Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8403 E. 2023/2313 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
misli ile değiştirme↗ garanti kapsamı↗ gizli ayıp↗ kazanç kaybı↗ delillerin toplanmaması↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ bedelsizlik↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/925 E.-2019/1199 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Tic. A.Ş. 'den 17.02.2014 tarihinde otobüs satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra sürekli arızlar meydana gelmeye başladığını, gizli ayıplı şekilde sürekli arıza yapan bir konumda olduğunu, müvekkilinin araçtan verim alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari kazanç kaybı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak teslim edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve gizli ayıp da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davaya konu aracın, davalıdan 17.02.2014 tarihinde satın alındığı ve kullanım süresi boyunca değişik zamanlarda bakım ve onarım için servise götürüldüğü, ancak bu servis kayıtlarının hiçbirinin aynı arızanın tekrarı olmayıp, garanti kapsamında yapıldığı, diğer onarımların ise yolcu taşımacılığında kullanılan araçta meydana gelebilecek yoğun kullanıma bağlı küçük arızalar olduğunun bilirkişi tarafından belirtildiği, bu haliyle meydana gelen arızalar zamanaşımı süresi içerisinde devam eden arıza niteliğinde olmayıp, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, arızanın sürekli devam eden, gizli bir ayıp olduğunu bu durumda dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğrayan talepler olmadığını, deliller toplanmadan, aracın arızasının gerçek mahiyeti tespit edilmeden ve bunun için araçta inceleme yapılmadan verilen bilirkişi raporuna göre, arızanın olağan arıza kapsamında değerlendirilerek davanın zamanaşımı hukuki sebebi ile reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın ticari araç olduğu yolcu taşımacılığında yoğun şekilde kullanıldığı, davacının aracı 2014 yılında sıfır olarak satın aldığı, aracın ilk defa yetkili servise satın alımından 1 yıl 7 ay sonra 148.373 km'de iken geldiği ve sadece hava hortumunun değiştiği, bu parçanın da olağan kullanım ile zamanla yıpranacak parça olduğu, bu tarihe kadar araçta esaslı sayılabilecek ve satıcı ile üreticinin sözleşme gereğince tekeffülü altında olan ayıbın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının garanti kapsamında değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde bedelsiz olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında gizli ayıp teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) arasında geçen süre dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkile satılan aracın gizli ayıplı, üretim hatalı araç olduğunu, aracın kısa süreler içinde sürekli arıza vermesinin arızaların olağan kullanımdan kaynaklanmadığının en açık ispatı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesinin eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki ayıp gizli ayıp olduğundan buna ilişkin zamanaşımı süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde bedelin iadesi, ticari kazanç kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4120 E. 2023/5962 K.
Ortak:garanti kapsamı · gizli ayıp · ayıp · bedel iadesi · garantörlük · kâr kaybı · bilirkişi incelemesi · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… ın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının «garanti kapsamında» değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde «bedelsiz» olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında «gizli ayıp» teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen «zamanaşımı» süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) …
… rşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, «delillerin toplanmadığını», «bilirkişi incelemesinin» eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki «ayıp» «gizli ayıp» olduğundan buna ilişkin «zamanaşımı» süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «zamanaşımına» uğradığını, davacının «ayıp» ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak «teslim» edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve «gizli ayıp» da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… emesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/1187 E., 2021/521 K. sayılı kararıyla; 26.09.2018 tarihli bilirkişi raporu da nazara alındığında araçta meydana gelen arızaların «sebebinin» kullanıcıdan kaynaklanmadığı, araçtaki ayıpların «gizli ayıp» olduğu, «ayıp ihbarının» süresinde yapıldığı, yeni alınan bir araçta çok kısa süre içerisinde bu denli çok arızanın meydana gelmesinin araçtan beklenilen faydayı ve sürekli kullanımı engeller nitelikte bulunduğu, davacı vekilince UYAP'tan «ibraz» edilen 27.08.2019 tarihli dilekçede, araçtaki arızaların karardan sonra hatta istinaf aşamasında dahi devam ettiğinin beyan edilerek, araca yapılan tamirlere ilişkin servis belgelerinin ibraz edildiği de nazara alındığında, davacının araçtan beklediği yararı sağlayamadığı, arızaların tekrarlamaya devam ettiği, davacının ayıplı aracı kullanmaya zorlanmasının doğru olmayacağı, misli ile değişim ve aracın serviste tamiri sırasında araç «mahrumiyetinden» kaynaklanan maddi zararının davalıdan tahsiline yönelik talebin yerinde olduğu, «garanti kapsamında» azami tamir süresinin 30 iş günü olduğu, bakiye 14 gün yönünden zararın bilirkişi raporunda aynı nitelikteki aracın günlük kira bedelinin 200,00 TL olduğu bildirilmekle, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 14x200=2.800,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu aracın davalı tarafça ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davaya konu aracın davalıya iadesine, aracın kullanılmadığı süre için 2.800,00 TL «maddi tazminatın» faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde «değer kaybı» tazminatı ve aracın kullanılmadığı süre için «maddi tazminat» istemine ilişkin olup Mahkemece alınan 09.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu aracın servis kayıtları incelenmek suretiyle iki ayrı arıza nedeniyle servise gittiği, bu arızaların onarılarak aracın davacıya sorunsuz «teslim» edildiği, ilk onarımın 3 gün sürdüğü, ikinci arızanın tamirinin 2 ay sürdüğü, birinci arıza olan debriyaj arızasının davalı tarafın savunmasında belirtildiği gibi kullanıma bağlı olarak çıkabilecek arızalardan olduğu; ancak yapılan onarım sırasında volanın değişimini gerektirecek şartların oluşmasının yapısal bir arızanın varlığına işaret ettiği, söz konusu arızanın serviste parça değişiklikleri ile «garanti kapsamında» giderildiği, ikinci arızanın motor ikaz ışığının yanması sonucu ortaya çıktığı ve davalı tarafından akü ve add blue deposunun değişimi ile giderildiği, davalı tarafça arızının kullanıcı kaynaklı olduğu savunulmuş ise de bu konuda somut delil «ibraz» edilmediği, önceden tespiti mümkün olmayan «gizli ayıp» niteliğindeki arızanın serviste garanti kapsamında giderildiği, yapılan parça değişiminin araçta değer kaybına sebep olmadığı tespitleri yapılmıştır.
… rızası sebebiyle 2,5 ayı bulan ve hala devam etmekte olan tamir süresi zarfında müvekkilinin işçilerinin ulaşımını taksi ile sağlamak zorunda kaldığını, halihazırda «garanti kapsamında» olduğunu ileri sürerek söz konusu aracın birebir yenisi ile değiştirilmesine, müvekkilinin söz konusu aracın tamiri sırasında işçilerin ulaşımına harcadığı ulaşım bedelinin tespit edilerek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu aracın, gördüğü tamir ve bakım sonucu değişen parçaları nedeniyle «değer kaybı» bulunduğundan değişim talebinin reddi halinde değer kaybının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:misliyle değişim · ayıp ihbar süresi · kullanım hatası · bedel indirimi · ihbar süresi · garanti süresi · sözleşmeden dönme · değer kaybı
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının «ayıp ihbar sürelerine» uymadığını, arızaların kullanıcıdan kaynaklandığını, gerekli onarımın yapılarak aracın iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
… AHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli ve 2017/876 E., 2019/157 K. sayılı kararıyla; satılanın gizli ayıbının ortaya çıkmasından sonra süresinde «ihbarda» bulunulduğu ve 2. onarımın 60 günde tamamlanarak aracın «teslim» edildiği, «sözleşmeden dönme» veya zararın miktarı dikkate alınarak ayıpsız misli ile değiştirme talebinin yerinde görülmediği, araçta 4.000,00 TL «değer kaybı» bulunduğu ve aracın kaldığı sürenin olağan tamir süresini çok aşması nedeniyle oluşan zararın bilirkişi raporuyla 10.600,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının aracın misli ile değiştirilmesi veya «bedelinin iadesi» talebinin reddine, aracın kullanılmadığı süre için takdiren 10.600,00 TL «maddi tazminat» ile 4.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 14.600,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince davacı, aracın «misliyle değişimini» talep etmişse de hakimin, somut olayın koşullarına göre satılanın onarılmasına veya satış «bedelinin indirilmesine» karar verebileceği, Kanun'da belirtilen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan delillere göre bir değerlendirmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu karar verildiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
… tarihli raporda araçta yapılan onarımların gizli ayıptan kaynaklandığı, kullanıcı kaynaklı olamayacağı, araçtaki önemli arızaların çok kısa sürede meydana çıktığı, «garanti süresi» içindeyken ücretsiz değiştirilmekle birlikte sık sık tekrarı halinde araçtan beklenen faydanın sağlanamayacağının tespit edildiğini, bozma ilamında belirtilenin aksine «sözleşmeden dönme» ve aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebinin yerinde olmadığına yönelik bir mütalaada bulunulmadığını, yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerektiğine yönelik bozma gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, aracın arızasının serviste onarımından sonra aracın ihtirazi kayıtla «teslim» alındığını, halen devam eden arızalar dikkate alındığında bozma ilamının hukuka aykırı olduğunu, aracın kullanılamadığı dönem için belirlenen bedelin az olduğunu i …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8403 E. , 2023/2313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/172 Esas, 2021/1268 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/925 E.-2019/1199 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Tic. A.Ş. 'den 17.02.2014 tarihinde otobüs satın aldığını, müvekkilinin aracı satın aldıktan sonra sürekli arızlar meydana gelmeye başladığını, gizli ayıplı şekilde sürekli arıza yapan bir konumda olduğunu, müvekkilinin araçtan verim alamadığını ileri sürerek dava konusu aracın misli ile değiştirilmesini, bu mümkün değil ise 106.222,00 TL araç bedelinin 17.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalıdan tahsiline, 12.000,00 TL ticari kazanç kaybı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıp ihbarında bulunmadığını aracın ayıpsız olarak teslim edildiğini araç üzerinde giderilemeyen bir arıza ve gizli ayıp da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça davaya konu aracın, davalıdan 17.02.2014 tarihinde satın alındığı ve kullanım süresi boyunca değişik zamanlarda bakım ve onarım için servise götürüldüğü, ancak bu servis kayıtlarının hiçbirinin aynı arızanın tekrarı olmayıp, garanti kapsamında yapıldığı, diğer onarımların ise yolcu taşımacılığında kullanılan araçta meydana gelebilecek yoğun kullanıma bağlı küçük arızalar olduğunun bilirkişi tarafından belirtildiği, bu haliyle meydana gelen arızalar zamanaşımı süresi içerisinde devam eden arıza niteliğinde olmayıp, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi atfıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, arızanın sürekli devam eden, gizli bir ayıp olduğunu bu durumda dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğrayan talepler olmadığını, deliller toplanmadan, aracın arızasının gerçek mahiyeti tespit edilmeden ve bunun için araçta inceleme yapılmadan verilen bilirkişi raporuna göre, arızanın olağan arıza kapsamında değerlendirilerek davanın zamanaşımı hukuki sebebi ile reddedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın ticari araç olduğu yolcu taşımacılığında yoğun şekilde kullanıldığı, davacının aracı 2014 yılında sıfır olarak satın aldığı, aracın ilk defa yetkili servise satın alımından 1 yıl 7 ay sonra 148.373 km'de iken geldiği ve sadece hava hortumunun değiştiği, bu parçanın da olağan kullanım ile zamanla yıpranacak parça olduğu, bu tarihe kadar araçta esaslı sayılabilecek ve satıcı ile üreticinin sözleşme gereğince tekeffülü altında olan ayıbın ortaya çıkmadığı, bilirkişi raporuna göre esaslı onarım sayılacak ilk işlemin 09.11.2015 tarihinde yapılan işlem olduğu, motor silindir kafasının ve subaplarının garanti kapsamında değiştiği, bu arızanın yapılan tamir ile giderildiği daha sonra bu arızanın tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, sonraki esaslı onarımların da yine garanti kapsamında yapıldığı, her arızanın farklı olduğu ve garanti kapsamında giderilen arızaların sonradan tekrar ettiğine ilişkin dosyada bir bilgi bulunmadığı, aracın kullanım şekli, servise gelişlerindeki km saatine göre yoğun kullanılmış olması karşısında bu arızaların yoğun kullanıma bağlı olarak çıkmasının olağan olduğu, garanti kapsamında olanların yetkili servis tarafından yasal süre içinde bedelsiz olarak tamir edilerek giderildiği anlaşılmakla ve davacı da soyut olarak aracın sürekli arıza verdiği ve tamir için servise gittiği dışında yolcu taşıma işinde yoğun olarak kullanılan bir araçta meydana gelmesi olağan olanlar dışında gizli ayıp teşkil edecek bir arızanın varlığını veya yapılan onarımlara rağmen aynı arızanın tekrarladığı, aracın onarım kabul etmez durumda olduğuna dair bir iddia ve buna ilişkin delil bulunmamakla, araçta gizli ayıbın varlığı konusunda delil sunulmamış olduğundan somut olayda 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen zamanaşımı süresinin uygulanacağı, davalı süresinde verdiği cevap dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunduğu, aracın satış tarihi (17.02.2014) ile dava tarihi (23.11.2016) arasında geçen süre dikkate alındığında 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkile satılan aracın gizli ayıplı, üretim hatalı araç olduğunu, aracın kısa süreler içinde sürekli arıza vermesinin arızaların olağan kullanımdan kaynaklanmadığının en açık ispatı olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerini tekrar ettiklerini yerel mahkeme ve istinaf mahkemesinin arızaların tekrarlanmadığından bahsetmelerinin dosyada çelişik bir durum olduğunu, delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesinin eksik ve hadiseye uygun düşmediğini, dava konusu aracın fiziken test yapılarak yeniden incelenmesi ve araçtaki arızların olağan kullanmadan mı yoksa üretim hatası ve tekrarlanan arızlardan mı meydan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, arızanın nedenin kaynağının tespit edilmesi gerektiğini ,dava konusu araçtaki ayıp gizli ayıp olduğundan buna ilişkin zamanaşımı süresinin geçmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; ayıplı aracın misliyle değiştirilmesi, bu talep kabul edilmediği takdirde bedelin iadesi, ticari kazanç kaybı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/933409100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz