Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1300 E. 2021/1375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tamamlanabilir dava şartı↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ hmk 115/3↗ mazeret↗ uyap↗ kesin süre↗ usulden reddi↗ yönetim kurulu kararı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; duruşma tarihinden kısa bir süre önce UYAP'tan gönderilen genel kurul karar sureti, karar aslı beklenilmek ve karar aslı muhabere kanalıyla geldikten sonra akabinde hakim havalesi yapılmak kaydıyla dosya arasına alınmak üzere beklendiği ancak duruşma günü itibariyle dosya arasına alınmadığından,duruşma günü genel kurul kararının sehven sunulmadığının kabulü ile ve ayrıca 20.12.2019 tarihli celsede davacı vekili de mazeret bildirmek suretiyle duruşmaya katılmadığından anılan noksanlığın farkedilemediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yönetici vasfındaki şube müdürü davalının sorumluluğuna ilişkindir. Davalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342.maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından aynı Yasa'nın 341.maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için dava açılması yolunda davacı şirket genel kurulu tarafından alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararı sunulmamış ise de bu eksiklik 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi uyarınca tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda davacı yana genel kurul kararı alınması hususunda iki aylık kesin süre verilmiş ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sözkonusu dava şartı gerçekleşmiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5751 E. 2019/584 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaDavalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342.maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından aynı Yasa'nın 341.maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için dava açılması yolunda davacı şirket genel kurulu tarafından alınmış bir karar olmalıdır.
Benzer bu karardaDavalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı şirket tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · vekalet sözleşmesi · havale · ibraz
Benzer bu karardaTL «havale» yapıldığı, muhasebeci tarafından ....553 TL ödeme yapıldığı, alınan bedellerin hesabını verme yükümlülüğünün Borçlar Kanunu «vekalet sözleşmesi» hükümleri gereği davalıda olduğu, davalının ise bunların ispatına yönelik bir husus ileri sürmediği, havale ile ... adına gönderilen ....000 TL, «kasa açığı» bedeli, davacıya ait araç gereçler ve 16.772,36 TL değerindeki yakıtın davalı uhdesinde olduğu iddialarının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın taleple bağlı …
Bu nedenle, davacı tarafa, dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerek görülmemiştir.
-
Marka hükümsüzlüğü (kullanmama) | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4556 E. 2015/11208 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz kararda… nü itibariyle dosya arasına alınmadığından,duruşma günü genel kurul kararının sehven sunulmadığının kabulü ile ve ayrıca 20.12.2019 tarihli celsede davacı vekili de «mazeret» bildirmek suretiyle duruşmaya katılmadığından anılan noksanlığın farkedilemediği gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, 13.02.2014 tarihli 2. celsede davacı vekilinin «mazeretinin» reddine karar verilerek, davalı vekili tarafından da takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nın 150/1. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» ve HMK'nın 150/5. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre içerisinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kanalı ile yerel mahkemeye gönderilen 12.03.2014 tarihli «yenileme dilekçesinin» aynı tarihte ''Muhabere Evrakı'' başlığı altında UYAP sistemine kaydedildiği ve bu şekilde davanın HMK'nın 150/5. maddesinde öngörülen üç aylık süre içerisinde yen …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme dilekçesi · davanın yenilenmesi · dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, 13/02/2014 tarihli oturumda «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verildiği, HMK 150/5. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre içerisinde «davanın yenilenmediği» gerekçesi ile HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 13.02.2014 tarihli 2. celsede davacı vekilinin «mazeretinin» reddine karar verilerek, davalı vekili tarafından da takip edilmeyen dava dosyasının HMK'nın 150/1. maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» ve HMK'nın 150/5. maddesinde öngörülen üç aylık yasal süre içerisinde «yenilenmeyen» «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiş ise de, davacı vekili tarafından Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi kanalı ile yerel mahkemeye gönderilen 12.03.2014 tarihli «yenileme dilekçesinin» aynı tarihte ''Muhabere Evrakı'' başlığı altında UYAP sistemine kaydedildiği ve bu şekilde davanın HMK'nın 150/5. maddesinde öngörülen üç aylık süre içerisinde yen …
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7789 E. 2013/23466 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaDavalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342.maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından aynı Yasa'nın 341.maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için dava açılması yolunda davacı şirket genel kurulu tarafından alınmış bir karar olmalıdır.
Benzer bu karardaDava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkı · illiyet bağı · açılmamış sayılma · haksız fiil · kusur · zamanaşımı · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «kusur», kanuna aykırılık ve «illiyet bağı» yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle davalıların sorumluluğu söz konusu değil ise de öncelikle davanın BK'nın 41. maddesinde öngörülen zarar ve «haksız fiilin» öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesi ile asıl dosyada davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ..., ..., ... hakkında açılan davanın HMK 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», birleşen dosyada davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda birleştirilen dava ile ilgili olarak dava dilekçesi bu davanın davalıları ...,...ve...’a tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadığı ve davalılara «savunma hakkı» tanınmadığı anlaşıldığından, öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davada alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/864 E. 2019/6424 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL «maddi tazminat» ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1300 E. , 2021/1375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Amasya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/12/2019 tarih ve 2019/84- 2019/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket vekili, davalının bir süre müvekkili şirketin maden ocağındaki araçlarına yakıt sağlamakla görevli olduğunu, görev yaptığı esnada yakıt alınan dava dışı petrol ofisine 71.136,00 TL ödeme yapıldığını, harcanan yakıtın ise 54.363,24 TL değerinde olduğunu, yine davalıya muhasebeci aracılığıyla verilen 2.553,00 TL ile ayrıca verilen 14.400,00 TL’nin geri ödemesinin yapılmadığını, davalının sorumluluğunda bulunan şantiye kasasının 7.700,00 TL açık verdiğini, şirkete ait 1.500.- TL değerindeki malzemelerin davalı tarafından alınıp geri getirilmediğini, davalının tüm bu kazanımlarının haksız olduğunu ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, şirket temsilcisinin bilgisi dışında yakıt almadığını, alınan yakıtların bedelini temsilcinin kendisinin ödediğini, muhasebeci tarafından kendisine verilenler gibi zaman zaman iletilen paraların işçilere dağıtımını yaptığını, herhangi bir alet almadığını, şirket kasasının idaresinin kendisinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; duruşma tarihinden kısa bir süre önce UYAP'tan gönderilen genel kurul karar sureti, karar aslı beklenilmek ve karar aslı muhabere kanalıyla geldikten sonra akabinde hakim havalesi yapılmak kaydıyla dosya arasına alınmak üzere beklendiği ancak duruşma günü itibariyle dosya arasına alınmadığından,duruşma günü genel kurul kararının sehven sunulmadığının kabulü ile ve ayrıca 20.12.2019 tarihli celsede davacı vekili de mazeret bildirmek suretiyle duruşmaya katılmadığından anılan noksanlığın farkedilemediği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yönetici vasfındaki şube müdürü davalının sorumluluğuna ilişkindir. Davalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342.maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından aynı Yasa'nın 341.maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için dava açılması yolunda davacı şirket genel kurulu tarafından alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararı sunulmamış ise de bu eksiklik 6100 sayılı HMK 115/2 maddesi uyarınca tamamlanabilir dava şartı niteliğindedir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda davacı yana genel kurul kararı alınması hususunda iki aylık kesin süre verilmiş ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sözkonusu dava şartı gerçekleşmiş olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 17.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637314400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz