Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1469 E. 2021/619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 297↗ infazda tereddüt↗ aaüt↗ müteselsil sorumluluk↗ pasif husumet yokluğu↗ acentelik↗ infaz↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ havale↗ dava sebebi↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, havale alıcısının geçerli bir kimlik belgesiyle başvuru yaparak ve doğru MTNC numarasını ibraz ederek gönderilen parayı aldığı, belirtilen işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı yanca davalı bankaya husumet yöneltilmişse de davalı bankanın diğer davalının acentesi olduğu, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi hükmüne göre, hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve infazda tereddüt oluşturur niteliktedir. Bu itibarla, infazda tereddüt oluşturur şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan, diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir. Bu halde, haklarındaki dava farklı gerekçelerle reddedilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenle de bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17992 E. 2014/19266 K.
Ortak:dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaSomut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 4 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hasar · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davaya konu ettiği tazminatı doğuran «hasarın», malların taşınmak üzere «teslim» alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasarın» sigortalı emtianın taşınmak üzere «teslim» alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan davanın ortak bir sebeple reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/563 E. 2023/991 K.
Ortak:infazda tereddüt · pasif husumet yokluğu · acentelik · infaz · pasif husumet · husumet yokluğu · havale · dava sebebi · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «havale» alıcısının geçerli bir kimlik belgesiyle başvuru yaparak ve doğru MTNC numarasını «ibraz» ederek gönderilen parayı aldığı, belirtilen işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı yanca davalı bankaya «husumet» yöneltilmişse de davalı bankanın diğer davalının «acentesi» olduğu, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, uluslar arası para transferi yolu ile «havale» göndericisi tarafından gönderilen paranın havale alıcısı dışındaki 3. kişiye ödenmesi sebebiyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2715 E. 2019/4343 K.
Ortak:vekalet ücreti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaÖte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «havale» alıcısının geçerli bir kimlik belgesiyle başvuru yaparak ve doğru MTNC numarasını «ibraz» ederek gönderilen parayı aldığı, belirtilen işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı yanca davalı bankaya «husumet» yöneltilmişse de davalı bankanın diğer davalının «acentesi» olduğu, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Benzer bu kararda7. maddesi uyarınca 10.297,86 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin «görevsizlik», «yetkisizlik», dava ön «şartlarının yokluğu» veya «husumet» nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve «açılmamış sayılmasında» ücret başlıklı 7. maddesi gereğince “«davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
… i, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” hükmü gereğince davalı yararına tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarda «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece davalı yararına dava değeri üzerinden «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK 438/«son» maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · nispi vekalet ücreti · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · dava şartı yokluğu · açılmamış sayılma · yenileme · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesinin «görevsizlik», «yetkisizlik», dava ön «şartlarının yokluğu» veya «husumet» nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve «açılmamış sayılmasında» ücret başlıklı 7. maddesi gereğince “«davanın açılmamış sayılmasına» ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından takip edilmeyen davanın «işlemden kaldırıldığı» 3 aylık yasal süre içinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK 150. maddesi uyarınca 17.01.2018 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Taraflar arasında görülen taşınan emtianın kaybolması nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin davada, davacı tarafından takip edilmeyen davanın HMK 150. maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına» karar verilerek davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.
… i, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.” hükmü gereğince davalı yararına tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarda «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekeceğinden, mahkemece davalı yararına dava değeri üzerinden «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK 438/«son» maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14267 E. 2016/351 K.
Ortak:dava sebebi · dahili dava · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAncak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir.
Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaKarar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereği, red sebebi aynı olan davalılar ...., ...., ................, ... ve ....
Dava, yangın nedeniyle emtiada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, ... ve ... 'ye karşı açılan davanın «feragatten» reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ... ve .... lehine talepleri doğrultusunda «vekalet ücreti takdir» edilmemiş ve davalı .... haricindeki diğer davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Valiliği lehine tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, hatalı olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmayıp, kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · feragat
Benzer bu kararda… lamaya göre; davacı vekilinin 24/09/2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve davalıların davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldrmadan itibaren üç aylık yasal sürenin dolduğu, davacının 22/09/2014 tarihinde ... ve .....'ye ilişkin davalarından «feragat» ettiğini bildirdiği gerekçesiyle ... ve ... 'ye karşı açılan davanın feragatten reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, yangın nedeniyle emtiada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, ... ve ... 'ye karşı açılan davanın «feragatten» reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ... ve .... lehine talepleri doğrultusunda «vekalet ücreti takdir» edilmemiş ve davalı .... haricindeki diğer davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13341 E. 2010/4889 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaSomut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir.
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “«müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmolunur” hükmüne yer verildiği ve dava konusu olayda ret sebebi ortak olduğu halde davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · limited şirket
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirket pay devrine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2894 E. 2013/19758 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaSomut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Bu itibarla, «infazda tereddüt» oluşturur şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… olduğu konusunda herhangi bir açıklama yapılmamış, dosya kapsamı dikkate alınarak taraflara yüklenen borç ve tanınan hakkın sıra numarası altında belirtildiği açık, «infazda» şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde, usulün aradığı nitelikleri haiz kısa karar ve buna uygun gerekçeli karar oluşturulmamış, açıklanan hususlar doğrultusunda …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat · menfi tespit
Benzer bu karardaDava «menfi tespit» ve «istirdat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1469 E. , 2021/619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05.07.2018 tarih ve 2016/97-2018/586 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili ve katılma yoluyla davalı banka vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 05.07.2012 tarihinde davalı bankaya giderek yurt dışındaki yakınına para göndermek istediğini belirttiğini, bankada kendisine en hızlı para transferinin Western Union vasıtası ile yapılabileceğinin söylendiğini, bunun üzerine Western Union vasıtası ile 4.804,00 Euro parayı yakınına gönderdiğini ve bu hizmet karşılığında 196,00 Euro işlem ücreti ödediğini; ancak paranın yakınına değil başka bir üçüncü kişiye ödendiğini ileri sürerek, 4.804,00 Euro havale tutarı ile 196,00 Euro işlem ücreti olmak üzere toplam 5.000,00 Euro alacağın ve 1.000.-TL manevi tazminatın 05.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, havale alıcısının geçerli bir kimlik belgesiyle başvuru yaparak ve doğru MTNC numarasını ibraz ederek gönderilen parayı aldığı, belirtilen işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı yanca davalı bankaya husumet yöneltilmişse de davalı bankanın diğer davalının acentesi olduğu, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi hükmüne göre, hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve infazda tereddüt oluşturur niteliktedir. Bu itibarla, infazda tereddüt oluşturur şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava pasif husumet yokluğundan, diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir. Bu halde, haklarındaki dava farklı gerekçelerle reddedilen davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün anılan nedenle de bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 01.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/643665900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz