İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4618 E. 2020/5619 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kmh (kredili mevduat hesabı)↗ kredili mevduat hesabı (kmh)↗ cari hesap sözleşmesi↗ takip talebi↗ imza inkarı↗ imzaya itiraz↗ ödeme emri↗ imza incelemesi↗ ispat külfeti↗ cari hesap↗ mevduat hesabı↗ tbk 99↗ temlik↗ bilirkişi incelemesi↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının imza inkarının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı,masrafta yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, temlik eden davacı banka tarafından, davalıya açılan kredili mevduat hesabı üzerinden davalının velisi olduğu çocuğunun dava dışı özel okul taksitlerinin bu hesaptan ödenmesi ve hesap bakiyesinin davalı tarafca kapatılmamasından kaynaklanan alacağın tahsilini amaçlayan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı borçlu, takip talebi ve ödeme emri ekinde herhangi bir belge olmadığından borca soyut olarak itiraz etmiş olup, davalı, davaya cevap dilekçesinde; davacı banka nezdinde hesap açtırmadığını ve kredili mevduat hesap sözleşmesi de imzalamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
1-Mahkemece, davacının, alacağını dayandırdığı belgelerde davalıya atfen atılan imzaların ona ait olduğunun ispat külfeti altında olduğu gözden kaçırılarak, bu yönde herhangi bir araştırma yapmayıp, son celsede ispat külfetinin davalıya ait olduğundan bahisle bu yöndeki davalı talebini reddederek işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; davalının, temlik eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu cari hesap sözleşmesi(KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken imza incelemesi yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Ancak mahkemece TBK’nun 88. ve 120. maddelerinin somut olaya uygulama imkanı olmadığı gözetilmeden bu maddelere dayalı hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve borcun muayyen(likit) olmasına rağmen, yargılama sonucu hesaplandığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4312 E. 2023/3311 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · imza inkarı · imza incelemesi · ispat külfeti · cari hesap · mevduat hesabı · temlik · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılması gereken iş; davalının, «temlik» eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu «cari hesap sözleşmesi»(KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerekirken «imza incelemesi» yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «temlik» eden davacı banka tarafından, davalıya açılan kredili «mevduat hesabı» üzerinden davalının velisi olduğu çocuğunun dava dışı özel okul taksitlerinin bu hesaptan ödenmesi ve hesap bakiyesinin davalı tarafca kapatılmamasından kaynaklanan alacağın tahsilini amaçlayan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının «imza inkarının» yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı,«masrafta» yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen ka …
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «temlik» eden banka tarafından davalı hakkında kredili «mevduat hesabı» alacağına dayalı başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı «temlik» eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, «basiretli tacir» gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz.
Ayrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, «temlik» eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:grafolojik inceleme · basiretli tacir · icra takibine itiraz · kötü niyet tazminatı · uyuşmazlık konusu · kötü niyet · tacir · eksik inceleme
Benzer bu kararda2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı «temlik» eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, «basiretli tacir» gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz.
Şti. borcunu tahsil edemeyeceği düşüncesiyle ve kişisel verileri elinde bulunan davalıdan alacağını tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek «kötü niyet tazminatı» yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «temlik» eden banka tarafından davalı hakkında kredili «mevduat hesabı» alacağına dayalı başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki «uyuşmazlık konusu» sözleşme tarihi 11.09.2007 olup, Mahkemece bu tarihten çok sonraki yıllara ait belge asılları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumunca da bu belgeler esas alınarak rapor düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8858 E. 2010/10261 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6499 E. 2021/6434 K.
Ortak:imza incelemesi · ispat külfeti · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaMahkemece yapılması gereken iş; davalının, «temlik» eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu «cari hesap sözleşmesi»(KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerekirken «imza incelemesi» yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
1-Mahkemece, davacının, alacağını dayandırdığı belgelerde davalıya atfen atılan imzaların ona ait olduğunun «ispat külfeti» altında olduğu gözden kaçırılarak, bu yönde herhangi bir araştırma yapmayıp, «son» celsede ispat külfetinin davalıya ait olduğundan bahisle bu yöndeki davalı talebini reddederek işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, takibin dayanağı olan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunması sebebiyle Adli Tıp Kurumu’na «imza incelemesi» yaptırıldığı, kurumca düzenlenen raporla, davaya konu belgelerdeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, belirtilen belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu «kredi sözleşmesindeki» imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya düştüğü ancak davacının iddiasını ispat edemediği, davalı yan kendisini vekille «temsil» ettirmiş ise de, vekilin duruşmalara «mazeret» vererek katılmadığı ve davalı yararına herhangi bir işlem de yapmadığı bu nedenle davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «ispat külfetinin» davacıda olması sebebiyle «imza incelemesindeki» belirsizliğin davalı borçlu lehine yorumlanması gerektiği, bu hale göre davacının alacağın varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
… ce, okul taksitinin kim tarafından ödendiği hususunun banka ve ilgili okul kayıtları üzerinden araştırılması, bu hususta gerekirse banka ve okul kayıtları üzerinden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve yapılacak incelemenin sonucuna göre davalının savunması ve «imza incelemesindeki» belirsizlik değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mazeret · protokol · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda… ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının, takibin dayanağı olan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını savunması sebebiyle Adli Tıp Kurumu’na «imza incelemesi» yaptırıldığı, kurumca düzenlenen raporla, davaya konu belgelerdeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, belirtilen belirsizliğin borçlu lehine yorumlanması gerektiği, zira takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu «kredi sözleşmesindeki» imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olup, bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya düştüğü ancak davacının iddiasını ispat edemediği, davalı yan kendisini vekille «temsil» ettirmiş ise de, vekilin duruşmalara «mazeret» vererek katılmadığı ve davalı yararına herhangi bir işlem de yapmadığı bu nedenle davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı banka, yukarıda özetlendiği şekilde, davalı yanca ödenmesi gereken okul taksitinin banka ile okul arasında imzalanan «protokol» ve banka ile davalı veli arasında imzalanan Bankomat 7-24 ve Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi kapsamında, davalı adına kredi hesabı açılarak ödendiğini iddia etmiş, davalı ise davacı banka tarafından sunulan belgelerdeki imzaları inkar ederek, okul taksitini kendisinin ödediğini savunmuştur.
… ce, okul taksitinin kim tarafından ödendiği hususunun banka ve ilgili okul kayıtları üzerinden araştırılması, bu hususta gerekirse banka ve okul kayıtları üzerinden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve yapılacak incelemenin sonucuna göre davalının savunması ve «imza incelemesindeki» belirsizlik değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16865 E. 2014/17490 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati haciz · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, borcun likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş ise de, «ihtiyati haciz» talebine dayanak olan Banka Genel Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan alacağın likit (muayyen, belirlenebilir, bölünebilir) olduğu hususu gözden kaçırılarak talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün ihtiyati haciz talen eden Banka yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4618 E. , 2020/5619 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.09.2015 tarih ve 2014/26-2015/576 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalıya kredili mevduat hesabı açıldığını, davalının kredi borcunu ödemediğini, çekilen ihtara rağmen borç ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının davacı bankadan kredi kullanmadığını, davalının imzaladığı bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını,imza incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunuv savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatı istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının imza inkarının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı,masrafta yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, temlik eden davacı banka tarafından, davalıya açılan kredili mevduat hesabı üzerinden davalının velisi olduğu çocuğunun dava dışı özel okul taksitlerinin bu hesaptan ödenmesi ve hesap bakiyesinin davalı tarafca kapatılmamasından kaynaklanan alacağın tahsilini amaçlayan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Davalı borçlu, takip talebi ve ödeme emri ekinde herhangi bir belge olmadığından borca soyut olarak itiraz etmiş olup, davalı, davaya cevap dilekçesinde; davacı banka nezdinde hesap açtırmadığını ve kredili mevduat hesap sözleşmesi de imzalamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
1-Mahkemece, davacının, alacağını dayandırdığı belgelerde davalıya atfen atılan imzaların ona ait olduğunun ispat külfeti altında olduğu gözden kaçırılarak, bu yönde herhangi bir araştırma yapmayıp, son celsede ispat külfetinin davalıya ait olduğundan bahisle bu yöndeki davalı talebini reddederek işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; davalının, temlik eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu cari hesap sözleşmesi(KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken imza incelemesi yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Ancak mahkemece TBK’nun 88. ve 120. maddelerinin somut olaya uygulama imkanı olmadığı gözetilmeden bu maddelere dayalı hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve borcun muayyen(likit) olmasına rağmen, yargılama sonucu hesaplandığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 02.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630517200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz