduğu, mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından «tenkis» yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur.
Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususunda bir hüküm yer almamakta ise de, «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde vekalet aktine ilişkin hükümler uygulanabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt
Benzer bu karardaBu husus iş sahibinin «temerrüdü» halini kapsamaktadır.
TBK 408.maddesi (818 sayılı BK 325) “ İşveren, işgörme ediminin yerine getirilmesini kusuruyla engellerse veya edimi kabulde «temerrüde» düşerse, işçiye ücretini ödemekle yükümlü olup, işçiden bu edimini daha sonra yerine getirmesini isteyemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12189 E. 2017/120 K.
Ortak:huzur hakkı · azil · yönetim kurulu üyeliği · anonim şirket yönetim kurulu · hizmet sözleşmesi · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · dava sebebi · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Bununla birlikte «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler «kıyasen uygulanabilecektir».
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «huzur hakkının», çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul kararları ile belirlenen ve genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağ olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.512 uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu, vekilin ücrete hak kazanması için çalışmasının gerektiği, vekilin haksız «azil» halinde ancak uğradığı «menfi zararı» isteyebileceği, 6102 sayılı TTK m.
364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi zarar · vekalet sözleşmesi · kötüniyet tazminatı · kötüniyet · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «huzur hakkının», çalışan yöneticilerin harcadıkları emek ve mesailerine karşılık, genel kurul kararları ile belirlenen ve genellikle aylık olarak ödenmesi kararlaştırılan bir meblağ olduğu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» olduğu, 6098 sayılı Borçlar Kanunu m.512 uyarınca vekalet sözleşmesinin genelde bir «hizmet sözleşmesi» olduğu, vekilin ücrete hak kazanması için çalışmasının gerektiği, vekilin haksız «azil» halinde ancak uğradığı «menfi zararı» isteyebileceği, 6102 sayılı TTK m.
364/2 gereğince «yönetim kurulu üyeliğinden» alınan davacının tazminat hakkı saklı tutulmuş ise de, davacının yönetim kurulu üyeliğinden süresi dolmadan alınması nedeni ile yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep ettiği, nitelik olarak huzur hakkına davacının yönetim kurulu toplantılarına katılarak ve yönetim kurulu üyesi olarak görev yaparak hak kazanması gerektiği, ancak davacının görevden alınması nedeni ile huzur hakkını hak etmediği, yoksun kaldığı huzur hakkı bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davacı aleyhine «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin «vekalet sözleşmesi» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, haksız «azil» halinde vekilin «menfi zararlarını» isteyebileceği, yoksun kaldığı «huzur hakkı» bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu husus iş sahibinin «temerrüdü» halini kapsamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2119 E. 2021/3078 K.
Ortak:azil · yönetim kurulu üyeliği · kâr mahrumiyeti · yönetim kurulu kararı · dava sebebi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Bu madde uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı «yönetim kurulu» üyesi seçilen süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan «yönetim kurulu üyeliğinin» sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gereklidir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca «anonim şirket yönetim kurulu» üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, bilirkişi raporuna, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının azlinin haklı «sebebe» dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu, davacının tazminat olarak talep ettiği ücretinden indirilmesi gereken bir miktarın bulunmadığı, davacıya 01.04.2013 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı ve ödemenin yapıldığı görülmüş ise de davacının «yönetim kurulu» üyesi olarak görev yaptığı dönemde de bu ödemelerin yapıldığı ve ayrıca bu kazancın başka bir iş yaparak kazandığı yarar olmadığı dolayısıyla davacının «azil» tarihi olan genel kurul tarihi 08.07.2013'ten «yönetim kurulu üyeliğinin» bitim süresi olan 29.03.2014 tarihleri arasındaki döneme ait aylık 3.000,00 TL gelirden «mahrum» bırakıldığı gözetilerek 18.04.2014 tarihi ile 09.07.2015 tarihi arası 1 yıl 3 ay 21 günlük süreye ilişkin toplam 47.100,00 TL tazminat isteyebileceği hesaplanmış v …
… bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan «yönetim kurulu» üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının redddine karar vermek gerekmiştir. (2) Dava, süresi dolmadan görevden alınan «yönetim kurulu» üyesi davacının 6102 sayılı TTK'nın 364/2. maddesi kapsamında haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüyle asıl alacağın %20'si oranındaki «icra inkar tazminatına» hükmedilmiştir.
67. madde gereğince «icra inkar tazminatına» hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine bu yönde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/660 E. 2020/4192 K.
Ortak:azil
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen «yönetim kurulu» üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin «huzur hakkının» ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının «yönetim kurulu üyeliğinden» azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle «azil» hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden «mahrum» kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıda …
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · feragat · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaBu durumda, davacının bu talebi yönünden dava tarihindeki haklılık durumuna göre «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmaksızın karar verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin müdürlükten «azil» dışında kalan tüm taleplerinden «feragat» ettiklerini beyan ettiği, davalı ...'ın vefat etmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine ve karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının, davalının müdürlükten azli talebi yönünden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/5745 E. , 2015/13031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 05/11/2014
NUMARASI 2013/592-2014/611
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2014 tarih ve 2013/592-2014/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra
işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne ait iştiraklerden olan davalı şirketin 29.3.2013 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında bir yıl süreyle görev yapmak kaydıyla yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, 8.7.2013 tarihinde kendisinden habersiz olarak yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında herhangi bir haklı neden gösterilmeksizin yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini, söz konusu toplantıda yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesi şeklinde muğlak bir ibareye dayanılarak kendisiyle birlikte görev yapan onbir yönetim kurulu üyesinin görevine son verildiğini, kendisi hariç diğer yönetim kurul üyelerinin yeniden seçildiğini, kendisinin yerine seçilen kişinin aynı nitelik ve unvanda olduğunu, 6102 sayılı yasanın 364/2.
maddesi uyarınca haksız azil nedeniyle tazminat isteme hakkının sağlanıldığını, haksız azil nedeniyle aylık 3.500,00 TL olan huzur hakkı alacağından mahrum kaldığını ileri sürerek 8.7.2013 tarihinden itibaren görev süresinin bitim tarihi olan 29.3.2013 tarihine kadar mahrum kalınan 30.566,66 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davalının müvekkil şirkette denetim kurulu üyesi olarak çalışmakta iken 29.3.2013 tarihli genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, şirketin sermaye arttırımı yapma ihtiyacı nedeniyle ortakların olağan üstü toplantı yapmasının gündeme geldiğini, bu sırada yönetim kurulunun durumunun da gündeme alındığını, davacının bu toplantıda genel kurul tarafından alınan karar uyarınca yönetim kurulu üyeliğinde azledildiğini, müvekkil şirketin artan sermayesi ve kapasitesi gözetilerek daha aktif ve çözüm odaklı yönetim anlayışının benimsenmesi nedeniyle davacının yeni oluşan yönetim kurulunda görevlendirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davanın azledilen yönetim kurulu üyesinin görev süresinin kalan dönemine ilişkin huzur hakkının ödenmesi istemine ilişkin olduğu davacının 29.3.2013 tarihli genel kurulda aylık 3.500,00 TL ücretle bir yıllığına yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, 8.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında davacıyla birlikte atanan yönetim kurulu üyelerinin yeniden bu göreve getirilmesine karşın davalının yerine başka birinin yönetim kurulu üyesi olarak atandığı, davacının yönetim kurulu üyeliğinden azlinin haksız olduğu iddiasıyla 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, davalı şirketin haklı nedenle azil hususunu ispatlamasının gerektiği, davalı tarafından bu hususu ispatlar mahiyette delil sunulamadığı davacının azil tarihi ile görev süresinin bitimine kadarki gelirden mahrum kalması nedeniyle bu döneme ilişkin alacak isteminde haklı olduğu gerekçesiyle 30.566,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca anonim şirket yönetim kurulu üyesinin haksız azli nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davacının azlinin haklı sebebe dayanmadığı, TTK'nın 364/2. maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının bulunduğu hususunda yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak, 6102 Sayılı TTK'nın 364/2. maddesinde tazminat miktarının nasıl belirleneceği hususun bir hüküm yer almamaktadır. Bununla birlikte anonim şirket yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki hukuki ilişkilere somut olayın niteliğine uygun olacak biçimde hizmet akti veya vekalet aktine ilişkin hükümler kıyasen uygulanabilecektir. Davacı tarafından yönetim kurulu üyesi seçilmesine dair genel kurul kararına uyulması halinde kazanılması muhtemel ücretlerin dava konusu edilmesi ve davacının belirli süreyle yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacak oluşu gözetildiğinde somut olaya belirli süreli hizmet aktine ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması yerinde olacaktır.
TBK'nın 438. maddesinde "İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhâl feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir. Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir. Hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir, ancak belirlenecek tazminat miktarı işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz." şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Bu madde uyarınca somut olay değerlendirildiğinde, davacı yararına hükmedilebilecek tazminat miktarı yönetim kurulu üyesi seçilen süre boyunca elde edilebilecek gelir olmakla birlikte bu miktardan yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesi nedeniyle tasarruf edilen miktarlar ile başka bir işten elde edilen gelir veya bilerek elde etmekten kaçınılan gelirin tenkisi gereklidir. Mahkemece TBK'nın 438/2. maddesi uyarınca davacı yararına hükmedilecek tazminat miktarından tenkis yapılmasını gerektirir bir durum olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/147843400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz