Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6205 E. 2023/887 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıp iddiası↗ akreditif↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ satım sözleşmesi↗ istirdat↗ esastan ret↗ fatura↗ yükleten (shipper)↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından Mısır Hükümeti tarafından uluslararası gözetim yetkisi kabul edilen SGS A.Ş.'ye başvurularak maldan numune alınması ve Mısır Devleti tarafından zorunlu tutulan standartlara uygun olup olmadığının tespitinin istendiği, SGS A.Ş. tarafından yapılan laboratuvar analizleri sonucunda gönderilen malın Mısır Devletince talep edilen standartlara uygunluğunun tespit edilerek buna ilişkin belge düzenlendiği, davalı tarafından gönderilen çimentonun Mısır Devleti'nin yetkili makamları tarafından yaptırılan ikinci bir laboratuvar incelemesi sonucunda standartlara uygun olmadığının belirlenerek imha edildiği, davacı alıcının davalı satıcı aracılığıyla ya da doğrudan SGS A.Ş.'ye başvurarak şahit numunelerin açılmasına ve numunelerin incelenmesine yönelik bir talebi bulunmadığı, Mısır yetkili makamlarının işlemine dayalı olarak ayıp iddiasının ileri sürüldüğü, Mısır Devleti tarafından yapılan incelemenin akredite edilmiş bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle SGS A.Ş. tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına itibar etmek gerektiği, malın niteliğinde taşıma sırasında meydana gelen bir sebeple değişme olabileceği ihtimalinde dahi satış FOB esasına göre yapıldığından davalının çimentoların gemiye yüklenmesi ile sorumluluğunun sona ereceği, davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de 09.02.2011 tarihli SGS A.Ş. raporunun çekişme konusu ürünle ilgili olduğu, şahit numune alınarak yüklenen çimentonun uluslararası uygunluğunun bu şekilde belirlendiği, Mısır yetkili makamlarınca ürünün hangi nedenle imha edildiğinin kesin olarak anlaşılamadığı, davalı satıcıdan kaynaklanan bir ayıp nedeniyle imha edildiğine ilişkin iddianın kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı bu nedenle davacının ayıp iddiası ve buna dayalı bedelin iadesi isteminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09.02.2011 tarihinde görüşmelerin başladığını, 11.02.2011 tarihinde sözleşmenin gerçekleştiğini, 24.02.2011 tarihinde çimento bedelinin transfer edildiğini, davalının 25.02.2011 tarihli fatura düzenleyerek 27-28.02.2011 tarihinde malı limanda yüklemek üzere hazırlıklara başladığını, gözetim şirketinin müvekkiline gönderilen çimentodan numune alıp test yapmakla ve faturada belirtilen çimentonun yüklenip yüklenmediğini kontrolden sorumlu olduğunu, SGS A.Ş.'nin sayım yaparak tutanak hazırlamasına rağmen şahit numune almadığını, SGS A.Ş. tarafından çimentonun uluslararası standartlara uygunluğunu denetleyen 17.02.2012 tarihli raporun sözleşme tarihinden önce 09.02.2011 tarihinde alınan numunenin test sonucuna dayandığını, Mahkemece karara bu rapor esas alınmış ise de bahse konu raporun müvekkiline gönderilen çimentodan alınan numune ile ilgili olmadığını, davalının müvekkilince 17.03.2011 tarihinde bilgilendirildiğini, şahit numunenin açılması ve numuneyi inceletme yükümlülüğünün davalının üzerinde olduğunu, müvekkilinin SGS A.Ş.'de saklandığı belirtilen şahit numuneleri açtırma ve inceletme yükümlülüğünün bulunmadığını, her ne kadar taraflarınca iddianın genişletildiğinden bahsedilmiş ise de sözleşmenin gerçekleştiği 11.02.2011 tarihi ile numunenin alındığı 09.02.02011 tarihine ilişkin delillerin davanın en başından beri dosya içerisinde bulunduğunu, Mahkemenin iddianın genişletilmesine dair gerekçesinin yerinde olmadığını, davacı ile davalı arasında henüz bir anlaşma yapılmadan verilen fiyat henüz davacı tarafından kabul edilmeden alınan bir numuneye dayalı olarak düzenlenen raporun davacıya satılan çimento ile ilgili test sonucu olarak sunulmasının hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının ibraz edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda akredite edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kararın kaldırılması | Rücuen tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1781 E. 2023/6325 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · illiyet bağı · olumsuz oy · rücu · kusur · hasar
Benzer bu kararda… mümkün olmadığı, sunulan numunenin yeterli olmaması nedeniyle TCP ve TECP analizlerinin yapılamayacağı, dava dosyasında bulunan numunenin, PCP ve TCEP analizlerinin «olumsuz» sonuç verdiği numunelerle aynı partiden olup olmadığının belli olmadığının belirtildiğini, ikinci rapora göre eksikliklerin tamamlanması talep edilmeli iken, müvekkili şirketin davalıdan «rücu hakkının» olmadığı kanaatine varıldığını, alınan iki raporun birbirlerine zıt olup yeni rapor alınması taleplerinin reddedildiğini ve belirsizliklere dayala ikinci rapora gö …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalıya ödenen «hasar» bedelinin «rücu»'en tazmini istemine ilişkindir.
… ne verilerek test yaptırılıp geriye kalan kumaşlarında da zehirli kimysal madde olup olmadığı yönünden tespit yapılmadığı, davalının test hizmeti ile zarar arasında «illiyet bağı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının kendisine verilen kumaşı hatalı test ettiğine dair dosyada somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu durumda davaya konu zarar nedeniyle davalının «kusuru» olduğu ispatlanamadığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7557 E. 2013/22338 K.
Ortak:satım sözleşmesi
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında «satım sözleşmesi» yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında «hasar» gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı · hasar · zamanaşımı
Benzer bu kararda… ıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında «satım sözleşmesi» yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında «hasar» gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5953 E. 2024/337 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · ifa yardımcısı · bozma sonrası karar · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açıldığını, her üç davalının da zarardan sorumlu bulunduğunu, zararın hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «bozma sonrası yargılama» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 06.12.2013 tarih, 2012/7557 E. ve 2013/22338 K. sayılı kararıyla davalı «taşıyıcı» Megatrans ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6205 E. , 2023/887 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten 2949 ton 191.685,00 USD tutarında çimento satın alıp Mısır'a gönderdiğini; ancak bu çimentoların standartlara aykırı olduğu gerekçesi ile Mısır Hükümetince imha edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı ve kullanım imkanı olmayan çimento satarak müvekkilini zarara uğrattığını, yapılan başvurulara rağmen yeniden çimento göndermediği gibi bedelini de iade etmediğini ileri sürerek davalıya ödenen 191.685,00 USD'nin faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacı şirkete 25.02.2011 tarihli fatura ile 2949 ton, 04.03.2011 tarihli fatura ile 2949 ton torbalı çimento satıldığını, davacının gönderdiği gemi ile birinci sevkiyatın 25.02.2011 tarihinde, ikinci sevkiyatın 08.03.2011 tarihinde yapıldığını, birinci sevkiyatdaki çimento kalitesinde sorun olduğunun ve Mısır makamlarınca kabul edilmediğinin davacı tarafından müvekkiline bildirildiğini, ikinci sevkiyatla ilgili herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, çimentonun kalitesinde sorun olmadığını gösteren belgelerle Mısır'daki ticari ateşe ile irtibata geçerek sorunun çözümünde davacıya yardımcı olmaya çalıştıklarını, gönderilen çimentonun ayıplı olmadığını, Süpervise Gözetme Etüt Kontrol Servisleri A.Ş.
(SGS A.Ş.) tarafından gerekli belgelerin düzenlendiğini, alınan çimento numulerinin şahit olarak SGS A.Ş. ve imalatçıda bulunduğunu, çekişme halinde alınan numunenin en geç 3 ay içinde açtırılıp laboratuvar analizinin yaptırılması gerektiğini, 18.03.2011 tarihli e-posta ile bu durumun davacıya bildirildiğini, davacı tarafından herhangi bir girişimde bulunulmadığını, Mısır'a gönderdikleri teknik elemanın numune almasına izin verilmediğini, davacının iyi niyetli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket tarafından Mısır Hükümeti tarafından uluslararası gözetim yetkisi kabul edilen SGS A.Ş.'ye başvurularak maldan numune alınması ve Mısır Devleti tarafından zorunlu tutulan standartlara uygun olup olmadığının tespitinin istendiği, SGS A.Ş. tarafından yapılan laboratuvar analizleri sonucunda gönderilen malın Mısır Devletince talep edilen standartlara uygunluğunun tespit edilerek buna ilişkin belge düzenlendiği, davalı tarafından gönderilen çimentonun Mısır Devleti'nin yetkili makamları tarafından yaptırılan ikinci bir laboratuvar incelemesi sonucunda standartlara uygun olmadığının belirlenerek imha edildiği, davacı alıcının davalı satıcı aracılığıyla ya da doğrudan SGS A.Ş.'ye başvurarak şahit numunelerin açılmasına ve numunelerin incelenmesine yönelik bir talebi bulunmadığı, Mısır yetkili makamlarının işlemine dayalı olarak ayıp iddiasının ileri sürüldüğü, Mısır Devleti tarafından yapılan incelemenin akredite edilmiş bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle SGS A.Ş.
tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına itibar etmek gerektiği, malın niteliğinde taşıma sırasında meydana gelen bir sebeple değişme olabileceği ihtimalinde dahi satış FOB esasına göre yapıldığından davalının çimentoların gemiye yüklenmesi ile sorumluluğunun sona ereceği, davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de 09.02.2011 tarihli SGS A.Ş. raporunun çekişme konusu ürünle ilgili olduğu, şahit numune alınarak yüklenen çimentonun uluslararası uygunluğunun bu şekilde belirlendiği, Mısır yetkili makamlarınca ürünün hangi nedenle imha edildiğinin kesin olarak anlaşılamadığı, davalı satıcıdan kaynaklanan bir ayıp nedeniyle imha edildiğine ilişkin iddianın kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı bu nedenle davacının ayıp iddiası ve buna dayalı bedelin iadesi isteminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 09.02.2011 tarihinde görüşmelerin başladığını, 11.02.2011 tarihinde sözleşmenin gerçekleştiğini, 24.02.2011 tarihinde çimento bedelinin transfer edildiğini, davalının 25.02.2011 tarihli fatura düzenleyerek 27-28.02.2011 tarihinde malı limanda yüklemek üzere hazırlıklara başladığını, gözetim şirketinin müvekkiline gönderilen çimentodan numune alıp test yapmakla ve faturada belirtilen çimentonun yüklenip yüklenmediğini kontrolden sorumlu olduğunu, SGS A.Ş.'nin sayım yaparak tutanak hazırlamasına rağmen şahit numune almadığını, SGS A.Ş. tarafından çimentonun uluslararası standartlara uygunluğunu denetleyen 17.02.2012 tarihli raporun sözleşme tarihinden önce 09.02.2011 tarihinde alınan numunenin test sonucuna dayandığını, Mahkemece karara bu rapor esas alınmış ise de bahse konu raporun müvekkiline gönderilen çimentodan alınan numune ile ilgili olmadığını, davalının müvekkilince 17.03.2011 tarihinde bilgilendirildiğini, şahit numunenin açılması ve numuneyi inceletme yükümlülüğünün davalının üzerinde olduğunu, müvekkilinin SGS A.Ş.'de saklandığı belirtilen şahit numuneleri açtırma ve inceletme yükümlülüğünün bulunmadığını, her ne kadar taraflarınca iddianın genişletildiğinden bahsedilmiş ise de sözleşmenin gerçekleştiği 11.02.2011 tarihi ile numunenin alındığı 09.02.02011 tarihine ilişkin delillerin davanın en başından beri dosya içerisinde bulunduğunu, Mahkemenin iddianın genişletilmesine dair gerekçesinin yerinde olmadığını, davacı ile davalı arasında henüz bir anlaşma yapılmadan verilen fiyat henüz davacı tarafından kabul edilmeden alınan bir numuneye dayalı olarak düzenlenen raporun davacıya satılan çimento ile ilgili test sonucu olarak sunulmasının hukuken mümkün olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının ibraz edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş.
tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda akredite edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/920594300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz