Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8858 E. 2010/10261 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı Banka yönünden kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz oranı yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/975 E. 2022/2959 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari faiz · kambiyo senedi · denetime elverişlilik · kötü niyet tazminatı · bono · istirdat · kötü niyet · menfi tespit
Benzer bu karardaDava, «kambiyo senedine» özgü takibin dayanağı olan «bonoda» kendisine atfen atılan imzaların eli ürünü olmadığı iddiasına dayalı, borçlu tarafından açılmış «menfi tespit» ve «istirdat» davasıdır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporlarının tamamında «kesin» kanaat bildirilmediği, imzanın kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, kesin kanaat bildirmeyen raporların imzanın davacıya ait olduğunu ispata elverişli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 43.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren «ticari faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma sonucunda alınan raporların «denetime elverişli» olması, birbirini doğrulaması sebebiyle senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu anlaşılmasına rağmen davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/8858 E. , 2010/10261 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2005/600 - 2007/835 sayılı kararı onayan Daire’nin 12.04.2010 gün ve 2008/12273 - 2010/4055 sayılı kararı aleyhinde davalı Banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili asıl davada, ...nin Suadiye Şubesi müdürünün tanıdıkları olması sebebiyle, Sümerbank A.Ş.'nin Suadiye Şubesi'nde adlarına vadeli hesap açılmak üzere ortak birikimleri olan (120.000) DM paralarını bu bankanın Levent Şubesi aracılığıyla Suadiye Şubesi'ne havale ettiklerini, paranın çekilmek istenmesi üzerine paranın off-shore hesabına aktarıldığını öğrendiklerini, oysa müvekkilleri tarafından bu yönde verilmiş bir talimat bulunmadığını, kaldı ki, paranın hiçbir zaman Efektifbank’a havale edilmeyip, davalı banka zimmetinde kaldığını, davalı bankanın müvekkillerinin ana parası ile bu paranın faizinden de sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (1.000) EURO’nun faiziyle birlikte aynen veya fiili tahsil tarihindeki TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 09.02.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle de, 62.437,77 EURO'nun 3095 sayılı Yasa' nın 4/a maddesi gereğince 26.12.1999 tarihinden itibaren, aksi halde davalının temerrüt tarihi olan 15.06.2002 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Oyakbank A.Ş. (Sümerbank A.Ş.) vekili davaya cevabında, davacıların paralarını Efektifbank Off-Shore Ltd.’e gönderdiklerini bildiklerini, kendilerine hesap cüzdanı dahi verildiğini, davacıların müvekkili banka Suadiye Şubesi'ne verdikleri havale talimatı ile vadesiz döviz tevdiat hesabından 120.000 DM'nin off-shore bankasına gönderilmesini istedikleri, ayrıca aksine bir talimatları olmadıkça aynı süre ve vade sonunda bankanın geçerli faiz oranı üzerinden hesabın yenilenmesi talimatını da verdiklerini, müvekkili bankanın sorumluluğunun havale işlemini gerçekleştirmek olduğunu, müvekkili hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacılara atfen atılan imzaların davacıların eli ürünü olmadığı gerekçesiyle, davanın davalı Banka yönünden kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce faiz oranı yönünden düzeltilerek onanmıştır.
Davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031755900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz