İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5275 E. 2021/651 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
isticvap↗ ihtarat↗ imzaya itiraz↗ sahtelik↗ aaüt↗ imza incelemesi↗ vekalet ücreti takdiri↗ kötüniyet tazminatı↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ kötüniyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... yönünden, davalının ihtarlı davetiyeye rağmen talimat duruşmasına katılmadığı, mahkemece imzaya itirazdan vazgeçtiğinin kabul edildiği, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7248 esas sayılı takip dosyasında, 5.418,71 TL asıl alacağa, 487,47 TL işlemiş faize, 29,12 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.930,55 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş; davalının Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş temerrüt faizine, 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu genel kredi sözleşmesindeki kefalet kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca imza incelemesi için mahkemede hazır bulunması için isticvap davetiyesi çıkarılmıştır. Ancak HMK’nın 171. maddesinde isticvap olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, sahteliği iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek ihtaratlı isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap davetiyesinin hükme esas alınarak bu davalı hakkında yazılı gerekçeyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3-Davalı ... yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 9'uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10'uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12'nci maddenin birinci fıkrası, 16'ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca davalı lehine AAÜT 13. maddesine göre vekalet ücreti takdiri gerekirken nasıl hesaplandığı anlaşılamayan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı, dava konusu kredi sözleşmesindeki davalı adına atılan imzanın davalıya ait olup olmadığını bilecek durumda olup, davacının icra takibinde haksız olduğu gibi kötüniyetli olduğu gözetilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8169 E. 2013/23009 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Benzer bu karardaMahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · borca itiraz · ek mehil · itirazın iptali davası · yetki itirazı · icra takibine itiraz · iptal davası · ticari defter
Benzer bu kararda1- Dava lisans sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın iptali davası» olup, davalı vekili icra takip dosyasına sunduğu «borca itiraz» dilekçesinde takibin dayanağı temel ilişkiyi kabul etmediğini beyan etmiş, bu davada ise davayı takip etmemek sureti ile davayı inkar etmiştir.
Mahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… çekişmesiz bulunan 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi"nin "Yetki" başlıklı 14. maddesi ile uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin «yetkisinin» özel olarak kabul edildiğinden, davalı borçlunun Konya İcra Müdürlüğü'nün yetkili bulunduğundan bahisle yapmış olduğu «yetki itirazı» yerinde görülmediği, davacının davalıdan takibe konu miktarda alacaklı bulunduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13549 E. 2017/1362 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Benzer bu karardaBu durumda, davacının delil olarak «ibraz» ettiği sözleşme metni HMK m.169 vd. gereğince davalıya «isticvap» davetiyesi ile tebliğ edilerek yapılan «tebligata» rağmen davalının sözleşmenin altındaki imzasını inkar etmemesi halinde, sözleşmenin tüm hükümleri ve dava konusu «çek» birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının yazılı belge ibraz etmediği gerekçesiyle bu hususlarda herhangi bir değerle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek hamili · ciranta · yemin delili · yemin · ispat yükü · hamil · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekin mal karşılığında verildiği hususunu ispat edemediği, yazılı belge «ibraz» edemediği, «yemin deliline» de dayanmadığı, «çek» karşılığı mal verilmediği iddiasının «ispat yükünün» davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. olan «çek hamiline» düzenlenmiş olup, çekteki ilk «ciranta» davalı ...
Dava, «çekin istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14830 E. 2013/12151 K.
Ortak:isticvap · imza incelemesi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş «temerrüt faizine», 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, dosyaya sunduğu «genel kredi sözleşmesi» ve «bankacılık işlemleri sözleşmesinde» davalı ...'nun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri sözleşmesi · bankacılık işlemleri · kefalet sözleşmesi · depo kararı · müteselsil kefil · kefil · çek
Benzer bu karardaDavacı taraf, dosyaya sunduğu «genel kredi sözleşmesi» ve «bankacılık işlemleri sözleşmesinde» davalı ...'nun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, bankanın «çek» karnesinden doğan sorumluluğu nedeniyle «depo» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5669 E. 2012/11957 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Benzer bu kararda169 vd.). maddesi uyarınca davalı tarafa «isticvap» davetiyesi çıkarılmaksızın iş bu davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle, davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz · irsaliye · ticari defter · fatura · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, salt «fatura» düzenlenmesinin ve bu faturaların «ticari defterlere» geçirilmesinin tek başına alacağı kanıtlar nitelikte kabul edilemeyeceği, zira bu faturaların öncelikle karşı tarafa tebliğ edilmesi ve tebellüğden itibaren 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, «faturalar itiraza» uğradığı takdirde taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki bulunduğunu kanıtlar nitelikte başkaca yan delillerle alacağın ispatlanması gerektiği gerekçesiyle, kan …
İbraz olunan «irsaliye» belgelerinde taşınan emtianın davalı tarafa «teslim» olunduğuna dair imza ve kaşe mevcut olduğuna göre, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 234 (HMK.
Davacı, taşıma akdinin varlığını ispat açısından faturalarla birlikte «irsaliye» belgelerine de dayanmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/5275 E. , 2021/651 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.01.2018 tarih ve 2012/191 E. - 2018/56 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Kültür Petrol Orm. Ürn. Tur. Gıda İnş. Mad. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine davalıların kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın 06.06.2011 tarihli ihtarname ile kat edildiğini, alacağın tahsili için Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas ve 2011/7248 esas sayılı dosyalarından başlatılan icra takiplerine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazların iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, icra dairesinin yetkisine ve mahkemenin yetkisine itiraz ile birlikte, icra takiplerine konu sözleşmelerdeki imzanın davalılara ait olmadığını belirterek, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... yönünden, davalının ihtarlı davetiyeye rağmen talimat duruşmasına katılmadığı, mahkemece imzaya itirazdan vazgeçtiğinin kabul edildiği, Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7248 esas sayılı takip dosyasında, 5.418,71 TL asıl alacağa, 487,47 TL işlemiş faize, 29,12 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.930,55 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş; davalının Antalya 10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş temerrüt faizine, 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ...
yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, kredi sözleşmesindeki imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu genel kredi sözleşmesindeki kefalet kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca imza incelemesi için mahkemede hazır bulunması için isticvap davetiyesi çıkarılmıştır. Ancak HMK’nın 171. maddesinde isticvap olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, sahteliği iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek ihtaratlı isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap davetiyesinin hükme esas alınarak bu davalı hakkında yazılı gerekçeyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
3-Davalı ... yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13. maddesinde, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7'nci maddenin ikinci fıkrası, 9'uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10'uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12'nci maddenin birinci fıkrası, 16'ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca davalı lehine AAÜT 13.
maddesine göre vekalet ücreti takdiri gerekirken nasıl hesaplandığı anlaşılamayan vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı, dava konusu kredi sözleşmesindeki davalı adına atılan imzanın davalıya ait olup olmadığını bilecek durumda olup, davacının icra takibinde haksız olduğu gibi kötüniyetli olduğu gözetilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerinde görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı ... yönünden BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı ... yönünden BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/647426600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz