Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14830 E. 2013/12151 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri sözleşmesi↗ isticvap↗ bankacılık işlemleri↗ imza incelemesi↗ kefalet sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗ çek↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun kefalet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankanın çek karnesinden doğan sorumluluğu nedeniyle depo istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dosyaya sunduğu genel kredi sözleşmesi ve bankacılık işlemleri sözleşmesinde davalı ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır. 1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. Bu durumda, mahkemece, genel kredi sözleşmesinin son safyasındaki müşterek ve müteselsil kefil bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde imza incelemesi de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun kefalet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8169 E. 2013/23009 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin «isticvabına» karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · borca itiraz · ek mehil · itirazın iptali davası · yetki itirazı · icra takibine itiraz · iptal davası · ticari defter
Benzer bu kararda1- Dava lisans sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın iptali davası» olup, davalı vekili icra takip dosyasına sunduğu «borca itiraz» dilekçesinde takibin dayanağı temel ilişkiyi kabul etmediğini beyan etmiş, bu davada ise davayı takip etmemek sureti ile davayı inkar etmiştir.
Mahkemece HMK'nın 169 vd. maddeleri uyarınca sözleşme ile ilgili olarak davalı «temsilcisinin» «isticvabı» ve sözleşmenin bu isticvabın sonucuna göre değerlendirilmesi ve davacı dava dilekçesinde tarafların «ticari defterlerine» de dayandığına göre, davalı tarafa ticari defter ve kayıtları sunması için «kesin mehil» verildikten sonra, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… çekişmesiz bulunan 31.08.2006 tarihli “Radyo ile Yayın İzni Sözleşmesi"nin "Yetki" başlıklı 14. maddesi ile uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin «yetkisinin» özel olarak kabul edildiğinden, davalı borçlunun Konya İcra Müdürlüğü'nün yetkili bulunduğundan bahisle yapmış olduğu «yetki itirazı» yerinde görülmediği, davacının davalıdan takibe konu miktarda alacaklı bulunduğu, takibe konu alacak miktarının likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13549 E. 2017/1362 K.
Ortak:isticvap · çek
İncelediğiniz karardaDava, bankanın «çek» karnesinden doğan sorumluluğu nedeniyle «depo» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin «isticvabına» karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davacının delil olarak «ibraz» ettiği sözleşme metni HMK m.169 vd. gereğince davalıya «isticvap» davetiyesi ile tebliğ edilerek yapılan «tebligata» rağmen davalının sözleşmenin altındaki imzasını inkar etmemesi halinde, sözleşmenin tüm hükümleri ve dava konusu «çek» birlikte değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece davacının yazılı belge ibraz etmediği gerekçesiyle bu hususlarda herhangi bir değerle …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekin mal karşılığında verildiği hususunu ispat edemediği, yazılı belge «ibraz» edemediği, «yemin deliline» de dayanmadığı, «çek» karşılığı mal verilmediği iddiasının «ispat yükünün» davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. olan «çek hamiline» düzenlenmiş olup, çekteki ilk «ciranta» davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çekin istirdadı · çek hamili · ciranta · yemin delili · yemin · ispat yükü · hamil · istirdat
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu çekin mal karşılığında verildiği hususunu ispat edemediği, yazılı belge «ibraz» edemediği, «yemin deliline» de dayanmadığı, «çek» karşılığı mal verilmediği iddiasının «ispat yükünün» davacıda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
A.Ş. olan «çek hamiline» düzenlenmiş olup, çekteki ilk «ciranta» davalı ...
Dava, «çekin istirdadı» istemine ilişkin olup mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5669 E. 2012/11957 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin «isticvabına» karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda169 vd.). maddesi uyarınca davalı tarafa «isticvap» davetiyesi çıkarılmaksızın iş bu davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle, davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz · irsaliye · ticari defter · fatura · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, salt «fatura» düzenlenmesinin ve bu faturaların «ticari defterlere» geçirilmesinin tek başına alacağı kanıtlar nitelikte kabul edilemeyeceği, zira bu faturaların öncelikle karşı tarafa tebliğ edilmesi ve tebellüğden itibaren 8 günlük süre içerisinde itiraza uğramaması, «faturalar itiraza» uğradığı takdirde taraflar arasında hukuki ve ticari ilişki bulunduğunu kanıtlar nitelikte başkaca yan delillerle alacağın ispatlanması gerektiği gerekçesiyle, kan …
İbraz olunan «irsaliye» belgelerinde taşınan emtianın davalı tarafa «teslim» olunduğuna dair imza ve kaşe mevcut olduğuna göre, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 234 (HMK.
Davacı, taşıma akdinin varlığını ispat açısından faturalarla birlikte «irsaliye» belgelerine de dayanmıştır.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5275 E. 2021/651 K.
Ortak:isticvap · imza incelemesi · kefalet · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı taraf, dosyaya sunduğu «genel kredi sözleşmesi» ve «bankacılık işlemleri sözleşmesinde» davalı ...'nun müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Davalı ... yönünden, davalı icra takibine konu «genel kredi sözleşmesindeki» «kefalet» kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtmiş olup mahkemece, davalıya HMK’nın 211, 169. maddeleri uyarınca «imza incelemesi» için mahkemede hazır bulunması için «isticvap» davetiyesi çıkarılmıştır.
İcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş «temerrüt faizine», 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · imzaya itiraz · sahtelik · vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · işlemiş faiz · temerrüt faizi · kötüniyet
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğü'nün 2011/7249 esas sayılı takip dosyasında, 5.240,00 TL asıl alacağa, 148,47 TL işlemiş «temerrüt faizine», 7,42 TL gider vergisine olmak üzere toplam 5.395,89 TL alacağa yaptığı itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, davalı ... yönünden ise aleyhine açılan itirazın iptali davasında, «kredi sözleşmesindeki» imzanın davalının eli ürünü olduğu ispatlanamadığından bu davalı yönünden davanın reddine ve davalının «kötüniyet tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Ancak HMK’nın 171. maddesinde «isticvap» olunanın davet usulü belirtilmiş olup, bu maddeye göre isticvaba konu vakıaların açıkça gösterilmesi, «sahteliği» iddia olunan belgenin açıkça yazılması ve imzasına itiraz edilen belgenin eklenerek «ihtaratlı» isticvap davetisyesi gönderilmesi gerekirken, HMK’nın 211, 169 ve 171. maddelerine uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilmemiş olması nedeniyle usulsüz isticvap dav …
Ayrıca davacı, dava konusu «kredi sözleşmesindeki» davalı adına atılan imzanın davalıya ait olup olmadığını bilecek durumda olup, davacının icra takibinde haksız olduğu gibi «kötüniyetli» olduğu gözetilerek «kötüniyet tazminatına» hükmedilmesi gerekirken kötüniyet tazminatı isteminin reddi yerinde görülmemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalı ... yönünden, davalının ihtarlı davetiyeye rağmen talimat duruşmasına katılmadığı, mahkemece «imzaya itirazdan» vazgeçtiğinin kabul edildiği, Antalya 10.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3414 E. 2020/5068 K.
Ortak:isticvap
İncelediğiniz kararda1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin «isticvabına» karar verebilir.
Bu durumda, mahkemece, «genel kredi sözleşmesinin» «son» safyasındaki müşterek ve «müteselsil kefil» bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun «isticvap» davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde «imza incelemesi» de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun «kefalet sözleşmesi» bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davalı şirket yetkilisi ya da «temsilcisi» «isticvap» edilerek (isticvap tarihi itibariyle şirketi temsile yetkili) adı geçen belgeler hakkında beyanının alınması gerekirken ticari sicil «kaydı» gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirket yetkilisinin «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğine ilişkin 31/08/2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve «ibra» «protokolü» hakkında beyanının alınması için «isticvabına» karar verildiği, meşruhatlı isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen «temsilci» İlker Açıkgöz'ün belirlenen günde isticvap için çağrıldığı duruşmaya gelmediği, bu nedenle davaya konu çeklerin isticvaba konu belgeler doğrultusunda şirket tarafından tahsil edildiğinin «ikrar» edilmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm «ihbar olunan» vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ibraname · ihbar olunan · ibra · ikrar · uyuşmazlık konusu · protokol · ihbar
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirket yetkilisinin «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğine ilişkin 31/08/2007 tarihli «tahsilat makbuzu» ve «ibra» «protokolü» hakkında beyanının alınması için «isticvabına» karar verildiği, meşruhatlı isticvap davetiyesinin tebliğine rağmen «temsilci» İlker Açıkgöz'ün belirlenen günde isticvap için çağrıldığı duruşmaya gelmediği, bu nedenle davaya konu çeklerin isticvaba konu belgeler doğrultusunda şirket tarafından tahsil edildiğinin «ikrar» edilmiş sayılacağı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm «ihbar olunan» vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça dava konusu çeklerin bedellerinin ödendiği ve davacı şirketin «ibra» edildiğine dair 31.08.2007 tarihli «ibraname» sunulduğu, ibranamede davalı şirketi «temsilen» ...’nin imzasının bulunduğu, ibraname ve «protokol» tarihinde «tahsilat makbuzunu» imzalayan ...’nin davalı şirketi temsile «yetkisinin» bulunmadığı, bu sebeple «ibraz» edilen ibraname ve protokolün davacıyı borçtan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2015/16913esas 2016/6074 karar sayılı 07/04/2016 tarihli ilamı ile “ (1) Dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’da «dahili» davalı şeklinde bir müessese yoktur.
Bu sebeple ...’nin davalı olarak gösterilip, onun hakkında hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, davacı vekili 09.10.2008 tarihli oturumda ... hakkındaki taleplerini takip etmeyeceklerini bildirdiği halde, adı geçen hakkında yargılamaya devam ile hüküm kurulması da doğru değildir. (2) Davacı «uyuşmazlık konusu» çeklerin bedellerinin ödendiğini belirterek 31.08.2007 tarihli belgeleri («tahsilat makbuzu», «ibra» «protokolü») «ibraz» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14830 E. , 2013/12151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/06/2012 tarih ve 2011/333-2012/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkkili banka ile davalı şirket arasında aktedilen genel kredi sözleşmesi ve bankacılık işlemleri sözleşmesine istinaden davalı şirkete kullandırılan çek karnesi hesabına ilişkin olarak müvekkilinin 25 adet çek nedeniyle 13.625,00 TL gayrı nakit riski oluştuğunu, diğer davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu ileri sürerek, bu miktarın faiz getirmeyen bir hesapta aynen depo edilmek üzere davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sözleşme icabına göre davacı bankanın gayri nakit risk nedeniyle sözleşmeyi kat edebileceği, davalı şirketin bu miktardan sorumlu olduğu, diğer davalı yönünden usulüne uygun kefalet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, diğer davalı yönünden ise sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankanın çek karnesinden doğan sorumluluğu nedeniyle depo istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, dosyaya sunduğu genel kredi sözleşmesi ve bankacılık işlemleri sözleşmesinde davalı ...'nun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu ileri sürmüş olup, bankacılık işlemleri sözleşmesinde müşterek ve müteselsil kefil bilgileri kısmı boş ise de, genel kredi sözleşmesindeki müşterek ve müteselsil kefil kısmında davalının adı yazmamakla birlikte adres ve imza bulunmaktadır. 1086 Sayılı HUMK'un 230. maddesi (6100 Sayılı HMK'nın 169. maddesi) uyarınca mahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. Bu durumda, mahkemece, genel kredi sözleşmesinin son safyasındaki müşterek ve müteselsil kefil bölümündeki imzanın davalı ...'na ait olup olmadığı yönünde sözleşmenin örneği de ekli usulüne uygun isticvap davetiyesi tebliğ edilerek, sonucuna göre gerektiğinde imza incelemesi de yaptırılarak oluşacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda genel kredi sözleşmesinde davalı ...'nun isminin olmadığı, bu nedenle de usulüne uygun kefalet sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
18.06.2013-M/U
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/452968200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz