İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/99 E. 2023/176 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra dairesinin yetkisine itiraz↗ kesin yetki kuralı↗ genel yetkili mahkeme↗ ifa yeri↗ kesin yetki↗ yetkisizlik itirazı↗ borca itiraz↗ bedel iadesi↗ yetki itirazı↗ ilamsız icra takibi↗ usuli kazanılmış hak↗ direnme kararı↗ sözleşmeden doğan dava↗ satış sözleşmesi↗ dava şartı yokluğu↗ kazanılmış hak↗ ispat yükü↗ ifa↗ kamu düzeni↗ sulh hukuk mahkemesi↗ yetki↗ iflas↗ sulh↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ zamanaşımı↗ teminat↗ teslim↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine peşin ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine istemine ilişkin olup uyuşmazlık, mahkemenin yetkisi konusundadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine peşin ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun ifa yeri belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince tespit edilir. 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
3.Taraflar arasındaki hukuki ilişki satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup bu durumda anılan kanun hükmü uyarınca davacı alacaklının kendi yerleşim yerinde de icra takibi ikame edebileceği ve Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4.Ayrıca, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararının taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu Mahkemece dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2768 E. 2021/86 K.
Ortak:genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · borca itiraz · ilamsız icra takibi · sözleşmeden doğan dava · ifa · yetkisizlik kararı
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde «ifa» edilir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğü’nün 2011/938 Esas sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğü’nün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin İİK’nın 50. maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğu, davalı borçlunun ikametgahının Bartın olması nede …
Somut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
6100 sayılı HMK’nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davalar, sözleşmenin «ifa» edileceği yer mahkemesinde açılabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · yerleşim yeri · delillerin toplanmaması · eksik inceleme
Benzer bu karardaSomut olayda taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından TBK’nın 89. maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının icra dairesi «yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanlış bir gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5967 E. 2024/3438 K.
Ortak:icra dairesinin yetkisine itiraz · genel yetkili mahkeme · ifa yeri · yetkisizlik itirazı · borca itiraz · ilamsız icra takibi · ifa · yetkisizlik kararı · yetki/yetkisizlik · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme 1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin «teslim» edilmemesi üzerine peşin ödenen «bedelin iadesi» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun «ifa yeri» belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin «yetkisine» ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince «sözleşmeden doğan» uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği («ifa» edileceği) yerde de açılabilir.
6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde «ifa» edilir.
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/123 E., 2012/29 K. sayılı karar ile davacının davalı aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/938 E. sayılı dosyası ile «ilamsız icra takibi» başlattığı, davalının süresi içinde Devrek İcra Müdürlüğünün «yetkisine» ve «borca itiraz» ettiği, ilamsız icra takibinde «genel yetkili» icra dairesinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 50 nci maddesi gereğince borçlunun yerleşim yerindeki (ikametgahındaki) icra dairesi olduğ …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · yerleşim yeri · delillerin toplanmaması · tasdik kararı · şikayet · icra takibine itiraz · ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 18.01.2021 tarih, 2020/2768 E., 2021/86 K. sayılı kararıyla taraflar arasındaki «sözleşmenin ifa yeri» açık veya örtülü olarak belirlenmediğinden ve bu konuda bir anlaşma yapılmadığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki «yerleşim yeri» icra daireleri ve mahkemeleri yetkili olduğundan davalının «icra dairesinin yetkisine itirazı» reddedilerek, taraf «delilleri toplanarak» davanın esası hakkında bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olduğu, taraf «defterleri» üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tanzim edilen bilirkişi raporunda taraf defterlerinin bir kısmının açılış «tasdikleri» olduğu halde kapanış tasdiklerinin olmadığı, bir kısmının okunaksız olduğu yönünde tespit ve değerlendirme yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, «ticari defterlerin», ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kay …
… nın değerlendirilmediğini, bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte davalıya yaptıkları ödemelerin de incelemeler sonrasında ortaya çıkacağını, «eksik inceleme» neticesinde karar verildiğini, Çaycuma Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/24 E. sayılı dosyası ile birçok kişi ve kurum tarafından davalı hakkında «şikayette» bulunulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «teslim» edilmeyip bedeli peşin ödendiği iddia edilen malların bedelinin tahsili için başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4072 E. 2010/10431 K.
Ortak:yetki itirazı · yetki · yetki/yetkisizlik
Benzer bu karardaDavada, davalı taraf işlemlerin Devrekani Şubesi aracılığıyla yapıldığından «yetki itirazında» bulunduğu ve Kastamonu ili davalının merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olmadığı halde, mahkemece davalı tarafın yetki itirazının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar vermek gerekirken esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:imza incelemesi · menfi tespit davası · tespit davası · tüzel kişilik · menfi tespit
Benzer bu kararda1-Dava, «menfi tespit davası» olup dosya içerisinde bulunan sözleşmeler içeriğinden davacıyla olan kredi işlemlerinin davalı bankanın Devrekani Şubesi aracılığıyla gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece toplanan delillere ve yaptırılan «imza incelemesine» dayanılarak, Ankara Polis Kriminal Laboratuarının 11/07/2008 tarihli raporunda tetkike konu Ortaklar Mülkiyetinde Proje Uygulayan Kooperatiflerin Ortaklarından Alı …
Tüzel kişilerin yaptığı iş ve işlemlerle ilgili kural olarak yetkili mahkeme «tüzel kişiliğin» ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/99 E. , 2023/176 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Yetkisizlik
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıdan peşin bedelle satın aldığı malların müvekkili davacıya teslim edilmediğini, peşin ödenmiş para iadesinin de yapılmaması üzerine davalı borçlu aleyhine Devrek İcra Müdürlüğünün 2011/976 E. sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından borca ve icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edildiğini ileri sürerek davalının haksız itirazının iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin Bartın Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, peşin satışta malın ve bedelin aynı anda verildiğini, aksini ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak haksız davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Devrek Sulh Hukuk Mahkemesi Kararı
Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.04.2012 tarih, 2011/567 E. ve 2012/424 K. sayılı kararı ile genel yetkili icra dairesinin borçlunun ikametgahı bulunan mahkeme ve icra dairesi olduğu, davalının ikametgahının Bartın olması nedeniyle yetki itirazında haklı olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunun tespitine karar verilmiş, işbu karar, tarafların temyiz etmemesi üzerine kesinleşmiş ve dosya Bartın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
B. Mahkemece Verilen İlk Karar
Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.01.2016 tarih, 2012/596 E. ve 2016/80 K. sayılı kararı ile itirazın iptali davalarında yetkili mahkemenin takibin yapıldığı yer mahkemesi olmasının kesin yetki kuralı olduğu, takibin Devrek İcra Müdürlüğünce yapıldığı, yetkili mahkemenin Devrek Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle davanın reddine, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
C. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 28.09.2017 tarih, 2016/12045 E. ve 2017/6388 K. sayılı kararı ile görevin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle davanın açıldığı 28.06.2012 tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinde sulh hukuk mahkemelerinin görev konusunun belirlendiği ve işbu davanın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiğine işaret edilerek bozulmuştur.
D. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin 16.02.2018 tarih, 2017/1336 E. ve 2018/196 K. sayılı kararı ile davanın açılış tarihinin Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olan 14.06.2011 tarihi olduğu, davanın açılış tarihinde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) yürürlükte bulunduğu, bu tarih itibariyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle Dairemiz bozma ilamına karşı önceki hükümde direnilmesine, dava dilekçesinin mahkemenin yetkisizliği nedeniyle reddine, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 30.10.2018 tarih, 2018/2052 E. ve 2018/5320 K. sayılı kararı ile işbu davanın ilk olarak 14.06.2011 tarihinde Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olması ve sonradan Bartın Sulh Hukuk Mahkemesine intikal etmiş olması karşısında Dairemizin 28.09.2017 tarih, 2016/12045 E. ve 2017/6388 K. sayılı kararı ile yazılı şekilde bozma kararı verilmesi doğru olmadığından ve yerel Mahkemenin direnme kararı yerinde olduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesi uyarınca Dairemizin bozma kararının kaldırılmasına, yerel Mahkemece somut olayda kesin yetki kuralı olmadığı ve Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen yetkisizlik kararıyla bağlı olunduğu düşünülmeden re'sen yetkisizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı, işin esası hakkında karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
F. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 18.12.2018 tarih, 2018/1402 E. ve 2018/1488 K. sayılı kararı ile hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz edildiği, itirazın iptali davasının dinlenebilirliği için ön koşulun ilamsız icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış olması veya icra takibi başlatılan icra müdürlüğünün yetkisinin itirazsız kesinleşmiş olması gerektiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 2018/2052 E., 2018/5320 K. sayılı bozma ilamında, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen yetkisizlik kararı ile bağlı olunduğu belirtilmekle Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisi kesinleştiğinden yetkili olan Bartın İcra Dairelerinde usulüne uygun açılmış bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
G. Üçüncü Bozma Kararı
Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararı ile davanın, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine peşin ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun ifa yeri belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
H. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin duruşmadaki son beyanında dosyanın yetkili Devrek Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği, davalılar vekilinin ise son beyanında takdirin Mahkemede olduğunu beyan ettiği gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliğine, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli yetkisizlik kararının, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararından sonra verilen ikinci yetkisizlik kararı olduğunu, icra takibinin Devrek İcra Müdürlüğünde açıldığını, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisizlikle dosyanın Bartın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verdiğini, bu kararın usulüne göre kesinleştiğini, bu sebeple davaya artık Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılması gerektiğini, Mahkemece uyulan bozma kararının da bu yönde olduğunu, aksi takdirde görev uyuşmazlığı çıkacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine peşin ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine istemine ilişkin olup uyuşmazlık, mahkemenin yetkisi konusundadır.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dairemizin 27.01.2021 tarih, 2020/3519 E. ve 2021/508 K. sayılı kararıyla davanın, sipariş edilen ürünlerin teslim edilmemesi üzerine peşin ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının peşin ödenen bedele rağmen mallar teslim edilmediğinden paranın iadesini talep etttiği, davalının ise ödemenin ileride gönderilecek mallara karşılık verildiğini davacının ispat etmesi gerektiğini savunduğu, somut olayda davacının talebi para borcuna ilişkin olmakla, taraflar arasında borcun ifa yeri belirli değilse ve aralarında başka bir anlaşma yoksa 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca davacının ikametgahı olan Devrek İcra Dairelerinin de yetkili olduğu gözetilerek Mahkemece icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazın reddiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
2.2004 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır. Taraflar arasında akdi ilişki bulunması şartıyla 6100 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yerde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi gereğince tespit edilir. 6098 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir.
3.Taraflar arasındaki hukuki ilişki satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup bu durumda anılan kanun hükmü uyarınca davacı alacaklının kendi yerleşim yerinde de icra takibi ikame edebileceği ve Bartın Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
4.Ayrıca, Devrek Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisizlik kararının taraflarca temyiz edilmeden kesinleştiği gözetildiğinde davacı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu Mahkemece dikkate alınmadan karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906700700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz