İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/8169 E. 2013/23009 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin mehil↗ isticvap↗ borca itiraz↗ ek mehil↗ itirazın iptali davası↗ yetki itirazı↗ ticari defter kayıtları↗ icra takibine itiraz↗ iptal davası↗ ticari defter↗ yetki↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ temsil↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalandığı çekişmesiz bulunan 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi"nin "Yetki" başlıklı 14. maddesi ile uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisinin özel olarak kabul edildiğinden, davalı borçlunun Konya İcra Müdürlüğü'nün yetkili bulunduğundan bahisle yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmediği, davacının davalıdan takibe konu miktarda alacaklı bulunduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava lisans sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, davalı vekili icra takip dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde takibin dayanağı temel ilişkiyi kabul etmediğini beyan etmiş, bu davada ise davayı takip etmemek sureti ile davayı inkar etmiştir. Mahkemece davacının delil olarak sunduğu 31.08.2006 tarihli Yayın İzni Sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı davayı inkar ettiğinden inceleme yeterli araştırmayı içermemektedir. Mahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı temsilcisinin isticvabı ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların ticari defterlerine de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için kesin mehil verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14830 E. 2013/12151 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz karardaMahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin «isticvabına» karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemleri sözleşmesi · bankacılık işlemleri · imza incelemesi · kefalet sözleşmesi · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, dosyaya sunduğu «genel kredi sözleşmesi» ve «bankacılık işlemleri sözleşmesinde» davalı ...'nun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, bankanın «çek» karnesinden doğan sorumluluğu nedeniyle «depo» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13549 E. 2017/1362 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz karardaMahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davacının delil olarak «ibraz» ettiği sözleşme metni HMK m.169 vd. gereğince davalıya «isticvap» davetiyesi ile tebliğ edilerek yapılan «tebligata» rağmen davalının sözleşmenin altındaki imzasını inkar etmemesi halinde, sözleşmenin tüm hükümleri ve dava konusu «çek» birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının yazılı belge ibraz etmediği gerekçesiyle bu hususlarda herhangi bir değerle …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek hamili · ciranta · yemin delili · yemin · ispat yükü · hamil · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekin mal karşılığında verildiği hususunu ispat edemediği, yazılı belge «ibraz» edemediği, «yemin deliline» de dayanmadığı, «çek» karşılığı mal verilmediği iddiasının «ispat yükünün» davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. olan «çek hamiline» düzenlenmiş olup, çekteki ilk «ciranta» davalı ...
Dava, «çekin istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3414 E. 2020/5068 K.
Ortak:isticvap · yetkisizlik kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… çekişmesiz bulunan 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi"nin "Yetki" başlıklı 14. maddesi ile uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin «yetkisinin» özel olarak kabul edildiğinden, davalı borçlunun Konya İcra Müdürlüğü'nün yetkili bulunduğundan bahisle yapmış olduğu «yetki itirazı» yerinde görülmediği, davacının davalıdan takibe konu miktarda alacaklı bulunduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar v …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça dava konusu çeklerin bedellerinin ödendiği ve davacı şirketin «ibra» edildiğine dair 31.08.2007 tarihli «ibraname» sunulduğu, ibranamede davalı şirketi «temsilen» ...’nin imzasının bulunduğu, ibraname ve «protokol» tarihinde «tahsilat makbuzunu» imzalayan ...’nin davalı şirketi temsile «yetkisinin» bulunmadığı, bu sebeple «ibraz» edilen ibraname ve protokolün davacıyı borçtan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2015/16913esas 2016/6074 karar sayılı 07/04/2016 tarihli ilamı ile “ (1) Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’da «dahili» davalı şeklinde bir müessese yoktur.
Bu durumda davalı şirket yetkilisi ya da «temsilcisi» «isticvap» edilerek (isticvap tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili) adı geçen belgeler hakkında beyanının alınması gerekirken ticari sicil «kaydı» gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirket yetkilisinin «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğine ilişkin 31/08/2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve «ibra» «protokolü» hakkında beyanının alınması için «isticvabına» karar verildiği, meşruhatlı isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen «temsilci» İlker Açıkgöz'ün belirlenen günde isticvap için çağrıldığı duruşmaya gelmediği, bu nedenle davaya konu çeklerin isticvaba konu belgeler doğrultusunda şirket tarafından tahsil edildiğinin «ikrar» edilmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm «ihbar olunan» vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ibraname · ihbar olunan · ibra · ikrar · uyuşmazlık konusu · protokol · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirket yetkilisinin «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğine ilişkin 31/08/2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve «ibra» «protokolü» hakkında beyanının alınması için «isticvabına» karar verildiği, meşruhatlı isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen «temsilci» İlker Açıkgöz'ün belirlenen günde isticvap için çağrıldığı duruşmaya gelmediği, bu nedenle davaya konu çeklerin isticvaba konu belgeler doğrultusunda şirket tarafından tahsil edildiğinin «ikrar» edilmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm «ihbar olunan» vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça dava konusu çeklerin bedellerinin ödendiği ve davacı şirketin «ibra» edildiğine dair 31.08.2007 tarihli «ibraname» sunulduğu, ibranamede davalı şirketi «temsilen» ...’nin imzasının bulunduğu, ibraname ve «protokol» tarihinde «tahsilat makbuzunu» imzalayan ...’nin davalı şirketi temsile «yetkisinin» bulunmadığı, bu sebeple «ibraz» edilen ibraname ve protokolün davacıyı borçtan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2015/16913esas 2016/6074 karar sayılı 07/04/2016 tarihli ilamı ile “ (1) Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’da «dahili» davalı şeklinde bir müessese yoktur.
Bu sebeple ...’nin davalı olarak gösterilip, onun hakkında hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, davacı vekili 09.10.2008 tarihli oturumda ... hakkındaki taleplerini takip etmeyeceklerini bildirdiği halde, adı geçen hakkında yargılamaya devam ile hüküm kurulması da doğru değildir. (2) Davacı «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğini belirterek 31.08.2007 tarihli belgeleri («tahsilat makbuzu», «ibra» «protokolü») «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/8169 E. , 2013/23009 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.06.2012 tarih ve 2011/105-2012/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme hükümlerine göre düzenlenen 27.08.2009 tarihli faturanın borçlu tarafından ödenmemesi üzerine davalı hakkında İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/16325 Esas sayılı dosyası ile 4.080,10 TL alacak hakkında yaptıkları takibe davalı borçlunun haksız ve kötü niyetle itirazda bulunduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile alacağın %40'ından az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında imzalandığı çekişmesiz bulunan 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi"nin "Yetki" başlıklı 14. maddesi ile uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkisinin özel olarak kabul edildiğinden, davalı borçlunun Konya İcra Müdürlüğü'nün yetkili bulunduğundan bahisle yapmış olduğu yetki itirazı yerinde görülmediği, davacının davalıdan takibe konu miktarda alacaklı bulunduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava lisans sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup, davalı vekili icra takip dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesinde takibin dayanağı temel ilişkiyi kabul etmediğini beyan etmiş, bu davada ise davayı takip etmemek sureti ile davayı inkar etmiştir. Mahkemece davacının delil olarak sunduğu 31.08.2006 tarihli Yayın İzni Sözleşmesi esas alınarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı davayı inkar ettiğinden inceleme yeterli araştırmayı içermemektedir. Mahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı temsilcisinin isticvabı ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların ticari defterlerine de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için kesin mehil verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/571160900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz