Ayıplı Mal
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5336 E. 2024/1789 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
misliyle değişim↗ ayıpsız misli ile değiştirme↗ garanti süresi↗ misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ garantörlük↗ limited şirket↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2018/571 E., 2021/38 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi veya ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl garantisinin bulunduğunu, garanti süresi içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin garanti kapsamında yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu araçta mevcut şanzıman arızasının kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunun, aracın ayıplı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aracın bakımının yapılmamasının şanzıman kırılmasına sebebiyet vermeyeceğini, aracın 20.000 km bakımında bakılacak hususların ... mahiyette olup, şanzımanın kırılmasına sebebiyet verecek bakımların 20.000 km kapsamı dahilinde olmadığını, yalnızca 20.000 km bakımı yapılmaması sebebiyle bir yıl içerisinde aracın şanzımanının dört defa kırılmasının olağan olmadığını, meydana gelen arızanın gizli ayıptan kaynakladığını, ... bilirkişi raporunda şanzıman kırılmasının gizli ayıptan kaynaklandığı yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, istinaf mahkemesinin ... bir raporla bağlı kaldığını, diğer raporlara neden kanaat getirmediğini açıklamadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8521 E. 2022/4024 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · garantörlük
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olara …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı «ayıp» bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, «gizli ayıp» iddiasıyla aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde araç için ödenen «bedelin iadesi» istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli «fatura» ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan «seçimlik haklar» gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar «tacir» olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, «ticari satım» söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın «garantiden» yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir «ayıp» bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve «hasar» kayıtlarının incelenerek «değer kaybı» varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ... motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ücretsiz onarım · seçimlik haklar · talep aşımı · değer kaybı · rayiç değer · ticari satım · ticari faiz · istinaf incelemesi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; mahkeme gerekçesinde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gerekçe yapılarak davacının taleplerinin kabul edilmiş ise de, taraflar «tacir» olup somut olayda 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığı, ayrıca dava konusu aracın ilk olarak davalının bayisinden 22/03/2013 tarihinde satın alındığı, davacının ise bu aracı ikinci el olarak 29/03/2013 tarihinde aldığı, araçta 03/01/2014'den itibaren sorunlar çıkmaya başladığı, aracın bu tarihten 02/03/2015 tarihine kadar değişik tarihlerde yetkili servislere gittiği, bu süreçte dört kez kavramanın, bir kez mekatroniğin ve bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği, araçta halen DSG şanzıman probleminin devam ettiği, araç vites geçişlerinde ve kalkışlarda titreme ve sarsıntıların mevcut olduğu, «ticari satım» söz konusu olup 6102 sayılı TTK'nun 23.maddesi ve 6098 sayılı TBK'nun uygulanacağı, servis fişlerinin incelenmesinde de yapılan bir çok değişim ve onarımın «garantiden» yapıldığı anlaşıldığından dava tarihi itibariyle aracın garantisinin devam ettiği, araçtaki söz konusu arızanın birçok kez servise gidilmesine rağmen devam ettiği, sorunun çözülemediği, dolayısıyla araçta üretimden kaynaklı bir «ayıp» bulunduğu, davalı taraf, aracın sigorta ve «hasar» kayıtlarının incelenerek «değer kaybı» varsa düşülmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davalının somut olarak bir hasar veya kazadan bahsetmediği, yine davalının bu konuda somut bir delil ileri sürmediği, aracın davacı tarafından ikinci el olarak satın alındığı ve bu bedelin araştırılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının talebini aracı satın aldığı kişiye değil, davalıya yöneltmiş olduğu gerekçeleriyle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine davalı vekilinin istinaf talebinin ise kısmen kabul kısmen reddi ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın kabulü ile, davaya konu ...plakalı ... motor nolu 2013 model Wolksvogen marka passat 1.6 TDİ aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde ödenen 81.800.-TL bedelin davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davacıya iadesiyle aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu aracın 22/03/2013 tarihli «fatura» ile 81.723,74 TL karşılığında satışının yapıldığı, araçta meydana gelen şanzıman arızası nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 11.maddesine göre «garanti kapsamında» «ücretsiz onarım» yapılarak problemin çözülmeye çalışıldığı, aracın yedi kez yetkili servise götürüldüğü, dört kez kavramasının, bir kez mekatronik, bir kez de komple şanzımanın değiştirildiği fakat arızanın halen devam ettiği, 6502 sayılı Kanun'un 56/3 maddesi ve 11. maddesinde yer alan «seçimlik haklar» gözetildiğinde, davacının aracın değiştirilmesini veya bedelinin iadesini isteme hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, davaya konu aracın ayıpsız yenisiyle değiştirilmesine, bu mümkün olmadığı takdirde 81.800,00 TL'nın davalıya «teslim» tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davacıya iadesi ile aracın da davalıya iadesine karar verilmiştir.
Ancak davacının «gizli ayıp» iddiasında bulunduğu aracı, ikinci el olarak satın aldığı nazara alınarak, varsa ikinci el satışa ilişkin belgelerin değerlendirilmesi, yoksa aynı marka, model ve özelliklerdeki aracın davacının alım tarihi itibariyle ikinci el «rayiç değeri» üzerinden değerlendirme yapılması ve belirlenen miktara göre bir karar verilmesi gerekirken, «talep aşımı» da oluşturacak şekilde ilk alıcının alım faturasındaki miktar esas alınarak hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davaya konu aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi, mümkün olmadığı taktirde aracın ilk satış bedelinin aracın «teslim» tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davacıya iadesine ve aracın davalıya teslimine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1715 E. 2023/5437 K.
Ortak:gizli ayıp · ayıp
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl «garantisinin» bulunduğunu, «garanti süresi» içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin «garanti kapsamında» yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 …
… hkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı «gizli ayıp» bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olara …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı «ayıp» bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
… ıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle araçtaki ayıbın «gizli ayıp» niteliği taşımasına, kullanımla ortaya çıkabileceğine, «ayıp ihbarının» süresinde olmasına göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm tesisi için yeterli bulunmasına, davalının davanın ihbarı talebi ile ilgili olarak ihbarı istenen şirketin açık adresinin bildirilmediği böylece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 62 nci maddesinde davanın ihbarı için aranılan koşulların davalı tarafından tam olarak sağlanmadığından İlk Derece Mahkemesince bu hususta işlem yapılmadığının anlaşılmasına, kararda «kamu düzenine» ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın u …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıptan sorumluluk · ayıp iddiası · ihbar süresi · değer kaybı · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ihtirazi kayıt · özen yükümlülüğü
Benzer bu kararda… yıpsız bir şekilde üretim sürecini tamamlandığını, teknik aksamında ve fiziki görünümünde herhangi bir sorun olmaksızın piyasaya arz edildiğini, davacının her türlü «şikayetinin» davalı tarafından müşteri memnuniyeti ilkesine üst düzey riayet edilerek gerekli her türlü bakım ve «özen yükümlülüğü» yerine getirilerek aracın her defasında yetkili servis tarafından şikayetler giderilerek eksiksiz bir şekilde davacı tarafından hiçbir «ihtirazi kayıt» ileri sürülmeksizin «teslim» alındığını, davacı tarafın bir tacirden beklenebilecek asgari dikkat ve özeni göstermediğini, 6102 sayılı Kanunda öngörülen «ihbar sürelerine» riayet etmediğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun davayı aydınlatıcı olmadığını ve teknik konularda yol gösterici fonksiyonlarından uzak olduğunu, üstün körü bir inceleme yapıldığını, «ayıp iddialarının» bilimsel açıdan temellendirilmediğini, araç kullanımıyla elde edilen faydalar ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen «değer kaybının» dikkate alınmadığını, davanın aracın ithalatçısı olan şirkete ihbarına ilişkin taleplerinin hiçbir gerekçe bildirilmeden İlk Derece Mahkemesince gerçekleştirilmedi …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar yükümlülüğünü» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine uygun yerine getirmediğini, davanın ithalatçı olan Borusan Otomotiv Paz. ve Tic.
A.Ş.'ye «ihbarını» talep ettiklerini, dava konusu araçta «ayıp» bulunmadığını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü «şikayetinin» dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının «ihtirazı kayıt» ileri sürmeksizin aracı «teslim» aldığını, araç kullanımıyla elde edilen faydaların ve «hasarlar» nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılması gerektiğini savunarak davanın istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu araçta üretim hatası/«gizli ayıp» olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, «keşif» ve «bilirkişi incelemeleri» ile servis kayıtlarına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 219 vd. göre satıcının «ayıptan sorumluluğunun» bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş ise de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça «teslim» alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu, davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, aracın davalıya iadesine ve ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen «ifa» mümkün olmaması halinde 2004 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5336 E. , 2024/1789 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/26 Esas, 2022/1105 Karar
Limited Şirketi vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/571 E., 2021/38 K.
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi veya ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin işyerinde kullanmak için davalı şirket tarafından üretilen aracı satın aldığını, aracın 100.000 km ve üç yıl garantisinin bulunduğunu, garanti süresi içerisinde araçta 4 kez şanzıman arızası yaşandığını, yetkili serviste tamir edildiğini, ilk iki tamirin garanti kapsamında yapıldığını, üçüncü tamirde arızanın kullanım nedeniyle oluştuğundan bahisle müvekkilinden tamir bedeline karşılık 3.036,25 TL tahsil edildiğini, araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde satış bedelinin iadesine ve tamir bedeli olarak ödenen 3.030,75 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığını, arızanın kullanım hatasından kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla dava konusu araçta mevcut şanzıman arızasının kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunun, aracın ayıplı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ile hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece yapılan araştırma ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu araçta üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunmadığı, yaşanan arızaların aracın bakımlarının düzenli yapılmamasından kaynaklandığı tespit edildiğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine yönelik olarak verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aracın bakımının yapılmamasının şanzıman kırılmasına sebebiyet vermeyeceğini, aracın 20.000 km bakımında bakılacak hususların ... mahiyette olup, şanzımanın kırılmasına sebebiyet verecek bakımların 20.000 km kapsamı dahilinde olmadığını, yalnızca 20.000 km bakımı yapılmaması sebebiyle bir yıl içerisinde aracın şanzımanının dört defa kırılmasının olağan olmadığını, meydana gelen arızanın gizli ayıptan kaynakladığını, ... bilirkişi raporunda şanzıman kırılmasının gizli ayıptan kaynaklandığı yönünde değerlendirmede bulunulduğunu, istinaf mahkemesinin ... bir raporla bağlı kaldığını, diğer raporlara neden kanaat getirmediğini açıklamadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ayıplı aracın ayıpsız misliyle değişimi veya bedelin iadesi ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı Kanun'un 9 uncu ve 72 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021599600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz