Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/4179 E. 2011/2849 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aciz vesikası↗ borcun üstlenilmesi↗ tmsf↗ havale↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Sümerbank A.Ş. yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleri sonucu imzalanması istenilen boş belgelerin imzalandığı, Off Shore Bankasının yapısından haberdar olunmadığı, paranın banka nezdinde kaldığı, Efektif bank aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığı, borcun TMSF tarafından 9.10.2003 tarihli karar gereğince üstlenildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000 YTL’nın TMSF’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının 31.08.1999 tarihinde davalıya devir edilen Sümerbank A.Ş. Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka görevlilerince yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki davada, davalı Sümerbank (TMSF) yönünden davanın zamansız açıldığından reddine karar verilmiş, Efektifbank Off-Shore Ltd. hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi sonucu davacı, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2005/23139 esas sayılı dosyası ile Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine yaptığı icra takibi neticesinde aciz belgesi alarak daha sonra da işbu davayı açmıştır.
Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısından Banka'nın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu anlaşılmaktadır. Keza, off-shore banka hakkında davacılar ve başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı Dairemize gelen emsal dosyalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan bilirkişi raporu Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 28.9.2000 tarihli rapora atıf yapmak suretiyle düzenlenmiş olup, yeterli gerekçeyi taşımamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5289 E. 2011/4753 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Benzer bu kararda… me imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
Bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür” denilmektedir.
Her ne kadar davacı tarafından öncelikle off-shore bankası aleyhine dava açılmadan ve borç ödemeden aciz belgesi alınmadan işbu dava açılmış olsa da, aynı konuda Dairemize intikal eden diğer dava dosyalarında off-shore bankası hakkında başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı sabittir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği off shore bankasına başvurmadan, o banka adına işlem yaptığını ileri sürerek davalı banka aleyhine dava açamayacağı, böyle bir davanın zamansız açıldığı ve bu aşamada dinlenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle «erken açılan» davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2330 E. 2011/309 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet görevinin kötüye kullanılması · erken açılan dava · imza inkarı · organik bağ · kesinleşen ilam · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · tüzel kişilik
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun «kesinleşen ilam» ile daha önce belirlendiği, «ıslah» dilekçesindeki «imza inkarına» bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir «tüzel kişiliğinin» bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın re …
… aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden «aciz vesikası» alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba «havale» edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu,bankalara olan güven ve «vekalet görevinin kötüye kullanıldığı» iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir.
… rbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1767 E. 2010/12979 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Benzer bu karardaBu durumda karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank …
… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
Davacı tarafından Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlatılan icra takibinde İstanbul 7.İcra Müdürlüğü tarafından 12.10.2006 tarihli «aciz vesikası» verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… duatın davacı asilin imzaladığı talimata istinaden, talimata ve doldurduğu hesap açtırma bilgi formuna istinaden dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd’nin hesaplarına «havale» edildiği ve Efektifbank yetkilisinin imzasını «taşıyan» hesap cüzdanının davacıya verildiği hususlarında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davalı bankanın talimat gereğini yerine getirdiği, davacı tarafın “paranın davalı bank …
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1764 E. 2010/12906 K.
Ortak:aciz vesikası · borcun üstlenilmesi · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107. ve 140.maddeleri ile TMSF Yönetmeliği ve Fon Yönetim Kurulu’nun kararına istinaden davalının borç ve yükümlülükleri, davadan önce TMSF tarafından üstlenilmiş olup, TMSF bu sıfatla davaya yanıt vermiş ve mahkemece de, TMSF'na karar başlığında davalı safında «borcu üstlenen» sıfatıyla gösterilmiştir. ...
AŞ.nin karar başlığında davalı olarak gösterilmesi gerektiğine,«borcu üstlenmenin» iç ilişkiyi ilgilendireceğine ve ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · ilamsız icra takibi · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayanparasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimat ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı ve hesap cüzdanının davacıya verildiği, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı, gerçekte paranın davalı bankadan çıkmadığına yönelik iddiaya ve bu yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6676 E. 2010/2608 K.
Ortak:aciz vesikası · havale · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka «görevlilerince» yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
… elini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
… tırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur.Bu bankanın en «son» sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Dol …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · ilamsız icra takibi · maddi hata · dolandırıcılık · kusur · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkması karşısında, davacının dayandığı Efektifbank Off-Shore Ltd.aleyhine başlattığı «ilamsız icra takibi» sırasında aldığı «aciz vesikasının» icra mahkemesince iptaline ilişkin karar temyiz üzerine onanarak kesinleşmiş ise de,bu karar anılan şirketin mal varlığının bulunmadığı olgusunu kaldıracak nitelikte bir karar olmayıp,takip hukuku bakımından sonuç doğurur ise de bu alacak davasına konu alacağı kaldıracak bir etki yapması mümkün değildir.Sümerbank A.Ş eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında,ceza ilamının akibeti araştırılarak,sonuçlarının BK.nun 53 ncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi,davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken,bu olgular üzerinde durulmadan ve «erken açılan» davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi,o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu «eksik inceleme» ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği vekaletnamede yurt içi yada dışı ayrımı yapılmadan bankacılık ve «havale» işlemleri yapmaya yetkili kılınan ...'ın talimatı ile paranın off shore hesabına aktarıldığı, talimata uygun hareket eden davalının «kusuru» ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının vekil kıldığı kişinin davacının avukatı değil babası olup,avukatı olduğuna dair gerekçe bölümünün «maddi hataya» dayalı olduğunun kabulü gerekmesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3562 E. 2013/20024 K.
Ortak:aciz vesikası · borcun üstlenilmesi
İncelediğiniz karardaKararı, «borcu üstlenen» TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Keza, off-shore banka hakkında davacılar ve başka alacaklılarca da «aciz vesikası» alındığı Dairemize gelen emsal dosyalardan anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba «havale» edilmesi aşamasında davalı banka «görevlilerinin» telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve «borcu üstlenen» TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
… K’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · güven kurumu · feri müdahil · infaz · feragat · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda… tifbank Off-Shore Ltd'den istemde bulunmalarının gerektiği, ancak buradan paranın tahsil edilme imkanının bulunmadığı, bu şirkete karşı başlatılan icra takiplerinin «aciz vesikasına» bağlanarak semeresiz kaldığı, dolayısıyla davacıların davalı Banka'dan talepte bulunabilecekleri, Off-Shore bankasına yatırılan paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmeyip Sümerbank'ın «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak kullandırıldığı, bir «güven kurumu» olan davalı Banka'nın davacıyı Off-Shore bankasına yönlendirmesi nedeniyle oluşan zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davacılara kısmen ödemede bulunulduğu savunulmuş ise de dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin kararın «infazı» aşamasında gözetileceği gerekçesiyle birleşen davanın «feragat» nedeni ile reddine, asıl davanın ise kabulüne, 29.000 USD'nin «borcu üstlenen» TMSF'den tahsiline, alacağın 1.000 USD'lik bölümüne dava tarihinden, 28.000 USD'lik kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesine karar verilmiştir.
… K’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasının gerekmesine göre, «feri müdahil» vekilinin tüm, «borcu üstlenen» TMSF vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Kararı, «borcu üstlenen» TMSF vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/4179 E. , 2011/2849 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/11/2008 tarih ve 2006/672-2008/578 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 15/03/2011 gününde davacı avukatı .... ile davalı avukatı .... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik […]... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Banka'ya devrinden önce Sümerbank A.Ş.’nin Demirli şubesinde olan mevduatının banka yetkililerince boş olarak imzalatılan havale talimatı ile paravan olarak kurulan Efektif Bank Off Shore Ltd. adlı banka adına Sümerbank A.Ş. Kadıköy şubesi ve Merkez şubesinde açılan hesaba havale edildiğini ve paraların usulsüz verilen kredilerle tüketildiğini, müvekkili tarafından daha önce açılan davanın zamansız açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, bankaların aracı kılınmak suretiyle müvekkiline zarar verildiğini ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik, 6.000 YTL’nin faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının alacağını Efektif Off Shore Ltd. Şti’den talep edebileceğini, davacının alacağının TMSF tarafından üstlenildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının Sümerbank A.Ş. yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleri sonucu imzalanması istenilen boş belgelerin imzalandığı, Off Shore Bankasının yapısından haberdar olunmadığı, paranın banka nezdinde kaldığı, Efektif bank aleyhine yapılan takibin semeresiz kaldığı, borcun TMSF tarafından 9.10.2003 tarihli karar gereğince üstlenildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.000 YTL’nın TMSF’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, borcu üstlenen TMSF ve davalı ING Bank A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının 31.08.1999 tarihinde davalıya devir edilen Sümerbank A.Ş. Demirli Şubesi'nde bulunan mevduatın davalı banka görevlilerince yapılan yönlendirme ve telkinlerle Efektifbank Off-Shore Ltd. adlı paravan bankaya ait off-shore hesaba aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki davada, davalı Sümerbank (TMSF) yönünden davanın zamansız açıldığından reddine karar verilmiş, Efektifbank Off-Shore Ltd. hakkında açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi sonucu davacı, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2005/23139 esas sayılı dosyası ile Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine yaptığı icra takibi neticesinde aciz belgesi alarak daha sonra da işbu davayı açmıştır.
Dosya içerisinde mevcut KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısından Banka'nın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansının iptal edildiği ve bu hususun 07.03.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak duyurulduğu Banka'nın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu anlaşılmaktadır. Keza, off-shore banka hakkında davacılar ve başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı Dairemize gelen emsal dosyalardan anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının alacağını icra yoluyla tahsil etme imkanının bulunmadığı açıkça ortaya çıkmış bulunmaktadır.
Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu alınmış ise de, alınan bilirkişi raporu Bankalar Yeminli Murakıpları tarafından düzenlenen 28.9.2000 tarihli rapora atıf yapmak suretiyle düzenlenmiş olup, yeterli gerekçeyi taşımamaktadır. Bu durum karşısında mahkemece, off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan davacının parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin telkin ve yönlendirmelerinin, davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının ve özellikle Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosyada karar örneği bulunan ve Dairemize gelen emsal dosyalardan da bilinen İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/55 esas sayılı ceza davasının akibeti araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir iken, anılan hususlar hiç tartışılmadan yazılı olduğu şekilde davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı ve borcu üstlenen TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ile borcu üstlenen TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ve TMSF yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 17/03/2011 tarihinde oybirliğiyle kabul edildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017947000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz