Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17992 E. 2014/19266 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ müteselsil sorumluluk↗ rücuen tazminat↗ dava sebebi↗ hasar↗ vekalet ücreti↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davaya konu ettiği tazminatı doğuran hasarın, malların taşınmak üzere teslim alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın sigortalı emtianın taşınmak üzere teslim alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan davanın ortak bir sebeple
reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13341 E. 2010/4889 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 4 …
Benzer bu karardaAvukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde “«müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmolunur” hükmüne yer verildiği ve dava konusu olayda ret sebebi ortak olduğu halde davalılar vekilleri için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · pay devri · limited şirket
Benzer bu kararda2- Dava, «limited şirket pay devrine» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1469 E. 2021/619 K.
Ortak:dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 4 …
Benzer bu karardaSomut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 3/2. maddesi; “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü haizdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · pasif husumet yokluğu · acentelik · infaz · pasif husumet · husumet yokluğu · havale · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «havale» alıcısının geçerli bir kimlik belgesiyle başvuru yaparak ve doğru MTNC numarasını «ibraz» ederek gönderilen parayı aldığı, belirtilen işlemde bir usulsüzlük bulunmadığı, davacı yanca davalı bankaya «husumet» yöneltilmişse de davalı bankanın diğer davalının «acentesi» olduğu, acenteye doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle, diğer davalı hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, mahkemece, davalı banka hakkındaki dava «pasif husumet yokluğundan», diğer davalı hakkında dava ise yazılı gerekçelerle esastan reddedilmiş, buna karşılık tek bir «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Somut olayda, hükmün sonuç kısmında, alacak ve manevi tazminat taleplerinin reddi sebebiyle belirlenen «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hüküm bu haliyle vekalet ücretinin hangi davalı lehine hükmedildiği hususunda muğlak ve «infazda tereddüt» oluşturur niteliktedir.
Bu itibarla, «infazda tereddüt» oluşturur şekilde hüküm oluşturulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14267 E. 2016/351 K.
Ortak:dava sebebi · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaKarar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 4 …
Benzer bu karardaDava, yangın nedeniyle emtiada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, ... ve ... 'ye karşı açılan davanın «feragatten» reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ... ve .... lehine talepleri doğrultusunda «vekalet ücreti takdir» edilmemiş ve davalı .... haricindeki diğer davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereği, red sebebi aynı olan davalılar ...., ...., ................, ... ve ....
Valiliği lehine tek «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, hatalı olarak ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli olmayıp, kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · vekalet ücreti takdiri · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · feragat · dahili dava
Benzer bu kararda… lamaya göre; davacı vekilinin 24/09/2014 tarihli duruşmaya gelmediği ve davalıların davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği, HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın «yenileninceye» kadar «işlemden kaldırıldığı», işlemden kaldrmadan itibaren üç aylık yasal sürenin dolduğu, davacının 22/09/2014 tarihinde ... ve .....'ye ilişkin davalarından «feragat» ettiğini bildirdiği gerekçesiyle ... ve ... 'ye karşı açılan davanın feragatten reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Dava, yangın nedeniyle emtiada meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, ... ve ... 'ye karşı açılan davanın «feragatten» reddine, diğer davalılara karşı açılan «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş, ... ve .... lehine talepleri doğrultusunda «vekalet ücreti takdir» edilmemiş ve davalı .... haricindeki diğer davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'nin 3/2. maddesinde yer alan “Müteselsil sorumluluk da «dahil» olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.” şeklindeki düzenleme gereği, red sebebi aynı olan davalılar ...., ...., ................, ... ve ....
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17992 E. , 2014/19266 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) ...
10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2013 tarih ve 2013/77-2013/110 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirkete ait emtiayı nakliyat rizikolarına karşı sigortaladığını, emtianın Türkiye'den Rusya'ya davalı taşıyıcıların sorumluluğunda taşındığını, ancak taşınan yükün büyük bir bölümünün 23.09.2008 tarihi itibariyle CMR alıcısının eline hasarlı olarak geçtiğini, tahliye öncesi yapılan kontrolde durumun tespit edildiğini ve kırılan emtianın fotoğraflarının da çekildiğini, davalıların sorumlu olduğu hasar yüzünden müvekkilinin yaptırdığı ekspertiz sonucuna göre sigortalısına 09.09.2009 tarihinde 42.858,76 USD hasar tazminatı ödediğini ve davalılara rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek 42.858,76 USD tutarındaki tazminatın, ödeme tarihinden itibaren, bankaların bir yıl vadeli döviz hesabına uyguladıkları en yüksek döviz faizi ile birlikte zarar sorumlusu davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının davaya konu ettiği tazminatı doğuran hasarın, malların taşınmak üzere teslim alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, hasarın sigortalı emtianın taşınmak üzere teslim alındığı an ile alıcısına teslim edildiği an arasında meydana geldiği hususunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan davanın ortak bir sebeple
reddine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, red sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, red sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme gözetilmeksizin, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden hükmün HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın hüküm fıkrasının altıncı bendinde yer alan " 7.096,70'şer TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile ayrı ayrı davalılara ödenmesine" ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine ''7.096,70 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalılara verilmesine'' ibaresinin eklenmesine ve kararın değişik bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/357308700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz