Maddi-Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2574 E. 2013/19459 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maluliyet oranı↗ trafik kazası↗ tazminat davası↗ taşıma sözleşmesi↗ infaz↗ içtihadı birleştirme kararı↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 12/04/2010 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 18/04/2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, 17 Eylül 2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %43,2 oranında, 06/01/2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %40,2 oranında sürekli malul olacak şekilde yaralandıkları, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, bozma ilamından önce Atatürk Üniversitesi Tıp Merkezinin 16/07/2007 tarihli davacılara ait daha düşük maluliyet oranına göre aldırılan tazminat raporunda davacı ...'ın 21.470,37 TL, davacı ...'ın 31.058,16 TL maddi tazminat alacağının oluştuğu, yargılama sırasında Güneş Sigorta A.Ş. tarafından davacı ...'ın maddi zararının tamamına yakın kısmının karşılandığı, davacı vekilinin davacı ... için davayı ıslah edip davacı ... için ıslah etmediği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.562,98 TL maddi tazminat ile 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1–Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Somut olayda kısa kararda hükmün 1. bendinde davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında aynı bende ilişkin olarak “davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına”, kısa kararın 3. bendinde davacı ...’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında aynı bende ilişkin olarak “fazlaya ilişkin talep hakkında esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve fazlaya ilişkin talep ve hakların saklı tutulmasına” şeklinde hüküm kurularak çelişki oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece değinilen çelişkiler giderilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2–Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7046 E. 2012/5187 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda1-Dava, «sebepsiz zenginleşmeye» dayalı alacak istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iltibas
Benzer bu kararda… n malların mal satım hizmeti kapsamında satılabileceği ve bu hali ile davalının markasının kapsadığı tüm mallar açısından 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacıya ait “KOTON + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka statüsünde olup kararnamenin 8/4 maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği, ... ... kararının iptali ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...’nun 2011-M-9 sayılı kararının iptaline ve davalıya ait markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/981 E. 2013/8045 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi · infaz · maddi tazminat · yasal faiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, Dairemizin 12/04/2010 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 18/04/2004 tarihinde meydana gelen «trafik kazası» sonucu, 17 Eylül 2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %43,2 oranında, 06/01/2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %40,2 oranında sürekli malul olacak şekilde yaralandıkları, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, bozma ilamından önce Atatürk Üniversitesi Tıp Merkezinin 16/07/2007 tarihli davacılara ait daha düşük «maluliyet oranına» göre aldırılan tazminat raporunda davacı ...'ın 21.470,37 TL, davacı ...'ın 31.058,16 TL «maddi tazminat» alacağının oluştuğu, yargılama sırasında Güneş Sigorta A.Ş. tarafından davacı ...'ın maddi zararının tamamına yakın kısmının karşılandığı, davacı vekilinin davacı ... için davayı «ıslah» edip davacı ... için ıslah etmediği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.562,98 TL maddi tazminat ile 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
1–Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu kararda… ddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ...'nun maddi zararının davadan önce kazaya karışan araçların trafik sigortacılarınca karşılandığı, bu nedenle «maddi tazminat» talebinin yerinde bulunmadığı, murislerinin ölümü nedeniyle davacıların manevi zarara uğradıkları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için ....000 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı ....000 TL olmak üzere toplam ....000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin manevi ve maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile davalı ... ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. ...-Dava, yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece kısa kararda hüküm altına alınan alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olmasına karşın gerekçeli kararda, kısa karara aykırı olarak davalılar ... ile ...'un, dava konusu olayda «kusurlarının» bulunmadığı ve hükmolunan tazminatın kusurlu bulunan davalılardan tahsilinin gerektiği açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1520 E. 2013/1818 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedelsizlik · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «bedelsizlik» iddiasının, «ticari defterlerinin» usulüne uygun tutulmaması ve vakıanın ticari defterlerle ispatının mümkün bulunmaması nedeniyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece kısa kararda “davanın reddine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda asıl alacağın %40'ı oranında «icra inkar tazminatına» da hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2574 E. , 2013/19459 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08.11.2012 tarih ve 2010/593-2012/637 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü oldukları otobüste müvekkillerinin yolculuk yaptıklarını, yoldaki hız kesme bariyerlerinden hızlı geçmesi sebebi ile araçta bulunan müvekkillerinin tavana çarpmaları sonucunda yaralanmasında otobüs sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilleri için ayrı ayrı 2.000 TL maddi ve 18.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesi ile müvekkillerinden... için maddi tazminat talebini 31.058 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 12/04/2010 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, 18/04/2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu, 17 Eylül 2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %43,2 oranında, 06/01/2012 tarihli Adli Tıp raporuna göre davacı ...'ın %40,2 oranında sürekli malul olacak şekilde yaralandıkları, meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, bozma ilamından önce Atatürk Üniversitesi Tıp Merkezinin 16/07/2007 tarihli davacılara ait daha düşük maluliyet oranına göre aldırılan tazminat raporunda davacı ...'ın 21.470,37 TL, davacı ...'ın 31.058,16 TL maddi tazminat alacağının oluştuğu, yargılama sırasında Güneş Sigorta A.Ş.
tarafından davacı ...'ın maddi zararının tamamına yakın kısmının karşılandığı, davacı vekilinin davacı ... için davayı ıslah edip davacı ... için ıslah etmediği gerekçesiyle, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 6.000 TL manevi tazminatın, davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 16.562,98 TL maddi tazminat ile 9.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1–Dava, yolcu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır. Hatta, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 sayılı kararında da kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni sayılacağı içtihat edilmiştir.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Somut olayda kısa kararda hükmün 1. bendinde davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında aynı bende ilişkin olarak “davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına”, kısa kararın 3. bendinde davacı ...’ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildikten sonra gerekçeli kararın hüküm fıkrasında aynı bende ilişkin olarak “fazlaya ilişkin talep hakkında esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına ve fazlaya ilişkin talep ve hakların saklı tutulmasına” şeklinde hüküm kurularak çelişki oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece değinilen çelişkiler giderilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2–Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641722000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz