Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3888 E. 2021/3083 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükmün açıklanmasının geri bırakılması↗ çalışma hürriyeti↗ hakkaniyet indirimi↗ kişilik hakları↗ ceza zamanaşımı↗ yetki itirazı↗ aktif dava ehliyeti↗ hakkaniyet↗ taraf ehliyeti↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ haksız rekabet↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalıların yetki itirazının yerinde görülmediği, ceza zamanaşımı nedeniyle zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, davacının maddi zararın miktarının tam olarak anlaşılmadığı, zarar kapsamının belirlenmesi bakımından davalının davacı ile aynı faaliyet sahasında öncesinden beri çalışıyor olmasına nazaran hakkaniyet indirimi yapılmasının gerektiği, bu oranın takdiren % 35 olarak belirlendiği, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.737,90 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde bulunduğundan somut olaya ceza zamanaşımının uygulanma olanağı nedeniyle davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine dair mahkeme karararında bir isabetsizlik bulunmamakla davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu haksız rekabet iddiası davalı gerçek kişilerin davacı şirketin eski çalışanları bulunduğu olgusuna dayanmakta olup, bu yönüyle davacı limited şirket yönünden aktif dava ehliyeti bulunmakla birlikte iddianın ileri sürülüş şekli itibari ile şirket ortağı olan gerçek kişi davacı ... yönünden aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davacı yönünden de işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Mahkemece, ceza davasında verilen karar, davalı gerçek kişilerin 2010 senesinin son iki ayına kadar davacı firmada çalışmakta iken, Kasım 2010'dan itibaren davalı firmada çalışmaya başlamaları, davacıya ait klişe ve grafiklerin davalı şirket yararına kullanılması bütün halinde değerlendirilerek somut olayda haksız rekabetin oluştuğu kabul edilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ve maddi vakıanın sübutunda yeterli kabul edilemeyeceği gözetilmeden, davalı işçilerin Anayasal çalışma hürriyeti kapsamında bulunan iş değiştirme özgürlüklerinin haksız rekabete vücut verdiği yanılgılı değerlendirmesi ile ve davalıların bilgisayarlarında ele geçirilen klişe ve grafiklerin harcı alem nitelikte bulunduğu ve davalı işçilerin kendi bilgi ve becerileri eli ürünü ortaya çıktığı, davacı şirketin bu ürünler üzerinde üstün bir hakkının bulunmadığı hususları da gözetilmeden taraflar arasında haksız rekabetin varlığına ve buna bağlı olarak sonuçlarına karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir. Somut olayda davacı şirket yönünden manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilmeden bu talep yönünden dahi kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9891 E. 2015/6504 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz kararda4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir.
Benzer bu karardaMülga BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · zimmet · şikayet · sözleşmeye aykırılık · uyuşmazlık konusu · haksız fiil · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı Banka'da hesabının bulunduğu, bu hesapların emekli banka çalışanı Orhan Topaloğlu tarafından hileli yöntemlerle boşaltıp «zimmetine» geçirildiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu olay sebebiyle sorumluluğunun açık olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şubesi'nin mudisi olduğu, anılan şubede çalışan personelin davacı hesabı «dahil» olmak üzere bir çok hesapta bankacılık mevzuatına aykırı işlemler yaptığı, bu nedenle davalı tarafından soruşturma başlatıldığı, davacıyı da kapsar şekilde bir çok hesap sahibine ödeme yapılmadığı hususları taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mülga BK’nın 98/2'nci maddesinin yollaması dolayısıyla «haksız fiil» hükümleri arasında düzenlenmiş bulunan manevi zararın tazminine ilişkin hükümler, aynı zamanda «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle doğan zararların tazmini için de geçerli olacaktır.
Somut olayda mudilerin «şikayetleri» üzerine davalı Banka, bankacılık mevzuatına uygun şekilde soruşturma başlatmış olup, bu soruşturmanın belirli bir süre alacağı şüphesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13336 E. 2012/19676 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz kararda4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir.
Benzer bu karardaMülga 818 sayılı BK’nun 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaBK’nun 98/2'nci maddesinin yollaması dolayısıyla haksız fiillerden mütevellit mesuliyete mütallik hükümler kıyasen «sözleşmenin ihlali» halinde de uygulanır.
Dolayısı ile «sözleşmenin ihlali» nedeniyle manevi tazminat istemleri de bu hükümlere tabidir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5221 E. 2022/2012 K.
Ortak:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · maddi tazminat · yasal faiz · haksız rekabet · Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalıların «yetki itirazının» yerinde görülmediği, «ceza zamanaşımı» nedeniyle zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalıların eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının maddi zararın miktarının tam olarak anlaşılmadığı, zarar kapsamının belirlenmesi bakımından davalının davacı ile aynı faaliyet sahasında öncesinden beri çalışıyor olmasına nazaran «hakkaniyet indirimi» yapılmasının gerektiği, bu oranın takdiren % 35 olarak belirlendiği, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.737,90 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
3-Mahkemece, ceza davasında verilen karar, davalı gerçek kişilerin 2010 senesinin «son» iki ayına kadar davacı firmada çalışmakta iken, Kasım 2010'dan itibaren davalı firmada çalışmaya başlamaları, davacıya ait klişe ve grafiklerin davalı şirket yararına kullanılması bütün halinde değerlendirilerek somut olayda «haksız rekabetin» oluştuğu kabul edilmiş ise de, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» dair verilen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ve maddi vakıanın sübutunda yeterli kabul edilemeyeceği gözetilmeden, davalı işçilerin Anayasal «çalışma hürriyeti» kapsamında bulunan iş değiştirme özgürlüklerinin haksız rekabete vücut verdiği yanılgılı değerlendirmesi ile ve davalıların bilgisayarlarında ele geçirilen klişe v …
1-Dava «haksız rekabetin» tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 153.737,90 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
2011/1236 K. sayılı dosyasında sanıkların 6762 sayılı Yasa’nın 57/5 ve 8. maddesi göndermesi ile 64/1 maddesi anlamında «haksız rekabette» bulundukları gerekçesiyle mahkumiyetlerine karar verilip CMK’nun 231. maddesi uyarınca «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» karar verilerek kararın temyiz edilmeden kesinleştiği belirtilerek davalıların eylemlerinin haksız rekabet yarattığı gerekçesiyle tazminat hesabı yapılmıştır.
… , davalı gerçek kişilerin müvekkili şirketten ayrılırken müvekkiline ait grafik ve klişeleri izinsiz olarak bilgisayarlarına kopyalayıp götürdüklerini, müvekkilinin «şikayeti» üzerine başlatılan ceza soruşturması kapsamında davalı şirkete ait iş yerinde yapılan arama ve bilgisayarlarda yapılan teknik incelemede müvekkiline ait 4427 adet klişe ve grafik tespit ediliğini, yine davalıların müvekkili bünyesinde çalışırken tanıdıkları müşterilere e-posta vs. yolla ucuz fiyat teklifinde bulunarak müvekkilinin müşteri ve iş «kaybına» neden olduklarını, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» yarattığını ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · ticari sır · denetime elverişli rapor · şikayet · denetime elverişlilik · kâr kaybı · dosya masrafı
Benzer bu kararda… , davalı gerçek kişilerin müvekkili şirketten ayrılırken müvekkiline ait grafik ve klişeleri izinsiz olarak bilgisayarlarına kopyalayıp götürdüklerini, müvekkilinin «şikayeti» üzerine başlatılan ceza soruşturması kapsamında davalı şirkete ait iş yerinde yapılan arama ve bilgisayarlarda yapılan teknik incelemede müvekkiline ait 4427 adet klişe ve grafik tespit ediliğini, yine davalıların müvekkili bünyesinde çalışırken tanıdıkları müşterilere e-posta vs. yolla ucuz fiyat teklifinde bulunarak müvekkilinin müşteri ve iş «kaybına» neden olduklarını, davalıların eylemlerinin «haksız rekabet» yarattığını ileri sürmüştür.
Ancak davalılar dava konusu grafik ve çizimlerin kendi emekleri ürünü olduğunu, «ticari sır» olmadığını, davacı iş yerinde çalışan her kademedeki personelin bu kayıtlara ulaşabildiğini, grafik ve çizimlerin özgün nitelikte olmayıp her yerde her zaman bulunabilecek çizimler olduğunu, bulunamasa bile bilgisayarda kolaylıkla oluşturulabilecek çizimler olup uzun mesai ve «masraf» gerektirmeyen çizimler olduğunu, «haksız rekabet» koşullarının oluşmadığını savunmuşlardır.
… rcı alem nitelikte bulunup bulunmadığı, davalı işçilerin kendi bilgi ve becerileri ürünü olarak ortaya çıkıp çıkmadığı konusunda alanında uzman bilirkişi heyetinden «denetime elverişli rapor» alınarak sonucuna göre karar verilmek gerekirken yetersiz bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülme …
Davacının «şikayeti» üzerine yürütülen ceza soruşturması kapsamında bilişim uzmanı olan komiser yardımcısı ve polis memurlarından oluşan bilirkişi heyetince davalılara ait bilgisayarlarda yapılan inceleme neticesi düzenlenen bilirkişi raporunda davacıya ait klişe ve grafik çizimlerinin tespit edildiği belirtilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14618 E. 2018/5797 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz kararda4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik haklarına saldırı · infazda tereddüt · infaz · olumsuz oy · kamu düzeni · kâr dağıtımı · hukuki yarar · ıslah
Benzer bu kararda… n infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, «kamu düzeni» ve barışını «olumsuz» yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 Esas 2014/657 Karar sayılı ilamı) Davacı taraf «ıslah» dilekçesiyle, sözleşmenin feshedilmesi gerekçe gösterilerek, davalı tarafça piyasaya satış için «dağıtımı» yapılan kitaplardan henüz satışı yapılamamış olanların iadesi talebinde bulunulmuş, mahkemece, ‘eserin tümü satılmadı ise davalı elinde olan ve satışı yapılamamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere davacıya iadesine’ şeklinde hüküm tesis edilmek suretiyle bu taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Ancak mahkeme hükmü, bu haliyle ile belirsiz ve «infazda tereddüt» oluşturacak niteliktedir.
Belirtilen nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 297/.... maddesine uygun olmayan, belirsiz ve «infazda tereddüt» oluşturacak nitelikteki mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir. ...-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3888 E. , 2021/3083 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.04.2019 tarih ve 2019/20-2019/676 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar Dijital Klişecilik San ve Tic. Ltd. Şti., ... ve ... vekili tarafından duruşmalı, davalı ... vekili ve davacılar vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 30.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... davalılar Dijital Klişecilik San. Tic. Ltd. Şti. ve diğerleri vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kişilerin müvekkil Enis Metal ve Lastik Klişe San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmaktayken, anılan şirkete ait klişe ve grafik çizimlerini kopyalayıp işten ayrılarak, davalı Dijital Klişecilik San. ve Tic. Ltd. Şti. bünyesinde çalışmaya başladıklarını, bu durumun teknik inceleme ve mahkeme kararıyla da tespit edildiğini, davalı kişilerin sulh ceza mahkemesince ayrı ayrı mahkumiyetlerine karar verildiğini, bu kişilerin kopyaladıkları 4427 adet klişe ve grafik çizimlerini, davacı firma bünyesinde çalışırken tanıdıkları alıcı firmalara, davalı firma bünyesinde çalışmaya başladıktan sonra da sıfır maliyet nedeniyle daha ucuz fiyatla pazarlamaya devam ettiklerini, davacı firmanın bu haksız rekabet sonucunda alıcılara hiç iş yapmaması nedeniyle bu eylemden önce 50'den fazla kişi çalıştıran bir firma iken, bu eylem sonrası hızla pazarını kaybederek personel giderlerini karşılayamaz hale gelip sırf bu haksız rekabet nedeniyle iflas etmiş olduğunu, Adana ve Ankara şubelerini kapatmak zorunda kaldığını, bankalardaki itibarının ve piyasadaki ticari hayatının sona ermesine sebep olduğunu ileri sürerek, davalıların haksız rekabetinin men'ine, uğradığı zarar, yoksun kaldığı kar nedeniyle şimdilik 1.000 TL maddi tazminat ve piyasadaki itibar kaybı ve iflasına sebep olunması nedeniyle 99.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş 09.07.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile istemini 236.519,85 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar ..., ... ve ..., haksız rekabet koşullarının oluşmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, haksız rekabet koşullarının oluşmadığını, iddiaların soyut olduğunu savunarak, davanın husumet, zamanaşımı, yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalıların yetki itirazının yerinde görülmediği, ceza zamanaşımı nedeniyle zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalıların eyleminin haksız rekabet oluşturduğu, davacının maddi zararın miktarının tam olarak anlaşılmadığı, zarar kapsamının belirlenmesi bakımından davalının davacı ile aynı faaliyet sahasında öncesinden beri çalışıyor olmasına nazaran hakkaniyet indirimi yapılmasının gerektiği, bu oranın takdiren % 35 olarak belirlendiği, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.737,90 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Haksız rekabet aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde bulunduğundan somut olaya ceza zamanaşımının uygulanma olanağı nedeniyle davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine dair mahkeme karararında bir isabetsizlik bulunmamakla davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu haksız rekabet iddiası davalı gerçek kişilerin davacı şirketin eski çalışanları bulunduğu olgusuna dayanmakta olup, bu yönüyle davacı limited şirket yönünden aktif dava ehliyeti bulunmakla birlikte iddianın ileri sürülüş şekli itibari ile şirket ortağı olan gerçek kişi davacı ... yönünden aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu davacı yönünden de işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış davalılar vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
3-Mahkemece, ceza davasında verilen karar, davalı gerçek kişilerin 2010 senesinin son iki ayına kadar davacı firmada çalışmakta iken, Kasım 2010'dan itibaren davalı firmada çalışmaya başlamaları, davacıya ait klişe ve grafiklerin davalı şirket yararına kullanılması bütün halinde değerlendirilerek somut olayda haksız rekabetin oluştuğu kabul edilmiş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ve maddi vakıanın sübutunda yeterli kabul edilemeyeceği gözetilmeden, davalı işçilerin Anayasal çalışma hürriyeti kapsamında bulunan iş değiştirme özgürlüklerinin haksız rekabete vücut verdiği yanılgılı değerlendirmesi ile ve davalıların bilgisayarlarında ele geçirilen klişe ve grafiklerin harcı alem nitelikte bulunduğu ve davalı işçilerin kendi bilgi ve becerileri eli ürünü ortaya çıktığı, davacı şirketin bu ürünler üzerinde üstün bir hakkının bulunmadığı hususları da gözetilmeden taraflar arasında haksız rekabetin varlığına ve buna bağlı olarak sonuçlarına karar verilmesi doğru olmamıştır.
O halde, mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen kişilik hakları, kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir. Somut olayda davacı şirket yönünden manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gözetilmeden bu talep yönünden dahi kısmen kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin zamanaşımına yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin davacı ...’ın aktif dava ehliyetine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile (3) ve (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 30.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659296900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz