İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4312 E. 2023/3311 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
grafolojik inceleme↗ kmh (kredili mevduat hesabı)↗ kredili mevduat hesabı (kmh)↗ cari hesap sözleşmesi↗ imza inkarı↗ imzaya itiraz↗ imza incelemesi↗ ispat külfeti↗ ihtisas mahkemesi↗ cari hesap↗ ba formu↗ mevduat hesabı↗ basiretli tacir↗ icra takibine itiraz↗ kötü niyet tazminatı↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ kötü niyet↗ ihtar↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ dava sebebi↗ eksik inceleme↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp raporuna karşı itirazda bulunduklarını, itiraz dilekçesinde raporda mukayeseye esas belge tarihlerinin 2010 ve 2021 yıllarına ait olduğunu, uygulamaya elverişli belgelerin inkar edilen imza ile yakın tarihte atılmış imzaların temin edilmesi gerektiği, sözleşmenin düzenlendiği 2007 yılı ve buna yakın tarihlerdeki belgelerin celp edilmediğini, bu nedenle Adli Tıp raporunun hükme esas alınamayacağının belirtildiğini ayrıca konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2009 gün ve 2009/382 E., 2009/415 K. sayılı içtihatı doğrultusunda hükme esas alınan 17.01.2022 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmadığından raporu kabul etmediklerini belirttiklerini, ilk derece mahkemesi kararında raporun yetersiz olduğuna dair talep ve itirazlarının değerlendirilmeksizin karar verildiğini, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı temlik eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, basiretli tacir gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz. Day. Tük. Mal. İnş. Turz. İth. İhr. San. ve Tic. Şti. borcunu tahsil edemeyeceği düşüncesiyle ve kişisel verileri elinde bulunan davalıdan alacağını tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek kötü niyet tazminatı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temlik eden banka tarafından davalı hakkında kredili mevduat hesabı alacağına dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu sözleşme tarihi 11.09.2007 olup, Mahkemece bu tarihten çok sonraki yıllara ait belge asılları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumunca da bu belgeler esas alınarak rapor düzenlenmiştir. Oysa isabetli ve doğru bir grafolojik inceleme yapılabilmesi için davalıya ait sözleşme tarihinden önceki belge asılları da getirtilip bu belge asılları da dikkate alınmak suretiyle sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti gerekir. Bu nedenle Mahkemece davalıya ait 2007 tarihi öncesi ve sonraki yakın tarihli belge asılları getirtilip yeni bir grafoloji uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir.
Ayrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, temlik eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4619 E. 2020/3641 K.
Ortak:imza incelemesi · ispat külfeti
Benzer bu kararda… un tespit edilemediği sonucuna ulaştığı, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzaların borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olduğundan bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya ait olduğu, HGK’nun, 26.04.2006 12-259/231 sayılı kararı gereğince Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konulan 17.07.2012 ve 17.08.2012 tarihli 7.500.-TL tutarlı iki adet senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, «kötüniyet» kanıtlanamadığından bu talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davaya konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş, mahkemece «imza incelemesine» ilişkin Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’ndan rapor talep edilmiş ve bu rapor hükme esas alınmıştır.
… avacının samimi imzalarının bulunduğu belge asıllarının ilgili kurumlardan getirtilerek yeniden grafoloji konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından «imza incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz, «kesin» kanaat içermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · bono · kötüniyet · kesin hüküm
Benzer bu karardaAncak hükme esas alınan raporda, davacının «bononun» tanzim tarihinden önceki tarihli samimi imzalarını içeren mukayese konusu belge asılları olmadığı gibi raporda da mahkemece gönderilen belge asıllarının incelenmesi sonucunda imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda yeterli kanaate varılamadığı belirtilmiş olup, söz konusu rapor bu yönden «kesin» kanaati içermemektedir.
… un tespit edilemediği sonucuna ulaştığı, takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu çekteki imzaların borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olduğundan bu iddiayı «ispat külfetinin» de alacaklıya ait olduğu, HGK’nun, 26.04.2006 12-259/231 sayılı kararı gereğince Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan belirsizliğin borçlu lehine yorumlanmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibe konulan 17.07.2012 ve 17.08.2012 tarihli 7.500.-TL tutarlı iki adet senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, «kötüniyet» kanıtlanamadığından bu talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, «sahtecilik» iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
… avacının samimi imzalarının bulunduğu belge asıllarının ilgili kurumlardan getirtilerek yeniden grafoloji konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu tarafından «imza incelemesi» yaptırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yetersiz, «kesin» kanaat içermeyen bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3628 E. 2021/341 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAyrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, «temlik» eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaBuna göre mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefil · taşıyan · menfi tespit · kesin hüküm
Benzer bu karardaHukuk Dairesini 2015/4440 esas ve 2015/13390 karar sayılı ve 22.10.2015 tarihli kararı ile; "Davacı, Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesi'nde «kefil» sıfatıyla atılan imzanın kendisine ait olmadığını belirterek «menfi tespit» isteminde bulunmuştur.
… emece, Tarımsal Krediler İkraz Sözleşmesi'nde davacıya atfen atılan imzanın davacı eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğu, davacının imzasını «taşıyan» ve mukayeseye esas alınan belgeler arasında sözleşmenin imzalandığı tarihten önceki tarihli bir belgenin bulunmadığı, mukayeseye esas alınan belgeler arasında sözl …
Her iki raporda davaya konu sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığını tespitte «kesin» kanaat belirtir nitelikte değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4618 E. 2020/5619 K.
Ortak:cari hesap sözleşmesi · imza inkarı · imza incelemesi · ispat külfeti · cari hesap · mevduat hesabı · temlik · bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «temlik» eden banka tarafından davalı hakkında kredili «mevduat hesabı» alacağına dayalı başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı «temlik» eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, «basiretli tacir» gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz.
Ayrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, «temlik» eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece yapılması gereken iş; davalının, «temlik» eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu «cari hesap sözleşmesi»(KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden «bilirkişi incelemesi» yapılması gerekirken «imza incelemesi» yapılmadan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Dava, «temlik» eden davacı banka tarafından, davalıya açılan kredili «mevduat hesabı» üzerinden davalının velisi olduğu çocuğunun dava dışı özel okul taksitlerinin bu hesaptan ödenmesi ve hesap bakiyesinin davalı tarafca kapatılmamasından kaynaklanan alacağın tahsilini amaçlayan ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının «imza inkarının» yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı,«masrafta» yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:takip talebi · ödeme emri
Benzer bu karardaDavalı borçlu, «takip talebi» ve «ödeme emri» ekinde herhangi bir belge olmadığından borca soyut olarak itiraz etmiş olup, davalı, davaya cevap dilekçesinde; davacı banka nezdinde hesap açtırmadığını ve kredili mevduat hesap sözleşmesi de imzalamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4312 E. , 2023/3311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/76 Esas, 2022/94 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya kredili mevduat hesabı açıldığını, davalının kredi borcunu ödemediğini, çekilen ihtara rağmen borç ödenmeyince icra takibi başlatıldığını, açılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı bankadan kredi kullanmadığını, davalının imzaladığı bir kredi sözleşmesinin bulunmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatı istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece10.09.2015 tarih ve 2014/26 E.-2015/576 K. sayılı kararıyla; davacının davalıdan 23.301,83 TL alacaklı olduğu, davalının imza inkarının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğu, icra takibindeki itirazında imzaya ilişkin itirazının da bulunmadığı, masrafta yatırmadığından bu yönde inceleme yapılmadığı, alacak yargılamayı gerektirdiğinden tarafların tazminat taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.12.2020 tarih 2020/4618 E., 2020/5619 K. sayılı kararıyla, Mahkemece, davacının, alacağını dayandırdığı belgelerde davalıya atfen atılan imzaların ona ait olduğunun ispat külfeti altında olduğu gözden kaçırılarak, bu yönde herhangi bir araştırma yapılmayıp, son celsede ispat külfetinin davalıya ait olduğundan bahisle bu yöndeki davalı talebini reddederek işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığı, Mahkemece yapılması gereken işin; davalının, temlik eden davacı banka nezdindeki dava konusu hesabın açılması için yazılı başvurusu olup olmadığı ve bu hesapla ilgili borçlu cari hesap sözleşmesi (KMH sözleşmesi) yapıp yapmadığının araştırılıp, bu tür başvuru ve sözleşmede davalıya atfen atılan imzaların davalıya aidiyetinin araştırılarak, davalıya ait olduğunun saptanması halinde davalının borcunun kapsamı yönünden bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken imza incelemesi yapılmadan işin esasına girilmesinin doğru olmadığı, bozma neden ve şekline göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 88 ve 120 nci maddelerinin somut olaya uygulama imkanı olmadığı gözetilmeden bu maddelere dayalı hesap yapan bilirkişi raporuna itibar edilmesi ve borcun muayyen (likit) olmasına rağmen yargılama sonucu hesaplandığı gerekçesiyle icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesinin de doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 17.01.2022 tarih ve 2021/133554 sayılı sayılı yazısına ekli Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nin 8641 sayılı raporu ile inceleme konusu belgelerdeki 11.09.2007 tarihli Bilgi Formu ve aynı tarihli Kredi Sözleşmesindeki imzalar ile davalı ...'in dosyada mevut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin tespit edildiği dolayısıyla alacağı davacıya devreden HSBC Bankası ile davalı arasında herhangi bir sözleşmenin imzalanmadığı dolayısıyla davalının Mersin 7. İcra Müdürlüğünün 2011/2871 E. sayılı dosyasına esas borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesince alınan Adli Tıp raporuna karşı itirazda bulunduklarını, itiraz dilekçesinde raporda mukayeseye esas belge tarihlerinin 2010 ve 2021 yıllarına ait olduğunu, uygulamaya elverişli belgelerin inkar edilen imza ile yakın tarihte atılmış imzaların temin edilmesi gerektiği, sözleşmenin düzenlendiği 2007 yılı ve buna yakın tarihlerdeki belgelerin celp edilmediğini, bu nedenle Adli Tıp raporunun hükme esas alınamayacağının belirtildiğini ayrıca konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.10.2009 gün ve 2009/382 E., 2009/415 K. sayılı içtihatı doğrultusunda hükme esas alınan 17.01.2022 günlü Adli Tıp Kurumu raporunda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmadığından raporu kabul etmediklerini belirttiklerini, ilk derece mahkemesi kararında raporun yetersiz olduğuna dair talep ve itirazlarının değerlendirilmeksizin karar verildiğini, adil yargılanma ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı temlik eden bankanın davalıya ait olmayan ve imzası taklit edilerek hazırlanan sözleşmeye dayanılarak davalıyı borçlu kabul ettiğini, davalının mağdur edildiğini, kredi puanlarının düşmesine bankalar ile ilişkilerinin bozulmasına sebep olduğunu, kötü niyetle hareket ettiğini, basiretli tacir gibi davranmayarak asıl borçlu olan Ata Kültür Özel Eğitim Hiz. Day. Tük. Mal. İnş. Turz. İth. İhr. San. ve Tic. Şti. borcunu tahsil edemeyeceği düşüncesiyle ve kişisel verileri elinde bulunan davalıdan alacağını tahsil etmeye çalıştığını ileri sürerek kötü niyet tazminatı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, temlik eden banka tarafından davalı hakkında kredili mevduat hesabı alacağına dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun'nun 67 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olmasına rağmen bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu sözleşme tarihi 11.09.2007 olup, Mahkemece bu tarihten çok sonraki yıllara ait belge asılları getirtilmiş, Adli Tıp Kurumunca da bu belgeler esas alınarak rapor düzenlenmiştir. Oysa isabetli ve doğru bir grafolojik inceleme yapılabilmesi için davalıya ait sözleşme tarihinden önceki belge asılları da getirtilip bu belge asılları da dikkate alınmak suretiyle sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının tespiti gerekir. Bu nedenle Mahkemece davalıya ait 2007 tarihi öncesi ve sonraki yakın tarihli belge asılları getirtilip yeni bir grafoloji uzman bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekir.
Ayrıca sözleşmedeki imza davalıya ait olmasa dahi, temlik eden banka tarafından davalıya Kredili Mevduat Hesabı uyarınca herhangi bir kredi tahsis edilip edilmediği, davalı tarafından böyle bir kredi kullanılıp kullanılmadığı, şayet kullanılmışsa taraflar arasında Kredili Mevduat Hesabı sözleşme ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekeceğinden buna göre banka kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi aracılığıyla yerinde inceleme yapılarak toplanacak deliller doğrultusunda sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/940384800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz