Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/14618 E. 2018/5797 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kişilik haklarına saldırı↗ hmk 297↗ infazda tereddüt↗ kişilik hakları↗ infaz↗ olumsuz oy↗ kamu düzeni↗ kâr dağıtımı↗ hukuki yarar↗ ıslah↗ dosya masrafı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu
çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, neşir sözleşmesine dayalı manevi tazminat, sözleşmeye konu kitaba ilişkin satış takip sistemi ve tüm satış ve kazanç bilgilerinin eser sahibine yazılı olarak bildirilmesi ve davalı elindeki kitapların davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine, eserin dava tarihine kadar olan satış takip sistemi bilgilerinin davalı tarafından davacıya verilmesine, eserin dava tarihine kadar olan satış ve kazanç bilgilerinin davacıya verilmesine, eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan ve satışı yapılmamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere davacıya iadesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin .... fıkrasına göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Kanunun aradığı bu şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 Esas 2014/657 Karar sayılı ilamı)
Davacı taraf ıslah dilekçesiyle, sözleşmenin feshedilmesi gerekçe gösterilerek, davalı tarafça piyasaya satış için dağıtımı yapılan kitaplardan henüz satışı yapılamamış olanların iadesi talebinde bulunulmuş, mahkemece, ‘eserin tümü satılmadı ise davalı elinde olan ve satışı yapılamamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere davacıya iadesine’ şeklinde hüküm tesis edilmek suretiyle bu taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkeme hükmü, bu haliyle ile belirsiz ve infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. Ayrıca, alacağın mevcut olup olmadığının tespiti ve varsa tahsiline dair bir eda davasında tartışılabilecek bir hususla ilgili olarak tespit niteliğinde bir hüküm kurulmasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü de mümkün değildir. Belirtilen nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 297/.... maddesine uygun olmayan, belirsiz ve infazda tereddüt oluşturacak nitelikteki mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
...-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9891 E. 2015/6504 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMülga BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · zimmet · şikayet · sözleşmeye aykırılık · uyuşmazlık konusu · haksız fiil · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının davalı Banka'da hesabının bulunduğu, bu hesapların emekli banka çalışanı Orhan Topaloğlu tarafından hileli yöntemlerle boşaltıp «zimmetine» geçirildiği, bir «güven kurumu» olan bankanın bu olay sebebiyle sorumluluğunun açık olduğu, manevi tazminat istemi koşullarının da oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şubesi'nin mudisi olduğu, anılan şubede çalışan personelin davacı hesabı «dahil» olmak üzere bir çok hesapta bankacılık mevzuatına aykırı işlemler yaptığı, bu nedenle davalı tarafından soruşturma başlatıldığı, davacıyı da kapsar şekilde bir çok hesap sahibine ödeme yapılmadığı hususları taraflar arasında «uyuşmazlık konusu» değildir.
Mülga BK’nın 98/2'nci maddesinin yollaması dolayısıyla «haksız fiil» hükümleri arasında düzenlenmiş bulunan manevi zararın tazminine ilişkin hükümler, aynı zamanda «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle doğan zararların tazmini için de geçerli olacaktır.
Somut olayda mudilerin «şikayetleri» üzerine davalı Banka, bankacılık mevzuatına uygun şekilde soruşturma başlatmış olup, bu soruşturmanın belirli bir süre alacağı şüphesizdir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13336 E. 2012/19676 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMülga 818 sayılı BK’nun 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali
Benzer bu karardaBK’nun 98/2'nci maddesinin yollaması dolayısıyla haksız fiillerden mütevellit mesuliyete mütallik hükümler kıyasen «sözleşmenin ihlali» halinde de uygulanır.
Dolayısı ile «sözleşmenin ihlali» nedeniyle manevi tazminat istemleri de bu hükümlere tabidir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3888 E. 2021/3083 K.
Ortak:kişilik hakları
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için «kişilik haklarına saldırı» niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının «ıslah» dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının «masrafı» davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Benzer bu kararda4-Kabule göre de, Mülga 818 sayılı BK’nın 49. maddesinde düzenlenen «kişilik hakları», kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olup kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık, yaşam ile nesep gibi, insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimde incelenir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün açıklanmasının geri bırakılması · çalışma hürriyeti · hakkaniyet indirimi · ceza zamanaşımı · yetki itirazı · hakkaniyet · taraf ehliyeti · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalıların «yetki itirazının» yerinde görülmediği, «ceza zamanaşımı» nedeniyle zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, davalıların eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının maddi zararın miktarının tam olarak anlaşılmadığı, zarar kapsamının belirlenmesi bakımından davalının davacı ile aynı faaliyet sahasında öncesinden beri çalışıyor olmasına nazaran «hakkaniyet indirimi» yapılmasının gerektiği, bu oranın takdiren % 35 olarak belirlendiği, manevi tazminat istemi koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 153.737,90 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2-Dava konusu «haksız rekabet» iddiası davalı gerçek kişilerin davacı şirketin eski çalışanları bulunduğu olgusuna dayanmakta olup, bu yönüyle davacı «limited şirket» yönünden aktif dava «ehliyeti» bulunmakla birlikte iddianın ileri sürülüş şekli itibari ile şirket ortağı olan gerçek kişi davacı ... yönünden aktif dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın r …
3-Mahkemece, ceza davasında verilen karar, davalı gerçek kişilerin 2010 senesinin «son» iki ayına kadar davacı firmada çalışmakta iken, Kasım 2010'dan itibaren davalı firmada çalışmaya başlamaları, davacıya ait klişe ve grafiklerin davalı şirket yararına kullanılması bütün halinde değerlendirilerek somut olayda «haksız rekabetin» oluştuğu kabul edilmiş ise de, «hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına» dair verilen ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ve maddi vakıanın sübutunda yeterli kabul edilemeyeceği gözetilmeden, davalı işçilerin Anayasal «çalışma hürriyeti» kapsamında bulunan iş değiştirme özgürlüklerinin haksız rekabete vücut verdiği yanılgılı değerlendirmesi ile ve davalıların bilgisayarlarında ele geçirilen klişe v …
Haksız rekabet aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde bulunduğundan somut olaya «ceza zamanaşımının» uygulanma olanağı nedeniyle davalıların zamanaşımı itirazlarının reddine dair mahkeme karararında bir isabetsizlik bulunmamakla davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/14618 E. , 2018/5797 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.03.2016 tarih ve 2015/526-2016/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı yayıneviyle aralarında yapmış oldukları sözleşmeyle, kendisine ait kitabın davalı yayınevi tarafından, ....500,00 TL bedel karşılığında basılması hususunda anlaştıklarını, ayrıca sözleşmeyle, kitabın, sözleşmenin imza edildiği tarihten itibaren en geç 90 gün içinde basılacağı ve belirtilen süre içerisinde basımın gerçekleşmemesi halinde davalı tarafından ....000,00 TL cezai şart ödeneceğinin de hüküm altına alındığını, sözleşmeyle kararlaştırılan bedeli davalıya ödediği halde kitabın kararlaştırılan süre içerisinde basılmadığını ve bu nedenle kazanç kaybına uğradığını, davalıya çektiği ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini bildirerek ... olduğu sözleşme bedelini ve uğramış olduğu kazanç kaybını talep etmişse de sonuç alamadığını ileri sürerek 3500,00 TL sözleşme bedeli, 2000,00 TL cezai şart ve 1000 TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 6500,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.07.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle ise, maddi tazminat haklarını saklı tutmak suretiyle davasını tamamen ıslah ederek, 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, davalının hüküm tarihinden itibaren kitabın satış takip sistemi bilgilerini ve kitabın satışı yapıldı ise tüm satış ve kazanç bilgilerini kendisine yazılı olarak bildirilmesini ve davalının elinde bulunan tüm kitapların tarafına teslim edilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda,manevi tazminat verilebilecek olguların sınırlı olduğu, manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir eylemin olması gerektiği, kişilik haklarının ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgili olduğu, kişisel varlıkların bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ve nesep gibi insanın insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimli olduğu, tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş kişisel varlıkların açıklananlarla çevrelediği, taraflar arasında akdedilen yayıncı yazar sözleşmesine konu olayın bu
çerçeve dışında kalmasından dolayı somut olayda manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, davacının ıslah dilekçesiyle talep ettiği diğer taleplerinin ise taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gözetildiğinde dava tarihi itibariyle haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek manevi tazminat talebinin reddine, "..." adli eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki satış takip sistem bilgisinin davalı tarafından davacıya verilmesine, "..." adlı eserin, dava tarihi olan 09.....2013 tarihine kadar ki kitabın satış ve kazanç bilgilerinin, davalı tarafından davacıya verilmesine,"..." adlı eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan basılmış bu eserin, satışı yapılmamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere, davacıya iadesine, karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, neşir sözleşmesine dayalı manevi tazminat, sözleşmeye konu kitaba ilişkin satış takip sistemi ve tüm satış ve kazanç bilgilerinin eser sahibine yazılı olarak bildirilmesi ve davalı elindeki kitapların davacıya iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece manevi tazminat talebinin reddine, eserin dava tarihine kadar olan satış takip sistemi bilgilerinin davalı tarafından davacıya verilmesine, eserin dava tarihine kadar olan satış ve kazanç bilgilerinin davacıya verilmesine, eserin tümü satılmadı ise, davalı elinde olan ve satışı yapılmamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere davacıya iadesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nin Hükmün Kapsamı başlıklı 297. maddesinin .... fıkrasına göre “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Kanunun aradığı bu şekil, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetine sebep olabilecek, kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. (HGK 2013/9-1989 Esas 2014/657 Karar sayılı ilamı)
Davacı taraf ıslah dilekçesiyle, sözleşmenin feshedilmesi gerekçe gösterilerek, davalı tarafça piyasaya satış için dağıtımı yapılan kitaplardan henüz satışı yapılamamış olanların iadesi talebinde bulunulmuş, mahkemece, ‘eserin tümü satılmadı ise davalı elinde olan ve satışı yapılamamış olanlarının masrafı davalıya ait olmak üzere davacıya iadesine’ şeklinde hüküm tesis edilmek suretiyle bu taleplerin kabulüne karar verilmiştir. Ancak mahkeme hükmü, bu haliyle ile belirsiz ve infazda tereddüt oluşturacak niteliktedir. Ayrıca, alacağın mevcut olup olmadığının tespiti ve varsa tahsiline dair bir eda davasında tartışılabilecek bir hususla ilgili olarak tespit niteliğinde bir hüküm kurulmasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü de mümkün değildir.
Belirtilen nedenlerle 6100 sayılı HMK’nın 297/.... maddesine uygun olmayan, belirsiz ve infazda tereddüt oluşturacak nitelikteki mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
...-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan gerekçelerle hükmün re’sen BOZULMASINA, (...) nolu bentte açıklanan gerekçelerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452020100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz