Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7557 E. 2013/22338 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ hizmet sözleşmesi↗ satım sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ hak düşürücü süre↗ taşıyıcı↗ hasar↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda hasarın tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı taşıyıcı Megatrans Deniz Nak. A.Ş. yönünden zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve taşıma sözleşmeleri nedeniyle, davacıya ait emtianın hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında satım sözleşmesi yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasar gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Buna karşın gerek davacı tarafça yapılan açıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin hizmet sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların taşıyıcı ya da taşıyıcının ifa yardımcısı konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da taşıma sözleşmesine ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5953 E. 2024/337 K.
Ortak:ifa yardımcısı · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı · hasar · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… ıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaA.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası yargılama · bozma sonrası karar · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açıldığını, her üç davalının da zarardan sorumlu bulunduğunu, zararın hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «bozma sonrası yargılama» yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Nakliyat A.Ş ile davalı Adoçim Çimento Sanayi Ticaret A.Ş hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1391 E. 2022/1087 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı Megatrans...A.Ş hakkında daha önce verilen kararın kesinleşmiş olduğundan bahisle adı geçen davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1776 E. 2020/4968 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · hasar · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, «hasara» sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tedarik sözleşmesi · birim fiyat · satış sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · sözleşmeye aykırılık · ispat yükü · dava sebebi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda «ispat yükü» davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin «hasara» sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi «ibraz» olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6205 E. 2023/887 K.
Ortak:satım sözleşmesi
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında «satım sözleşmesi» yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında «hasar» gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp iddiası · akreditif · ayıp · bedel iadesi · fatura · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n SGS A.Ş.'ye başvurarak şahit numunelerin açılmasına ve numunelerin incelenmesine yönelik bir talebi bulunmadığı, Mısır yetkili makamlarının işlemine dayalı olarak «ayıp» iddiasının ileri sürüldüğü, Mısır Devleti tarafından yapılan incelemenin «akredite» edilmiş bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle SGS A.Ş. tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına itibar etmek gerektiği, malın niteliğinde taşıma sırasında meydana gelen bir sebeple değişme olabileceği ihtimalinde dahi satış FOB esasına göre yapıldığından davalının çimentoların gemiye yüklenmesi ile sorumluluğunun sona ereceği, davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de 09.02.2011 tarihli SGS A.Ş. raporunun çekişme konusu ürünle ilgili olduğu, şahit numune alınarak yüklenen çimentonun uluslararası uygunluğunun bu şekilde belirlendiği, Mısır yetkili makamlarınca ürünün hangi nedenle imha edildiğinin «kesin» olarak anlaşılamadığı, davalı satıcıdan kaynaklanan bir ayıp nedeniyle imha edildiğine ilişkin iddianın kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı bu nedenle davacının «ayıp iddiası» ve buna dayalı «bedelin iadesi» isteminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
… görüşmelerin başladığını, 11.02.2011 tarihinde sözleşmenin gerçekleştiğini, 24.02.2011 tarihinde çimento bedelinin transfer edildiğini, davalının 25.02.2011 tarihli «fatura» düzenleyerek 27-28.02.2011 tarihinde malı limanda yüklemek üzere hazırlıklara başladığını, gözetim şirketinin müvekkiline gönderilen çimentodan numune alıp test ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16940 E. 2015/4442 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/7557 E. , 2013/22338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/170-2012/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile 1 nolu davalı arasındaki anlaşma ile çimento alımı ve teslimi konusunda anlaşma yapıldığını, emtianın 3 nolu davalı taşıyanın MEGA SUN isimli gemisine yüklendiğini, geminin ambar duvarlarının korumalı olmaması sebebiyle yükte hasar oluştuğunu, müvekkilinin müşterisine 120.000 USD tazminat ödemesinde bulunduğunu, ayrıca 100.000 USD kar kaybının oluştuğunu, zarar nedeniyle gemi üzerinde gemi alacaklısı haklarının bulunduğunu, 1 nolu davalı ile 2 nolu davalının müvekkili ile yaptığı ticari sözleşmelerdeki sorumluluklarını yerine getirmediklerini ileri sürerek, 180.000 USD tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, MEGA SUN gemisinin İstanbul gemi sicilindeki kaydı üzerine kanuni rehin hakkının tescili ile geminin seferden menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda hasarın tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı taşıyıcı Megatrans Deniz Nak. A.Ş. yönünden zamanaşımı süresinin dolmuş olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve taşıma sözleşmeleri nedeniyle, davacıya ait emtianın hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında satım sözleşmesi yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında hasar gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık hak düşürücü süre ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir. Buna karşın gerek davacı tarafça yapılan açıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş.
ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin hizmet sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların taşıyıcı ya da taşıyıcının ifa yardımcısı konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da taşıma sözleşmesine ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569911900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz