6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5967 E. 2024/3438 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Yetkili mahkeme
yetki/yetkisizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ifa yeri geçerli icra takibi icra dairesinin yetkisine itiraz genel yetkili mahkeme ifa yeri yetkisizlik itirazı yerleşim yeri delillerin toplanmaması borca itiraz ilamsız icra takibi tasdik kararı şikayet icra takibine itiraz kötü niyet tazminatı ifa kötü niyet ihtar ticari defter iflas yetkisizlik kararı eksik inceleme yükleten (shipper) teslim e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK — İİK 50İİK 67 · TBK — TBK 89 · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğünün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesinin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış tasdikleri olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre söz konusu şartın karşılanmadığı, davacının iddiasını yasal ve geçerli vasıtalarla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin davalıya ait Denizbank kredi kartı makineleri vasıtasıyla yapıldığını, Mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında şikayette bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtrazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2768 E. 2021/86 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/99 E. 2023/176 K.

    Ortak: · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12596 E. 2014/18367 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5967 E.  ,  2024/3438 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

SAYISI 2021/201 Esas, 2023/371 Karar

HÜKÜM

Davanın reddine

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun ...-Mey Başbayii olarak ticaret yaptığını ve davacının işletmekte olduğu tekel bayii için davalıdan 331 adet 19.231,10 TL bedelinde ... marka bira sipariş ettiğini ve bedelini ödediğini ancak sipariş edilen ürünün teslim edilmediğini, davacının bedelini ödediği ürünlerin teslim edilmesi ya da bedelinin ödenmesi hususunun davalıya ihtar ile bildirdiğini, herhangi bir netice alınamaması üzerine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına davalı aleyhine alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalının adresinin Bartın olduğundan yetkili mahkemenin Bartın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının mal teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığını, davayı kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, ilamsız icra takibinde genel yetkili icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nedeni ile Devrek İcra Müdürlüğünün bu ilamsız icra takibinde yetkisiz olduğu, davalı borçlunun Devrek İcra Dairesinin yetkisine süresinde yaptığı itirazın doğru olduğu, davalı borçlunun mahkemenin yetkisine de itiraz ettiği, bir itirazın iptali davasının görülebilmesinin usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığına bağlı olduğu, davacının davalı alacaklı aleyhine yaptığı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığından geçerli bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki sözleşmenin ifa yeri açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddedilerek, taraf delilleri toplanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış tasdikleri olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, bilirkişi raporundaki tespitlere göre söz konusu şartın karşılanmadığı, davacının iddiasını yasal ve geçerli vasıtalarla ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından söz konusu ödemelerin davalıya ait Denizbank kredi kartı makineleri vasıtasıyla yapıldığını, Mahkemece bu iddialarının değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, eksik inceleme neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında şikayette bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, teslim edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi, 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043070700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.