Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7789 E. 2013/23466 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibraz süresi↗ yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu↗ hmk 150↗ savunma hakkı↗ illiyet bağı↗ açılmamış sayılma↗ haksız fiil↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ kusur↗ zamanaşımı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur, kanuna aykırılık ve illiyet bağı yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle davalıların sorumluluğu söz konusu değil ise de öncelikle davanın BK'nın 41. maddesinde öngörülen zarar ve haksız fiilin öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesi ile asıl dosyada davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ..., ..., ... hakkında açılan davanın HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, birleşen dosyada davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Birleşen İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2011/128 esas sayılı davasında, davacı Tasfiye […] Emlak Bankası A.Ş. tarafından davalılar ..., ... ve Nejat Yakınal aleyhinde dava açılmış ve dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeksizin tensiben bu davanın İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin, 2007/543 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya sözü edilen İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/543 esas sayılı dosyası üzerinde devam edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda birleştirilen dava ile ilgili olarak dava dilekçesi bu davanın davalıları ...,...ve...’a tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadığı ve davalılara savunma hakkı tanınmadığı anlaşıldığından, öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı bankanın icracı müdürleri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve ibrazı için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı ve mümeyyiz davalı vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12790 E. 2010/12753 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5751 E. 2019/584 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı · ibraz
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Davada alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı şube müdürü, dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı şirket tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Bu nedenle, davacı tarafa, dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. ...-Bozma sebep ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerek görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kasa açığı · vekalet sözleşmesi · havale
Benzer bu karardaTL «havale» yapıldığı, muhasebeci tarafından ....553 TL ödeme yapıldığı, alınan bedellerin hesabını verme yükümlülüğünün Borçlar Kanunu «vekalet sözleşmesi» hükümleri gereği davalıda olduğu, davalının ise bunların ispatına yönelik bir husus ileri sürmediği, havale ile ... adına gönderilen ....000 TL, «kasa açığı» bedeli, davacıya ait araç gereçler ve 16.772,36 TL değerindeki yakıtın davalı uhdesinde olduğu iddialarının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın taleple bağlı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13715 E. 2014/15393 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · ticari defter · fatura · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının «ticari defterinde» davalı adına düzenlenen «fatura» toplamının 4.543 TL olduğu, davalının 2008 yılı mal ve hizmet alışlarına ilişkin yaptığı bildirimlerin tetkikinden davacıdan 9.450 TL mal veya hizmet aldığının tes …
Davaya konu alacağın da faturaya dayalı ve sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle belirlenebilir bir alacak olması karşısında, likit olarak kabul edilerek, davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının iptaline karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13174 E. 2016/3556 K.
Ortak:yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu · yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · ibraz · zamanaşımı bir yıllık
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar «kusur», kanuna aykırılık ve «illiyet bağı» yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle davalıların sorumluluğu söz konusu değil ise de öncelikle davanın BK'nın 41. maddesinde öngörülen zarar ve «haksız fiilin» öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıllık «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesi ile asıl dosyada davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ..., ..., ... hakkında açılan davanın HMK 150. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», birleşen dosyada davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Davada alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı Banka Müdürü dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdür konumunda olup icracı müdürler bakımından da «yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna» dair hükümler uygulanacağından davacı Banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır.
Davada alınmış böyle bir genel kurul kararı sunulmamış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve «ibrazı» için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Aksinin kabulü 6762 Sayılı Yasa'nın 309. maddede yer alan ve eylemin vuku tarihinden itibaren «zamanaşımının» işleyeceğine dair düzenlemeye aykırılık teşkil eder.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · aciz vesikası · teminat
Benzer bu karardaDavalılar usulsüz veya yeterli «teminat» alınmaksızın tahsis ettikleri krediler nedeniyle davacı Banka'nın uğradığı zararlardan sorumlu olup sorumluluğun doğması için kredi borçları nedeniyle yapılan takiplerin «aciz vesikasına» bağlanılması gerekli değildir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, banka zararının ve zararın oluşumunda davalıların kusurunun kanıtlanamadığı, davacılar tarafından tahsis edilen krediler dolayısıyla «aciz vesikasına» bağlanılmış alacak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… unmadığı, varsa yapılan tahsilatlar da gözetilerek sorumluluk miktarının ne olacağına ilişkin bilirkişi raporu alınıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken «eksik araştırma» ve yetersiz bilirkişi raporları uyarınca davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7789 E. , 2013/23466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.11.2012 tarih ve 2007/543-2012/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, davalılar müvekkili bankanın...Caddesi Şube Müdürü ..., Başkent Birinci Bölge Başmüdürü ..., Bölge Müdürü...ve Bölge Müdür Yardımcısı...'un görev yaptıkları dönemde 28.01.2002 tarihli Bankalar Yeminli Murakıpları raporuna göre mali durumu kötü olan ve kredi yeterliliği bulunmayan dava dışı Sevgi Yatırım Holding A.Ş.'ye kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğratıldığını, Banka Ticari Krediler Yönetmeliği'nin 15. maddesine aykırı davrandıklarını, Sevgi Yatırım Holding A.Ş. için düzenlenen istihbarat ve mali tahlil raporunda olumsuz verilerin yanında firmanın mali verilerinin de kötü olduğunun tespitine rağmen kredi tahsisi ve kullandırımı yoluna gidildiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, 80.482,96 TL ana para alacağı, 349.010,66 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 429.493,61 TL banka zararının tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Yakınol, söz konusu kredinin bankanın usul ve mevzuatına uygun olarak onaylandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, kredi verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanşımına uğradığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, genel kurul kararı olmadan dava açılamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar kusur, kanuna aykırılık ve illiyet bağı yasal unsurlarının gerçekleşmemesi nedeniyle davalıların sorumluluğu söz konusu değil ise de öncelikle davanın BK'nın 41. maddesinde öngörülen zarar ve haksız fiilin öğrenilmesi tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı sonucuna varıldığı, gerekçesi ile asıl dosyada davalılardan ... aleyhine açılan davanın reddine, davalılardan ..., ..., ... hakkında açılan davanın HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, birleşen dosyada davalılar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Birleşen İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi’nin 2011/128 esas sayılı davasında, davacı Tasfiye […] Emlak Bankası A.Ş. tarafından davalılar ..., ... ve Nejat Yakınal aleyhinde dava açılmış ve dava dilekçesi davalılara tebliğ edilmeksizin tensiben bu davanın İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin, 2007/543 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve yargılamaya sözü edilen İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi’nin 2007/543 esas sayılı dosyası üzerinde devam edilerek dava sonuçlandırılmıştır. Bu durumda birleştirilen dava ile ilgili olarak dava dilekçesi bu davanın davalıları ...,...ve...’a tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadığı ve davalılara savunma hakkı tanınmadığı anlaşıldığından, öncelikle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacı bankanın icracı müdürleri aleyhine açılan sorumluluk davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 342. maddesi uyarınca icracı müdürler bakımından da yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dair hükümler uygulanacağından davacı banka tarafından aynı Yasa'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için genel kurulca dava açılması yolunda alınmış bir karar olmalıdır. Davada alınmış böyle bir genel kurul kararının bulunmadığı anlaşılmış ise de bu eksiklik sonradan tamamlanabileceğinden davacı tarafa dava açılması yönünde genel kurul kararı alınması ve ibrazı için süre verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle işin esası hakkında karar verilmesi yerinde görülmemiş hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Bozma neden ve şekline göre davacı ve mümeyyiz davalı vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenle davacı ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'e iadesine, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/565944400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz