Kurtuluş beyyinesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2594 E. 2021/3485 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıl
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş beyyinesi↗ ttk 309/4↗ yönetici sorumluluğu↗ özen yükümlülüğü↗ sorumluluk davası↗ tefrik↗ zamanaşımı defi↗ ticari işletme↗ mirasçılık↗ yönetim kurulu kararı↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalıların özen yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, banka yönetim kurulu üyelerinin gerek eylem gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 336.maddesi uyarınca da sorumluluklarının bulunduğu, söz konusu sorumluluğun ağırlaştırılmış sorumluluk niteliğinde bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri kurtuluş beyyinesini ispat etmedikleri sürece söz konusu zarardan sorumlu oldukları, yine banka ... Şubesi çalışanları ile bölge müdürleri ve kredi değerlendirme görevlilerinin de söz konusu kredinin kullandırılmasında kasıt ve ihmallerinin bulunduğu gerkçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile toplam 2.553.157,57 TL'nin davalılar Muris ... mirasçıları Ayşe İrem Maro Kırış ve ... dışındaki davalılardan tahsiline; davalı ... yönünden açılan dosyanın ise bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, Davalı ... vekili, davalı ... vekili, Davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmişse de, 6762 sayılı TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iş olduğundan, davanın banka yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin olduğu gözönüne alındığında ticari iştir ve 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi gereğince avans faizi istenebilir. Bu itibarla, hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
3- Dava, davacının eski yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası olup, mahkemece davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda usulsüz kredi işlemine onay veren yönetim kurulu kararının 28.03.1997 tarihinde alındığı, kredinin 01.04.1997 tarihinde kullandırıldığı, işbu davanın ise 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 04.12.2002 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketlerin itirazlarının iptali ile takiplerin devamını
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/571 E. 2020/2908 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz kararda3- Dava, davacının eski «yönetim kurulu» üyeleri ve yöneticileri hakkında açılan «sorumluluk davası» olup, mahkemece davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde «zamanaşımına» uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda usulsüz kredi işlemine onay veren yönetim kurulu kararının 28.03.1997 tarihinde alındığı, kredinin 01.04.1997 tarihinde kullandırıldığı, işbu davanın ise 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 04.12.2002 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların «zamanaşımı defi» kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar ya …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı ve tüm dosya kapsamına göre; icra takibine konu edilen alacağın dayanağını teşkil eden avans makbuzlarının davalı ...yönünden en «son» tarihlisinin 02.02.2001, diğer davalı ... yönünden ise en son tarihlisinin 17.04.2002 olduğu, zararın meydana geldiği tarih itibari ile 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde öngörülen fiilin vukuu bulduğu tarihten itibaren 5 yıllık «zamanaşımı» süresi dolduktan sonra icra takiplerinin yapıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemiz …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14662 E. 2012/19306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2682 E. 2021/2306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu kararda… göre, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD «cezai şartın» faiziyle davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı .. …
3 benzer karar daha
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14645 E. 2017/528 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10096 E. 2011/10912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine tescil · limited şirket pay devri · pay devri · satış sözleşmesi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 24.01.1997 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile noterde 24 hissesini davalılara devrettiği, devir işlemine diğer ortakların «muvafakat» ettikleri, davalıların «pay devrinin tescil» ve «ilanı» için yükümlülüklerini yerine getirmeyi «taahhüt» ettikleri, noterlikçe pay devrine ilişkin düzenlenen «satış sözleşmesi» sırasında bütün ortakların bulunduğu gerekçesiyle, pay devrinin kanuna ve usule uygun olarak yapıldığının tespitine, devrin şirket «pay defterine tescili» ile ticaret sicilince «masrafı» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki pay devrinin tescil» ve «ilanına» ilişkindir.
-
Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10308 E. 2018/5514 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, TR 1997/01266 sayılı patent yönünden «menfi tespit» talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2594 E. , 2021/3485 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.12.2018 tarih ve 2014/336-2018/1381 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan ..., ..., ..., ... vekili Av. ... ile ... ve ... vekili Av. ... ile ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Emlak Bankası AŞ ... Şubesi tarafından Örsa Grubuna ait Örsa Tekstil, Öray Tekstil, İmateks Tekstil'in toplam 6.500.000 DM tutarında ilave kredi teklif edildiği ve kullandırıldığı aşamada grubun yeterli teminatının olmadığını, kredi kullandırılırken gerekli prosedüre uyulmadığını, bankanın zarara uğratıldığını ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 7.272.604.006.552 TL'nin kredinin ödendiği tarihten itibaren işleyecek kamu bankalarının uyguladığı en yüksek mevduat faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalıların özen yükümlülüklerine aykırı davrandıkları, banka yönetim kurulu üyelerinin gerek eylem gerekse dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 336.maddesi uyarınca da sorumluluklarının bulunduğu, söz konusu sorumluluğun ağırlaştırılmış sorumluluk niteliğinde bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri kurtuluş beyyinesini ispat etmedikleri sürece söz konusu zarardan sorumlu oldukları, yine banka ... Şubesi çalışanları ile bölge müdürleri ve kredi değerlendirme görevlilerinin de söz konusu kredinin kullandırılmasında kasıt ve ihmallerinin bulunduğu gerkçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile toplam 2.553.157,57 TL'nin davalılar Muris ... mirasçıları Ayşe İrem Maro Kırış ve ...
dışındaki davalılardan tahsiline; davalı ... yönünden açılan dosyanın ise bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, Davalı ... vekili, davalı ... vekili, Davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmişse de, 6762 sayılı TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu kanunda düzenlenen hususlarda bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iş olduğundan, davanın banka yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin olduğu gözönüne alındığında ticari iştir ve 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi gereğince avans faizi istenebilir. Bu itibarla, hükmedilen alacağa yasal faiz işletilmesi doğru olmamıştır.
3- Dava, davacının eski yönetim kurulu üyeleri ve yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davası olup, mahkemece davalıların sorumluluğuna karar verilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 309/son maddesinde, tazminat isteme hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmış olup, somut olayda usulsüz kredi işlemine onay veren yönetim kurulu kararının 28.03.1997 tarihinde alındığı, kredinin 01.04.1997 tarihinde kullandırıldığı, işbu davanın ise 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 04.12.2002 tarihinde açılması nedeniyle, davalıların zamanaşımı defi kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (4) Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz etmeyen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 08.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/649308700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz