İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5967 E. 2024/3438 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ifa yeri↗ geçerli icra takibi↗ icra dairesinin yetkisine itiraz↗ genel yetkili mahkeme↗ ifa yeri↗ yetkisizlik itirazı↗ yerleşim yeri↗ delillerin toplanmaması↗ borca itiraz↗ ilamsız icra takibi↗ tasdik kararı↗ şikayet↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ ifa↗ kötü niyet↗ ihtar↗ ticari defter↗ iflas↗ yetkisizlik kararı↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğünün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesinin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış tasdikleri olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre söz konusu şartın karşılanmadığı, davacının iddiasını yasal ve geçerli vasıtalarla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin davalıya ait Denizbank kredi kartı makineleri vasıtasıyla yapıldığını, Mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında şikayette bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2768 E. 2021/86 K.
Ortak:sözleşmenin ifa yeri · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · delillerin toplanmaması · borca itiraz · ilamsız icra takibi
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğ …
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca borcun «ifa yeri» taraflarca açık veya örtülü olarak belirlenmemişse ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalar, sözleşmenin «ifa» edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/99 E. 2023/176 K.
Ortak:icra dairesinin yetkisine itiraz · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · borca itiraz · ilamsız icra takibi · ifa · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaBozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğ …
Benzer bu karardaDeğerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde «ifa» edilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · usuli kazanılmış hak · sözleşmeden doğan dava · satış sözleşmesi · kazanılmış hak · teminat
Benzer bu kararda4.Ayrıca, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin «yetkisizlik» kararının taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde davacı yararına «usulü kazanılmış hak» oluştuğu Mahkemece dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine istemine ilişkin olup uyuşmazlık, mahkemenin yetkisi konusundadır.
Değerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, para veya «teminat» borcu için takip hususunda 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12596 E. 2014/18367 K.
Ortak:tasdik kararı · icra takibine itiraz · ticari defter · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olduğu, taraf «defterleri» üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış «tasdikleri» olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, «ticari defterlerin», ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kay …
… nın değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında «şikayette» bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın işletme «defterinin» açılış «tasdikinin» bulunduğu, kapanış tasdikinin bulunmadığı, bu suretle davacının işletme defterinin HMK.nın 222. maddesi uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği, davalının «ticari defterlerinin» açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, davalının defter kayıtlarına göre davacı şirketin davacı tarafa 0,33 TL borçlu olduğu, davacının …
Ancak; davacının işletme «defteri» tuttuğu ve bu defterin açılış «tasdikinin» bulunduğu, VUK hükümleri gereğince işletme defterleri için sadece açılış onayı yaptırılmasının öngörüldüğü, kapanış onayı yaptırılması yükümlülüğünün getirilmediği …
Davalının kendi «ticari defterlerinde» davacıya yapılan ödemeler kayıtlı olsa da dosya içerisinde ödemelerin dayanağı belgeler yer almamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin delili · yemin · taşıma sözleşmesi
Benzer bu kararda2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin «yemin deliline» dayanılmış olduğu halde bu husus gözetilmeksizin karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, kargo «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5967 E. , 2024/3438 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2021/201 Esas, 2023/371 Karar
HÜKÜM
Davanın reddine
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun ...-Mey Başbayii olarak ticaret yaptığını ve davacının işletmekte olduğu tekel bayii için davalıdan 331 adet 19.231,10 TL bedelinde ... marka bira sipariş ettiğini ve bedelini ödediğini ancak sipariş edilen ürünün teslim edilmediğini, davacının bedelini ödediği ürünlerin teslim edilmesi ya da bedelinin ödenmesi hususunun davalıya ihtar ile bildirdiğini, herhangi bir netice alınamaması üzerine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına davalı aleyhine alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalının adresinin Bartın olduğundan yetkili mahkemenin Bartın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının mal teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını, davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğünün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesinin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış tasdikleri olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre söz konusu şartın karşılanmadığı, davacının iddiasını yasal ve geçerli vasıtalarla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin davalıya ait Denizbank kredi kartı makineleri vasıtasıyla yapıldığını, Mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında şikayette bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043070700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz