Dava şartı olan muhalefet şerhi ve peşin muhalefetin geçersizliği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2293 E. 2021/275 K. · · İlk derece: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Anonim (ve TTK 622 atfıyla limited) şirkette genel kurul kararının iptali davası açabilmenin dava şartı, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanıp muhalefetini oylamadan SONRA tutanağa geçirtmesidir; oylama öncesi peşin muhalefet bu şartı karşılamaz ve dava şartı yokluğundan davanın reddi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Genel kurul kararının iptali davasında dava şartı olan muhalefet şerhi (peşin muhalefet) → ret
Gerekçe: Limited şirkette genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında TTK 622 atfıyla anonim ortaklıklara ilişkin TTK 445 vd. maddeleri uygulanır. TTK 446 uyarınca iptal davası açabilmek için toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekir; oylama öncesi görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması karara muhalefet anlamı taşımaz (peşin muhalefet geçersizdir). Somut olayda davacı oylamadan önce muhalefetiyle ibaresini tutanağa yazdırmış, ancak oylamadan sonra alınan karara veya toplantı tutanağının altına karara muhalefetini yazdırmamıştır. Dava şartı sayılan muhalefet şerhi şekle uygun sunulmadığından davanın reddi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru olmamış, hüküm resen bozulmuştur.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadı olarak; oylama öncesi peşin muhalefetin dava şartı olan muhalefet şerhini karşılamadığı ve muhalefetin oylamadan sonra tutanağa geçirilmesi gerektiği yönünden bağlayıcı emsaldir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- genel kurul kararının iptali davasında muhalefetin oylamadan sonra tutanağa geçirilmesi (muhalefet şerhi - TTK 446)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhalefet şerhi↗ peşin muhalefet↗ dava şartı↗ genel kurul kararının iptali↗ TTK 446↗ limited şirkette TTK 622 atfı↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1740 E. 2020/23 K.
Ortak:muhalefet şerhi · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durumda, dava şartı sayılan «muhalefet şerhinin» şekle uygun olarak sunulmadığı, davacının kararlara «olumsuz» oy vermesine rağmen karara muhalefetini tutanağa geçirtmediği ve bu haliyle kanunun aradığı toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve …
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Hukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgi alma hakkı · iyiniyet kuralı · olağanüstü genel kurul · ibra · iyiniyet · cy/cy şerhi · dava şartı yokluğu · olumsuz oy
Benzer bu karardaHukuk Dairesi’nce, genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca, toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin zorunlu olduğu, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, bu kapsamda kararlarda davacıların usulune uygun «muhalefet şerhlerinin» bulunmadığı, davacılar gündem maddesi görüşülürken maddeye yönelik «olumsuz» görüşlerini tutanağa geçirmişse de oylama yapıldıktan sonra karara muhalif olduklarına dair bir beyanda bulunmadıkları, oylama öncesi görüşme esnasında toplantıya katılan üyenin öneriye karşı olduğunu belirtmesinin alınan karara muhalif olduğu anlamını taşımadığı, bu itibarla dava açabilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davacıların «muhalefet şerhi» verme iradelerinin tutanaktan anlaşıldığı, bu nedenle dava şartının mevcut olduğu, TTK 437. maddesi gereğince ilgili belgeler davacıların incelemesine sunulmayarak davacıların «bilgi alma hakkının» engellendiği, bu durumunun 26/11/2015 tarihinde yapılan «olağan genel kurul» toplantısında alınan 4, 5 ve 6. maddesindeki kararlara TTK’nin 446. maddesi kapsamında etkili olduğu, diğer kararların iptalini gerektiren bir husus olmadığı gerekçesiyle şirketin 2014 yılına ait bilançosunun onaylanmasına ilişkin 4 nolu, «yönetim kurulu» üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu ve kâr «dağıtımına» ilişkin 6 nolu kararların TTK'nın 445. maddesi uyarınca iptallerine, genel kurulda alınan diğer kararların iptali talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla davacılar ... ve ... şahsi menfaatlerini ilgilendiren bir konuda oy kullanamayacaklarına göre kendileri hakkında alınan genel kurulun 5. maddesine ilişkin «ibra» edilmeme kararına karşı «iptal davası» açmak için «muhalefet şerhi» koymalarına da gerek bulunmamaktadır.
Bu karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince usulüne uygun «muhalefet şerhi» verilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/867 E. 2014/11619 K.
Ortak:peşin muhalefet · muhalefet şerhi · genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ndığı, her ne kadar ek raporla şirketin 2014 yılı için 435.002,11-TL kâr ettiği tespit edilmişse de, 1 yıl için elde edilen karın aylık 45.000-TL müdür maaşına göre «son» derece orantısız olduğu, 2014 yılı için hiç kar etmeyen «şirkette müdür» maaşının aylık 45.000.-TL olarak belirlenmesinin izaha muhtaç bir husus olduğu, mahkemece eski eş olan taraflar arasında parasal konularda bir açmaz olduğu, kar etmeyen şirkette %80 oranında müdür maaşı artışının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu; Gündemin 7. maddesinin 2014 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, geçmiş yıllardan birikmiş karların dağıtılması öngörülmediğinden, ancak başlangıçta bilanço ve gelir tabloları ve «defterler» incelenmediğinden beyana göre şirketin 2014 yılında dağıtılacak karının bulunmadığı, ek raporla birlikte bilanço ve defterlerin incelenmesinden sonra şirketin 2014 yılında 435.002,11 TL kâr ettiği tespit edilmişse de, aynı toplantıda bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 nolu gündem maddesine ve bu maddenin iptalinin istenmemiş olmasına göre artık şirketin 2014 yılında kar etmemiş olduğu kabul edileceğinden dağıtılacak kâr bulunmaması nedeniyle gündemin 7. maddesinin iptali koşullarının oluşmadığı, davacı yanca «ıslah» dilekçesiyle bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 numaralı gündem maddesinin de "kararın batıl olduğunun tespit edilerek iptaline" karar verilmesi talep edilmişse de, «genel kurul kararlarının iptali» isteminin toplantıdan sonra 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabi olduğu, başlangıçta dava konusu edilmeyen bir maddenin açılan bir davada ıslah yoluyla dava konusu edilemeyeceği, davacı yanın ıslah dilekçe ve taleplerinin nazara alınmadığı, davacı yan 2. maddeye ilişkin «butlana» dayalı iptal ifadesi kullanmışsa da, bilançosunun onaylanmasına ilişkin «genel kurul kararının butlan» sebebiyle sakat olduğunun kesinlikle söylenemeyeceği, ancak mevcut genel kurul kararının süresinde iptali talebinde bulunulabileceği, bu nedenle 7 nolu gündem maddesinin iptali koşulları oluşmadığı; Gündemin 8. maddesinde, 2013 yılı karının dağıtılmasına ilişkin 14.05.2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu "şirket karından kanun ve «esas sözleşme» gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan, geçmiş yıl karlarından geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan 1.000.000.-TL kârın ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına" ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacının alınan bu kararın iptalini talep ettiği, işbu karara gerekçe olarak şirket ana sözleşmesinin 13. maddesindeki %75 çoğunluk oyunun bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak anonim ve «limited şirkette» genel kurulun «kar dağıtımına» karar vermesi ile kâr «payının», kararlaştırılan miktarı ile anonim ve limited şirkete karşı alacak hakkına dönüştüğü, (Yargıtay 11 H.D 09.10.1990 - 6376 karar sayılı kararı) yenilik doğurucu nitelikte olan bu kararın, daha sonra alınan bir kararla kaldırılamayacağı ve dağıtım oranının düşürülemeyeceği, bu amaçla alınan genel kurulu kararının «geçersiz» olduğu, zira genel kurulun bir «üçüncü kişiye» ait alacak üzerinde tasarrufta bulunma «yetkisinin» olmadığı, (.../ ... / ...ortaklıklar hukuku) ancak dağıtım kararının mahkemece iptaline karar verilmesi ile birlikte alacak hakkının ortadan kalkacağı, 14.05.2014 …
1-Dava, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
Limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622 madde atfıyla anonim ortaklıkların «genel kurul kararlarının iptalini» ve «butlanını» düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddeleri uygulanır.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi · cy/cy şerhi · olumsuz oy · anonim şirket
Benzer bu karardaSomut olayda, davacının iptalini istediği 22.10.2012 ve 26.11.2012 tarihli genel kurul kararlarına karşı davacı vekilinin «olumsuz» oy verdiği anlaşılmakta ise de, oylamadan önce davacı vekilinin "yazılı şerhimizde belirttiğimiz üzere divana sunuyoruz" şeklinde yazılı beyan dilekçesi verdiği veya «muhalefet şerhini» toplantı başkanlığına sunduğu belirtilerek bu dilekçeler genel kurul tutanağına eklenmiş olup, 22.10.2012 tarihli genel kurul toplantısında iptali istenen 2 ve 5. …
… a göre, 26.11.2012 tarihli davalı genel kurul kararının 5. gündem maddesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, diğer davacı iddialarının reddi gerektiği, davalı şirkete «özel denetçi» atanması şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 26.11.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5 nolu gündem maddesinin iptaline, diğer …
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
-
Muhalefet şerhi bulunmayan pay sahibinin genel kurul kararının iptalini isteyememesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18887 E. 2015/13122 K.
Ortak:muhalefet şerhi · peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali · dava şartı
İncelediğiniz kararda… ndığı, her ne kadar ek raporla şirketin 2014 yılı için 435.002,11-TL kâr ettiği tespit edilmişse de, 1 yıl için elde edilen karın aylık 45.000-TL müdür maaşına göre «son» derece orantısız olduğu, 2014 yılı için hiç kar etmeyen «şirkette müdür» maaşının aylık 45.000.-TL olarak belirlenmesinin izaha muhtaç bir husus olduğu, mahkemece eski eş olan taraflar arasında parasal konularda bir açmaz olduğu, kar etmeyen şirkette %80 oranında müdür maaşı artışının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu; Gündemin 7. maddesinin 2014 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, geçmiş yıllardan birikmiş karların dağıtılması öngörülmediğinden, ancak başlangıçta bilanço ve gelir tabloları ve «defterler» incelenmediğinden beyana göre şirketin 2014 yılında dağıtılacak karının bulunmadığı, ek raporla birlikte bilanço ve defterlerin incelenmesinden sonra şirketin 2014 yılında 435.002,11 TL kâr ettiği tespit edilmişse de, aynı toplantıda bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 nolu gündem maddesine ve bu maddenin iptalinin istenmemiş olmasına göre artık şirketin 2014 yılında kar etmemiş olduğu kabul edileceğinden dağıtılacak kâr bulunmaması nedeniyle gündemin 7. maddesinin iptali koşullarının oluşmadığı, davacı yanca «ıslah» dilekçesiyle bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 numaralı gündem maddesinin de "kararın batıl olduğunun tespit edilerek iptaline" karar verilmesi talep edilmişse de, «genel kurul kararlarının iptali» isteminin toplantıdan sonra 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabi olduğu, başlangıçta dava konusu edilmeyen bir maddenin açılan bir davada ıslah yoluyla dava konusu edilemeyeceği, davacı yanın ıslah dilekçe ve taleplerinin nazara alınmadığı, davacı yan 2. maddeye ilişkin «butlana» dayalı iptal ifadesi kullanmışsa da, bilançosunun onaylanmasına ilişkin «genel kurul kararının butlan» sebebiyle sakat olduğunun kesinlikle söylenemeyeceği, ancak mevcut genel kurul kararının süresinde iptali talebinde bulunulabileceği, bu nedenle 7 nolu gündem maddesinin iptali koşulları oluşmadığı; Gündemin 8. maddesinde, 2013 yılı karının dağıtılmasına ilişkin 14.05.2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu "şirket karından kanun ve «esas sözleşme» gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan, geçmiş yıl karlarından geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan 1.000.000.-TL kârın ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına" ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacının alınan bu kararın iptalini talep ettiği, işbu karara gerekçe olarak şirket ana sözleşmesinin 13. maddesindeki %75 çoğunluk oyunun bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak anonim ve «limited şirkette» genel kurulun «kar dağıtımına» karar vermesi ile kâr «payının», kararlaştırılan miktarı ile anonim ve limited şirkete karşı alacak hakkına dönüştüğü, (Yargıtay 11 H.D 09.10.1990 - 6376 karar sayılı kararı) yenilik doğurucu nitelikte olan bu kararın, daha sonra alınan bir kararla kaldırılamayacağı ve dağıtım oranının düşürülemeyeceği, bu amaçla alınan genel kurulu kararının «geçersiz» olduğu, zira genel kurulun bir «üçüncü kişiye» ait alacak üzerinde tasarrufta bulunma «yetkisinin» olmadığı, (.../ ... / ...ortaklıklar hukuku) ancak dağıtım kararının mahkemece iptaline karar verilmesi ile birlikte alacak hakkının ortadan kalkacağı, 14.05.2014 …
1-Dava, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
Limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622 madde atfıyla anonim ortaklıkların «genel kurul kararlarının iptalini» ve «butlanını» düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddeleri uygulanır.
Benzer bu kararda… ı içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki «iyiniyet kurallarına» aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının ve bu keyfiyeti zapta geçirmesinin gerekmesine, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesinin veya ret oyu kullanılmasının alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamasına, Dairemizin yerleşmiş kararlarında, oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağının istikrarlı bir şekilde kabul edilmesine, davacının iptali istenilen genel kurul kararları yönünden açıklanan biçimde bir «muhalefet şerhinin» bulunmamasına, bu durumda 25.03.2013 tarihli genel kurulda alınan 1,2,3 ve 4 nolu kararlar yönünden davanın açıklanan nedenle reddi gerekirken esasa ilişkin nedenl …
… irkete ortak olduğu, şirket ortakları arasında kişisel çekişmelerin bulunduğu ve bunun da genel kurul toplantılarına yansıdığı, davacının makul bir gerekçe sunmadan «peşin muhalefette» bulunmasının «objektif iyiniyet kuralları» ile bağdaşmadığı, davalı şirketin genel kurul toplantısında alınan ve iptali istenilen 1,2,3 ve 4. nolu kararların «azlık hakkını» ihlal edici nitelikte olmadıkları, toplantının «kar dağıtılmamasına» ilişkin 5. nolu kararının ise haksız görüldüğü, davacının bu karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği, kaldı ki «kar payı dağıtılmamasına» ilişkin karara karşı önceden veya oylama sonrası karşı çıkılmasının da farklı sonuç doğurmayacağı, feshi istenilen davalı şirketin ekonomik sıkıntı yaşamamasına rağmen daha fazla yatırım amacıyla kar payı dağıtmamasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu gibi azlık hakkını da ihlal edeceği, dolayısıyla bu maddeye yönelik iptal talebinin yerinde bulunduğu, davacının şirket «defter» ve bilançolarını yeterince inceleme fırsatı bulduğu, Manavgat 1.
3-Dava, «anonim şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin olup mahkemece, «kar payının dağıtılmamasına» ilişkin 5 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi kararı ile uzman muhasebeci eliyle «defterleri» incelediği, «özel denetçi» atanması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönalik iptal talebi ile özel denetçi atanması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
1- 6102 sayılı TTK'nın 440/2 maddesi uyarınca, mahkemece şirkete «özel denetçi» atanması talepleri hakkında verilen kararlar kesindir.
HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay'da bu konuda karar verebileceğinden, davacı vekilinin «özel denetçi» atanması talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9351 E. 2014/18769 K.
Ortak:peşin muhalefet · genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ndığı, her ne kadar ek raporla şirketin 2014 yılı için 435.002,11-TL kâr ettiği tespit edilmişse de, 1 yıl için elde edilen karın aylık 45.000-TL müdür maaşına göre «son» derece orantısız olduğu, 2014 yılı için hiç kar etmeyen «şirkette müdür» maaşının aylık 45.000.-TL olarak belirlenmesinin izaha muhtaç bir husus olduğu, mahkemece eski eş olan taraflar arasında parasal konularda bir açmaz olduğu, kar etmeyen şirkette %80 oranında müdür maaşı artışının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu; Gündemin 7. maddesinin 2014 yılı karının «dağıtılmasına» ilişkin olduğu, geçmiş yıllardan birikmiş karların dağıtılması öngörülmediğinden, ancak başlangıçta bilanço ve gelir tabloları ve «defterler» incelenmediğinden beyana göre şirketin 2014 yılında dağıtılacak karının bulunmadığı, ek raporla birlikte bilanço ve defterlerin incelenmesinden sonra şirketin 2014 yılında 435.002,11 TL kâr ettiği tespit edilmişse de, aynı toplantıda bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 nolu gündem maddesine ve bu maddenin iptalinin istenmemiş olmasına göre artık şirketin 2014 yılında kar etmemiş olduğu kabul edileceğinden dağıtılacak kâr bulunmaması nedeniyle gündemin 7. maddesinin iptali koşullarının oluşmadığı, davacı yanca «ıslah» dilekçesiyle bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 numaralı gündem maddesinin de "kararın batıl olduğunun tespit edilerek iptaline" karar verilmesi talep edilmişse de, «genel kurul kararlarının iptali» isteminin toplantıdan sonra 3 aylık «hak düşürücü süreye» tabi olduğu, başlangıçta dava konusu edilmeyen bir maddenin açılan bir davada ıslah yoluyla dava konusu edilemeyeceği, davacı yanın ıslah dilekçe ve taleplerinin nazara alınmadığı, davacı yan 2. maddeye ilişkin «butlana» dayalı iptal ifadesi kullanmışsa da, bilançosunun onaylanmasına ilişkin «genel kurul kararının butlan» sebebiyle sakat olduğunun kesinlikle söylenemeyeceği, ancak mevcut genel kurul kararının süresinde iptali talebinde bulunulabileceği, bu nedenle 7 nolu gündem maddesinin iptali koşulları oluşmadığı; Gündemin 8. maddesinde, 2013 yılı karının dağıtılmasına ilişkin 14.05.2014 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 6 nolu "şirket karından kanun ve «esas sözleşme» gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan, geçmiş yıl karlarından geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan 1.000.000.-TL kârın ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına" ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacının alınan bu kararın iptalini talep ettiği, işbu karara gerekçe olarak şirket ana sözleşmesinin 13. maddesindeki %75 çoğunluk oyunun bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak anonim ve «limited şirkette» genel kurulun «kar dağıtımına» karar vermesi ile kâr «payının», kararlaştırılan miktarı ile anonim ve limited şirkete karşı alacak hakkına dönüştüğü, (Yargıtay 11 H.D 09.10.1990 - 6376 karar sayılı kararı) yenilik doğurucu nitelikte olan bu kararın, daha sonra alınan bir kararla kaldırılamayacağı ve dağıtım oranının düşürülemeyeceği, bu amaçla alınan genel kurulu kararının «geçersiz» olduğu, zira genel kurulun bir «üçüncü kişiye» ait alacak üzerinde tasarrufta bulunma «yetkisinin» olmadığı, (.../ ... / ...ortaklıklar hukuku) ancak dağıtım kararının mahkemece iptaline karar verilmesi ile birlikte alacak hakkının ortadan kalkacağı, 14.05.2014 …
1-Dava, «limited şirket» «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkindir.
Limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622 madde atfıyla anonim ortaklıkların «genel kurul kararlarının iptalini» ve «butlanını» düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddeleri uygulanır.
Benzer bu kararda1-Dava, «genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi «peşin muhalefetin» olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imtiyazlı pay · genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · pay sahipliği · sermaye artırımı · anonim şirket · kâr payı · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının toplantıya katılması nedeniyle TTK'nın 370. maddesinde belirtilen «çağrısız genel kurul» şartları oluştuğundan bu hususa dayanılarak iptal talebinde bulunulamayacağı, dava konusu genel kurul kararı ile şirket ana sözleşmesinin 6-7-8. maddelerinin değiştirildiği, şirket ana sözleşmesinin değiştirilmesiyle «imtiyazlı pay» sahiplerinin imtiyazları ortadan kalktığından imtiyazlı «pay sahipleri» genel kurulu yapılarak imtiyazların kaldırılması onaylanmadığı sürece imtiyazlı pay sahiplerinin imtiyazlarının kaldırılmasının mümkün olmadığı, «sermaye artırımının» iç kaynaklardan yapılmasıyla davacının ortaklık «payının» haksız şekilde indirildiği, genel kurul kararının 7. maddesi ile hisse devirlerinin hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı, imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kuruluna şirket ana sözleşmesinde belirtildiği şekilde «yönetim kurulu» üyesi belirlemeden doğrudan yönetim kurulu üyelerinin tamamının genel kurulca seçilmesinin şirket ana sözleşmesine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile g …
Ancak, «anonim şirketlerde» genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı gündemi belli olan genel kurul toplantısına ilişkin «genel kurul kararının yokluğunu» doğurmayacak sebepler ileri sürerek muhalefet ettiğini bildirir dilekçe sunmuş ise de, maddelerin görüşülmesi sonrası yapılan oylamada oy kullanmamıştır.
Mahkemece, davacı vekilinin verdiği dilekçenin hükumet komiseri tarafından «ticaret siciline» «teslim» edilmesi nedeniyle davacınının dava açma hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın esasına girilmişse de; davacı tarafın gündeme ilişkin muhalefet nedenlerini içerir dilekçe sunması, genel kurulda oylanan maddelere ret oyu kullanarak muhalefetini tutanağa geçirdiği sonucunu doğurmaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2293 E. , 2021/275 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.12.2017 tarih ve 2015/588 E- 2017/1081 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.03.2019 tarih ve 2018/671 E- 2019/409 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 19.01.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 1.000.000.- TL nominal değerde sermayeye sahip olduğunu ve lüks mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, şirketin 40.000 hissesinden 19.980 adedinin müvekkiline, 19.980 adedinin ...'a, 20'şer adedinin ise ...'ın anne ve babasına ait olduğunu, davacı ile ...'ın, 2007 yılında boşandıklarını, iş hayatını birlikte devam ettirdiklerini ancak aralarında bir çok konuda ihtilaf çıktığını, ...'ın anne ve babasının hisseleri ile birlikte %50,05'lik çoğunluğa sahip olduğunu, şirketi her konuda domine ettiğini, müvekkilinin haklarını görmezden geldiğini, davalı şirketin 2014 yılı genel kurul toplantısının 11.03.2015 tarihinde yapıldığını, fakat şirketin mevcut bilançosu ile birlikte finansal tablolarının ve denetim raporlarının taleplerine rağmen verilmediğini, bu sebeple, gerekli incelemeler için, gündemde yer alan bazı konuların ileri bir tarihte karara bağlanmasının genel kuruldan talep edildiğini, bu taleplerinin diğer ortaklar tarafından da kabul görmesi üzerine, gündem maddelerinin bir kısmının 08.04.2015 tarihinde görüşülmesine karar verildiğini, 11.03.2015 tarihli toplantının 6.
gündem maddesi ile müdür ...'in maaşının 45.000.- TL'ye yükseltilmesine, 08.04.2015 tarihindeki toplantının 7. gündem maddesi ile kar dağıtılmamasına, 8. gündem maddesi ile 14.05.2014 tarihli 2013 yılı genel kurul kararının 6.maddesinde alınan kararın iptaline oyçokluğu ile karar verildiği, verilen bu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan kararların iptali ile şirketin dağıtılabilir karının hesaplanarak, bu karın dağıtılması yönünde karar verilmesini, talep ve dava etmiş;
09. 11.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 08.04.2015 tarihli toplantının 2. gündem maddesi ile alınan bilançonun ve faaliyet raporunun onaylanmasına ilişkin kararın da iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, TTK'nın 408/2-b maddesi gereği, gündemin 6. maddesindeki müdür maaşının belirlenmesinin Genel Kurul'da alınması gereken bir karar olduğu, alınan kararın TTK'ya uygun olduğu, ancak; daha evvelce müdür maaşının 25.000.-TL'ye çıkarılmasına ilişkin İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/509 E sayılı dosyasında görülen davada genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin dürüstlük kuralına aykırı olması gerekçesiyle iptal edildiği, bu dava neticesi verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04.05.2017 tarihli ilamıyla bozulduğu, işbu davaya konu genel kurulda müdür maaşının ise bu kez 25.000.-TL den % 80 artışla 45.000.-TL'ye çıkarıldığı, oysa aynı genel kurulda şirketin 2014 yılı için kar etmediği saptanarak bilançonun onaylandığı, her ne kadar ek raporla şirketin 2014 yılı için 435.002,11-TL kâr ettiği tespit edilmişse de, 1 yıl için elde edilen karın aylık 45.000-TL müdür maaşına göre son derece orantısız olduğu, 2014 yılı için hiç kar etmeyen şirkette müdür maaşının aylık 45.000.-TL olarak belirlenmesinin izaha muhtaç bir husus olduğu, mahkemece eski eş olan taraflar arasında parasal konularda bir açmaz olduğu, kar etmeyen şirkette %80 oranında müdür maaşı artışının dürüstlük kuralına aykırı olduğu;
Gündemin 7. maddesinin 2014 yılı karının dağıtılmasına ilişkin olduğu, geçmiş yıllardan birikmiş karların dağıtılması öngörülmediğinden, ancak başlangıçta bilanço ve gelir tabloları ve defterler incelenmediğinden beyana göre şirketin 2014 yılında dağıtılacak karının bulunmadığı, ek raporla birlikte bilanço ve defterlerin incelenmesinden sonra şirketin 2014 yılında 435.002,11 TL kâr ettiği tespit edilmişse de, aynı toplantıda bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 nolu gündem maddesine ve bu maddenin iptalinin istenmemiş olmasına göre artık şirketin 2014 yılında kar etmemiş olduğu kabul edileceğinden dağıtılacak kâr bulunmaması nedeniyle gündemin 7. maddesinin iptali koşullarının oluşmadığı, davacı yanca ıslah dilekçesiyle bilançonun onaylanmasına ilişkin 2 numaralı gündem maddesinin de "kararın batıl olduğunun tespit edilerek iptaline" karar verilmesi talep edilmişse de, genel kurul kararlarının iptali isteminin toplantıdan sonra 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu, başlangıçta dava konusu edilmeyen bir maddenin açılan bir davada ıslah yoluyla dava konusu edilemeyeceği, davacı yanın ıslah dilekçe ve taleplerinin nazara alınmadığı, davacı yan 2.
maddeye ilişkin butlana dayalı iptal ifadesi kullanmışsa da, bilançosunun onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının butlan sebebiyle sakat olduğunun kesinlikle söylenemeyeceği, ancak mevcut genel kurul kararının süresinde iptali talebinde bulunulabileceği, bu nedenle 7 nolu gündem maddesinin iptali koşulları oluşmadığı; Gündemin 8. maddesinde, 2013 yılı karının dağıtılmasına ilişkin 14.05.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu "şirket karından kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan, geçmiş yıl karlarından geçmiş yıl zararları düşüldükten sonra kalan 1.000.000.-TL kârın ortaklara hisseleri oranında dağıtılmasına" ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, davacının alınan bu kararın iptalini talep ettiği, işbu karara gerekçe olarak şirket ana sözleşmesinin 13.
maddesindeki %75 çoğunluk oyunun bulunmadığının ileri sürüldüğü, ancak anonim ve limited şirkette genel kurulun kar dağıtımına karar vermesi ile kâr payının, kararlaştırılan miktarı ile anonim ve limited şirkete karşı alacak hakkına dönüştüğü, (Yargıtay 11 H.D 09.10.1990 - 6376 karar sayılı kararı) yenilik doğurucu nitelikte olan bu kararın, daha sonra alınan bir kararla kaldırılamayacağı ve dağıtım oranının düşürülemeyeceği, bu amaçla alınan genel kurulu kararının geçersiz olduğu, zira genel kurulun bir üçüncü kişiye ait alacak üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin olmadığı, (.../ ... / ...ortaklıklar hukuku) ancak dağıtım kararının mahkemece iptaline karar verilmesi ile birlikte alacak hakkının ortadan kalkacağı, 14.05.2014 tarihli genel kurulda alınan bu karara karşı İstanbul 12.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1210 E sayılı dava dosyasında iptal davası açılmış olmasına rağmen dava sırasında yürütmenin durdurulması yönünden tedbir kararı verilmediği gibi ilgili maddenin iptaline de karar verilmediği bu nedenle gündemin 8. maddesinde alınan kararın geçerli olmayacağı, alacak hakkına dönüşen kar payı hakkında etkili olmayacağı 8. maddenin iptaline karar verilmiş; bu karara karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece kurulan hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gibi istinaf nedenleri doğrultusunda hükmün kaldırılmasını gerektirecek usul ve yasaya, dosya içeriğine aykırı bir durum olmadığı kanaatine varılarak; istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket genel kurul kararlarının iptaline ilişkindir. Limited şirketlerde genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü davalarında 6102 sayılı TTK’nın 622 madde atfıyla anonim ortaklıkların genel kurul kararlarının iptalini ve butlanını düzenleyen aynı Kanun’un 445 vd. maddeleri uygulanır. Anonim şirketlerde genel kurul kararlarının yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptali isteminde bulunabilmek için, 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi gereğince toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır.
Dairemizin yerleşmiş kararlarında da oylama öncesi peşin muhalefetin olmayacağı istikrarlı bir şekilde kabul edilmiştir.
Somut olayda, davacı dava konusu genel kurul kararlarına, gerekçelerini de açıklayarak karşı olduğunu ifade etmiş ve oylama öncesinde ''Susan'ın muhalefetiyle'' ibaresi tutanağa yazılmış ise de, oylamadan sonra alınan kararın veya toplantı tutanağının altına karara muhalefetini yazdırtmamıştır. Bu durumda, dava şartı sayılan muhalefet şerhinin şekle uygun olarak sunulmadığı, davacının kararlara olumsuz oy vermesine rağmen karara muhalefetini tutanağa geçirtmediği ve bu haliyle kanunun aradığı toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalması ve bu keyfiyeti zapta geçirmesi şartının sağlanmadığı hususu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün resen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (2) bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 21.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/639271100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz