Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5953 E. 2024/337 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '1 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fob teslim↗ bozma sonrası yargılama↗ ihbar süresi↗ ifa yardımcısı↗ kanuni rehin hakkı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ rehin hakkı↗ bozma sonrası karar↗ istifa↗ ihtisas mahkemesi↗ rehin↗ ticari faiz↗ hizmet sözleşmesi↗ taşıma sözleşmesi↗ ifa↗ hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda hasarın tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2013 tarih, 2012/7557 E. ve 2013/22338 K. sayılı kararıyla davalı taşıyıcı Megatrans ... Nak. A.Ş. yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin hizmet sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların taşıyıcı ya da taşıyıcının ifa yardımcısı konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da taşıma sözleşmesine ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2018 tarih, 2015/12 E. ve 2018/479 K. sayılı kararı ile davalı Megatrans Uluslararası ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.743,75 USD'nin 14.12.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2020 tarih, 2019/1776 E. ve 2020/4968 K. sayılı kararıyla davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin hasara sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddi gereğine işaret edilerek adı geçen yararına bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile Davalı Megatrans Uluslararası ... Nakliyat A.Ş ile davalı Adoçim Çimento Sanayi Ticaret A.Ş hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açıldığını, her üç davalının da zarardan sorumlu bulunduğunu, zararın hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma sonrası yargılama yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki hizmet ve taşıma sözleşmeleri nedeniyle, davacıya ait emtianın hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1065 ve 1066 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1391 E. 2022/1087 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Nakliyat A.Ş ile davalı Adoçim Çimento Sanayi Ticaret A.Ş hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı Megatrans...A.Ş hakkında daha önce verilen kararın kesinleşmiş olduğundan bahisle adı geçen davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1776 E. 2020/4968 K.
Ortak:hizmet sözleşmesi · hasar · karar verilmesine yer olmadığına · zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
Benzer bu kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser.
2- Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davalı somut olayda yükümlülüğünün sadece ambar temizliği kontrolü, numune alımı ve yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti olduğunu, «hasara» sebebiyet verdiği ileri sürülen hususlarda akdi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tedarik sözleşmesi · birim fiyat · satış sözleşmesi · müteselsil sorumluluk · sözleşmeye aykırılık · ispat yükü · dava sebebi · ibraz
Benzer bu kararda… trol Servisleri A.Ş. arasında sözleşmesel ilişkinin kurulup satılan çimentoların taşınması ile ilgili olarak bu şirketin denetleme yükümlülüğünü üstlendiği, çimento «tedarik sözleşmesinin» FOB satış esasına göre düzenlendiği, raporlara göre emtiada meydana gelen «hasarın» birinci türünün 1.500 kg. ağırlığındaki big bags tabir edilen çimento torbalarının içine konulduğu büyük çuvalların direkt olarak maruz kaldığı hasarlarla ilgili olduğu, çuvallardaki hasarın ise ambar içindeki posta, kemere ve braketlere yaslanması sonucu oluştuğu, big bagslerin içindeki çimento torbalarının yırtılması ile patlamasının esas «sebebinin» yanlış elleçleme ve doğru ekipman kullanılmaması sonucunda torbaların yüksek basınca maruz kalması ile oluştuğunun tespit edildiği, «satış sözleşmesinde» emtianın satıcı tarafından yükleneceğinin belirtildiği, yükleme sırasında uygun ekipman ve teçhizat kullanılarak elleçleme yapılması, gemi ambarında gerekli olan daneç ve kontör plak kullanımının sağlanmasının ....'nin sorumluluğu altında kaldığı, davacı ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. arasında yazılı sözleşme bulunmadığı, e-posta metninden talimatın kapsamının anlaşılamadığı, anılan davalının sürekli olarak limanda bu tür «görevleri» yapmakta olan bir firma olup yüklerin ambara nasıl yerleştirileceği, nasıl elleçleme yapılması gerektiğini bilebilecek durumda olduğu, denetim firmasının da hasarın oluşmasında satıcı ile birlikte sorumluluğunun bulunduğu, «sözleşmeye aykırılık» ve «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olup davanın zamanaşımına uğramadığı, slinglerin 460 tanesinin içerisindeki çimento torbalarında hasar meydana geldiği, bunun da «birim fiyat» üzerinden 9.487,50 USD'ye tekabül ettiği, söz konusu hasarın hem yükleme hem de tahliye limanında oluşan hasarlarla ilgili olup tahliye sırasında oluşan hasarların …
Dosyaya «ibraz» edilen 11.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda HDPE kaplı çimento çuvallarının da hasarlandığı, bu halde «hasarın» «sebebinin» çimentoların ambalajlanmasından kaynaklanmadığı sonucuna ulaşıldığı yönünde kanaat bildirilmiş olup mahkemece de, hasarın ambalaj hatasından değil elleçleme ve yükün ambara yerleştirilmesi sırasında gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklandığı kabul edilmiştir.
Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin savunmasında belirttiği edimlerin üzerinde bir ediminin bulunduğu hususunda «ispat yükü» davacı üzerinde olup davacı, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin «hasara» sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunu ispatlayamadığı gibi «ibraz» olunan e-maillerde de anılan davalının davacıya daha fazla bir edim üstlendiğini gösteren bir işaret bulunmamamaktadır.
Bu durumda davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. aleyhine açılan davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı .... ile birlikte «müteselsilen sorumlu» tutulması yerinde olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7557 E. 2013/22338 K.
Ortak:ifa yardımcısı · hizmet sözleşmesi · taşıma sözleşmesi · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı · hasar · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz karardaA.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… ıklamalar gerekse dosya içerisindeki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı ile davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı göz önüne alınmaksızın, adı geçen davalılar yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 26/06/2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05/04/2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasındaki hizmet ve «taşıma sözleşmeleri» nedeniyle, davacıya ait emtianın «hasara» uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:satım sözleşmesi
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkili ile davalılardan Adoçim Çimento A.Ş. arasında «satım sözleşmesi» yapıldığını, satıcı durumdaki davalının davaya konu emtiayı gemiye yükleme işini de üstlendiğini, diğer davalı SGS Supervise A.Ş.’nin ise survey işlemlerini yapmayı üstlendiğini, buna karşın müvekkili tarafından yurtdışına satışı yapılan emtianın gemi ile taşınması sırasında «hasar» gördüğünü, tüm davalıların oluşan hasar sebebiyle kusurlu ve sorumlu olduklarını ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçeyle, 1 yılık «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9963 E. 2014/16132 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var · Tazminat
İncelediğiniz kararda… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davacı yararına bozulmuştur.
… müvekilinin zarara uğradığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuş olup, mahkemece, davacı ile herbir davalı arasındaki hukuki ilişki incelenmeksizin bir yıllık «zamanaşımı» süresi dolduğundan davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmiş ve davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozma ilamında yazılı gerekçelerle karar da …
Servisleri A.Ş. vekilinin savunmaları çerçevesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ayrı ayrı tayini ve tespiti ve bu çerçevede anılan davalıların «zamanaşımı def»’inin değerlendirilmesi gerekirken bu yönden «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce yazılı gerekçelerle bo …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · def'i · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaServisleri A.Ş. vekilinin savunmaları çerçevesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ayrı ayrı tayini ve tespiti ve bu çerçevede anılan davalıların «zamanaşımı def»’inin değerlendirilmesi gerekirken bu yönden «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce yazılı gerekçelerle bo …
Başka bir ifadeyle, Hakim, bildirilen hukuki sebeple bağlı olmayıp, hukuki «sebebi» kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6205 E. 2023/887 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayıp iddiası · akreditif · ayıp · bedel iadesi · satım sözleşmesi · fatura · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu kararda… n SGS A.Ş.'ye başvurarak şahit numunelerin açılmasına ve numunelerin incelenmesine yönelik bir talebi bulunmadığı, Mısır yetkili makamlarının işlemine dayalı olarak «ayıp» iddiasının ileri sürüldüğü, Mısır Devleti tarafından yapılan incelemenin «akredite» edilmiş bir laboratuvarda yapılıp yapılmadığının belirsiz olduğu, bu nedenle SGS A.Ş. tarafından yapılan incelemenin sonuçlarına itibar etmek gerektiği, malın niteliğinde taşıma sırasında meydana gelen bir sebeple değişme olabileceği ihtimalinde dahi satış FOB esasına göre yapıldığından davalının çimentoların gemiye yüklenmesi ile sorumluluğunun sona ereceği, davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de 09.02.2011 tarihli SGS A.Ş. raporunun çekişme konusu ürünle ilgili olduğu, şahit numune alınarak yüklenen çimentonun uluslararası uygunluğunun bu şekilde belirlendiği, Mısır yetkili makamlarınca ürünün hangi nedenle imha edildiğinin «kesin» olarak anlaşılamadığı, davalı satıcıdan kaynaklanan bir ayıp nedeniyle imha edildiğine ilişkin iddianın kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığı bu nedenle davacının «ayıp iddiası» ve buna dayalı «bedelin iadesi» isteminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taraflar arasındaki «satım sözleşmesine» konu olan çimentonun sözleşmede kararlaştırılan standartlara uygunluğunun denetlenmesi, ürünlerin sayımının yapılması, gemiye yüklenmesine nezaret edilmesi için bağımsız ve tarafsız uluslararası denetim ve gözetim şirketi olan SGS A.Ş.'den hizmet aldığı, her ne kadar 17.02.2011 tarihinde düzenlenen ve çimentoların standartlara uygun olduğunu belirten raporun henüz sözleşmenin imzalanmadığı aşamada 09.02.2011 tarihinde alınan numuneye dayandığı ileri sürülmüş ise de tarafların sözleşme görüşmelerine daha önce başladıklarının «ibraz» edilen e-posta içeriklerinden anlaşıldığı, numunelerin, standartlara uygunluğu bakımından rapor düzenlemek konusunda geçerliliği olan SGS A.Ş. tarafından alındığı, numunelerin ürünlerin paketlenme safhası tamamlanmadan önce alınması gerektiğinden davacının numunelerin kendisine gönderilen ürünlerle ilgili olmadığına yönelik iddialarının yerinde görülmediği, davacının iddiasına dayanak raporun ise Mısır gümrük sahasında alınan numunelere dayanmakta olup bilirkişi heyeti tarafından bu numunelere uygulanan analiz yönteminin hangi standarta ait olduğu, Mısır Devleti tarafından yaptırılan incelemenin gerçekleştirildiği laboratuvarın uluslararası alanda «akredite» edilmiş bir laboratuvar olup olmadığının tespit edilemediği, bu durumda gönderilen çimentonun ayıplı olduğuna ilişkin iddiaların ispatlanamadığı anlaşıldığından Ma …
… görüşmelerin başladığını, 11.02.2011 tarihinde sözleşmenin gerçekleştiğini, 24.02.2011 tarihinde çimento bedelinin transfer edildiğini, davalının 25.02.2011 tarihli «fatura» düzenleyerek 27-28.02.2011 tarihinde malı limanda yüklemek üzere hazırlıklara başladığını, gözetim şirketinin müvekkiline gönderilen çimentodan numune alıp test ya …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3818 E. 2024/6422 K.
Ortak:istifa · ifa · hak düşürücü süre · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz kararda… 2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda «hasarın» tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık «hak düşürücü sürenin» geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın «zamanaşımı» sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
A.Ş. yönünden «zamanaşımı» süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin «hizmet sözleşmesi» mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların «taşıyıcı» ya da taşıyıcının «ifa yardımcısı» konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da «taşıma sözleşmesine» ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
B. (Birinci) Bozma Kararı Dairemizin 06.12.2013 tarih, 2012/7557 E. ve 2013/22338 K. sayılı kararıyla davalı «taşıyıcı» Megatrans ...
Benzer bu karardaDavalı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «hak düşürücü süre» itirazının olduğunu, yükün 03.01.2017 tarihinde boşaltma limanına ulaştığını ve «teslim» edildiğini, davanın ise 12.02.2018 tarihinde açıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının konteynerlere dair iddialarının haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun konteynerlerin geminin küpeştesini geçtiği andan itibaren başladığını, bundan öncesinin sadece yükletenin veya diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, bir an için konteynerde ilgili yükün yüklenmesine elverişsiz bir durum söz konusu olması halinde dahi yüklemenin satıcı tarafından üstlenilmiş olması karşısında bu durumun yükleten tarafından derhal müvekkiline «ihbarı» ile giderilmesinin talep edilmesinin gerektiğni, ne yükleme öncesinde satıcı ne de sonrasında alıcı tarafça yapılmış usulüne uygun bir ihbar olmadığını, müvekkilinin «taşıyan» olarak edimini gerektiği gibi «ifa» ettiğini ve yükleri teslim aldığı haliyle teslim ettiğini, konteynerlerin dava dışı ihracatçı Dervişoğlu firmasına kiralanmadığını, müvekkilinin, yük ilgilisi satıcının yüklemeyi üstlenmiş olmasına binaen, «taşıtacağı» yüklerin yerleştirilebilmesi için kendisine konteyner tedarik ettiğini, fakat konteyner tedarikinin bir «kira sözleşmesi» tahtında sağlanmadığını, müvekkilinin ise konteynerlerin yük ilgilisi tarafından kullanılması için kendisinden kira bedeli almadığını, yüklemenin yükleten tarafından gerçekleştirildiğini, buna karşılık konteynerde iddia edilen eksikliklerin yükletence tespit edilmesi ve derhal taşıyana bildirimde bulunulmasının gerektiğini, üstelik yük sele maruz kaldığı halde yükleten tarafından yüklemeye devam edildiğini ve taşınmak üzere gemiye de yüklendiğini, olayda «mücbir sebep» olduğunu ve üstelik taşıma esnasında meydana gelmiş bir «hasarın» olmadığını, davacının ileri sürdüğü «sigorta poliçesinin» ise nakliyat poliçesi olduğunu ve henüz sigorta koruması başlamadığını, olayda yapıldığı belirtilen ödemenin açıkça sigorta poliçesine aykırı olduğun savunarak dav …
Davalı Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının emtianın taşımaya elverişli olmayan kap ile yapıldığını «ikrar» ettiğini ve davasını da bu hususa dayandırdığını, müvekkili şirketin, konteyneri kap olarak «teslim» aldığını ve konteyner «istif» sahasına bunları konteyner olarak istiflediğini, yani konteynerin açılması ve içindekilerin istifinin söz konusu olmadığını, 29.12.2016 tarihinde Mersin ilinde sel meydana geldiğini, poliçenin düzenlendiği tarihten önce meydana gelen hasarları değil sonra meydana gelmesi muhtemel hasarları kapsadığını, «hasarın» nerede ve nasıl meydana geldiğinin tam olarak tespit edilmediğini, varsayıma dayalı olarak rapor hazırlandığını, müvekkili Şirket yetkilisi yahut personeli olmaksızın yapılan tespiti kabul etmediklerini, bununla beraber konteyner açılarak yapılan hasar tespitinin 4 ay sonra yapıldığını, zaman aşımı defi'nde bulunduklarını, ayrıca müvekkili şirket tarafından önlenemeyen, faaliyeti dışında meydana gelen öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan doğal «afet» nedeniyle taraflarına her hangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… firma tarafından satıcı firmaya bu haldeki yükün Mısır hükümeti tarafından kesinlilkle kabul edilemeyeceği ve bu konteynerlerin mahrece iade edilmesi gerekeceğinin «ihbar» edildiğini, bu ihbara müteakip «ekspertiz raporu» düzenlendiğini, tespitler sonrası 27 konteyner içerisindeki hasarlı emtiada meydana gelen zararın alıcının sigortacısı tarafından alıcıya tazmin edildiğini, müvekkilinin ise 27 adet konteyner ve içerisindeki hasarlı/bozulmuş eşyaların Türkiye'ye geri getirilmesi ve bu suretle oluşan gümrük, «depo», nakliye, gözetim, ekspertiz vs. «masraflar» olarak sigortalısına 342.105,47 TL tazminatı 03.10.2017 tarihinde ödediğini ve sigortalıdan ayrıca «temlikname» aldığını, böylece davacı sigortalının haklarına halef olduğunu, «hasarın» meydana gelmesine davalı Turkon Konteyner tarafından tahsis edilen konteynerlerin elverişsizliği ve gemiye yüklenmeden önce konteynerlerin tevdi ve istiflenip saklandığı liman ardiye sahasında gerekli koruyucu önlemlerin alınmamış olması ve direnajların yetersizliğinin sebep olduğunu, davalıların zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 342.105,47 TL'nin 03.10.2017 «sigorta tazminat» ödeme tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:afet · mücbir sebep · nakliyat emtia sigortası · eksper raporu · taşıtan · ticari avans faizi · sigorta tazminatı · taşıyıcının sorumluluğu
Benzer bu karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Mersin ili ve ilçelerinde hava muhalefeti nedeniyle meydana gelen «afetin» «mücbir sebep» olarak nitelendirildiği, yağış sonrası oluşan selin yol açtığı «hasarın» mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, zararın mücbir sebepten kaynaklandığı, davalı Mersin Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş.'nin meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı, diğer davalı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş.'nin «taşıyıcı» olduğu, zararın konteynerlerin limanda beklediği 29.12.2016 tarihinde meydana geldiği, davalı taşıyıcının zarardan sorumluluğunun olmadığı, ayrıca davalı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş. taşıyıcı olup, ancak «taşıyıcının sorumluluğu» kapsamında bu davalıdan talepte bulunulabileceği, davacı vekilinin davalı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş.'nin konteynerleri kiralayan olarak sorumlu olduğu yönündeki iddialarının yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun «ekspertiz raporu» ile de çelişki oluşturmadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddin …
… firma tarafından satıcı firmaya bu haldeki yükün Mısır hükümeti tarafından kesinlilkle kabul edilemeyeceği ve bu konteynerlerin mahrece iade edilmesi gerekeceğinin «ihbar» edildiğini, bu ihbara müteakip «ekspertiz raporu» düzenlendiğini, tespitler sonrası 27 konteyner içerisindeki hasarlı emtiada meydana gelen zararın alıcının sigortacısı tarafından alıcıya tazmin edildiğini, müvekkilinin ise 27 adet konteyner ve içerisindeki hasarlı/bozulmuş eşyaların Türkiye'ye geri getirilmesi ve bu suretle oluşan gümrük, «depo», nakliye, gözetim, ekspertiz vs. «masraflar» olarak sigortalısına 342.105,47 TL tazminatı 03.10.2017 tarihinde ödediğini ve sigortalıdan ayrıca «temlikname» aldığını, böylece davacı sigortalının haklarına halef olduğunu, «hasarın» meydana gelmesine davalı Turkon Konteyner tarafından tahsis edilen konteynerlerin elverişsizliği ve gemiye yüklenmeden önce konteynerlerin tevdi ve istiflenip saklandığı liman ardiye sahasında gerekli koruyucu önlemlerin alınmamış olması ve direnajların yetersizliğinin sebep olduğunu, davalıların zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 342.105,47 TL'nin 03.10.2017 «sigorta tazminat» ödeme tarihinden itibaren «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen talep etmiştir.
Davalı Turkon Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; «hak düşürücü süre» itirazının olduğunu, yükün 03.01.2017 tarihinde boşaltma limanına ulaştığını ve «teslim» edildiğini, davanın ise 12.02.2018 tarihinde açıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, davacının konteynerlere dair iddialarının haksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun konteynerlerin geminin küpeştesini geçtiği andan itibaren başladığını, bundan öncesinin sadece yükletenin veya diğer davalının sorumluluğunda olduğunu, bir an için konteynerde ilgili yükün yüklenmesine elverişsiz bir durum söz konusu olması halinde dahi yüklemenin satıcı tarafından üstlenilmiş olması karşısında bu durumun yükleten tarafından derhal müvekkiline «ihbarı» ile giderilmesinin talep edilmesinin gerektiğni, ne yükleme öncesinde satıcı ne de sonrasında alıcı tarafça yapılmış usulüne uygun bir ihbar olmadığını, müvekkilinin «taşıyan» olarak edimini gerektiği gibi «ifa» ettiğini ve yükleri teslim aldığı haliyle teslim ettiğini, konteynerlerin dava dışı ihracatçı Dervişoğlu firmasına kiralanmadığını, müvekkilinin, yük ilgilisi satıcının yüklemeyi üstlenmiş olmasına binaen, «taşıtacağı» yüklerin yerleştirilebilmesi için kendisine konteyner tedarik ettiğini, fakat konteyner tedarikinin bir «kira sözleşmesi» tahtında sağlanmadığını, müvekkilinin ise konteynerlerin yük ilgilisi tarafından kullanılması için kendisinden kira bedeli almadığını, yüklemenin yükleten tarafından gerçekleştirildiğini, buna karşılık konteynerde iddia edilen eksikliklerin yükletence tespit edilmesi ve derhal taşıyana bildirimde bulunulmasının gerektiğini, üstelik yük sele maruz kaldığı halde yükleten tarafından yüklemeye devam edildiğini ve taşınmak üzere gemiye de yüklendiğini, olayda «mücbir sebep» olduğunu ve üstelik taşıma esnasında meydana gelmiş bir «hasarın» olmadığını, davacının ileri sürdüğü «sigorta poliçesinin» ise nakliyat poliçesi olduğunu ve henüz sigorta koruması başlamadığını, olayda yapıldığı belirtilen ödemenin açıkça sigorta poliçesine aykırı olduğun savunarak dav …
… ı firmaya CFR bazda sattığı ve 104 adet 20 feetlik kapalı tip konteynerlere 25 kg'lık çuvallar içerisine yerleştirilmiş olan kırmızı mercimeğin müvekkili tarafından «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile sigortalandığını, davaya konu eşyaların SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Serv.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5953 E. , 2024/337 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI 2022/150 Esas, 2022/358 Karar
DAVALILAR 1- Adoçim Çimento Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili Avukat ...
2- SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekili Avukat ... ...
3- Megatrans Uluslararası ... Nak. San. ve Tic. A.Ş. vekili ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Red
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davalı Megatrans Uluslararası ... Nakliyat A.Ş İle davalı Adoçim Çimento Sanayi Ticaret A.Ş hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.01.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekili Avukat ... ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı .... ile toplam 24.000 Ton çimentonun alımı ve Libya'ya teslimi konusunda anlaştığını, bu anlaşmada yükleme işlemlerinin sorumluluğunun davalı .... tarafından üstlenildiğini, taşıma işleminin davalı Megatrans Uluslararası ... Nak. San. ve Tic. A.Ş.'ye ait gemi ile gerçekleştirildiğini, geminin ambar duvarlarının korumalı olmaması nedeniyle yükte hasar oluştuğunu, çimento torbalarının sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımadığını, yine çimento çuvallarının yanlış istifi sebebiyle yırtılmasına, içindeki çimentonun ambalaj dışına çıkmasına sebep olduğunu, davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş.'nin de çimento torbalarının paketlenip gemiye elverişli biçimde yüklenmesi konusunda denetim görevini üstlendiği halde bu sorumluluğunu yerine getirmediğini, hasar hususunda Libya Misurata ...
Bölgesinde tutanak tanzim edildiğini, çeşitli firmalar tarafından yapılan denetimlerde paketleme ve istiflemenin uygun yapılmadığı, ambarların iç duvarlarının korumasız olduğunun tespit edildiğini, emtia hasarı sebebiyle müvekkilinin Libya'daki müşterisine 120.000,00 USD tazminat ödediğini, ayrıca siparişlerin iptaline bağlı olarak 100.000,00 USD kâr kaybına uğradığını ileri sürerek taşımanın yapıldığı gemi üzerine kanuni rehin hakkı tescilini, 120.000,00 USD zarar ile iptal edilen siparişler sebebiyle şimdilik 60.000,00 USD'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı .... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, FOB teslim şartlı sözleşme uyarınca malların gemiye yüklenmesiyle hasar riskinin alıcıya geçtiğini, ayıbı ihbar sürelerine uyulmadığını, büyük oranda geminin boşaltılmasını müteakip düzenlenen ... yanlı raporları kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. vekili, davacının müvekkiline ambar temizliği kontrolü, numune alımı, yükleme sırasında sayım yaparak miktar tespiti talimatları vermişse de ambar yükleme/ istifleme şartı uygunluğu, ambarların korunaklı olup olmadığının tespiti, torbaların kontrolü yönünde bir talimatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı Megatrans Uluslararası ... Nak. San. ve Tic. A.Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 31.01.2012 tarih, 2011/170 E. ve 2012/13 K. sayılı kararı ile 26.06.2009 tarihinde geminin tahliye limanı Libya'da ilgili limana geldiği, sörvey raporları ve yazışmalarda hasarın tespitinin 1-2 Temmuz 2009 tarihinde yapılarak tahliyenin sonuçlandırıldığı, davanın 05.04.2011 tarihinde açılmış olmasına göre, her halükarda 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2013 tarih, 2012/7557 E. ve 2013/22338 K. sayılı kararıyla davalı taşıyıcı Megatrans ... Nak. A.Ş. yönünden zamanaşımı süresinin dolduğu ve fakat davalılar Adoçim Çimento A.Ş. ve SGS Supervise A.Ş. arasında yapılan sözleşmelerin hizmet sözleşmesi mahiyetinde bulunduğu, bu kapsamda adı geçen davalıların taşıyıcı ya da taşıyıcının ifa yardımcısı konumunda bulunmadıkları, bu suretle haklarında açılan eldeki davada zaman aşımı süresinin satım ya da taşıma sözleşmesine ilişkin zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.12.2018 tarih, 2015/12 E. ve 2018/479 K. sayılı kararı ile davalı Megatrans Uluslararası ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş. hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulüne, 4.743,75 USD'nin 14.12.2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacı vekili, davalı .... ile davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Ser. A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
D. (İkinci) Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2020 tarih, 2019/1776 E. ve 2020/4968 K. sayılı kararıyla davalı SGS Supervise Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.'nin hasara sebebiyet verdiği kabul edilen yükleme ve elleçleme konusunda bir ediminin bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile bu davalı yönünden davanın reddi gereğine işaret edilerek adı geçen yararına bozulmuştur.
E. Mahkemece (İkinci) Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve numarası verilen karar ile Davalı Megatrans Uluslararası ... Nakliyat A.Ş ile davalı Adoçim Çimento Sanayi Ticaret A.Ş hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan bunlar yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açıldığını, her üç davalının da zarardan sorumlu bulunduğunu, zararın hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bozma sonrası yargılama yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki hizmet ve taşıma sözleşmeleri nedeniyle, davacıya ait emtianın hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1065 ve 1066 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı SGS Supervıse Gözetme Etüd Kontrol Servisleri A.Ş.' ye verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016855000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz