Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/864 E. 2019/6424 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muvafakat↗ maddi tazminat↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça ibraz edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12973 E. 2014/4981 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… amına göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirkete sessiz ortak olunduğu, bu şirkete 26.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya bir adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · kesin süre · istirdat · ortaklık ilişkisi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… amına göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirkete sessiz ortak olunduğu, bu şirkete 26.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya bir adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece «tahsilat makbuzu» aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça bir adet «ortaklık sözleşme» aslı dosyaya sunulmuş olup davalı tarafından inkar edilmeyen ortaklık sözleşmesi isimli belgeden 26.000 DM'nin ödendiği açık olarak anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12972 E. 2014/4982 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça «ibraz» edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Benzer bu kararda… göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirketlere sessiz ortak olunduğu, bu şirketlere 60.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya iki adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tahsilat makbuzu · ortaklık sözleşmesi · kesin süre · istirdat · ortaklık ilişkisi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… göre, her ne kadar davacı tarafça yurt dışında mukim dava dışı şirketlere sessiz ortak olunduğu, bu şirketlere 60.000 DM ödendiği ileri sürülmüş ve dosyaya iki adet «ortaklık sözleşmesi» aslı «ibraz» edilmiş ise de söz konusu paranın ödendiğine ilişkin makbuz aslının verilen «kesin süre» içerisinde sunulamadığı, bu durumda dava dışı şirkete para ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tesbiti ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın «istirdadına» ilişkin olup mahkemece «tahsilat makbuzu» aslının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı tarafça iki adet «ortaklık sözleşme» asılları dosyaya sunulmuş olup davalı tarafından inkar edilmeyen ortaklık sözleşmesi isimli belgelerden 60.000 DM'nin ödendiği açık olarak anlaşıldığından mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/864 E. , 2019/6424 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20/10/2015 gün ve 2012/83 - 2015/185 sayılı kararı bozan Daire'nin 03/10/2017 gün ve 2017/3056 - 2017/4970 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, bestesi ve sözleri müvekkiline ait '' Ya Sabır'', ''Gitme'', ''Buna Can mı dayanır?" müzik eserlerinin davalı tarafından 15/9/2010 tarihinden itibaren değişik televizyon kanallarında ve internet reklam müziği olarak izinsiz ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı biçimde işlendiğini, çoğaltıldığını ve temsil suretiyle kullandığını, umuma ilettiğini, taraflar arasında 14/10/2008 tarihinde bir sözleşme düzenlediğini, ilgili sözleşme uyarınca davalı yapımcının müvekkilin eserlerini okuyacağı albüm yapmayı taahhüt etmesine rağmen bugüne kadar çıkartılması gereken albümlerin çıkartılmadığını, davalının eser sahibi müvekkilinin iyi niyetinden yararlanarak tümüyle kendi lehine hükümler bulunan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşme hükümlerine de hiç uymadığını, müvekkilinin eserlerini kullanarak haksız ticari kazanç elde ettiğini ve müvekkiline hiç bir ödemede bulunmadığını, sözleşmede belirtilen 3 yıllık zaman dilimi içerisinde müvekkilinin başka şahıslarla çalışmasını da engelleyerek menfi zarara uğramasına yol açtığını, "Seher Selin" isimli aynı prodüksiyon şirketinin sanatçısının albümüne müvekkilinin 3 şarkısının kendisinden izin alınmadan ve eser bedeli verilmeden konulduğunu, mali hakları müvekkiline ait olan müzik eserinin davalı tarafça izinsiz kullanımından dolayı FSEK 68 m.
3 kat mali hak bedelinin maddi tazminat, manevi hakları da ihlal edildiğinden manevi tazminat talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile, her bir eser için 2.000,00 TL olan telif ücretinin üç katının 18.000,00 TL maddi tazminat ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 18.000,00 TL maddi tazminat ile 8.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamında yer verilen 13/01/2009 tarihli “Muvafakatname” başlıklı belgenin aslının davalı tarafça ibraz edildiğinin ve incelendiğinin anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542678900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz