Ayıplı Malın İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/14976 E. 2013/20333 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti sorumluluğu↗ garanti kapsamı↗ değer kaybı↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ istifa↗ illiyet bağı↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ fatura↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından garanti süresinde ortaya çıkan ayıp nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla illiyet bağı içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince garanti sorumluluğu nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan gizli ayıp daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta değer kaybı olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının fatura tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar kanıtlamak suretiyle davacının aracını kullanamamasından kaynaklanan zararını istemesi mümkünse de dava konusu aracın niteliği nazara alındığında yerine araç kiralandığı ve bu nedenle ödeme yapıldığı veya bir şekilde zarara uğranıldığı hususunun davacı tarafından kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mevcut arızanın araçta değer kaybına neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre garanti edenin garanti kapsamında olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir. Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, değer kaybına yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7179 E. 2016/2679 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · temerrüt faizi · ıslah · hasar · dahili dava · temerrüt · zamanaşımı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, davacının tamir için almış olduğu 3. şahsa ait araçta meydana gelen kaza sonucu oluşan «hasarın» davalı nezdinde yapılan 3. şahıs mali mesuliyet «sigorta teminatında» «dahil» olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.000,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «ıslah» edilen miktar yönünden «zamanaşımı» nedeniyle istemin reddine dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 09/09/2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3539 E. 2021/350 K.
Ortak:garanti kapsamı · ayıp · garantörlük · kusur
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen «istifa» edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir «kusurun» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, «değer kaybına» yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… sürüş kabiliyetini ortadan kaldıracak, taşıttan faydalanmamayı sürekli hale getirecek derecede bir imalat hatasının varlığından söz edilemeyeceği, araçta önemli bir «ayıp» olmadığı, arızaların belgeler ışığında «garanti kapsamında» giderilmiş olduğunun tespit edildiği, düzenlenen her iki raporun birbiriyle örtüştüğü ve dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» bulunması nedeniyle dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığı ve aracın ayıplı olmadığı, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu olayda ilk baştaki onarımdan kaynaklanan servis «kusuru» bulunduğunun açık olup bunun araçtaki ayıp olarak yorumlanmasının mümkün olmadığından dava konusu aracın ayıplı olmaması nedeniyle davacı tarafın «bedel iadesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dönme hakkı · bedel indirimi · sözleşmeden dönme · bedel iadesi · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… hal icabı satımın feshini muhik görmediği takdirde semen tenzili yoluna gidebilir hükmünü içermekte yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227/4 maddesi alıcının «sözleşmeden dönme hakkını» kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakim satılanın onarılması yada satış «bedelinin indirilmesine» karar verilebilir, hükmünü içermekte olup söz konusu düzenleme uyarınca mahkemece bilirkişi kurulu raporlarında belirtildiği üzere araç bedelinden 3.000,00 TL indi …
… sürüş kabiliyetini ortadan kaldıracak, taşıttan faydalanmamayı sürekli hale getirecek derecede bir imalat hatasının varlığından söz edilemeyeceği, araçta önemli bir «ayıp» olmadığı, arızaların belgeler ışığında «garanti kapsamında» giderilmiş olduğunun tespit edildiği, düzenlenen her iki raporun birbiriyle örtüştüğü ve dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» bulunması nedeniyle dava konusu araçta imalat hatası bulunmadığı ve aracın ayıplı olmadığı, araçtaki arızanın giderilmiş olduğu olayda ilk baştaki onarımdan kaynaklanan servis «kusuru» bulunduğunun açık olup bunun araçtaki ayıp olarak yorumlanmasının mümkün olmadığından dava konusu aracın ayıplı olmaması nedeniyle davacı tarafın «bedel iadesi» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8403 E. 2023/2313 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · garantörlük · kâr kaybı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen «istifa» edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir «kusurun» isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, «değer kaybına» yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının «ayıp» ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak «teslim» edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve «gizli ayıp» da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ndığı ve kullanım süresi boyunca değişik zamanlarda bakım ve onarım için servise götürüldüğü, ancak bu servis kayıtlarının hiçbirinin aynı arızanın tekrarı olmayıp, «garanti kapsamında» yapıldığı, diğer onarımların ise yolcu taşımacılığında kullanılan araçta meydana gelebilecek yoğun kullanıma bağlı küçük arızalar olduğunun bilirkişi tarafından belirtildiği, bu haliyle meydana gelen arızalar «zamanaşımı» süresi içerisinde devam eden arıza niteliğinde olmayıp, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atf …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kazanç kaybı · delillerin toplanmaması · bedel iadesi · bedelsizlik · bilirkişi incelemesi · dava sebebi · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu kararda… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… m alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari «kazanç kaybı» ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, arızanın sürekli devam eden, gizli bir «ayıp» olduğunu bu durumda dava konusu taleplerinin «zamanaşımına» uğrayan talepler olmadığını, deliller toplanmadan, aracın arızasının gerçek mahiyeti tespit edilmeden ve bunun için araçta inceleme yapılmadan verilen bilirkişi raporuna göre, arızanın olağan arıza kapsamında değerlendirilerek davanın zamanaşımı hukuki «sebebi» ile reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5336 E. 2024/1789 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · garantörlük
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından «garanti» süresinde ortaya çıkan «ayıp» nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla «illiyet bağı» içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince «garanti sorumluluğu» nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan «gizli ayıp» daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta «değer kaybı» olmadığı, değer kaybının BK'nın 202. maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının «fatura» tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek …
2- Ancak, mevcut arızanın araçta «değer kaybına» neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre «garanti» edenin «garanti kapsamında» olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olara …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı «ayıp» bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · garanti süresi · bedel iadesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız «misliyle değişimi» veya «bedelin iadesi» ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece «eksik inceleme» ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/14976 E. , 2013/20333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 27. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 tarih ve 2011/27-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2003 model jeep marka arazi taşıtını 26.12.2002 günlü fatura ile davalı Chrysler Jeep Tic. A.Ş.'nin bayii olan Koluman Mot. Araç. Tic. San. A.Ş.'den satın aldığını, aracın turbo sisteminin 2003 yılı içinde iki kez arızalanarak garanti süresi kapsamında parçaların yenilendiğini, garanti süresi dolduktan sonra da araçtaki gizli ayıp niteliğindeki arızaların tekrarlandığını ve araçtan yeterince yararlanamadığını ileri sürerek; aracın yenisi ile değiştirilmesini ya da değerinin ödenmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesiyle de, toplam 33.130,08 TL tutarında zararın bulunduğunu belirterek;
12. 500,08 TL zararın fatura tarihi olan 30.08.2004 tarihinden itibaren, 4.130,00 TL zararın fatura tarihi 10.02.2005 tarihinden itibaren, mahrumiyet zararı ve değer kaybı toplamı olan 16.500,00 TL tutarındaki zararın ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, garanti süresinin ve dava zaman aşımı süresinin sona erdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacı tarafından garanti süresinde ortaya çıkan ayıp nedeniyle dava tarihinden önce ödenen ve ayıpla illiyet bağı içinde bulunan toplam 16.630,08 TL onarım bedelinin BK 61. maddesi gereğince garanti sorumluluğu nedeniyle ithalatçı olan davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, Garanti Yönetmeliği'nde tamirde geçen sürelerin garanti süresine eklenmesi öngörüldüğünden, davacının tamirde geçen sürelerde aracı kullanamamaktan dolayı uğradığını iddia ettiği zararları garanti nedeniyle sorumlu olan davalıdan talep etme olanağının bulunmadığı, dava konusu araçta ortaya çıkan gizli ayıp daha sonradan yapılan onarımlarla giderildiğinden araçta değer kaybı olmadığı, değer kaybının BK'nın 202.
maddesi kapsamında davalıdan talep edilmesine yasal olanak bulunmadığı, davacı tarafça 28.07.2010 tarihli dilekçeyle zararların tazmini talep edildiğinden davacının fatura tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.630,08 TL'nin 28.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar kanıtlamak suretiyle davacının aracını kullanamamasından kaynaklanan zararını istemesi mümkünse de dava konusu aracın niteliği nazara alındığında yerine araç kiralandığı ve bu nedenle ödeme yapıldığı veya bir şekilde zarara uğranıldığı hususunun davacı tarafından kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin bu yöne ilişkin ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mevcut arızanın araçta değer kaybına neden olduğu bilirkişi raporuyla saptandığına göre garanti edenin garanti kapsamında olan bu zarardan da sorumlu olduğu nazara alınmaksızın 818 Sayılı Borçlar Kanununun 202. maddesi düzenlemesinin bu hususa ilişkin istemin reddine gerekçe yapılması doğru görülmemiştir. Bu suretle aynı Yasa'nın 96. maddesinde yer verilen “Alacaklı hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde borçlu kendisine hiç bir kusurun isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bundan mütevellit zararı tazmine mecburdur.” hükmü gereğince davalının bu zarardan sorumlu tutulması gerektiği gözetilerek, değer kaybına yönelik istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633359800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz