Patent tecavüzü - Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/10308 E. 2018/5514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, TR 1997/01266 sayılı patent yönünden menfi tespit talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Cezai Şart 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2682 E. 2021/2306 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart
Benzer bu kararda… göre, davanın kısmen kabulü ile, 5.500,00 TL tazminatın 15/07/1997 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 10.000 USD «cezai şartın» faiziyle davalı ...'den tahsiline, sair hususlarda daha önce verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen kararın davalı .. …
-
Ortaklar Kurulu Kararının İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14645 E. 2017/528 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararının iptali · ortaklar kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kabulü ile 08.05.2000 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptaline», birleşen davada ise tasfiyeye ilişkin usulüne uygun olarak alınan 13.06.1997 tarihli kararın tescili isteminin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle, Ticaret Sicil Müdürlüğünün red işleminin iptaline dair verilen kararın davalılar vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Pay devrinin tescili 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10096 E. 2011/10912 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devrinin tescili · pay defterine tescil · limited şirket pay devri · pay devri · satış sözleşmesi · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · muvafakat
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere dayanılarak, davacının 24.01.1997 tarihli «hisse devir sözleşmesi» ile noterde 24 hissesini davalılara devrettiği, devir işlemine diğer ortakların «muvafakat» ettikleri, davalıların «pay devrinin tescil» ve «ilanı» için yükümlülüklerini yerine getirmeyi «taahhüt» ettikleri, noterlikçe pay devrine ilişkin düzenlenen «satış sözleşmesi» sırasında bütün ortakların bulunduğu gerekçesiyle, pay devrinin kanuna ve usule uygun olarak yapıldığının tespitine, devrin şirket «pay defterine tescili» ile ticaret sicilince «masrafı» davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ilanına karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketteki pay devrinin tescil» ve «ilanına» ilişkindir.
1 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8603 E. 2011/7312 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:terditli talep · terditli dava · olumsuz oy · hak düşürücü süre · yönetim kurulu kararı · kötüniyet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu markaların davalı şirket tarafından, davacı ...'un davalı şirketin kurucu ortağı ve «yönetim kurulu» üyesi olduğu dönemde 24.07.1997 tarihinde tescil ettirildiği, asıl ve birleşen hükümsüzlük davalarının beş yıllık «hak düşürücü süresi» içinde açılmadığı, davacıların anılan markalar için Türkiye'de veya yurt dışında tescilli veya tescilsiz, öncelikli ve üstün bir kullanımlarının kanıtlanmadığı, davacılardan ...'un davalı şirket yönetiminde iken dava konusu markaların tescil edildiğini bildiği halde sessiz kalması karşısında davalının «kötüniyetli» olduğundan da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
1-Asıl ve birleşen davalar, 556 sayılı KHK’ye dayalı hükümsüzlük istemine ilişkin olup her iki davada da «terditli taleplerde» bulunulmuş ve davalı markalarının üstün hak sahipliği veya kullanmama nedenlerine dayalı olarak hükümsüzlüğü istenmiştir.
Mahkemece davacılar vekilinin anılan davası, 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Gerçekten de 556 sayılı KHK’nin 42. maddesi uyarınca üstün ve öncelikli hak sahipliği nedenine dayalı olarak hükümsüzlük talebinde bulunulabilmesi için davanın 5 yıllık «hak düşürücü sürede» açılmış olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/10308 E. , 2018/5514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...(KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2015 gün ve 2013/159-2015/62 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/06/2016 gün ve 2015/11065-2016/6196 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “... 250 mcg/2ml Nebülizasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” ve “... 500 mcg/2ml Nebülizasyon için İnhalasyon çözeltisi içeren tek dozluk ...” adlı ürünleri için Sağlık Bakanlığına ruhsat başvurusunda bulunduğunu, müvekkili başvurularının davalılara ait TR 1999/01408, TR 2005/01734, TR 2006/04146, TR 1997/01266 ve TR 1998/00121 sayılı patentlere tecavüz etmediğini, bu hususun tespitinde müvekkilinin hukuki yararı olduğunu ileri sürerek, müvekkili başvurularının davalıların patentlerine tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davacının ürünlerinin henüz ruhsat alma aşamasında olduğunu, bu nedenle bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, TR 1997/01266 sayılı patent yönünden menfi tespit talebinin reddine ve davacının ürünlerinin davalıların diğer patentlerine tecavüz oluşturmadığının tespitine dair verilen karar, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/.... maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 20/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/449745300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz