İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2768 E. 2021/86 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ifa yeri↗ geçerli icra takibi↗ genel yetkili mahkeme↗ ifa yeri↗ yetkisizlik itirazı↗ yerleşim yeri↗ delillerin toplanmaması↗ borca itiraz↗ ilamsız icra takibi↗ sözleşmeden doğan dava↗ ifa↗ tbk 99↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğü’nün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesi’nin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar aralarında akdi ilişkinin bulunduğunu kabul etmekte olup bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir. 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca borcun ifa yeri taraflarca açık veya örtülü olarak belirlenmemişse ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5967 E. 2024/3438 K.
Ortak:sözleşmenin ifa yeri · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · delillerin toplanmaması · borca itiraz · ilamsız icra takibi
İncelediğiniz karardaSomut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca borcun «ifa yeri» taraflarca açık veya örtülü olarak belirlenmemişse ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:icra dairesinin yetkisine itiraz · tasdik kararı · şikayet · icra takibine itiraz · ticari defter · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olduğu, taraf «defterleri» üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış «tasdikleri» olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, «ticari defterlerin», ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kay …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Bozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… nın değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında «şikayette» bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/99 E. 2023/176 K.
Ortak:genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · borca itiraz · ilamsız icra takibi · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
Somut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalar, sözleşmenin «ifa» edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
Benzer bu karardaDeğerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde «ifa» edilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · usuli kazanılmış hak · satış sözleşmesi · kazanılmış hak · teminat · teslim
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine istemine ilişkin olup uyuşmazlık, mahkemenin yetkisi konusundadır.
Değerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
4.Ayrıca, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin «yetkisizlik» kararının taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde davacı yararına «usulü kazanılmış hak» oluştuğu Mahkemece dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2.2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4072 E. 2010/10431 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · menfi tespit davası · yetki itirazı · tespit davası · tüzel kişilik · yetki · menfi tespit
Benzer bu kararda1-Dava, «menfi tespit davası» olup dosya içerisinde bulunan sözleşmeler içeriğinden davacıyla olan kredi işlemlerinin davalı bankanın Devrekani Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Davada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından «yetki itirazında» bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece toplanan delillere ve yaptırılan «imza incelemesine» dayanılarak, Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 11/07/2008 tarihli raporunda tetkike konu Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alı …
Tüzel kişilerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili kural olarak yetkili mahkeme «tüzel kişiliğin» ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9763 E. 2012/1367 K.
Ortak:yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
Somut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece HUMK'nun 9/2 maddesi uyarınca yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddiyle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · yetki
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece HUMK'nun 9/2 maddesi uyarınca yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddiyle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın Ankara sınırları içinde meydana geldiği, davalı şirketin ikametgahının Şişli, diğer davalının ise Devrek ilçesi olduğu, Ankara Mahkemelerinin ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddi ile dosyanın talep halinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2768 E. , 2021/86 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/123-2012/29 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı borçlunun Efes Pilsen-Mey Başbayii olarak ticaret yaptığını ve davacının işletmekte olduğu tekel bayii için davalıdan 331 adet 19.231,10 TL bedelinde Efes Pilsen marka bira sipariş ettiğini ve bedelini ödediğini ancak sipariş edilen ürünün teslim edilmediğini, davacının bedelini ödediği ürünlerin teslim edilmesi ya da bedelinin ödenmesi hususunu ihtar ile bildirdiğini, davacı hakkında Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile davacının alacağının tahsiline, alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının adresinin Bartın olduğundan yetkili mahkemenin Bartın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının mal teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğü’nün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesi’nin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar aralarında akdi ilişkinin bulunduğunu kabul etmekte olup bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde açılabilir. 6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca borcun ifa yeri taraflarca açık veya örtülü olarak belirlenmemişse ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,18.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/635281000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz