Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4072 E. 2010/10431 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imza incelemesi↗ menfi tespit davası↗ yetki itirazı↗ tespit davası↗ tüzel kişilik↗ yetki↗ taahhütname↗ menfi tespit↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece toplanan delillere ve yaptırılan imza incelemesine dayanılarak, Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 11/07/2008 tarihli raporunda tetkike konu Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alınacak Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi başlıklı belge aslı üzerindeki ... adına atılı bulunan imzanın takliden atılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan sözleşmeler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit davası olup dosya içerisinde bulunan sözleşmeler içeriğinden davacıyla olan kredi işlemlerinin davalı bankanın Devrekani Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Tüzel kişilerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili kural olarak yetkili mahkeme tüzel kişiliğin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak HUMK’nun 17. maddesi gereğince dava konusu işlem şube işlemiyse şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.
Davada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından yetki itirazında bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2768 E. 2021/86 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · yerleşim yeri · delillerin toplanmaması · borca itiraz · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
6098 sayılı TBK’nın 89. maddesi uyarınca borcun «ifa yeri» taraflarca açık veya örtülü olarak belirlenmemişse ve aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9763 E. 2012/1367 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaDavada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından «yetki itirazında» bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece HUMK'nun 9/2 maddesi uyarınca yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddiyle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu kazanın Ankara sınırları içinde meydana geldiği, davalı şirketin ikametgahının Şişli, diğer davalının ise Devrek ilçesi olduğu, Ankara Mahkemelerinin ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin «yetki» yönünden reddi ile dosyanın talep halinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece HUMK'nun 9/2 maddesi uyarınca yerinde bulunmayan «yetki itirazının» reddiyle, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçeyle «yetkisizlik» kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4072 E. , 2010/10431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kastamonu 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.12.2008 tarih ve 2006/1222 - 2008/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili davacı ile davalı arasında 08/09/2003 tarihli ve "Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alınacak Taahütname ve Borçlanma Sözleşmesi" başlıklı sözleşme imzalandığını ve davacının 11.000 YTL kredi aldığının göründüğünü, yine davalı bankanın Devrekani Şubesi ile dava dışı ... arasında 08/09/2003 tarihli ve 11.000 YTL bedelli düzenlenen aynı nitelikteki sözleşmede müvekkilinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imza attığının gözüktüğünü, her iki sözleşmedeki imzaların müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, söz konusu sözleşmelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ve bu sözleşmeler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmakta muamelelerin yapıldığı şubenin bulunduğu Devrekani Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ortaklar mülkiyetinde 1000 Başlık Besi Sığırcılığı Projesi kapsamında davacıya Devrekani Şubesi aracılığıyla fon kaynaklı kredi kullandırıldığını, taraflar arasındaki sözleşmelerin onay makamı olan Kastamonu Tarım İl Müdürü'nün huzurunda imzalandığını ve İl Müdürü tarafından onaylanarak müvekkili bankanın Devrekani Şubesine gönderildiğini, sözleşme gereği ayni kredi kullandırıldığını ve besi danalarının da kooperatif tarafından davacıya teslim edilmiş olduğunu, sözleşmedeki imzaların davacıya ait olmaması halinde bile borç ilişkisinin doğduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve yaptırılan imza incelemesine dayanılarak, Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 11/07/2008 tarihli raporunda tetkike konu Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alınacak Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi başlıklı belge aslı üzerindeki ... adına atılı bulunan imzanın takliden atılmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan sözleşmeler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit davası olup dosya içerisinde bulunan sözleşmeler içeriğinden davacıyla olan kredi işlemlerinin davalı bankanın Devrekani Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Tüzel kişilerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili kural olarak yetkili mahkeme tüzel kişiliğin ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Ancak HUMK’nun 17. maddesi gereğince dava konusu işlem şube işlemiyse şubenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabilir.
Davada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından yetki itirazında bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029738600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz