Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1776 E. 2020/4968 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tedarik sözleşmesi↗ birim fiyat↗ satış sözleşmesi↗ müteselsil sorumluluk↗ sözleşmeye aykırılık↗ hizmet sözleşmesi↗ ispat yükü↗ dava sebebi↗ hasar↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nak. San. ve Tic. A.Ş. yönünden verilen kararın kesinleştiği, davacı ile davalı .... arasında çimento satışı konusunda anlaşma yapıldığı, yine davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento tedarik sözleşmesinin FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen hasarın birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas sebebinin yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, satış sözleşmesinde emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür görevleri yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, sözleşmeye aykırılık ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da birim fiyat üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların toplam hasarın yarısını oluşturduğu nazara alındığında yükleme limanında oluşan hasar miktarının 4.743,75 USD olabileceği, davacının ancak gerçek hasar miktarını talep edebileceği, hasardan dolayı siparişlerin iptal edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.743,75 USD'nin 14.12.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, hasara sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya ibraz edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde hasarın sebebinin çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir. Davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı uyuşmazlık dışıdır. Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda ispat yükü davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin hasara sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi ibraz olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır. Bu durumda davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. aleyhine açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı .... ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması yerinde olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5953 E. 2024/337 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · hasar · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, «hasara» sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Benzer bu kararda… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · ifa yardımcısı · bozma sonrası karar · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açıldığını, her üç davalının da zarardan sorumlu bulunduğunu, zararın hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «bozma sonrası yargılama» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 06.12.2013 tarih, 2012/7557 E. ve 2013/22338 K. sayılı kararıyla davalı «taşıyıcı» Megatrans ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1391 E. 2022/1087 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı Megatrans...A.Ş hakkında daha önce verilen kararın kesinleşmiş olduğundan bahisle adı geçen davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7557 E. 2013/22338 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, «hasara» sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · satım sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı
Benzer bu kararda… ıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi …
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında «satım sözleşmesi» yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında «hasar» gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı «taşıyıcı» Megatrans Deniz Nak.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6205 E. 2023/887 K.
Ortak:ibraz
İncelediğiniz karardaDosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda «ispat yükü» davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin «hasara» sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi «ibraz» olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp iddiası · akreditif · ayıp · bedel iadesi · satım sözleşmesi · fatura · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n SGS A.Ş.'ye başvurarak şahit numunelerin açılmasına ve numunelerin incelenmesine yönelik bir talebi bulunmadığı, Mısır yetkili makamlarının işlemine dayalı olarak «ayıp» iddiasının ileri sürüldüğü, Mısır Devleti tarafından yapılan incelemenin «akredite» edilmiş bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle SGS A.Ş. tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına itibar etmek gerektiği, malın niteliğinde taşıma sırasında meydana gelen bir sebeple değişme olabileceği ihtimalinde dahi satış FOB esasına göre yapıldığından davalının çimentoların gemiye yüklenmesi ile sorumluluğunun sona ereceği, davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de 09.02.2011 tarihli SGS A.Ş. raporunun çekişme konusu ürünle ilgili olduğu, şahit numune alınarak yüklenen çimentonun uluslararası uygunluğunun bu şekilde belirlendiği, Mısır yetkili makamlarınca ürünün hangi nedenle imha edildiğinin «kesin» olarak anlaşılamadığı, davalı satıcıdan kaynaklanan bir ayıp nedeniyle imha edildiğine ilişkin iddianın kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı bu nedenle davacının «ayıp iddiası» ve buna dayalı «bedelin iadesi» isteminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
… görüşmelerin başladığını, 11.02.2011 tarihinde sözleşmenin gerçekleştiğini, 24.02.2011 tarihinde çimento bedelinin transfer edildiğini, davalının 25.02.2011 tarihli «fatura» düzenleyerek 27-28.02.2011 tarihinde malı limanda yüklemek üzere hazırlıklara başladığını, gözetim şirketinin müvekkiline gönderilen çimentodan numune alıp test ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9963 E. 2014/16132 K.
Ortak:dava sebebi · zamanaşımı · zamanaşımı 10 yıllık · Tazminat
İncelediğiniz kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
… müvekilinin zarara uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece, davacı ile herbir davalı arasındaki hukuki ilişki incelenmeksizin bir yıllık «zamanaşımı» süresi dolduğundan davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş ve davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozma ilamında yazılı gerekçelerle karar da …
Başka bir ifadeyle, Hakim, bildirilen hukuki sebeple bağlı olmayıp, hukuki «sebebi» kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · eksik inceleme
Benzer bu karardaServisleri A.Ş. vekilinin savunmaları çerçevesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ayrı ayrı tayini ve tespiti ve bu çerçevede anılan davalıların «zamanaşımı def»’inin değerlendirilmesi gerekirken bu yönden «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce yazılı gerekçelerle bo …
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6767 E. 2022/5292 K.
Ortak:satış sözleşmesi · dava sebebi · hasar · ibraz
İncelediğiniz kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda «ispat yükü» davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin «hasara» sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi «ibraz» olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır.
Benzer bu kararda… orbalar halinde yüklemenin gerçekleşmiş olduğu, bu durumda davalının taraflar arasında davacının ileri sürdüğü şekilde anlaşma bulunmadığı yönündeki istinaf başvuru «sebebinin» yerinde olmadığı, davacının tazminat isteminin davalı tarafından satışı gerçekleştirilen çimentonun dört katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşan torbalar yerine üç katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşan torbalar ile ambalajlanması nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen zarara dayalı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık «satış sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, «konşimento» davalının tek taraflı beyanı ile taşınan yüke ilişkin bilgileri içerdiğinden, davalının taraflar arasında FOB satış olduğu ve yükün gemi güvertesine «teslimi» ile «hasarın» alıcıya geçtiği yönündeki istinaf isteminin yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile SGS AB-0025-M «akreditasyon» numarası ile Türk Akreditasyon Kurulu tarafından tanınan yetkili muayene kuruluşu olduğu anlaşılan SGS Super Vise Gözetleme Etüt Kontrol Servisleri A.Ş. adresinde bulunan davalı şirkete ait numune çimento torbaları üzerinde yapılan inceleme sonucunda çimento torbalarının davalı şirketin yazısı ve logosunu içerdiği, dosya kapsamına göre çimento torbalarının dört katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşması gerektiği, ancak üç katman kraft ve bir katman polipropilenden oluştuğunun tespit edildiği, bu durumda davacının davalı tarafından taşıma senedinde bildirdiği ambalajlama şeklinin doğru olmadığının tespit edildiği,dosya kapsamındaki konşimentodan taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme ile davacıya satışı yapılan çimentonun dava dışı gönderilen Gambiya şirketine davacı tarafından gösterilen gemi ile taşınmasının kararlaştırıldığı, bu hali ile davacı ile dava dışı Gambiya şirketi arasındaki ticari ilişkinin dahi sabit olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen tercüme edilmiş dava dışı şirket tarafından düzenlenen zarara dayanak belgelerin davacı zararının hesaplanmasında esas alınması gerektiği, karara esas alınan 01.02.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da ibraz edilen bu belgelere göre hesaplama yapıldığı, davacının talep ettiği zarar tutarları ayrıntılı olarak belirtilmiş olup, davacı davalı şirketin dört katman yerine üç katman kraft ve bir katman polipropilen kullanması nedeniyle 20.731,50 USD «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürdükten sonra asıl alıcı tarafından çimentoların uygun şekilde ambalajlanması için işçilik ile birlikte zarar tutarını da talep etmiş olması karşısında davalıdan ayrıca sebepsiz zenginleşme iddiası ile aynı zarardan kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinde bulunamayacağı, bu nedenle davacının talep ettiği ve bilirkişilerin hesaplamalarında esas alınan toplam 168.452,15 USD'den 20.731,50 USD'nin düşülmesi gerektiği, Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2010/3008 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı hakkında «masraf» ve avukatlık ücreti açıklaması ile 10.000,00 USD alacağın tahsili için «ilamsız icra takibinin» başlatıldığı, «takip talebine» «ihtarnamenin» eklendiği, yargılama sırasında da 06.05.2011 tarihli 1.492,20 EURO danışmanlık hizmetine ilişkin serbest meslek makbuzunun ibraz edildiği anlaşılmış ise de, davacının 10.000,00 USD alacak iddiasının dayanağı konusunda belge ibraz etmediği, ibraz ettiği serbest meslek makbuzunun düzenlenme sebebi olan danışmanlık hizmetinin hangi konuya ilişkin olduğu da ispatlanamadığı gibi taraflar arasında davacının yapmış olduğu masraf ve harcamaları talep edebileceğine ilişkin bir anlaşmanın varlığı da ileri sürülüp kanıtlanmadığından bu tutar alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali talebinin yerinde olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2010/3013 Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 147.720,65 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a. maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının takip giderleri ve fer'ileri ile birlikte tahsiline imkan verecek şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, istinaf edenin sıfatı gözetilerek davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akreditif · takip talebi · konşimento · ilamsız icra takibi · mükerrerlik · zayi · satım sözleşmesi · garantörlük
Benzer bu kararda… orbalar halinde yüklemenin gerçekleşmiş olduğu, bu durumda davalının taraflar arasında davacının ileri sürdüğü şekilde anlaşma bulunmadığı yönündeki istinaf başvuru «sebebinin» yerinde olmadığı, davacının tazminat isteminin davalı tarafından satışı gerçekleştirilen çimentonun dört katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşan torbalar yerine üç katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşan torbalar ile ambalajlanması nedeniyle ortaya çıktığı ileri sürülen zarara dayalı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık «satış sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, «konşimento» davalının tek taraflı beyanı ile taşınan yüke ilişkin bilgileri içerdiğinden, davalının taraflar arasında FOB satış olduğu ve yükün gemi güvertesine «teslimi» ile «hasarın» alıcıya geçtiği yönündeki istinaf isteminin yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesi tarafından Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat ile SGS AB-0025-M «akreditasyon» numarası ile Türk Akreditasyon Kurulu tarafından tanınan yetkili muayene kuruluşu olduğu anlaşılan SGS Super Vise Gözetleme Etüt Kontrol Servisleri A.Ş. adresinde bulunan davalı şirkete ait numune çimento torbaları üzerinde yapılan inceleme sonucunda çimento torbalarının davalı şirketin yazısı ve logosunu içerdiği, dosya kapsamına göre çimento torbalarının dört katman kraft ve bir katman polipropilenden oluşması gerektiği, ancak üç katman kraft ve bir katman polipropilenden oluştuğunun tespit edildiği, bu durumda davacının davalı tarafından taşıma senedinde bildirdiği ambalajlama şeklinin doğru olmadığının tespit edildiği,dosya kapsamındaki konşimentodan taraflar arasında yazılı olmayan sözleşme ile davacıya satışı yapılan çimentonun dava dışı gönderilen Gambiya şirketine davacı tarafından gösterilen gemi ile taşınmasının kararlaştırıldığı, bu hali ile davacı ile dava dışı Gambiya şirketi arasındaki ticari ilişkinin dahi sabit olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya «ibraz» edilen tercüme edilmiş dava dışı şirket tarafından düzenlenen zarara dayanak belgelerin davacı zararının hesaplanmasında esas alınması gerektiği, karara esas alınan 01.02.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda da ibraz edilen bu belgelere göre hesaplama yapıldığı, davacının talep ettiği zarar tutarları ayrıntılı olarak belirtilmiş olup, davacı davalı şirketin dört katman yerine üç katman kraft ve bir katman polipropilen kullanması nedeniyle 20.731,50 USD «sebepsiz zenginleştiğini» ileri sürdükten sonra asıl alıcı tarafından çimentoların uygun şekilde ambalajlanması için işçilik ile birlikte zarar tutarını da talep etmiş olması karşısında davalıdan ayrıca sebepsiz zenginleşme iddiası ile aynı zarardan kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı tazminat talebinde bulunamayacağı, bu nedenle davacının talep ettiği ve bilirkişilerin hesaplamalarında esas alınan toplam 168.452,15 USD'den 20.731,50 USD'nin düşülmesi gerektiği, Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2010/3008 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı hakkında «masraf» ve avukatlık ücreti açıklaması ile 10.000,00 USD alacağın tahsili için «ilamsız icra takibinin» başlatıldığı, «takip talebine» «ihtarnamenin» eklendiği, yargılama sırasında da 06.05.2011 tarihli 1.492,20 EURO danışmanlık hizmetine ilişkin serbest meslek makbuzunun ibraz edildiği anlaşılmış ise de, davacının 10.000,00 USD alacak iddiasının dayanağı konusunda belge ibraz etmediği, ibraz ettiği serbest meslek makbuzunun düzenlenme sebebi olan danışmanlık hizmetinin hangi konuya ilişkin olduğu da ispatlanamadığı gibi taraflar arasında davacının yapmış olduğu masraf ve harcamaları talep edebileceğine ilişkin bir anlaşmanın varlığı da ileri sürülüp kanıtlanmadığından bu tutar alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali talebinin yerinde olmaması nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2010/3013 Esas sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 147.720,65 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a. maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının takip giderleri ve fer'ileri ile birlikte tahsiline imkan verecek şekilde devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, istinaf edenin sıfatı gözetilerek davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
… cıya tanzim edilen faturada çimentonun 50 kg'lık 4 katlı kraft ve 1 kat polipropilenden oluşan ambalajlarda ve Sling Baglerle sarılmış 30x50 kg'lık paketler halinde «teslim» edileceğinin kararlaştırıldığı, davalının tanzim ettiği bu «fatura» ile torbaların 4 katlı krafttan oluşmasını «garanti» ettiği, davalı tarafından garanti edilmesine rağmen 4 kat krafttan oluşan torba kullanılması gerektiği halde 3 kat krafttan torba kullanıldığı, bunun neticesinde de torbalarda mukavemet eksikliği oluştuğu, davalının çimento ambalajını deniz koşullarına ve yolculukta meydana gelebilecek tehlikelere karşı koyacak şekilde yapması gerektiği halde bunu yerine getirmeyerek davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, bu nedenle davacının zararından davalının sorumlu olduğu, ancak alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2010/3013 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin 1 …
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını ileri sürmüş ise de, cevap dilekçesinde taraflar arasında ticari emtia alım «satım sözleşmesinin» varlığı kabul edilerek aralarındaki hukuki ilişkinin FOB satış şeklinde olduğunun savunulduğu,taşıma senetlerinde gönderici davalı şirket, alıcı dava dışı Gambiya'daki Shyben A.
2-Dava, taraflar arasından «satım sözleşmesine» aykırı olarak çimento ambalajlaması nedeniyle oluşan zararın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişikindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1776 E. , 2020/4968 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 10.12.2018 tarih ve 2015/12-2018/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. vekili tarafından duruşmalı, davalı .... vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 10.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ...vekilleri Av. ...ile Av. ..., davalı SGS vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı .... ile toplam 24.000 Ton çimentonun alımı ve Libya'ya teslimi konusunda anlaştığını, bu anlaşmada yükleme işlemlerinin sorumluluğunun davalı .... tarafından üstlenildiğini, taşıma işleminin davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nak. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait gemi ile gerçekleştirildiğini, geminin ambar duvarlarının korumalı olmaması nedeniyle yükte hasar oluştuğunu, çimento torbalarının sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, yine çimento çuvallarının yanlış istifi sebebiyle yırtılmasına, içindeki çimentonun ambalaj dışına çıkmasına sebep olduğunu, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş.'nin de çimento torbalarının paketlenip gemiye elverişli biçimde yüklenmesi konusunda denetim görevini üstlendiği halde bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, hasar hususunda Libya Misurata Serbest Bölgesinde tutanak tanzim edildiğini, çeşitli firmalar tarafından yapılan denetimlerde paketleme ve istiflemenin uygun yapılmadığı, ambarların iç duvarlarının korumasız olduğunun tespit edildiğini, emtia hasarı sebebiyle müvekkilinin Libya'daki müşterisine 120.000.- USD tazminat ödediğini, ayrıca siparişlerin iptaline bağlı olarak 100.000.- USD kâr kaybına uğradığını ileri sürerek taşımanın yapıldığı gemi üzerine kanuni rehin hakkı tescilini, 120.000.- USD zarar ile iptal edilen siparişler sebebiyle şimdilik 60.000.- USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, FOB teslim şartlı sözleşme uyarınca malların gemiye yüklenmesiyle hasar riskinin alıcıya geçtiğini, ayıbı ihbar sürelerine uyulmadığını, büyük oranda geminin boşaltılmasını müteakip düzenlenen tek yanlı raporları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekili, davacının müvekkiline ambar temizliği kontrolü, numune alımı, yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti talimatları vermişse de ambar yükleme/ istifleme şartı uygunluğu, ambarların korunaklı olup olmadığının tespiti, torbaların kontrolü yönünde bir talimatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nak. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nak. San. ve Tic. A.Ş. yönünden verilen kararın kesinleştiği, davacı ile davalı .... arasında çimento satışı konusunda anlaşma yapıldığı, yine davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento tedarik sözleşmesinin FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen hasarın birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas sebebinin yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, satış sözleşmesinde emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.
arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür görevleri yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, sözleşmeye aykırılık ve hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da birim fiyat üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların toplam hasarın yarısını oluşturduğu nazara alındığında yükleme limanında oluşan hasar miktarının 4.743,75 USD olabileceği, davacının ancak gerçek hasar miktarını talep edebileceği, hasardan dolayı siparişlerin iptal edildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı Megatrans Uluslararası Deniz Nakliyat San.
ve Tic. A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.743,75 USD'nin 14.12.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, hasara sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. Dosyaya ibraz edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde hasarın sebebinin çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı bir sözleşmenin olmadığı uyuşmazlık dışıdır. Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda ispat yükü davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin hasara sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi ibraz olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır. Bu durumda davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. aleyhine açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ....
ile birlikte müteselsilen sorumlu tutulması yerinde olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı .... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. ve ....'ne ödenmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya ödenmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'ne iadesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 373,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ....'den alınmasına,
11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619336700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz