Hakim ortak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3562 E. 2013/20024 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakim ortak↗ aciz vesikası↗ güven kurumu↗ borcun üstlenilmesi↗ 3095 sayılı kanun↗ feri müdahil↗ infaz↗ tmsf↗ feragat↗ ıslah↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların Efektifbank Off-Shore Ltd'de hesap açılması için davalı bankaya talimat verdikleri, bu nedenle bankaya dava açılmadan önce davacıların Efektifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin aciz vesikasına bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir güven kurumu olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın infazı aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın feragat nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin borcu üstlenen TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF vekili ile feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı bankanın sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, feri müdahil vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, borcun davalı TMSF tarafından üstlenilmesine ve TMSF’nin de 5411 sayılı Kanun'un 140'ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Banka'dan borcu üstlenen sıfatıyla TMSF'nin harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4179 E. 2011/2849 K.
Ortak:aciz vesikası · borcun üstlenilmesi
İncelediğiniz kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
… K’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaKararı, «borcu üstlenen» TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Keza, off-shore banka hakkında davacılar ve başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı Dairemize gelen emsal dosyalardan anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme
Benzer bu karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15959 E. 2012/7910 K.
Ortak:aciz vesikası · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
… K’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaŞti'nden tahsil edilemeyeceğinin sabit olması ile doğacağının ve bu itibarla da davanın «zamanaşımı» süresi dolmadan açılmış bulunmasına göre davalı TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
… ş gösterildiğini, bu şirketin paravan bir şirket olduğunu, paranın gerçekte Sümerbank'ta kaldığını hiçbir şekilde Off Shore bankasına gönderilmediğini, davalı Banka «görevlilerinin» yaptığı yönlendirme ve telkinlerin «haksız eylem» mahiyetinde olduğunu da ileri sürmüş ve her ne kadar Dairemizce emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda Türkiye'de mevduatın bulunduğu bankalar ile bunların yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için hesap sahibinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolunda kararlar verilmiş ise de, aradan geçen sürede Kıbrıs'ta kurulduğu belirtilen Off Shore bankasının yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olması sebebiyle bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu, bankanın alacakları karşılayacak bir mal varlığının bulunmadığı ve benzer durumda bulunan bir çok hesap sahibinin «aciz vesikası» aldığı anlaşılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız eylem · havale · yetkisizlik kararı · karar verilmesine yer olmadığına · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden, dava dışı vekilin vekaletnamedeki «yetkisine» dayanarak yurt dışındaki Off shore bankasına yapılan «havale» işlemi nedeniyle davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dosya yönünden verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… ş gösterildiğini, bu şirketin paravan bir şirket olduğunu, paranın gerçekte Sümerbank'ta kaldığını hiçbir şekilde Off Shore bankasına gönderilmediğini, davalı Banka «görevlilerinin» yaptığı yönlendirme ve telkinlerin «haksız eylem» mahiyetinde olduğunu da ileri sürmüş ve her ne kadar Dairemizce emsal uyuşmazlıklarla ilgili olarak açılan davalarda Türkiye'de mevduatın bulunduğu bankalar ile bunların yönetici ve çalışanlarının sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için hesap sahibinin öncelikle Off Shore bankasına başvurması yolunda kararlar verilmiş ise de, aradan geçen sürede Kıbrıs'ta kurulduğu belirtilen Off Shore bankasının yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olması sebebiyle bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu, bankanın alacakları karşılayacak bir mal varlığının bulunmadığı ve benzer durumda bulunan bir çok hesap sahibinin «aciz vesikası» aldığı anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.
Ortak:aciz vesikası · ıslah
İncelediğiniz kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · erken açılan dava · imza inkarı · organik bağ · kesinleşen ilam · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3562 E. , 2013/20024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.12.2011 tarih ve 2011/159-2011/61 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi borcu üstlenen TMSF vekili ile feri müdahil ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av.... ve borcu üstlenen TMSF vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili, davalı Banka'nın külli halefi olduğu Sümerbank A.Ş. Suadiye Şubesi'nde bulunan müvekkillerine ait hesaptaki paranın hiçbir talep ve talimat olmaksızın Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı bankanın hesabına aktarıldığını, bu paranın davalı Banka tarafından kullanıldığını, yatırılan paradan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 1.000 USD'nın temerrüt faiziyle tahsilini istemiş, 07.06.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle talebi 29.000 USD’ye çıkartmıştır.
Davalı ...Ş. vekili, davacıların havale talimatı üzerine paralarını Efektifbank Off-Shore Ltd’e yatırdıklarını, kendilerine hesap cüzdanı verildiğini, müvekkili bankanın kendi hesaplarında olmayan bir paradan sorumlu olmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiştir.
Davalılardan Efektifbank Off-Shore, davaya yanıt vermemiştir.
Borcu üstlenen TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların Efektifbank Off-Shore Ltd'de hesap açılması için davalı bankaya talimat verdikleri, bu nedenle bankaya dava açılmadan önce davacıların Efektifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin aciz vesikasına bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir güven kurumu olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın infazı aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın feragat nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin borcu üstlenen TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF vekili ile feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı bankanın sorumluluğunun 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, feri müdahil vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, borcun davalı TMSF tarafından üstlenilmesine ve TMSF’nin de 5411 sayılı Kanun'un 140'ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde davalı Banka'dan borcu üstlenen sıfatıyla TMSF'nin harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle feri müdahil vekilinin tüm, borcu üstlenen TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “Asıl dava yönünden” başlıklı kısmının 4. bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına, yerine “Davacı tarafından yatırılan toplam 2.430,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine” ibaresinin yazılması suretiyle kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin borcu üstlenen TMSF'den alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden feri müdahilden alınmasına, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633920000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz