Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1157 E. 2020/3311 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderlerinden sorumluluk↗ yargılama giderleri↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yargılama devam ederken davacı vekilinin mahkemeye hitaben vermiş olduğu dilekçeyle, dava dışı şirketin vergi dairesine başvurarak vergi borcunun yapılandırılması talep ettiği ve vergi borcunun yapılandırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/6521 E. 2010/6761 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekaletname yetkisi · davadan feragat · protokol · feragat · kesin hüküm
Benzer bu karardaHUMK'nun 95/1. maddesi hükmünce davalıdan «feragat» «kesin» hükmün sonuçlarını doğuracağından davacı vekilinin «vekaletnamesindeki yetkiye» dayanarak yöntemine uygun biçimde bulunduğu «davadan feragat» bildirimi hakkında yerel mahkeme tarafından hüküm kurulabilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosyanın Dairemize gelmesinden sonra taraf vekillerince düzenlenen 25.03.2010 tarihli «protokol» hükümleri uyarınca her iki taraf vekillerince mahkemeye hitaben verilen 31.05.2010 tarihli dilekçelerle karşılıklı olarak davadan ve vaki temyizden «feragat» edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16767 E. 2015/2050 K.
Ortak:yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda… andırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» ve davalı yanın «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın «zamanaşımına» uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline, davacı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına ve «ıslah» edilen miktar üzerinden hesaplanan «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde «ıslah» edilen kısım yönünden davacının «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · hukuki yarar · ıslah · vekalet ücreti · zamanaşımı
Benzer bu karardaŞubesi'ne müracaat ettiğini ispatladığı, davaya konu mevduatın «zamanaşımına» uğramasında davalının kusurlu olup davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline, davacı lehine «vekalet ücreti takdirine» karar verilmiştir.
2- Dava, davalı Bankadaki mevduatın usulsüz olarak ...'ye aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçe ile «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», «yargılama giderlerinin» davalı üzerinde bırakılmasına ve «ıslah» edilen miktar üzerinden hesaplanan «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, «davanın konusu» kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar tesis edildiği de gözetildiğinde «ıslah» edilen kısım yönünden davacının «hukuki yararının» bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekili, davalı Bankanın bu yazılarından sonra davasını «ıslah» etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8883 E. 2012/15486 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek istirdadı · tanık delili · istirdat · çek · ibraz · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMaddesi uyarınca açılmış bulunan «çek istirdadına» ilişkin olup, dosya içerisinde bulunan Türkiye İş Bankası'nın İzmir 5.
Bu itibarla, mahkemece bankadan bu husus tekrar sorulmak ve davacının «tanık deliline» de dayanmış olması nedeniyle o tarihte «görevli» bulunan ve banka yazısında imzası bulunan banka görevlilerinin tanık sıfatıyla dinlenip ve bu meyanda davalının savunmasının hayatın olağan koşulları ile bağdaşıp …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre , dava konusu çekin davalıda olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davanın «husumet» yönünden reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben 20.07.2009 tarihli yazısında, çekin davalının cirosuyla tahsil için bankaya «ibraz» edildiğinin yazılı olduğu görülmektedir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6000 E. 2014/10123 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik · ibraz
Benzer bu karardaInsurance tarafından davacı sigorta şirketine hitaben düzenlenmiş 818 sayılı Borçlar Kanununun 162. maddesine uygun bir «temlik» belgesinin «ibrazının» gerekmesine göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1157 E. , 2020/3311 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13/07/2015 gün ve 2014/398 - 2015/188 sayılı kararı bozan Daire'nin 10/12/2018 gün ve 2017/2097 - 2018/7790 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Uludağ Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün mükellefi olan dava dışı şirketin davalı banka nezdindeki hak ve alacaklarına 6183 sayılı Yasa'nın 79. maddesi uyarınca elektronik haciz uygulandığını, bankanın, mükellefin hesaplarında bulunan menkul varlıkları üzerinde davacının haczinden önce bankanın rehin hakkı olduğunu ileri sürerek hacze karşı çıktığını, davalının henüz muaccel hale gelmemiş borç için rehin tesis etme hakkı bulunmadığı gibi, bu nitelikte bir rehnin amme alacağına nazaran öncelik hakkı olmadığını ileri sürerek, davalı bankanın borçlu bulunduğunun tespitini ve hacze konu 46.167,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirketle imzalanan sözleşmelere göre, müvekkili bankanın borçlunun her türlü alacak ve mevduatı üzerine rehin ve hapis hakkı bulunduğunu, rehin ve hapis hakkını kullanabilmesi için borcun muaccel ve borçlunun mütemerrit olmasının gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; yargılama devam ederken davacı vekilinin mahkemeye hitaben vermiş olduğu dilekçeyle, dava dışı şirketin vergi dairesine başvurarak vergi borcunun yapılandırılması talep ettiği ve vergi borcunun yapılandırıldığını, dava konusu elektronik haczin iptal edildiğini bildirdiği, bu itibarla davanın konusuz kaldığı, davacının dava açmakta haklı olduğundan davacı lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davalı yanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/606189300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz