6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/2330 E. 2011/309 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekalet görevinin kötüye kullanılması erken açılan dava aciz vesikası imza inkarı organik bağ kesinleşen ilam kusur sorumluluğu ilamsız icra takibi dolandırıcılık tüzel kişilik havale ıslah kusur eksik inceleme i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: İİK · BK — BK 53

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun kesinleşen ilam ile daha önce belirlendiği, ıslah dilekçesindeki imza inkarına bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gerek önceki davaya ilişkin mahkeme gerekçesinde, gerekse onama ilamında yazılı değişik gerekçede davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.'nin hesabına aktarıldığı belirtilmiş olup, bu hususun kesinleşmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden aciz vesikası alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba havale edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında organik bağ bulunduğu,bankalara olan güven ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki davada, davalı yönünden davanın reddine dair verilen karar, davanın zamansız açıldığına ilişkin değişik gerekçe ile onanmış olup, Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan takip, kesinleşmiştir. Dosya içerisinde ve emsal dava dosyalarında Efektifbank Off-Shore Ltd. hakkında KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bu bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir. Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi sırasında aldığı aciz vesikasının iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir. Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur. Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve erken açılan davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu eksik inceleme ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1764 E. 2010/12906 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/6676 E. 2010/2608 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12056 E. 2013/14418 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4179 E. 2011/2849 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5289 E. 2011/4753 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1767 E. 2010/12979 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/10329 E. 2013/10137 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/2330 E.  ,  2011/309 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2008 tarih ve 2007/436 - 2008/691 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 18.01.2011 gününde davacı avukatı... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankaya devrinden önce Sümerbank A.Ş.'nin Denizli Şubesi'ne müvekkilinin, 100.000 DM parasını 14.07.1999 günü 35 gün vadeli olarak yatırdığını, iki kez vadenin uzatıldığını, 21.12.1999 günü bu bankaya el konularak, yönetimin TMSF'na devri üzerine mevduatın sigorta kapsamında olmadığı gerekçesiyle ödenmediğini, bu bankanın daha sonra Oyakbank AŞ. ile birleştirildiğini, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba havale edildiğinin ve Garipoğlu Grubu'na verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiğinin belirlendiğini, davalı aleyhine açtıkları davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, Efektifbank Off Shore Ltd.

aleyhine başlattıkları takibin kesinleşip üçüncü kişiler nezdindeki alacaklar için haciz ihbarnameleri gönderildiğini, ancak borç ödemeden aciz vesikası aldıklarını, bu nedenle işbu davayı davalıya yönelttiklerini, davalı yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum olduklarını, tüzel kişiliğin de hukuki sorumluluğu bulunduğunu, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında organik bağ bulunduğunu, esas yölendirici olanın davalının yöneticileri olduğunu, bankalara olan güven ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000.00 TL'nın, ıslah dilekçesi ile 79.187.00 TL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, davacının davalıya yönelik iddiasında haksız olduğunun o davaya ilişkin kesinleşen mahkeme kararı ile anlaşıldığını, müvekkilinin davacının vekilinin talimatına uyarak parayı havale ettiğini, usulüne uygun aciz vesikası alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.nin hesabına aktarıldığı hususunun kesinleşen ilam ile daha önce belirlendiği, ıslah dilekçesindeki imza inkarına bu nedenle itibar edilmediği, talimata uygun hareket eden davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, Efektifbank Off Shore Ltd. nin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu ve onun verdiği zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı, aksi yönde görüş bildiren bilirkişi kurulu raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve gerek önceki davaya ilişkin mahkeme gerekçesinde, gerekse onama ilamında yazılı değişik gerekçede davacının verdiği talimatı ile paranın dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.'nin hesabına aktarıldığı belirtilmiş olup, bu hususun kesinleşmiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, davalı banka aleyhine açılan önceki davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiği, dava dışı Efektif bank Off Shore Ltd. hakkında ise başlatılan takip sırasında borç ödemeden aciz vesikası alındığı,davalının yöneticilerinin ceza mahkemesinde mahkum oldukları, davalı yöneticilerinin hileli davranışları ve yönlendirmeleriyle paranın Efektifbank Off Shore Ltd. adlı paravan banka adına Sümerbank A.Ş.'de açılan hesaba havale edildiği ve Garipoğlu Grubuna verilen usulsüz kredilerle paranın tüketildiği, davalının parayı gerçekte yurt dışına havale etmediği, davalı ile Efektifbank Off Shore Ltd. arasında organik bağ bulunduğu,bankalara olan güven ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

Davacı tarafından davalı banka aleyhine açılan önceki davada, davalı yönünden davanın reddine dair verilen karar, davanın zamansız açıldığına ilişkin değişik gerekçe ile onanmış olup, Efektifbank Off Shore Ltd. aleyhine başlatılan takip, kesinleşmiştir. Dosya içerisinde ve emsal dava dosyalarında Efektifbank Off-Shore Ltd. hakkında KKTC Ekonomi ve Turizm Bakanlığı'nın 18.03.2005 tarihli yazısında “Bankanın yasal bir zorunluluk olan lisans bedelini yatırmamış olmasından dolayı bankacılık yapma lisansı bakanlık tarafından iptal edilmiş ve 07.03.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak duyurulmuştur. Bu bankanın en son sunmuş olduğu mali raporunda yapılan incelemede KKTC Merkez Bankası'nda her hangi bir hesabı olmadığı, menkul ve gayrimenkul mal olarak ise sadece 411 Amerikan Doları değerinde bir demirbaşı olduğu görülmüştür.” denilmektedir.

Keza, off-shore banka hakkında başka alacaklılarca da aciz vesikası alındığı emsal dava dosyalarında mevcut aciz vesikaları ile de sabittir. Bu durumda, davacının alacaklarını icra yoluyla tahsil etme imkanlarının bulunmadığının açıkça ortaya çıkmış olup,esasen davacının Efektifbank Off-Shore Ltd. aleyhine başlattığı ilamsız icra takibi sırasında aldığı aciz vesikasının iptali istemi icra mahkemesince reddedilmiştir. Sümerbank A.Ş. eski yöneticilerinin yargılandıkları dosya içinde bulunan İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesince “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan verilen ve temyizde olduğu dosya kapsamından anlaşılan ceza ilamında yöneticiler tarafından davacı ve onun durumundaki diğer offshore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle offshore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.

Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacınınalacağını anılan Offshore Ltd.’nden tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza ilamının akibeti araştırılarak, sonuçlarının BK'nun 53.maddesi kapsamında değerlendirilmesi, davacının off-shore hesaba yatırılan ve oradan tahsil etme olanağı bulunmayan parasının, anılan hesaba havale edilmesi aşamasında davalı banka görevlilerinin hileli davranışlarının, telkin ve yönlendirmelerinin ve davacıda hesabın banka güvencesi altında olduğu konusunda güven oluşturucu eylemlerinin bulunup bulunmadığının özellikle değerlendirilmesi gerekirken, bu olgular üzerinde durulmadan ve erken açılan davada verilen gerekçelerin tekrarına dayalı gerekçeler ile sonuca gidilmesi, o davada dayanılan maddi vakıa, paranın davalı uhdesinde olduğuna yönelik iken, işbu davanın davalının çalışanlarının yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı olarak açıldığının gözden kaçırılması sonucu eksik inceleme ile davanın reddedilmiş olması hatalı olmuş ve kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009208100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.